Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Tüp Bebek Başarı Hikayesi ; Mucize mi? İnanç mı? Aliye Sibel Tuzcu

Tüp Bebek Başarı Hikayesi ; Mucize mi? İnanç mı?  Aliye Sibel Tuzcu

Bu sayfaların yazarı  www.cocukistiyorum.com un sahibi  bu siteye ve neden gerek duyduğunu anlatmak gerektiğini hissediyor. O mücadelesini çok büyük zorluklarla kazandı. Şimdi sıranın sizde olduğunu düşünüyor ve hem manevi hemde maddi destek verebilmek için uzun yıllardan beri mücadelesini bu yönde artık sürdürüyor…

***

Adım Aliye Sibel Tuzcu  ve anlatacağım gerçek yaşanmış olan benim öykümdür ve tam 22 yıllık bir anne olma mücadelesinin hikayesidir .

Evlendiğimde 20 yaşımdaydım ve çok genç ve yeni evli olduğum için çocuk istemiyordum.Oldum olası düzenli hap kullanmayı beceremedim. Doğum kontrol haplarını da hep düzenli kullanmayı unuttuğum için sürekli aşırı rahatsızlanırdım. Bu nedenle gene aşırı bir kanama nedeni ile doktora gittiğimde kanama kontrolu sorasında her nasılsa o anda aklıma gelen bir soruyu sordum.
-Doktor benim çocuğum olur mu ?
Doktor muayenesini sürdürerek  bacaklarımın arasından başımı kaldırdı ve son derece  duyarsız bir şekilde ” Kontrol hapı falan kullanmanıza gerek yok. Sizin rahiminiz küçük henüz gelişmemiş ,ayrıca kalça yatağınız çok dar ,bu durumda zaten çocuğunuz olamaz” dedi…

Ve bu cümleler benim kader noktamdı. Yıllar boyu bu ses kulaklarımdan silinmedi .”Ben kısırdım. Hiç bir zaman çocuğum olmayacaktı “.
Yattığım yerde duyduğum kelimelerden başım dönüyordu.  Bu hikayenin başlangıç noktası böyle kanlar içinde İzmir’de etrafımda tek başına bir hastanenin muayene odasında başladı  başladı.
İlk defa kadın doğum doktoruna gitmiş olmanın utancı vardı,heyecanı vardı ve bana ilk söylenen buydu.
İlk önce şok geçirip kaderime razı olur gibi oldum. Bir müddet kimseye söyleyemedim. Annem babamla aynı şehirde yaşamıyordum.
Ama sonra daha fazla içimde tutamayınca anneme söylemek zorunda kaldım. Bu tek başına kaldırabileceğim bir şey değildi. Çocuk seven ve çok çocuk isteyen bir yapım vardı. evlilik bende hep çocukla bütünleşmişti. Ailemizin çok kalabalık olmaması ve hep yalnız büyümek zorunda kalmam sanırım bende bu duyguyu doğurmuştu tam bilemiyorum. Ama benim için evliliğin anlamı bir koca ve çok çocuktu..
Annemle birlikte  Ankara gittim ve onun çevresinden başka bir doktora gidip durumu kontrol ettim. Evet rahim gelişmemişti tedavi gerekiyordu; kalça yatağımda dardı ama sezeryan diye de bir şey vardı. Böylece iİki yıl süren tedaviler başladı. İki yıl sonunda beni devamlı tedavi eden doktor ”Rahmimden parça aldı. Evet artık her şey normale dönüyor. Vereceğim ilacı kullanacaksın hamile kalınca bırakacaksın dedi.  Ama ben bu arada evliliğimi yitirmiştim. Sabırlı davranamamıştık ve şiddetli geçimsizlik başlamıştı. Sonra iyice düşününce  herşeyin bu olmadığı da fark ettim ,ondan çocuğum olsun istemiyordum. Belki de vücudum buna şiddetle karşı çıkıyordu. Bu çok önemli bir olguydu. Çünkü bu dönemde sevgimizi ve saygımızı süratle yitirmiştik.
Boşanmamdan sonra geçen 13 yıl zaman zaman doktora gidip kendi kendimi kontrol ettirdiğim kısır değilsin diye sürekli raporlar aldığım saplantı dönemim oldu. Bu dönemde erkek arkadaşım da oldu ama ben evlenmek istemiyordum. Çünkü bir adam evlenince çocuk isterdi , bende isterdim ama  bir önceki evliliğimde olmamıştı, doktorlar sen kısır değilsin dese bile ya doğuramazsam korkusu iyice içime işlemişti. Ben kimsenin başını yakmak istemiyordum.Bana göre benim hiçbir zaman kendime ait bir ailem olmayacaktı. Bu aşağılık duygusu ile tam 13 yılımı geçirdim. İçinde bulunduğum büyük boşluk duygusu peşimi hiç bırakmıyordu. İçinde bulunduğum ortamı unutmak için zaman zaman alkolda almaya başlamıştım. .
Bir gün ne olduysa  erkek arkadaşım bana senden bir bebeğim olsun istiyorum dedi..
Olmayacak bir şeydi. Ama ben birden bire içimde bir şeylerin tomurcuklandığını ve  yeniden yeşerdiğini hissettim. .1o küsür seneden beri kimse bana böyle bir cümle kullanmamıştı.Sanki o an doğurdum.Öyle mutlu oldum. Birden çok kısa bir sürede beni yıpratabilecek her şeyi bıraktım. Öyle ya artık bebek sahibi olacaktım vücudum tertemiz olmalıydı..

Ama bir nedenle evlenemedim ve ayrıldık. Ben artık 35 yaşındaydım.Evlenmek için bütün trenlerimin kaçtığını düşünüyordum.Annemin babamın yanına gidip yaşlılığımı onlarla beraber yaşamak  için boynum bükük kaderime razı olmuş bir şekilde İstanbul’a döndüm.
.
Ama hayat bazen hiç beklenmedik anlarda bitti derken başlayabiliyor ..

İKİNCİ HAYAT
İstanbul a  annemle babamın yanına taşındım. Bir yerde çalışmaya başladım.Kimse ile konuşmadan başım eğik sabah işe gidip akşam geliyordum.Yaklaşık bir yıla yakın zamanım böyle geçti. Neden sonra günlerden bir gün  işim nedeni her sabah gittiğim bankada ,ilk evliliğimden tam 13 yıl sonra ve tam 35 yaşında “ömrümün son günleri bu adamla geçirebilirim ” diyebileceğim kişi ile tanıştım. Aslında o yıllardır  benim çalıştığım  şirketle çalışıyormuş ama ben kafamı bile kaldırmadığımdan onu fark etmemişim bile . Oda ben odamdan hiç çıkmadığım için beni fark etmemiş ..O da boşanmıştı. 9 yaşında bir erkek çocuğu vardı ve çocuğu ve kendi annesi ile yaşıyordu. Çocuğuna düşkün bir babaydı. Güler yüzlü,şakacı bir insandı ve son derece mütevazi yaşantısı vardı. Çok kötü bir evlilik geçirmişti. Bana benim bir çocuğum var yeni bir bebek için beklentim yok. Bir çocuk büyütmek istiyorsan benimkini büyütürüz . Yaşlılık günlerimizde birbirimize destek oluruz”. dedi ve biz evlendik.

Mücadele başlıyor
Yaşlılık günlerine destek olmak istiyordum ama bir de çocuk istiyordum. Oğluna öyle güzel sarılıyorduki. Çocuğu çok sevmiştim ve hemen içimde benimsedim. Ama onun bir annesi vardı ve “sen karışma sen onun annesi değilsin “diye bana bu sık sık hatırlatılıyordu. 9 yaşında ki bir çocuk annesini çok güzel hatırlıyor ve etrafına da çok güzel hatırlatıyordu. Bu korkumu üstümden atıp , işi daha sıkı tutup kendim halletmem gerekiyor dedim kendi bebeğimi istiyordum . Bu duygu zaten hiç gitmemişti ama şimdi aşık olunca daha da fazla  içimde büyüyüp duruyordu. Böylece benim tedavi serüvenim yeniden başlamış oldu. Çok sevdiğim bir tanıdığım vasıtası ile İstanbul da bir kadın doğum doktoru  ile tanıştım ve onun tedavi ve yönlendirmeleri ile İstanbul’da ünlü bir hastanede kontrolle işe başladım.

– İlk önce hormonal bozukluk var dediler iki yıl tedavi gördüm.
Prolaktin Hormonu yüksek dediler. İki yıl Prolaktin için ilaç tedavisi oldum.
– Vücudun kist yapıyor dediler . Bir müddet onun tedavisini oldum.
Rahimde veya yumurtalıklarda yapışıklık varmı diye araştırdılar. Laparoskopi oldum.
– İlaç tedavisi olurken rahimde miyomlar oluştu ve bunlar büyüdü. Tekrar laporaskopi oldum ve bunların bir kısmı temizlenebildi.
– Rahmimin bir patates çuvalı gibi miyomlardan yumru yumru olduğunu söylediler . Rahimin ufak bir kısmını da aldılar.Gene tedavimi sürdürüyordum.
– Bu arada sürekli olarak Aşılama yaptırıyordum .  Belki 10-15 defa yaptırdım. doktorum aile dostuydu.İlaçlar dışında aşılamayı artık para almadan yapıyordu. Tüp bebek Türkiyeye gelmişti ama çok pahalıydı. Ona denkleştirecek param yoktu. Bu arada onu toparlamaya çalışıyordum.
– İstanbul’da o zamanın ünlü bir kıyı hastahanesinde 3 defa tüp bebek tedavisine girdim. Yumurtalarımın sayısının yetersiz olduğunu söylediler ve Tüp bebeğe bile almadılar. . Onca ilaca hep üç yumurta çıkıyordu. Onlarsa en az 7-8 tane istiyorlardı…İlk yapılan tüp bebek denemelrinde doktorlar yurt dışından gelip yapıyorlardı. Bu doktorlarda hep çok yumurta istiyorlardı. 7-8 yumurtam çıkıyor sonra bunlar 3 iniyordu. 3 yumurta ile işleme giremiyordum. Yumurtalarımın döllenip döllenmediğini bilmiyordum. Ama ben mutlaka bunu öğrenmeliydim.

– Ankaraya gittim. Orada da gene Tüp bebek işlemleri ile ünlü hastahanesinde 3 defa tüp bebek tedavisine girdim. Üç yumurta ile beni kişisel ricamla mikroenjeksiyona soktular. Üç tane yumurtanın üçü de döllendi. İki tanesi oldukça kaliteli idi ama rahim tutmadı. Başarısız oldum. Ama doktorlar bile şaşırdı ve üzüldü. Gerçekten umutluydular çünkü.
Negatif olmuştum ama ben artık daha umutluydum.
Çünkü benim yumurtalarım dölleniyordu. Yumurtam dölleniyorsa elbette bir gün tutacaktı.
– Döndüm İstanbul’daki doktorum Dr. Zuhal Özen  Hanıma tedavime devam ettim.

– Sonra tekrar İstanbul’daki ünlü hastahaneye geri döndüm çünkü size şu anda komik gelecek o dönemde Türkiye’de 4 tane tüp bebek merkezi vardı. Ankara İstanbul İzmir …..İstanbulda ki o hastanede bana  doktorlar artık hiç çocuğumun olamayacağını çünkü yaşımın 40 a geldiği için yumurtalarımın bittiğini menapoz başlangıcı olduğumu ve LH ve FSH değerlerimin kötü çıktığını, istersem İngiltere’ye ya da Belçika’ya gidip başka bir kadının yumurtalarını satın alıp bu şekilde hamile kalabileceğimi söylediler.
Bu benim ikinci kader noktamdı

İnanın O anda orada ölmek istedim. Oturduğum sandalyeden aşağıya doğru kayıp bir daha oradan kalkmamak öylece yerin dibine gömülü kalmak istedim. Daha kırk yaşında idim ve menapoza girdiğim söyleniyordu. Hemde kocamın yanında ,hemde başka bir kadının yumurtalarını alın diyorlardı. Yanaklarım yanıyordu, başım yere eğikti, Utancımdan ve üzüntümden ağlayamadım bile.
Artık İçimde korkunç bir öfke ve başkaldırı dalga dalga vücuduma yayılıyordu. Başka bir kadını yumurtasını istemiyordum. Kendi genlerimi istiyordum. Benim kendime göre huylarım vardı  doğacak çocuğum da da onlar olmalıydı, pratiktim hızlı ve işbitirici olmakla övünürdüm ,resme kabiliyetim vardı,her şeyi bir defada anlar ve hemen uygulardım. hem cok güleç hemde cok asiydim. Bunlar benim çocuğum da da olmalıydı. Biz birlikte resim yapmalıydık. Aptalcasına ama o anda öyle düşünüyordum.Halbuki evlat edinsem de aynı şeyleri yapabilirdim. Ama o anda onu düşünemiyor insan . Çünkü birisi sana o anda “olmaz” dedi. Benim onu OLUR yapmam gerekiyordu.İşte buda benim genlerimde olan bir şeydi. 

HAYATA ŞİMDİ BAŞLIYORUM
Söylenenler eve geldikten sonra bende tam bir kamçı etkisi yarattı. Ne yapıp yapıp bu işi kendim halledeceğim dedim. Bu kadar genç üstelik (kırk-mırk kendimi hiç öyle hissetmiyordum göstermiyordum da), 5 yıllık evliydim. Elimin altında ve yakınlarımda ne kadar kısırlıkla ilgili bilgi ,bitkisel tedavilerle ilgili eski yeni kitap ansiklopedi vs varsa toparladım ve başladım okumaya. Uzunca bir aktar listesi çıkardım ve bir arkadaşımla beraber Mısır çarşısına gittim ve hepsini aldım. Tekrar Dr. Zuhal hanıma gittim ve yaptıklarımı anlattım. Moralimi yüksek tutmam gerektiğini, hastahanenin büyük bir yanlışlık yaptığını benim henüz  menapoz için çok genç olduğumu ve sadece sinirsel olarak çok yıprandığımdan tahlillerimin bozuk çıkabileceğini” söyledi.  Ve bana bir çok yaşadığı imkansız denecek olayları anlattı. İnanıyorsan bütün otları dene dedi ama . dikkatli olmak şartıyla. Ona o kadar inanıyordum ve inanmaya hazırdım ki hemen moralim düzeldi.

Tam bir yıl boyunca sabırla bunları yedim içtim. Sizlere de www.cocukistiyorum.com sitesinde alternatif tedaviler bitki çayları, baharatlar bölümünde yazdığım, tarifini yaptığım salataları   ve belirlediğim meyve ve sebzeleri yedim, Yemeklere bu bitkileri karıştırdım. Bu arada iki ayda bir kendi başıma LH ve FSH kontrolleri ve ultrason yaptırdım. Yumurtlamam son derece düzenliydi ve zaman zaman kendi kendine çatlıyordu. Alman Hastahanesinde rahim içinin düzgün olup olmadığını kontrol ettirdim. Gayet iyi olduğumu ve yumurtalıklarımın düzenli çalıştığını söylediler. Menapoz falan yoktu.ben çok düzenli adet görüyordum. Dr. Zuhal Hanım En iyi en başarılı Tüp bebek merkezlerini çok dikkatle takip ediyordu onun tavsiyesi ve benim gibi olan bir arkadaşımın muayene gidiyordu onun yanında Amerikan hastahanesine gittim.

Arkadaşım görüşmesini yaptı bende Doç. Dr. Bülent Urman’a daha önceki tedavilerimi ve  bütün geçmişimi anlattım. Ve yeni bir teknik varsa denemek istediğimi, eğer tedavi olacaksam beni istatistiklere almamasını, çünkü herhangi bir başarısızlık durumunda onların istatistiki bilgilerini düşürmek istemediğimi söyledim. Her türlü ilaca yalnızca üç yumurta ile cevap verebiliyordum. Bunu açıkca söyledim. O da bana yaşıma göre % 2 şans verdi. FSH ım falan çok düzgündü ama yaşım 40 idi. ”Eğer bunda da başarısız olursan üzülür müsün” diye sordu. ” Hayır” dedim. ”Çünkü o kadar çok başarısız oldum ki artık her şeye hazırlıklıyım. Biraz daha bekler yeni bir şey olunca gene gelirim” dedim. Güldü ve” iyi bir ekibimiz var senin için elimizden geleni yapacağız” dedi.  Ve ben olacağını  nedense o anda hissettim. Beynimin içinde bir lamba yandı ve sen doğru yerde doğru zamandasın artık herşey çok güzel gidecek dedim. İlk defa birisi benim için bir şeyler yapacağını söylemişti. Hayır dememişti olamaz dememişti.Çalışacagız demişti… İlk defa . . İlk defa…İlk defa…

İnanmak işte böyle bir şey :

Hastaneden çıkar çıkmaz alışveriş yaptım. Kendime kış için bol bir palto aldım. E. . nede olsa hamile olacaktım. Saclarımı boyattım. Uzunca bir süre boya yaptıramıyacaktım ve dişçiye gittim. Önümüzdeki aylarda olabilecek bir çürük beni sıkıntıya sokardı . Tedavi yaptıramazdım. Hemen o gün her şeye hazırlandım. Çok mutluydum . Kendimi bomba gibi hissediyordum. tedaviye bu şekilde başladım. Sarsılmaz bir inançla…Beni hiç kimse ve hiç bir şey bozamazdı. negatif bir sonuç bile.. . Burada negatif olsam bile kararımı vermiştim . donorü de deneyecektim. Sonra o da olmazsa evlat edinmeyi. Ben ne olursa olsun “anne” olmaya karar vermiştim. Beni Allah’tan başka hiç bir şey durduramazdı.

SONUÇ
Hastane İlk adetimde tahlil için çağırdı ve benim tahlillerim o kadar güzel çıktı ki doktor bile bu işe çok şaşırdı bu kadarını beklemiyordum dedi. Bana hemen operasyon başlatıldı ve tüp bebek yapıldı. . . Sonra. . . . .

Beni 14 gün sonra hastahaneye çağırıp tahlil yaptılar. Sonuç HAMİLESİN. . . Rahim bu defa tutmuştu. .

18. 08. 1998 de bir kızım dünyaya geldi

Bugün 6 yaşında. Adı Melissa . Koşuyor, oynuyor ,bağırıyor anne diye haykırıyor. Küçük bir bencil. Hep kendisi ile ilgilenilmesini istiyor. sibelmelissatuzcuBabası ile beni konuşturmuyor, köpeğimizi kovalıyor. Abisini çok seviyor ve onu hiç rahat bırakmıyor. Bana hiç benzemiyor. Babası tarafına çekmiş ama gözleri aynı annem gibi bakıyor. Ders verir gibi…Okula gidinceye kadar üstü başı boya içindeydi,elinde boya kalemleri bütün evi halıları , mobilyaları ve duvarları boyuyordu.  Bana sürekli itiraz ediyor. .İkimizde aslan burcuyuz ikimizde birbirimize hükmetmeye çalışıyoruz.

Bir kolejde Hazırlık sınıfında ve önümüzdeki yıl ilk okula başlayacak. Resmini ögretmeni çok iyi buluyor ve mutlaka takip edilip özel eğitim almasını arkasını bırakmamız gerektiğini söylüyorlar. Sürekli elinde kağıt ve resim yapıyor.

Sık sık geceleri evde odaları dolaşıp onları uyurken seyrediyorum. Kocama içimden ve dışımdan binlerce teşekkür ediyorum. O çok zor günleri benimle omuzladı. Maddi manevi çok ama çok zor günler geçirdik.  ( Bugün tüp bebek merkezlerinden hastalar için indirim istememizin temelidir.)  Birlikte olmakla ne kadar isabetli bir seçim yaptığımızı minnetle anıyorum ve evlenmemizi söylediği, ısrarlı davrandığı için içimden hep teşekkür ediyorum. Dr. Zuhal Hanıma teşekkür ediyorum. Her zaman beni moral olarak yüksek tuttu. Beni yakından takip etti ve bir doktordan ziyade arkadaşım, sırdaşım oldu. Artık kendimi sıcak ve huzur içinde hissediyorum. Artık bir yere ait olduğumu kökümün yeşerdiğini hissediyorum.Çok huzurluyum .. Ama  içimde bitmemiş bir şey vardı. Her şey tamam hissedemiyordum.Sanki esas görevim şimdi başlıyordu.

Kızımla oynarken bu kadar çok mücadeleden sonra bu kadar geç bebeğimin olmasının mutlaka bir nedeni olmalı, neden ben? niçin ben? benim bir misyonum, bir görevimin olması gerektiğini düşünüyordum. Bu hiç aklımdan çıkmıyordu.

Benim gibi olan milyonlarca kadın vardı ve benim onlara umutlarını yitirmemeleri için örnek olmam gerekiyordu. Yaptıklarımı ,yaşadıklarımı, hissettiklerimi  anlatmalıydım. Onlara bir şekilde omuz vermeli ,yardımcı olmalıydım ve kızımın geleceğini de düşünmeliydim. Onun adının sonsuza kadar iyilikle hatırlanmasını istiyorum. Bir şeyler yapmam gerekiyor.

Bu sayfanın ve derneğin doğuşu bu şekilde başladı. Üvey oğlum sayesinde ilk web sayfasını hazırlamamda o yardımcı oldu. Eğer başarılı olursam bu sayfa ve dayanışma derneği sayesinde şimdi annesi babası olmayan kimsesiz çocuklar için çalışacağım. Bütün çocuksuz kadınların dostu ,yardımcısı, kimsesiz çocukların da annesi olmaya çalışacağım.

-***

 

,,,,,,

 

Güncelleme 2016 :

Melissa artık 18 yaşında. O da artık bir gönüllü ve anne olmak isteyenlere yurt dışındaki gelişmeleri takip edip makalelerde ingilizce çevirileri ile destek veriyor. Ben ve gönüllü arkadaşlarımız 16 yıldan bu yana  Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği (ÇİDER) çocuk sahibi ol725mak isteyen çiftlere hastanelerden indirimler alarak daha kolay tedavi olmalarını sağlıyoruz. 7000 e yakın çift indirimli tedavi alarak bebek sahibi olmaya çalıştı. Halen çalışmalarımız sürüyor . Bu dernek dilerim çok uzun seneler bayrağı devir alanlarla devam edecek. Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği  ÇİDER in sayfasında 16 yıl boyunca Türkiye genelinde yaptığımız halka açık ve ücretsiz bilgilendirme toplantılarını,tüp bebek tedavilerinin ücretsiz olması ve devlet tarafından karşılanması  konusunda yapılan çalışmaları okuyabilirsiniz. ÇİDER  derneği 100 e yakın kadının cocukistiyorum internet sitesinde sohbet bölümünde yazışmaları sonucu hayata geçti. Orada yürekli 30 kadın elini taşın altına soktu ve derneğin temelleri atıldı. Onların hepsi bugün isimsiz kahramanlar olarak binlerce çiftin anne baba olmasına neden oldular..

Hayat herkesin başına bir çok şey getirebilir.Önemli olan her düştüğünüzde bir amacınızın olduğunu hatırlayıp yeniden kalkabilmek. Hepimizin hayatı birer roman. Sizinde eminim yaşadığınız bir çok şey var. Sizde bana yazın   mail adresim  :  sibelt@cocukistiyorum.com

Derneğin telefonları :02164563975-76  — 0541 4551606   .. Bize her zaman ulaşabilirsiniz. İletişim  bölümünde bizi bulabileceğiniz bütün adresler mevcut..

..

sibel tuzcu ,sibel tuzcu kimdirsibel tuzcu facebook, Aliye Sibel Tuzcu ,Çider Sibel Tuzcu ,Çocuk İstiyorum ,instagram @ciderdernek ,twitter @tupbebedernegi Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği ÇİDER Başkanı , ÇİDER Tüp bebek tedavilerine destek

….

 

Tüp bebek tedavilerinizi Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği ile yapın. Aşağıdaki formu doldurarak bize ulaşabilirsiniz.

 
  •   
 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 11 YORUM
  1. Sohbet dedi ki:

    Arkadaşlar çok güzel bilgiler mevcut bu sitede emekleri olan her arkadaşa teşekkür editorum.

BİR YORUM YAZ