lady q  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

PICSI, Piezzo,Embriyoskop, EmbriyoGlu Nedir? Ne iş Yapar?

PICSI, Piezzo,Embriyoskop, EmbriyoGlu Nedir? Ne iş Yapar?

PICSI, Piezzo,Embriyoskop, EmbriyoGlu Nedir? Ne iş Yapar? Op.Dr.Aziz İhsan Tavuz

Tüp bebek tedavisi, 1970’li yıllarda başladığı şekliyle devam etmemekte; her geçen gün yeni uygulamalar eklenerek gelişmektedir. Bugün henüz standart hâle gelmemiş bazı ek yöntemlerin, ilerleyen yıllarda standart uygulamalar arasına girmesi mümkündür. Bu yöntemler, her hastaya rutin olarak uygulanmamakta; hastanın ihtiyacına ve önceki tedavi sonuçlarına göre tedavi planına eklenmektedir.

PICSI, Piezo, embriyoskop ve EmbryoGlue bu uygulamalar arasında yer almaktadır. Hangi yöntemin kullanılacağına; hastanın yumurta ve sperm özellikleri, döllenme oranları, embriyo gelişimi ve daha önceki tedavi sonuçları değerlendirilerek karar verilmektedir.

Merkezimizin haziran ayı sonuçlarında gebelik oranı yüzde 79,5, blastokist gelişim oranı ise yüzde 65 olarak gerçekleşmiştir. Blastokist gelişim oranı, döllenen embriyoların beşinci güne ulaşma oranını ifade etmektedir. Bu sonuçlar dünya standartlarının üzerindedir. Dünyada donasyon uygulayan merkezler bulunmasına rağmen, Türkiye’de donasyon yapılmadan bu oranların üzerine çıkılması önemli bir sonuçtur. Laboratuvar ekibinin çalışmaları ve hastaların ayrıntılı biçimde incelenmesi, başarı oranlarını etkileyen önemli unsurlardır.

PICSI Nedir?

PICSI, bir sperm seçim yöntemidir. Doğal yolla gebelik oluşurken yumurta yumurtalıktan atılır, spermler rahim içerisinden tüplere ulaşır ve tüplerde yumurta ile milyonlarca sperm karşılaşır. Yumurta, milyonlarca sperm arasından birini seçer.

Yumurtanın dışında hyalüronan adı verilen bir tabaka bulunmaktadır. Bu tabakaya en iyi, en hızlı ve en güçlü biçimde bağlanan sperm yumurta tarafından seçilir. En hızlı ve en iyi bağlanan sperm, aynı zamanda sperm DNA hasarı daha düşük olan sperm anlamına gelmektedir.

PICSI yöntemi, yumurtanın doğal sperm seçme sürecini tüp bebek laboratuvarında taklit etmektedir. Hyalüronan maddesi mikroskop camının üzerine yayılır ve spermler bu maddenin diğer tarafına yerleştirilir. Spermler hyalüronana doğru ilerleyerek bağlanmaya çalışır. Maddeye en erken, en hızlı ve en iyi bağlanan spermler seçilerek mikroenjeksiyon işleminde kullanılır.

Spermler yalnızca mikroskop altındaki görünümlerine, morfolojik özelliklerine veya hareketlerine göre değerlendirildiğinde en iyi sperm her zaman seçilemeyebilir. PICSI, sperm DNA hasarı daha düşük ve daha iyi özelliklere sahip spermlerin seçilmesini hedeflemektedir.

PICSI Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

PICSI yöntemi; sperm hareketinin bir miktar zayıf olduğu, morfolojik sorunların bulunduğu, sperm sayısının beklenen düzeyin altında kaldığı veya sperm DNA hasarının istenilen seviyede olmadığı durumlarda kullanılmaktadır.

Örneğin sperm sayısının 15–20 milyon yerine 5–7 milyon seviyesinde olması, hareket veya morfoloji sorunlarının bulunması ya da DNA hasarının yüksek fakat çok ileri düzeyde olmaması hâlinde PICSI tercih edilebilir. Bu hastalarda mevcut spermler arasından daha iyi olanların seçilmesinin tedavi sonucunu olumlu etkileyebileceği düşünülmektedir.

Embriyoların üçüncü günden sonra gelişiminin durması veya üçüncü günden beşinci güne ulaşamaması durumunda sperm kaynaklı sorunlar altta yatan nedenlerden biri olabilir. Bu hastalarda PICSI yöntemiyle seçilen spermler kullanılarak mikroenjeksiyon yapıldığında blastokist gelişme oranı daha yüksek olabilmektedir.

PICSI ile Mikroçip Arasındaki Tercih

Mikroçip veya sperm çip yöntemi de daha iyi spermleri seçmeyi hedefleyen bir sistemdir. Ancak laboratuvar ekipleri, kullanmaya alıştıkları ve sonuçlarından fayda gördükleri yöntemi tercih edebilir.

Biz PICSI yönteminden memnunuz ve PICSI’nin mikroçipe göre daha iyi sperm seçimi yaptığını düşünüyoruz. Başka bir ekip mikroçip kullanabilir ve kendi sonuçlarına göre bu yöntemin daha iyi çalıştığını belirtebilir. Burada önemli olan hastanın embriyo gelişiminin iyi olması ve gebelik elde edilmesidir. PICSI yöntemiyle embriyolarımızın güzel geliştiğini ve hastalarımızın gebe kaldığını görüyoruz. Sonuçlarımız da bu yöntemin iyi çalışan bir sistem olduğunu göstermektedir.

PICSI Her Tedavide Yeniden Uygulanır mı?

PICSI tek seferlik bir uygulama değildir. Hastanın daha sonraki bir dönemde yeniden tüp bebek tedavisi görmesi durumunda, spermlerin tekrar PICSI yöntemiyle seçilmesi gerekir.

İşlem sırasında hyalüronan içeren sıvı mikroskop camının üzerine yayılır. Spermler bu maddeye doğru ilerletilir ve en erken ulaşan, en hızlı hareket eden ve en iyi bağlanan spermler belirlenir. Bu spermler arasından mikroskobik ve morfolojik özellikleri en uygun olanlar embriyoloji ekibi tarafından seçilir.

Seçilmesi gereken sperm sayısı hastanın yumurta sayısına göre değişmektedir. Bazı hastalarda 20–25, bazı hastalarda ise 10–15 sperm seçilmesi gerekebilir. İşleme, belirlenen en iyi spermlerle devam edilir.

Piezoelektrik Aktivasyon Nedir?

Piezoelektrik aktivasyon, yumurtaya elektriksel uyarı verilmesi işlemidir. Döllenme, yumurtanın hücre zarındaki hücre içi ve hücre dışı voltaj değişikliğiyle kendisini gösteren bir olaydır.

Doğal döllenmede sperm yumurtaya bağlanır, yumurta spermi kabul eder ve sperm yumurtanın içerisine girer. Yumurta ve spermin çekirdekleri birleşerek embriyo oluşum sürecini başlatır. Bu süreç sırasında yumurta hücresinin zarında elektriksel bir voltaj değişikliği meydana gelir.

Bazı hastalarda döllenme oranının çok düşük olduğu görülmektedir. Örneğin 10 olgun yumurtadan yalnızca ikisinin döllenmesiyle karşılaşılabilir. Yumurta kalitesinden kaynaklanan sorunlarda veya spermin ciddi derecede problemli olduğu çiftlerde, düşük döllenme oranına çözüm olarak piezoelektrik aktivasyon uygulanmaktadır.

Bu yöntemde yumurtaya dışarıdan elektrik akımı verilerek normalde kendiliğinden gerçekleşmesi gereken voltaj değişikliği oluşturulur. Böylece yumurta aktive edilir ve döllenme sürecine hazırlanır. Daha sonra sperm yumurtanın içerisine yerleştirilir. Yumurta ve sperme ait genetik materyallerin birleşmesiyle embriyo gelişimi başlar.

Piezoelektrik aktivasyon sperme değil, yumurtaya uygulanmaktadır. İşlem, sperm yumurtanın içerisine yerleştirilmeden önce gerçekleştirilir. Amaç yumurtayı aktive etmek, döllenmeye hazırlamak ve döllenme sürecini kolaylaştırmaktır.

Piezoelektrik Aktivasyon Hangi Durumlarda Uygulanır?

Hastanın daha önceki tedavisinde döllenme oranının düşük olduğu görülmüşse, bir sonraki tedavide piezoelektrik aktivasyon uygulanır. Sperm değerleri iyi olsa bile önceki tedavide döllenme sorunu yaşanmış olması bu yöntemin tercih edilmesi için yeterli olabilir.

Daha önce hiç tüp bebek tedavisi görmemiş ve ciddi bir sperm sorunu bulunmayan hastalarda, “Yumurtalar kötü döllenebilir” düşüncesiyle piezoelektrik aktivasyon uygulanmaz. Çünkü bu hastalarda iyi döllenme ihtimali daha yüksektir. Ancak daha önceki tedavilerinde çok sayıda olgun yumurta elde edilmesine rağmen yalnızca bir veya iki yumurtası döllenen hastalarda yöntemin uygulanması planlanır.

İkinci önemli uygulama alanı ciddi sperm sorunlarıdır. Özellikle testisten veya TESE yöntemiyle elde edilen spermler her zaman istenilen özelliklere sahip olmayabilir. Bazı hastalarda sperm bulunabilmesi bile önemli bir sonuçtur. Bu durumda sperm kaynaklı döllenme sorunu yaşanma ihtimali yüksektir.

Yumurtaya dışarıdan elektriksel destek verilerek yumurtanın spermi kabul etmesi ve döllenmenin gerçekleşmesi kolaylaştırılır. Bu nedenle piezoelektrik aktivasyon; ciddi sperm sorunlarında, yumurta kalitesine bağlı problemlerde ve önceki tedavilerde düşük döllenme oranı görülen hastalarda yumurtanın döllenme olasılığını artırmayı amaçlayan ek bir tedavidir.

Yumurtadaki Şekil Bozukluklarının Değerlendirilmesi

Yumurtada görülen şekil bozuklukları, yumurtanın kalitesiyle ilgili sorunlara işaret edebilir. Ancak asıl değerlendirme, embriyoloji laboratuvarındaki takip sırasında yapılmaktadır.

Yumurta spermle döllendikten sonra embriyonun üçüncü ve beşinci güne kadar olan gelişimi takip edilir. Embriyoskop kullanıldığında embriyonun gelişimi 7 gün 24 saat boyunca izlenebilir. Embriyonun hangi saatte kaç hücreye ulaştığı ve hangi hızda bölündüğü değerlendirilir.

Embriyonun belirli saatlerde belirli hücre sayılarına ulaşması ve gelişimin bazı aşamalarında bölünme hızını artırması gerekir. Beklenen gelişim aşamalarına uygun zamanlarda ulaşıp ulaşmadığı, embriyonun değerlendirilmesinde önem taşımaktadır.7

Embriyoskop Nedir?

Embriyolar daha önce belirli sıcaklık seviyesine sahip inkübatörlerde takip edilmekteydi. Bu cihazlar, küçük bir buzdolabına benzeyen ve embriyoların vücut sıcaklığına uygun koşullarda saklandığı dolaplardır. Embriyonun gelişimini değerlendirmek için inkübatörden çıkarılması, mikroskop altında incelenmesi ve daha sonra tekrar inkübatöre yerleştirilmesi gerekiyordu.

Doğal gebelikte yumurta tüpte spermle döllenir, embriyo oluşur ve rahim içerisine doğru ilerleyerek tutunur. Bu gelişim sırasında ortamın pH değeri, asitlik düzeyi, karbondioksit, oksijen ve azot oranları, gaz basıncı ve sıcaklığın sabit kalması önemlidir.

Embriyo 37 derecelik ortamdan çıkarılarak yaklaşık 21 derece olan laboratuvar ortamında mikroskopla incelendiğinde dış koşullara maruz kalmaktadır. Embriyonun gelişimini değerlendirmek için bu incelemenin yapılması gerekir; ancak embriyonun dış ortama çıkarılması, bulunduğu koşulların değişmesine neden olur.

Embriyoskopta ise embriyo; döllenme işleminden kullanılacağı veya dondurulacağı zamana kadar aynı sıcaklıkta, aynı gaz basıncında ve aynı pH seviyesinde kalmaktadır. Embriyo değerlendirme amacıyla cihazdan çıkarılmaz.

Embriyolar 7 Gün 24 Saat İzlenebiliyor

Embriyoskopun üzerinde bulunan kamera sayesinde embriyolar 7 gün 24 saat boyunca izlenebilmektedir. Doktorlar ve embriyologlar, bilgisayar üzerinden embriyoskop sistemine bağlanarak hastaların embriyolarının gelişimini takip edebilmektedir.

Embriyoskop, embriyoların dış ortama maruz kalmasını ortadan kaldırmaktadır. Embriyoların sıcaklık, gaz basıncı ve pH değerleri bozulmadan, standart bir mikro ortamda gelişmesini sağlamaktadır.

Kamera tarafından sürekli kaydedilen gelişim süreci daha sonra yeniden izlenebilir ve ayrıntılı biçimde değerlendirilebilir. Embriyonun istenilen şekilde gelişip gelişmediği, gelişiminin zayıf olup olmadığı, geriden gelip gelmediği veya beklenenden hızlı ilerleyip ilerlemediği incelenebilir.

Embriyonun belirli gelişim aşamalarına beklenen saatlerde ulaşıp ulaşmadığı da bu kayıtlar üzerinden değerlendirilmektedir. Tedavide bir olumsuzluk yaşandığında, sorunun gelişimin hangi aşamasında ortaya çıktığının bilinmesi gerekir. Sorunun yumurtadan mı yoksa spermden mi kaynaklandığının belirlenmesi, bir sonraki tedavide nelerin farklı yapılması gerektiğini göstermektedir. Embriyoskop bu sorunların saptanmasını sağlamaktadır.

Tedavide ortaya çıkan durumları bilmek, yeni bir tedavi planının hazırlanması açısından önemlidir. Sonuçlar bilindiğinde B ve C planlarının oluşturulması mümkün olmaktadır.

Hastalar Embriyolarını Anlık Olarak İzleyebilir mi?

Hastaların kendi embriyolarının gelişimini anlık olarak izleyebilmesi teknik açıdan mümkündür. Embriyoskopun kamerası sürekli kayıt yaptığı için kişiye özel bir bağlantı oluşturularak hastanın kendi embriyolarını izlemesini sağlayacak bir yazılım geliştirilebilir.

Bu sistemde hastaya özel bir bağlantı gönderilebilir ve hasta embriyolarının gelişimini bu bağlantı üzerinden takip edebilir. Ancak görüntülerin hastalar tarafından doğru anlaşılabilmesi için yapay zekânın embriyonun bulunduğu aşamayı ve gelişim durumunu yorumlaması gerekir.

Yüksek Sperm DNA Hasarında PICSI Kullanılabilir mi?

Sperm DNA hasarının yüksek olduğu durumlarda PICSI yöntemi tercih edilebilir. Çünkü PICSI, DNA hasarı daha düşük olan spermlerin seçilmesini sağlayabilir.

Bir hastada yüzde 89 oranında sperm DNA hasarı tespit edildi. Bu oran, kliniğimizde bugüne kadar karşılaştığımız en yüksek sperm DNA hasarı oranıydı. Hastaya sperm DNA hasarını düşürmeye yönelik bir tedavi başlandı.

Yaklaşık üç aylık tedavinin ardından kontrol testi yapıldı ve sperm DNA hasarı yüzde 8,7’ye düştü. Yüzde 10’un altındaki değerleri normal kabul ediyoruz.

Hasta tedaviye uyum sağladı, günde bir paket içtiği sigarayı tamamen bıraktı, vitaminlerini ve antioksidanlarını düzenli olarak kullandı. Kararlı olunduğunda ve tedaviye uyum sağlandığında sonuç alınabildiğini gösteren bu örneği herkes için paylaşmak istedim.

Laboratuvar Ortamı Neden Serin Tutuluyor?

Tüp bebek laboratuvarlarının steril bir ortam olması gerekir. Laboratuvarda hava ve soğutma sistemlerinin belirli standartlara uygun şekilde çalışması önemlidir. Ortam sıcaklığı artırıldığında istenmeyen farklı etkiler ortaya çıkabilir.

Bu nedenle embriyoların uygun sıcaklıkta korunması ile laboratuvarın steril koşullarının sürdürülmesi birlikte değerlendirilmelidir. Embriyoskop, embriyoların sabit koşullarda tutulmasını sağladığı için değerli bir cihazdır.

Yapay Zekâ Embriyoları Nasıl Değerlendiriyor?

Embriyoskop görüntülerini değerlendiren yapay zekâ, embriyolara gelişim özelliklerine göre puan verebilmektedir. Örneğin bir embriyo 100 üzerinden 90, başka bir embriyo ise 70 veya 75 puan alabilir.

Yapay zekâ; embriyonun olması gereken saatlerde beklenen büyüklüğe ve hücre sayısına ulaşıp ulaşmadığını değerlendirmektedir. Gelişimini daha uygun biçimde sürdüren embriyoya daha yüksek puan vermekte ve bu embriyonun tutunma olasılığının daha yüksek olabileceğini belirtmektedir.

Ancak embriyo seçimi yalnızca yapay zekânın verdiği puana göre yapılmamaktadır. Embriyologlar da embriyoları değerlendirmektedir. Hastada gereklilik bulunması durumunda PGT olarak adlandırılan genetik ayıklama yöntemi de uygulanarak en sağlıklı embriyonun seçilmesi hedeflenmektedir.

Her Merkezde Aynı Teknikler Uygulanıyor mu?

Tüp bebek tedavisinde kullanılan yöntemlerle geçmişte uygulanan yöntemler arasında büyük farklılıklar bulunmaktadır. Ancak 40 yıl önceki yöntemlerle çalışmaya devam eden merkezler de vardır. PICSI, Piezo ve embriyoskop gibi teknikler her merkezde uygulanmamakta ve her merkez bu yöntemler için yeterli altyapıya sahip bulunmamaktadır.

Bu nedenle her merkezde aynı gebelik oranlarına ulaşılamamaktadır. Bu durum, tüp bebek tedavisinde merkez seçiminin önemini ortaya koymaktadır.

Merkez seçiminde teknolojik altyapı, hastaya yaklaşım, ekibin tecrübesi ve hastaya gösterilen özen önemlidir. Laboratuvar, tüp bebek tedavisinin en önemli bölümlerinden biridir.

Hastayı ne kadar iyi hazırlarsak hazırlayalım ve yumurtaları ne kadar iyi toplarsak toplayalım, laboratuvarda yaşanan bir olumsuzluk doğrudan negatif sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle laboratuvar koşullarının mükemmel hâle getirilmesi gerekir. Böylece geriye yalnızca değiştiremeyeceğimiz faktörler kalır.

Mikroenjeksiyonda Robotik Sistemler

Teknolojik gelişmelerin takip edilmesi tüp bebek tedavisinde büyük önem taşımaktadır. Günümüzde mikroenjeksiyon işlemi için robotik sistemler geliştirilmektedir. Bu sistemlerde sperm robotik bir mekanizma tarafından alınarak yumurtanın içerisine yerleştirilmektedir.

Amaç, embriyoloğun elinin titremesi gibi nedenlerle oluşabilecek hataları önlemektir. Bu robotik sistemler henüz tam olarak kullanıma girmemiştir; geliştirme çalışmaları devam etmektedir.

Teknolojik sistemlerin bazı dezavantajları bulunabilir. Ancak sistemler yeterince geliştirildiğinde mikroenjeksiyon işlemlerini hatasız biçimde gerçekleştirebilir.

Yakın gelecekte işlemlerin kapalı ortamlarda ve dış havaya maruz kalmadan yapılması mümkün olabilir. Mikroenjeksiyonun embriyolog eli değmeden, kapalı bir sistem içerisinde yapılması ve embriyonun yine dış ortama çıkarılmadan aynı sistem içindeki embriyoskopa yerleştirilmesi sağlanabilir.

Böylece mikroenjeksiyon ve embriyo gelişimi; dış ortamın havasına ve tozuna maruz kalmadan, tamamen kapalı sistemlerde gerçekleştirilebilir. Yakın gelecekte tüp bebek laboratuvarlarında bu teknolojilerin kullanılabileceğini düşünüyorum.

EmbryoGlue Nedir ve Ne İşe Yarar?

Soru: EmbryoGlue nedir?

Cevap: Embriyo transferinde embriyo, mikroskop altında ince bir kanülün içerisine çekilir. Kanül rahim içerisine ilerletilerek embriyo bırakılır. Bu sırada embriyo sağa veya sola hareket edebilir. Embriyo, sıçrama etkisi oluşmaması için mümkün olan en düşük hızla bırakılır.

EmbryoGlue, hyalüronik asit içeren ve jel kıvamında olan bir maddedir. Adı “yapıştırıcı” olsa da embriyoyu rahim içerisine yapıştırmaz. Bulunduğu ortama daha koyu bir kıvam kazandırır. Embriyo sıvı içerisinde değil, jel kıvamındaki bu maddenin içerisinde rahme bırakılır. Böylece embriyonun bırakıldığı yere çökmesi ve sağa sola hareket etme olasılığının azalması amaçlanır.


Soru: EmbryoGlue tutunmayacak bir embriyonun tutunmasını sağlar mı?

Cevap: Hayır. Tutunmayacak bir embriyoyu tutturmaz. Ancak tutunma potansiyeli bulunan embriyonun işini kolaylaştırabilir ve tutunma olasılığını artırabilir.

Embriyo hızlı bırakılırsa sağa sola hareket edebilir veya tüplere doğru kayabilir. EmbryoGlue, jel kıvamıyla embriyoya ağırlık kazandırarak bırakıldığı yerde kalmasına yardımcı olabilir.

Transferden sonra embriyonun hareketi yalnızca birkaç dakika ultrasonla izlenir. Daha sonra hasta dinlenmeye alınır. Bu nedenle embriyonun saatler içerisindeki hareketini ultrasonla takip etmiyoruz.


Soru: Embriyo transferden sonra rahim içerisinde hareket eder mi?

Cevap:Endometriyum hareketli bir dokudur. Ultrason sabit tutulduğunda endometriyumun hareketi görülebilir. Embriyo tamamen tutununcaya kadar bu hareketli dokunun içerisinde bir miktar hareket edebilir.

Transferden sonra embriyonun hafifçe hareket ettiği bazen ultrason ekranında görülebilir. Bu durum genellikle bir sorun oluşturmaz. Embriyo rahmin içerisinde hareket etmektedir ve uygun bir yere tutunabilir. Ancak fazla hareket etmesini de istemeyiz. EmbryoGlue, jel ve ağırlık etkisiyle embriyonun çok fazla sağa sola hareket etmeden kalmasına yardımcı olabilir.


Soru: EmbryoGlue bütün embriyolara uygulanmalı mı?

Cevap: Bütün embriyolara uygulanması fazla tedavi ve gereksiz bir uygulama olabilir. Hastaya bu yöntemin ne olduğu anlatılır. Tutunmayacak embriyoyu tutturmayacağı, ancak tutunacak embriyonun işini kolaylaştırabileceği açıklanır.

EmbryoGlue yapılmasının şart olmadığı ve yapılmadığında embriyonun tutunmayacağı şeklinde bir durum bulunmadığı belirtilir. Uygulama kararı hastayla birlikte değerlendirilerek verilir.


Soru: EmbryoGlue 5A gibi iyi kaliteli embriyolara mı, yoksa 4AB veya BC gibi embriyolara mı önerilir?

Cevap: Her iki embriyo grubuna da uygulanabilir. Embriyo 4A veya 3A olmadığı için tutunmayacak diye bir durum yoktur.

İki hastada 3CC kalitesindeki embriyolarla sağlıklı çocuklar dünyaya geldi. Bir hastanın gebeliği de devam etmektedir. Embriyo kalitesi düşük olduğu için gebelik oluşmayacak diye bir şey yoktur.

Bir embriyo beşinci güne ulaşmışsa o embriyonun gebelik oluşturma şansı vardır. Çünkü üçüncü günden beşinci güne kadar gelişebilmiştir. Transferden sonra sahip olduğu şansı sonuna kadar kullanabilmesi için her embriyoya hak ettiği değer verilir.

Embriyo kalitesi düşük olduğu için EmbryoGlue yapılmaması veya yalnızca düşük kaliteli olduğu için EmbryoGlue uygulanması şeklinde bir yaklaşım yoktur. Amaç embriyonun işini kolaylaştırmaktır.


Soru: EmbryoGlue özellikle hangi durumlarda önerilir?

Cevap: Hastanın özellikleri ve daha önceki tedavileri değerlendirilir. Önceki tedavilerde iyi kaliteli embriyolar transfer edilmesine rağmen gebelik oluşmamışsa EmbryoGlue özellikle önerilir.

Hastanın ilk denemesi ise ve iyi kaliteli bir embriyosu bulunuyorsa EmbryoGlue uygulanması şart değildir.

PICSI, Piezzo,Embriyoskop, EmbriyoGlu Nedir? Ne iş Yapar?
Sperm Sorunları, PICSI, Piezo ve Embriyoskop

Soru: Eşimde hipospermi tespit edildi. Dokuz yumurtanın sekizi döllendi ancak yalnızca biri beşinci güne ulaştı. Piezo veya başka hangi işlemler uygulanabilir? Embriyolar üçüncü gün dondurulmalı mı? Sperme ve yumurtaya hangi işlemler yapılabilir?

Cevap: Beşinci güne ulaşan embriyo öncelikle transfer edilmelidir. Bu embriyonun gebelik oluşturma şansı vardır.

Embriyo transfer edilir ancak gebelik oluşmaz ve yeniden tedavi yapılması gerekirse PICSI kullanılabilir. Yeterli sayıda sperm bulunduğu için spermler arasından seçim yapma şansı vardır.

Dokuz yumurtanın sekizi döllenmiş ancak yalnızca biri beşinci güne ulaşmışsa daha çok sperm kaynaklı durumlar düşünülür. Piezo uygulanması şart değildir. Çünkü dokuz yumurtanın sekizi döllenmiştir.

Embriyo gelişimi zayıf olduğu için embriyoskop önemli olabilir. Bu durumda PICSI ve embriyoskop önerilir. Spermle ilgili hazırlık ve sperm seçimine yönelik işlemler yapılmalıdır.


Soru: On bir yumurta toplandı ancak yalnızca bir adet 5A kalitesinde embriyo oluştu ve transfer negatif sonuçlandı. Daha önce boş gebelik ve kimyasal gebelikler dâhil üç gebelik kaybı yaşadım. PCOS hastasıyım ve 33 yaşındayım. Umutsuz bir vaka mıyım?

Cevap: Umutsuz bir vaka değilsiniz. Öncelikle PCOS bulunduğu hâlde neden yalnızca 11 yumurta toplandığının değerlendirilmesi gerekir.

Üç biyokimyasal gebelik yaşanması ve 11 yumurtadan yalnızca bir blastokist gelişmesi, spermle ilgili bazı sorunlar bulunabileceğini düşündürmektedir. Hem kadın hem de erkek ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.

Yaşınız genç ve yumurtanız bulunuyor. Eşinizde de çok sayıda sperm var. Tedaviye doğru şekilde hazırlanmanız gerekir. PCOS sizin açınızdan bir avantajdır; çünkü çok sayıda yumurta elde etme olasılığınız vardır. Spermle ilgili de hazırlık yapılmalıdır.

Daha önce hamile kalmış olmanız, gebelik oluşmasıyla ilgili bir problemin bulunmadığını göstermektedir. Birkaç küçük düzenlemeye ve daha ayrıntılı bir yaklaşıma ihtiyacınız vardır.

Yumurtalıklarda Eksozom Uygulaması

Soru: Yumurtalıkları uyarmak için eksozom tedavisi nasıl uygulanır?

Cevap:Eksozom uygulaması yumurta toplama işlemine benzer şekilde yapılır. Hasta anestezi altında uyutulur. Vajinal ultrason eşliğinde bir iğneyle yumurtalıklara girilerek eksozom içeren sıvı enjekte edilir.

Amaç, yumurtalıklardaki yumurta gelişimini artırmaktır. Bir yumurta yerine iki veya üç yumurta elde etmek ya da hiç yumurta alınamayan hastalarda bir veya iki yumurta elde edebilmek hedeflenir.


Soru: Eksozom uygulaması yumurtaları gençleştirir mi?

Cevap: Uygulamanın “yumurta gençleştirme” olarak tanıtılması doğru değildir. Böyle bir durum gerçekleşmemektedir.

Yumurta kalitesini veya yumurtanın döllenme potansiyelini artırması da çok mümkün görünmemektedir. Ancak yumurta elde edemediğimiz hastalarda bu yöntemi deniyoruz. Her zaman sonuç alınamasa da bazı hastalarda yumurta elde edilebilir hâle geliyoruz.

Bu hasta grubunda tek bir yumurta bile çok önemlidir. Elde edilen bir yumurta, tedaviye devam edebilmemizi sağlayabilir.


Soru: Eksozom uygulaması PRP ile birlikte yapılabilir mi?

Cevap: Uygulamanın daha verimli olması amacıyla hastadan bir tüp kan alınarak PRP hazırlanabilir. Hazırlanan PRP’nin sıvısı çekilir ve eksozom bu sıvıyla sulandırılır.

Eksozom normalde serum fizyolojik olarak adlandırılan tuzlu suyla sulandırılarak uygulanır. Etkinliği artırmak amacıyla eksozom tozu PRP ile sulandırılarak iki uygulama birlikte yapılabilir.

Amaç, en az bir veya birkaç yumurta elde ederek tedaviye devam edebilmektir.


Soru: Eksozom uygulaması kimlere önerilir?

Cevap:Eksozom, yumurta rezervi ciddi derecede azalmış ve belirli bir takip sürecinin sonunda hiç yumurta elde edilememiş hastalarda uygulanır.

Çok sık kullanılan bir yöntem değildir. Ayda bir veya iki hastaya uygulandığı dönemler olabilir. Yumurta rezervi az olan her hastaya uygulanmaz.

Bir hastadan o ay yumurta elde edilememesi, bir sonraki ay da yumurta elde edilemeyeceği anlamına gelmez. Bir ay sonra dört yumurta gelişebilir. Bu nedenle önce beklemek veya farklı tedavileri denemek gerekir.

Belirli bir süre geçmesine rağmen yumurta elde edilemiyorsa daha fazla zaman kaybetmeden eksozom uygulaması hasta ile birlikte değerlendirilebilir. Hastanın uygulamayı istemesi ve kararını bilinçli şekilde vermesi gerekir.


Soru: Hastaya uygulanacak ek tedavilere nasıl karar verilmelidir?

Cevap: Bütün tedavilerde uygulamanın avantajları, dezavantajları, gerçekten gerekli olup olmadığı, faydaları, zararları, riskleri ve fayda görme olasılığı hastaya anlatılmalıdır.

Hastayı bir uygulamaya ikna ederek işlem yapmak doğru değildir. Hastaya yöntemin faydaları, zararları ve riskleri açıklanır. Uygulamanın yapılabileceği ve önerilip önerilmediği belirtilir. Hasta kabul ederse işlem gerçekleştirilir.

Hastanın doktoruna güvenmesi gerekir. Ancak ne yapılacağını, işlemin neden ve nasıl yapılacağını, kendisini nelerin beklediğini ve ortaya çıkabilecek olumlu veya olumsuz durumları mutlaka bilmesi gerekir.

Gebelik Takibi

Soru: 18 Temmuz’da embriyo transferi yapıldı. 4 Ağustos’ta beta-hCG değerim 12.883 çıktı. Ertesi gün yapılacak ultrasonda gebelik kesesi ve kalp atışı görülebilir mi?

Cevap: Gebelik kesesi büyük olasılıkla kesin olarak görülür. Kalp atışı da görülebilir.

Embriyo Gelişimi ve Kalitesi

Soru: “Embriyo geriden geliyor” ne demektir?

Cevap: Üçüncü günde bir embriyonun 8–10 hücreye ulaşmasını bekliyoruz. Embriyo üçüncü günde altı veya dört hücrede kalmışsa “geriden geliyor” diyoruz.

Bu embriyoyu takip etmeye devam ediyoruz. Sağlıklı bir çocuk oluşturabilecek embriyo ise beşinci veya altıncı güne ulaşarak blastokist oluşturabilir. Beşinci veya altıncı güne ulaştığında gelişim sınavlarını geçmiş ve kendisini göstermiş olur.


Soru: Yavaş gelişen embriyo beşinci güne ulaşamayabilir düşüncesiyle üçüncü gün dondurulmalı veya transfer edilmeli mi?

Cevap: Embriyo beşinci güne ulaşamayacaksa rahim içerisinde de beşinci güne ulaşamayacaktır. Bu nedenle embriyo gelişimi yeterince ikna edici değilse beşinci güne kadar büyütmeyi tercih ediyorum.

Embriyo beşinci güne ulaşır ve blastokist oluşturursa kendisini göstermiş olur ve transfer edilebilir.

Birinci gün bile embriyo transferi yapılabilir. Yumurta toplandıktan sonraki gün transfer yapılmasına kimse yanlış diyemez. Ancak bir uygulamanın yanlış olmaması, kitaplara göre her zaman en doğru seçenek olduğu anlamına gelmez.

Hastayla iyi ve yakın bir iletişim kurulması, durumun ayrıntılı değerlendirilmesi ve hasta için en uygun seçeneğin tercih edilmesi gerekir.


Soru: 41 yaşında bir hastada 2AB kalitesindeki embriyo kötü müdür?

Cevap: 2AB embriyo, Gardner embriyo sınıflamasına göre blastokistler arasında düşük kaliteli embriyolar içerisinde değerlendirilir. Ancak bu embriyo beşinci güne ulaşmış ve blastokist oluşturmuştur. Bu nedenle gebelik oluşturma şansı vardır.

Bu embriyodan sağlıklı bir çocuk dünyaya gelirse şaşırmam; çünkü bunun çok sayıda örneği vardır. Kırk bir yaş, umudumuzu yitireceğimiz bir yaş değildir. Bu embriyonun yaklaşık yüzde 25 şansı olduğunu düşünüyorum.

Kürtaj Sonrası Lekelenme

Soru: Kürtajdan sonra adetim yalnızca lekelenme şeklinde oldu. Temmuz ayında iki gün lekelenme yaşadım ancak sonrasında adet görmedim. Bu durum hormonlardan mı, yoksa kürtajdan mı kaynaklanabilir?

Cevap: Muayene edilmeniz gerekir. Kürtajdan sonra bazen rahim içerisinde yapışıklık oluşabilir. Yapışıklık bulunduğunda hiç adet görülmeyebilir veya adet yalnızca lekelenme şeklinde olabilir. Nedenin anlaşılabilmesi için muayene yapılmalıdır.

Düşük Yumurta Rezervi

Soru: 45 yaşındayım. AMH değerim 0,01, FSH değerim 75 ve kullandığım ilaca rağmen yumurtam büyümedi. Şansım var mı?

Cevap: Ayrıntılı olarak değerlendirilmeniz gerekir. Bir yumurta bile büyürse bir şans var demektir. Tahlillerinizin incelenmesi ve görüşme yapılması gerekir.


Soru: 48 yaşındayım ve yılda iki kez adet görüyorum. Menopoza mı girdim? Tüp bebek tedavisi olabilir miyim?

Cevap: Bir yıl boyunca hiç adet görülmediğinde menopozdan söz edilir. Yılda iki kez adet görmeniz, yumurta rezervinizin çok ciddi derecede azaldığını gösterir.

Ultrasonda folikül görülürse tüp bebek tedavisi yapılabilir. Ancak gebelik şansı nispeten düşük olur. Kesin değerlendirme için ultrasonla kaç yumurta bulunduğuna, spermin durumuna ve ek bir hastalık olup olmadığına bakılması gerekir.

Şeker hastalığı, tansiyon, kalp hastalığı ve diğer sağlık sorunları birlikte değerlendirilmelidir.

Dondurulmuş Embriyo Transferi

Soru: Üçüncü tüp bebek tedavisi için indirim uygulanıyor mu? Merkezde dondurulmuş embriyom bulunuyor.

Cevap: İndirim uygulanıyor. Ancak öncelikle dosyanın incelenmesi ve mevcut durumun değerlendirilmesi gerekir.


Soru: İlk tüp bebek tedavimde erken doğum yaptım ve bebeğimi kaybettim. İkinci tedavim sonucunda bir kızım oldu. Dondurulmuş 5A kalitesinde bir embriyom var ve 36 yaşındayım. Bu embriyonun yeniden tutunma ihtimali var mı?

Cevap: Öncelikle dosyanın ve embriyonun değerlendirilmesi gerekir. Sağlıklı bir gebelik için gerekli hazırlıklar yapıldıktan sonra transfer gerçekleştirilebilir.

Embriyonun tutunma ihtimali yüksektir. Aynı tedavide elde edilen embriyolardan biri tutunmuş ve sağlıklı bir çocuk dünyaya gelmiştir. Diğer embriyoyla da gebelik oluşmuş ancak erken doğum yaşanmıştır. Yeni transfer öncesinde sağlıklı bir gebelik ve doğum için gerekli hazırlıkların yapılması gerekir.

Embriyoskop ve Genetik Sağlık

Soru: Embriyoskopta güzel gelişen bir embriyonun genetik olarak sağlıklı olduğu söylenebilir mi?

Cevap: Hayır, henüz bunu söyleyemiyoruz. Embriyo güzel gelişse bile genetik olarak anormal olabilir.

Örneğin bir hastanın embriyolarından biri 3C, diğeri 5A kalitesinde olabilir. Embriyolardan biyopsi alınarak PGT yapıldığında 5A embriyo genetik olarak anormal, 3C embriyo ise normal çıkabilir. Genetik olarak normal bulunan 3C embriyo transfer edildiğinde sağlıklı bir çocuk dünyaya gelebilir.

Embriyo kalitesi her şey demek değildir. Genetik yapı daha önemlidir. Bu nedenle 2AB kalitesindeki bir embriyonun da blastokist aşamasına ulaştığı için sağlıklı bir çocuk oluşturma şansı vardır.


Soru: Düşük kaliteli bir embriyoya PGT yapılmalı mı?

Cevap: 2AB kalitesindeki bir embriyo biyopsi işlemine dayanamayabilir. Embriyonun mevcut şansını değerlendirmek istiyorsak biyopsi ve genetik test yapmadan doğrudan transferi tercih edebiliriz.

Daha iyi kaliteli embriyolar biyopsi işleminden etkilenmeyebilirken, düşük kaliteli embriyoların biyopsiden zarar görme olasılığı artabilir. Ancak bu durum her embriyoda ortaya çıkmaz.

Örneğin 3C kalitesindeki bir embriyodan biyopsi alınabilir, embriyo genetik olarak normal bulunabilir ve transfer sonucunda sağlıklı bir çocuk dünyaya gelebilir. Bununla birlikte düşük kaliteli veya 2AB kalitesindeki embriyolarda doğrudan transferi tercih etmek doğru olabilir.

Piezo ve Döllenme Sorunları

Soru: Daha önce hiçbir yumurtası döllenmeyen bir hastada Piezo uygulaması sonucu değiştirebilir mi?

Cevap: Evet, bu durumla çok karşılaştık. Daha önce iki kez tüp bebek tedavisi görmesine rağmen hiçbir yumurtası döllenmeyen bir hastayı özel olarak tedaviye hazırladık. Piezo uygulamasıyla embriyolar elde edildi.

Hasta genç olduğu için embriyolar üçüncü gün donduruldu. Rahimle ilgili tedavisi tamamlandıktan sonra embriyo transferi yapılması planlandı.


Soru: Yumurtanın zarının sert olması ne anlama gelir? Bu durumda Piezo tercih edilir mi?

Cevap: Embriyologlar bazı yumurtalara mikroenjeksiyon iğnesinin çok kolay, bazılarına ise daha zor girdiğini belirtebilir. Ancak yumurta zarının sert veya yumuşak olması tek başına bir kalite ölçütü değildir.

İğnenin kolay girdiği yumurtanın kötü, zor girdiği yumurtanın ise iyi olduğu şeklinde bir ayrım yapılmaz. Önemli olan döllenen yumurtadan oluşan embriyonun gelişimidir.

Embriyonun iyi bölünüp bölünmediğine ve blastokist oluşturup oluşturmadığına bakılır. Yumurtada granülasyon fazlalığı, organel yoğunluğu veya geniş perivitellin boşluk gibi özellikler bulunabilir. Ancak elimizde bulunan yumurta yine de kullanılır, mikroenjeksiyon yapılır ve gelişimi takip edilir.

Embriyo blastokist oluşturursa ve gelişimi uygunsa transfer edilir. Bu embriyodan sağlıklı bir çocuk dünyaya gelebilir.

Mozaik Embriyo Transferi

Soru: Genetik test sonucunda orta kaliteli embriyonun bir kromozomunda yüzde 30 mozaiklik tespit edildi. Bu embriyo transfer edilebilir mi?

Cevap: Bu embriyonun transferi denenebilir. Yüzde 30 mozaiklik, düşük oranlı mozaiklik olarak değerlendirilir.

Başka embriyo yoksa veya yeni bir embriyo oluşturmak çok zorsa bu embriyonun transferi düşünülebilir.

Tekrarlayan Tedaviler

Soru: Dört tüp bebek tedavisi gördüm ancak sağlıklı embriyo elde edemedim. Her tedavide aynı ilaç dozları kullanıldı. Yaşım 32. Şansım var mı?

Cevap: Otuz iki yaş genç bir yaştır ve şansınız vardır. Tahlillerinizin, önceki tedavilerinizin ve uygulanan ilaç protokollerinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir.

Vermiş olduğu değerli bilgiler için Op.Dr.Aziz İhsan Tavuz’a teşekkür ederiz.
————————
Tüp Bebek Tedavileriniz için Çocuk İstiyorum Formu ile bize ulaşabilirsiniz.
 
 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ