İleri Yaş Tüp Bebek Tedavileri. Gerçekçi beklenti nasıl oluşur?
İleri Yaş Tüp Bebek Tedavileri. Gerçekçi beklenti nasıl oluşur? Op.Dr.Selen Ecemiş
Canlı yayında, ileri yaş tüp bebek tedavileri başta olmak üzere, infertilite değerlendirmesinde bütüncül yaklaşım, doğru tetkik planlaması ve kişiye özel tedavi stratejileri ele alınmıştır. Yayında özellikle 40 yaş ve üzeri kadınlarda karşılaşılan klinik zorluklar, motivasyon kaybı ve gerçekçi tedavi planlamasının önemi vurgulanmıştır.
Op. Dr. Selen Ecemiş, her hastanın tek bir problemi olmayabileceğini, çoğu zaman birden fazla faktörün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle tedavi öncesinde yapılan tüm tetkiklerin belirli bir amaca hizmet ettiği, gereksiz test yapılmadığı özellikle ifade edilmiştir.
Tetkiklerin Zamanlaması ve Önemi
Gebelik planlayan her kadında düzenli aralıklarla tetkik yapılmasının gerekliliği vurgulanmıştır. Özellikle kan sayımı gibi temel testlerin dahi güncelliğinin büyük önem taşıdığı belirtilmiştir. Altı aydan eski tetkiklerin, fizyolojik değişkenlikler nedeniyle yanıltıcı olabileceği ifade edilmiştir.
Doktor, kısa süreler içinde dahi hormonal ve hematolojik değerlerin değişebileceğini, bu nedenle güncel verilerle ilerlemenin tedavi başarısını doğrudan etkilediğini vurgulamıştır.
İleri Yaş ve Doğurganlık Gerçeği
Yayında, doğurganlığın 35 yaşından sonra belirgin şekilde azaldığı, günümüzde çevresel faktörler, stres, beslenme alışkanlıkları ve genetik nedenlerle yumurta rezervinin daha erken yaşlarda düşebildiği ifade edilmiştir. Bu nedenle artık 35 yaş üstünün de ileri yaş gebeliği kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
İleri yaş hastalarda sadece kronolojik yaşın değil, yumurta rezervi ve yumurtalık fonksiyonlarının esas belirleyici olduğu vurgulanmıştır. Aynı yaş grubunda ciddi rezerv farklarının olabildiği, 44 yaşında iyi rezerv değerleri olan hastalar olabildiği gibi, 20’li yaşlarda ciddi rezerv kaybı yaşayan hastalarla da sık karşılaşıldığı ifade edilmiştir.
AMH ve Doğurganlık Planlaması
Anti-Müllerian Hormon (AMH) ölçümünün doğurganlık değerlendirmesinde temel bir gösterge olduğu belirtilmiştir. Op. Dr. Selen Ecemiş, AMH ölçümünün yalnızca gebelik planlayan kadınlar için değil, doğurganlık potansiyelini bilmek isteyen tüm kadınlar için önemli olduğunu ifade etmiştir.
18 yaşından itibaren belirli aralıklarla AMH kontrolü yapılmasının, bireyin geleceğe yönelik planlama yapabilmesi açısından değerli olduğu vurgulanmıştır. AMH ölçümünün ultrason ile antral folikül sayımı ve yumurtalık hacmi değerlendirmesi ile birlikte ele alınmasının, doğurganlığın doğru analiz edilmesini sağladığı belirtilmiştir.
Kıbrıs Merkezleri Hakkındaki Yanlış Algılar
Yayında, Kıbrıs’taki tüp bebek merkezleri ile ilgili Türkiye’de yaygın olan yanlış bir algıya dikkat çekilmiştir. Bu merkezlerin yalnızca donör tedavileri yaptığı yönündeki düşüncenin doğru olmadığı ifade edilmiştir.
Kıbrıs’ta tüm yardımcı üreme tekniklerinin, normal tüp bebek uygulamaları dahil olmak üzere eksiksiz şekilde uygulandığı belirtilmiştir. Yurt dışından gelen hastaların büyük bir kısmının donör tedavisi dışında, klasik tüp bebek tedavileri için başvurduğu ifade edilmiştir.
Laboratuvar Deneyimi ve Yumurta Dondurma
Kıbrıs’taki laboratuvarların özellikle yumurta dondurma ve çözme işlemlerinde yüksek deneyime sahip olduğu belirtilmiştir. Yüksek sayıda vaka ile çalışılmasının, embriyoloji laboratuvarlarının teknik başarısını artırdığı ifade edilmiştir.
Yumurta dondurmanın, ileri yaşta gebelik planlayan veya henüz çocuk düşünmeyen kadınlar için önemli bir seçenek olduğu vurgulanmıştır. Yumurta dondurma ve çözme işlemlerinin doğru tekniklerle yapılmasının, hücresel hasarı en aza indirdiği belirtilmiştir.
Soru: Perşembe günü transferim yapıldı. Kızım için takip ediyorum. Süreçle ilgili ne önerirsiniz?
Yanıt: Transfer sonrası sürecin sakin ve kontrollü geçirilmesi önemlidir. Tedaviyi yapan merkezle iletişim halinde kalınmalı, verilen ilaçlar ve öneriler eksiksiz uygulanmalıdır. Umuyoruz ki güzel haberlerinizi alırız. İzin alındığı sürece sonuçlar her zaman isimsiz olarak paylaşılmaktadır.
Soru: PRP ve eksozom tedavileri de yapıyor musunuz?
Yanıt: Merkezimizde bu uygulamaları rutinde yapmıyoruz. Yumurtalık PRP’sinin yumurta sayısını artırdığına dair klinik faydasına inanmadığım için uygulamıyorum. Eksozom tedavisi teorik olarak uygulanabilir ve denenebilir; ancak sonuçları değerlendirmek için uzun vadeli izlem gerekir. Bu yöntemleri “ana tedavi” gibi değil, bazı olgularda yardımcı/alternatif bir seçenek gibi konumlamak gerekir. Hastaların beklentisi bu uygulamalarda çoğu zaman gerçekçi olmayan düzeyde yükseldiği için hayal kırıklığı oluşabiliyor.
Soru: İleri yaş tüp bebek tedavilerinde en kritik nokta nedir?
Yanıt: Zamanlama. İleri yaşta başarı şansı, sorunu ne kadar erken saptadığımıza ve tedaviye ne zaman başladığımıza çok bağlıdır. Ayrıca aynı hastada yumurta sayısı aydan aya değişebilir. Bir ay 3 yumurta görülürken başka bir ay 1, diğer ay 5 yumurta görülebilir. Bu nedenle hastayı “geldiği ay hemen tedaviye almak” yerine, daha verimli olacağını düşündüğümüz ayı yakalamak önemlidir. Bu grupta 2–3 yumurta farkı bile klinik olarak çok anlamlıdır. Maksimum sayıda ve mümkün olan en iyi kalitede yumurta elde etmek için ön hazırlık dönemi (beslenme düzeni, antioksidanlar, hekim uygun görürse bazı destek uygulamaları) planlanabilir.
Soru: Özellikle 43–44 yaş grubunda her hastadan rahim filmi ister misiniz?
Yanıt: Evet, isterim. Tedavi çok emek ve zaman gerektirdiği için hiçbir ayrıntının atlanmaması gerekir. Rahim filmi ile rahim boşluğunun şekli ve hacmi, tüpler ve tüplerde patoloji varlığı, rahim içi polip-miyom gibi lezyonlar ve bazı doğumsal anomaliler değerlendirilebilir. Bazı doğumsal anomaliler veya tubal patolojiler ultrasonla net saptanamayabilir. Bu nedenle tedaviye başlamadan önce olabildiğince kesin veriyle ilerlemeyi tercih ederim. İşlem doğru teknik ve deneyimli uygulama ile çoğu hastada belirgin ağrı olmadan yapılabilir.
Soru: Hastalar Kıbrıs’a geldiğinde ne kadar kalması gerekiyor? Takipleri Türkiye’de yapıp sadece işlem için gelme şansı var mı?
Yanıt: Evet, böyle bir planlama yapılabilir. Donasyon hastalarında genellikle eşten sperm örneği alıp dondururuz; transfer için tekrar gelmeleri gerekir. Transfer işlemi kısa sürer ve genellikle anestezi gerektirmez. Taze transfer planlanırsa hastanın 5–6 gün kadar kalması gerekebilir; dondurulmuş embriyo transferinde süre daha farklı planlanabilir.
Normal tüp bebek tedavisinde yumurtaların büyütülmesi (indüksiyon) süreci yaklaşık 12–15 gün sürebilir. Bu kadar süre Kıbrıs’ta kalmak istemeyen veya kalamayan hastalarda, doz ve protokol planlamasını ben yaparım; ultrason takiplerinde ise Türkiye’deki hekim meslektaşlarımızdan destek alınarak süreç uzaktan yönetilebilir. Yurt dışından gelen hastalar sıklıkla tüm süreci burada geçirmek ister; böyle durumlarda adet başlangıcından yumurta toplama ve transfer aşamasına kadar yaklaşık 20 güne kadar zaman ayıran hastalar da olur. Standart bir kalıp yoktur; plan hastanın koşullarına ve tedavi tipine göre kişiye özel yapılır.
Soru: Embriyo transferinde kaç embriyo verileceği konusunda bir kural var mı? İlk denemede tek, sonra iki gibi bir sınırlama bulunuyor mu?
Yanıt: Türkiye’deki gibi yasal bir sınırlama burada yok. İki embriyo transferi yapılabilir. Ancak çoğul gebelikler gebelik süreci açısından riskli olduğu için hedefimiz mümkün olduğunca tekil gebeliktir. Gebelik oranını artırmak amacıyla iki embriyo tercih edilebiliyor. Hastanın genel sağlık durumu, jinekolojik değerlendirmesi ve ikiz gebelik taşıma kapasitesi uygunsa iki embriyo transferi değerlendirilebilir. Genetiği incelenmiş embriyolarda tek embriyo ile gebelik olasılığı çok yüksektir; bu nedenle birçok olguda tek embriyoya yönlendirme yaparım. Laboratuvarın implantasyon potansiyeli yüksek olduğu için tek embriyo ile bile ikiz gebelik görülebilir; bu nedenle risk gördüğüm olguda iki embriyo transferi yapmam.
Soru: İki embriyo ile tek embriyo transferi arasında fiyat farkı oluyor mu?
Yanıt: Hayır, fiyat farkı olmuyor.
Soru: Genetik inceleme herkese yapılıyor mu? Donasyonlarda genetik inceleme mutlaka yapılıyor mu?
Yanıt: Embriyo genetiğinden (PGT/NGS) bahsediyorsak; sperm faktörü belirginse genetik incelemeyi özellikle isterim. Sperm faktörü, anöploidi riskini artırabilir. Ciddi morfoloji problemi gibi bulgular varsa genetiği normal embriyo seçmek; gebelik şansını artırır, düşük riskini azaltır ve daha öngörülebilir bir tedavi sağlar.
İleri yaşta kendi yumurtasıyla tedavi yapılan hastalarda da 38 yaştan sonra embriyolarda anöploidi riski belirgin arttığı için genetik inceleme sıklıkla önerilir.
Genetik inceleme kararı yalnızca hekimin kararı değildir. Hastayla oturup ayrıntılı şekilde konuşur, ne yapıldığını ve bunun olası sonuçlara etkisini anlaşılır biçimde anlatırım. Maddi koşullar nedeniyle hasta yaptırmak istemeyebilir. Bu durumda hasta, genetik inceleme yapılmadığında gebelik olasılığının ve gebeliğin devamının etkilenebileceğini anlayıp kabul ediyorsa, karar birlikte verilir. Amaç, sonradan “keşke yapsaydık” duygusunu yaşamamak ve her olasılığa baştan hazırlıklı olmaktır.
Soru: Genetik inceleme yapılınca sonuç %100 oluyor mu?
Yanıt: Hayır. NGS/PGT yapılmış embriyolarda gebelik şansı yükselir ve düşük riski azalır; ancak yine de %100 değildir. Biyokimyasal gebelik, düşük veya negatif sonuç görülebilir. Gebelik çok kompleks bir süreçtir; genetik normal embriyo verilse bile immünolojik nedenler gibi başka faktörler süreci etkileyebilir.
Soru: Son dönemde immünolojik infertilite arttı mı? Korona enfeksiyonu veya aşılar etkili olabilir mi?
Yanıt: Son yıllarda immünolojik infertilite ve otoimmün hastalıklar belirgin şekilde daha sık görülüyor. Bu durum gebelik oluşumunu ve devamını etkileyebiliyor. Korona enfeksiyonu sonrası dönemde bu başlık daha görünür hale geldi. Aşıların da etkili olabileceği düşünülüyor. Ayrıca çevresel maruziyetler ve kimyasalların artışı, hem kadın hem erkek fertilitesini olumsuz etkileyebiliyor.
Soru: Dondurulmuş embriyo transferi mi, taze transfer mi; hangi durumda hangisini seçiyorsunuz? Donör tedavilerinde taze embriyo transferi yapıyor musunuz?
Yanıt: Bu konu çok detaylıdır. Genel yaklaşımım dondurulmuş embriyo transferidir. Laboratuvarımızda dondurma-çözme sonrası kayıp yaşamadığımız için taze transfer “zorunluluğu” hissetmiyoruz. Bu yaklaşım rahim hazırlığını daha kontrollü yapmamı sağlar; uygun zamanı bekleyebilir, östrojen-progesteron düzeylerini ideal aralıkta tutabilirim.
Taze transferde hormon dinamikleri daha değişkendir. Ayrıca taze transfer planlandığında embriyo gelişimini önceden görüp en iyi embriyoyu seçerek hastayı çağırma esnekliği dondurulmuştaki kadar değildir; o döngüde gelişen embriyolarla ilerlemek gerekir. Bu nedenle hem planlama hem gebelik oranı açısından çoğu hastada dondurulmuş transferi tercih ederim.
Bununla birlikte, hasta çok uzaktan geliyorsa ve tekrar gelip gitmesi mümkün değilse; rahim hazırsa, hormon düzeyleri uygunsa ve embriyo gelişimi çok iyi ise taze transfer yapılabilir.
Vermiş olduğu değerli bilgiler için Op.Dr.Selen Ecemiş e çok teşekkür ederiz.
*****
Bizi instagram ve Facebook tan da takip edebilirsiniz.
Tüp Bebek Soru ve Cevap konusunu okuyanlar aşağıdaki konuları da incelediler;
Düşük Yumurta Rezervinde Yeni Yaklaşımlar
Tüp Bebek Tedavisinde Testler ve Önemi
Sperm DNA Hasarı ve Tedavisi. Op.Dr.Tansel KAPLANCAN
Yumurta ve Sperm Kalitesini Artırma Yöntemleri.
Yumurta Canlandırma Tedavileri. Dr.Emin Haqverdiyev
Düşük Over Rezervi İle İlgili Yeni Çalışmalar.
Erken Yumurta Yetmezliği. Op.Dr.Erbil Yağmur
Tüp bebek Tedavilerinin Başarısında Hasta Doktor iletişimin Önemi.Op.Dr.Aziz İhsan Tavuz
Yumurta ve Embriyo Ne Zaman Dondurulmalı? Op.Dr.Enver Kurt
Tüp Bebekte Embriyo ve Tutunma Sorunları – Doç. Dr. Nadiye Köroğlu
Dondurulmuş Embriyo ve Taze Embriyo Hangi Durumlarda Başarılı? Prof.Dr.Turgut AydınSperm Sıfır ise Tedavi Olur mu? Op.Dr.Tansel Kaplancan
Tüp Bebek Tedavileri. Soru Cevap Yayınımız
Op. Dr. Selen Ecemis’ten Tüp Bebekte Başarının Sırları
Tüp Bebek Tedavisinde Son Çalışmalar. Prof.Dr.Gökalp ÖNER
Tüp Bebek Başarı Hikayesi ; Mucize mi? İnanç mı? Aliye Sibel Tuzcu
Tüp Bebek Tedavileriniz için Çocuk İstiyorum Formu ile bize ulaşabilirsiniz.









