Tüp Bebek Tedavisinde Son Çalışmalar. Prof.Dr.Gökalp ÖNER
Tüp Bebek Tedavisinde Son Çalışmalar.
Geçtiğimiz haftalarda Lizbon’da ESHRE ve ASRM’nin ortak düzenlediği “Best of” toplantısına katıldım. Üç gün boyunca dünyanın dört bir yanından gelen uzmanlarla en güncel tüp bebek gelişmelerini konuştuk. Instagram’dan takip edenler bilir, toplantı boyunca paylaşımlarda bulundum. En çok sorulan konu erken yumurta yetmezliği ve erken menopozda neler yapılabileceğiydi. Bu kapsamda “Ovarian Rejenerasyon” yani yumurtalık yenilenmesiyle ilgili yöntemlerden bahsedildi. İngiltere’den Helen Piction kendi verilerini sundu. Altı farklı yöntem anlattılar. En çok kullanılanlardan biri artık çok iyi bildiğiniz PRP yöntemi. Ben de özellikle sordum, tek doz mu yapıyorsunuz diye. Hayır, çoklu doz yapıyoruz dediler; iki hafta arayla üç kez uyguluyorlarmış.
Egzozom uygulamalarını da konuştuk. Türkiye’de de yavaş yavaş uygulanmaya başlandı. Güzel sonuçlar alınıyor. Toplantıdaki sunumlarda bu yöntemlerin etki mekanizmaları da anlatıldı. PRP, egzozom, kök hücre, in vitro aktivasyon, invitro maturasyon, laparoskopik ototransplantasyon… Bizim daha önce yaptığımız Hippo yöntemi de vardı. Bunların bazıları etik kuruldan onay alınarak yapılabiliyor ama süreçler yavaş. Mesela 2020’de başvurduğum bir etik kurula hâlâ cevap gelmedi.
Yurt dışındaki maliyetler ise gerçekten uçmuş durumda. Liste’de 150 bin dolar isteniyor. Halbuki yapılan işlem basit; over dokusundan küçük bir parça alıp özel solüsyonla canlandırıp geri yerleştiriyorlar. Ama bu kadar pahalı. Türkiye’de hem daha uygun hem de kaliteli işler yapılıyor. Sadece bazı bürokratik engeller süreci yavaşlatıyor. Ayrıca yaptığımız bilgilendirme yayınları bile bazı kişilerce şikayet ediliyor, ceza yazılması için uğraşılıyor. Halbuki biz burada bilimsel bilgi paylaşıyoruz.
Toplantıda genetik tanı konusu da ele alındı. Kimlere yapılmalı, kimlere yapılmamalı? Mozaik embriyoların transferi konuşuldu. 50’ye kadar mozaik olanlarda sağlıklı doğum mümkün, hatta 100’e yakın vaka raporlanmış. Ama genetikle fazla oynamamak gerek. Bir deneyde koyunun genetiğiyle oynamışlar, annesi siyah olan koyunun yavrusu bembeyaz çıkmış. Genetikle oynarsan bebek bambaşka olabilir. O yüzden dikkatli olunması gerektiği vurgulandı.
Laboratuvar uygulamaları da gündemdeydi. Özellikle blastokist aşamasına, yani 5. güne ulaşan embriyoların transfer edilmesi gerektiği anlatıldı. Biz de zaten buna dikkat ediyoruz. Kalsiyum iyonofor gibi yumurta aktivasyon teknikleriyle embriyoları 5. güne ulaştırıyoruz. Elektriksel uyarı (Piezo), mekanik aktivasyon ve kimyasal aktivasyon gibi yöntemler de kullanılıyor. Hepsi Türkiye’de uygulanıyor ve uygun fiyatlarla.
Progesteron seviyeleri de çok önemli. Donmuş embriyo transferlerinde 10’un altına, tazelerde 50’nin altına düşmemesi gerekiyor. Biz yıllardır bakıyoruz. Ağızdan alınan progesteronun hiçbir etkisi yok; en etkili olan kalçadan yapılan intramüsküler uygulama. Kimi hastalar acı çektiği için fitil istiyor ama maalesef en etkili olan biraz sabır gerektiriyor.
Düşükler konusuna gelince… En büyük sebep genetik bozukluk. Danimarka’da yapılan çalışmada 3 düşükten önce ekstra bir testin anlamı olmadığını söylüyorlar. Aspirin, kan sulandırıcı gibi ilaçların faydası olmadığını gördüler. Hatta bu ilaçlar için yapılan testlerin kriterlerini bile zorlaştırmışlar. Artık 2 değil, 3 düşük sonrası ancak değerlendirme yapılıyor.
Sitoplazma nakli gibi bilim dışı şeyler de dolaşıyor. Böyle bir şey yok. Hücreyi ortaokulda anlatıyoruz zaten. Sitoplazmada mitokondri var, genetik bilgi taşıyor. Başka bir kadından alınan sitoplazmayı kendi hücrene koyarsan, o bebeğin genetiği sana ait olmuyor. Bu bildiğiniz donör bebek oluyor. Bunu halkı kandırmak için “sitoplazma nakli” adıyla sunuyorlar ama bilimsel hiçbir temeli yok.
Yapay zeka konusuna da değindik. Rahim duvarının değerlendirilmesi ve sperm seçimi artık yapay zeka ile yapılıyor. 7 parametreye göre analiz ediliyor ve embriyoların 5. güne gitme oranı artırılıyor. Gerçekten çok faydalı. Tüm bu gelişmeleri biz de kliniğimizde uyguluyoruz ve sonuçlardan çok memnunuz.
Yayında sorulan Sorular ve Cevaplar;
Soru 1: AMH 0.429, 9 yıldır gebelik olmuyor. Tüp bebek şart mı, AMH yükselir mi?
Cevap: AMH bu seviyenin altına düştüyse artık menopoza girilmiş demektir. Yani tüp bebek şansı bile kalmamış olabilir. AMH yükselmez. 9 yıl beklemişsiniz, daha fazla beklemenin anlamı yok. Yaşınız da önemli. Lütfen bizimle iletişime geçin, yaşınızı ve şehir bilgilerinizi paylaşın, tahlilleriniz varsa gönderin, birlikte değerlendirelim.
Soru 2: Hamileyim, kese etrafında kanama oldu. Ne yapmalıyım?
Cevap: Perinatologlar bu durumlarda genellikle “3 gün ara verin” diyorlar. Ben de kendi hastalarımda aynı protokolü uyguluyorum. Özellikle kanama odakları varsa, kan sulandırıcıları kesmek gerekir. Çünkü sağlıklı gebelik devam eder, sağlıksız olan ise ne yaparsanız yapın tutunmaz.
Soru 3: 41 yaşındayım. 4 defa PGD yapıldı, 5. gün embriyosu transfer edildi ama tutmadı. Doğal siklusta tutunma olmadı, ilaçlı döngüde transfer yapılsa olur mu?
Cevap: Evet olabilir. Rahim duvarını yapay zekayla değerlendiriyoruz, kanlanmasına bakıyoruz. Ancak en önemlisi embriyonun genetik yapısının sağlıklı olması. Genetik sağlıksızsa tutmaz. Buna da dikkat etmek lazım.
Soru 4: Sitoplazma nakli diye bir şey varmış, doğru mu?
Cevap: Hayır, böyle bir şey yok. Sitoplazma hücrenin genetik materyalini barındırır. Başka bir kadının sitoplazması, o bebeğin genetiğinin başka bir kadına ait olması anlamına gelir. Bu bildiğiniz donör uygulamasıdır. “Sitoplazma nakli” adıyla pazarlanıyor ama bu bilimsel değil, halkı kandırmaktır.
Soru 5: 6 haftalık ikiz gebelikte vajinal yoldan kalp atışı duyulur mu, bel ve kasık ağrısı normal mi?
Cevap: Duyulabilir, hatta 7. haftaya kadar beklenebilir. Ağrılar %90 oranında normaldir. %10 ihtimalle düşük veya idrar yolu enfeksiyonu olabilir ama vajinal ultrason bakmanın hiçbir zararı yoktur. Yurt dışında bu yöntem standarttır, Türkiye’de ise biraz önyargı var ama bilimsel dayanağı yok.
Soru 6: Doğal siklus uyguluyor musunuz?
Cevap: Uyguluyoruz tabii ki. Özellikle rahim hazırlama kısmında da doğal döngü kullandığımız oluyor. Ama biz her adımı kontrol ediyoruz. Hormonlara, yumurta boyutlarına, rahim duvarına yapay zekayla bakıyoruz. Böylece kişisel hatayı en aza indiriyoruz.
Soru 7: CD 158A testim yüksek. Bu tutunmayı engeller mi?
Cevap: Bu test 2020’de popülerdi ama son çalışmalarda etkisi sorgulanıyor. Bu testi geliştiren bilim insanı bile 2024’te özür dileyerek, düşük oranlarının arttığını kabul etti. Yani, bu testle yüksek çıkan değerler illa da tedavi gerektirir anlamına gelmiyor. Katil hücreler bizim kendi hücrelerimiz. Rahim zaten sağlıksız embriyoyu tutmaz. Yine de belirli oranların üzerinde çıkanlar için bazı ilaçlar kullanılabiliyor.
Soru 8: Anne karnında bebek 2 aylıkken kalbi durdu. Neden olmuş olabilir?
Cevap: En büyük sebep bebeğin genetik yapısının sağlıksız olmasıdır. Her şey yolunda gitse bile, her dört gebelikten biri düşükle sonuçlanabilir. Genetik bozukluklar bu konuda en etkili faktördür. Biz de kendi çocuğumuzda yaşadık, bu sürecin ne kadar hassas olduğunu biliyoruz.
Vermiş olduğu degerli bilgiler için Prof.Dr.Gökalp Öner ‘e çok teşekkür ederiz.
Bizi instagram ve Facebook tan da takip edebilirsiniz.
Tüp Bebek Tedavisinde Son Çalışmalar konusunu okuyanlar aşağıdaki konuları da incelediler;
Tüp Bebek Başarı Hikayesi ; Mucize mi? İnanç mı? Aliye Sibel Tuzcu
Erkek İnfertilitesinde Doğru Bilinen Yanlışlar .
Endometriozis Sorunları ve Tedavileri. Prof.Dr.Turgut Aydın
Rahim Tutuculuğu ve Tüp Bebek Tedavileri. Op.Dr.Erbil Yağmur
Genetik Sorunlar ve Tüp Bebek Tedavileri. Op.Dr.Mehmet Koç
Sperm Morfolojisinin Tedavisi Var mı? Op.Dr.Tansel Kaplancan
ÇİDER Tüp Bebek Doktorları Tam liste
Tüp Bebek tedaviniz ile ilgili Çocuk İstiyorum formu ile bize ulaşabilirsiniz;










