Erken Menapoz Tanısında Tüp Bebek Tedavileri.
Erken Menapoz Tanısında Tüp Bebek Tedavileri. Op.Dr.Aziz İhsan Tavuz
Tüp Bebek Tedavisinde Sabırlı Olmanın Önemi
Tüp bebek tedavisi, yalnızca yumurtaların toplanması ve embriyoların oluşturulmasından ibaret değildir. Tedavinin her aşamasında sabırlı olmak ve uygulanan planın gerektirdiği süreye uymak önemlidir. Hastanın sağlık durumu açısından dondurulmuş embriyo transferinin daha uygun olduğu durumlarda, yumurta toplama işleminin hemen ardından transfer yapılması için acele edilmemelidir.
Transferin üç ay sonra planlanması hastalar açısından uzun bir bekleme süresi olarak değerlendirilebilse de bu dönem, gebeliğe hazırlanmak için bir fırsattır. Embriyolar oluşturulmuş olsa bile tedavi süreci tamamlanmış değildir. Hastanın rahim dokusunu ve genel sağlık durumunu gebeliğe hazırlaması gerekir.
Gebelik sırasında tansiyon ve kan şekeri yüksekliği gibi farklı sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Bu nedenle transfer öncesindeki bekleme döneminde sağlıklı beslenmek, düzenli hareket etmek ve genel sağlık durumunu iyileştirmek gebeliğe hazırlık açısından önem taşır.
Transfer Öncesinde Beslenme ve Yaşam Tarzı
Transfer öncesindeki hazırlık döneminde un, şeker ve tuz tüketiminin mümkün olduğunca azaltılması önerilmektedir. İyot ihtiyacının karşılanması amacıyla fazla miktarda iyotlu tuz tüketmek doğru bir yaklaşım değildir. İyot, multivitaminler veya uygun iyot preparatları aracılığıyla da alınabilir.
Paketli gıdaların tüketiminin azaltılması hem tüp bebek tedavisi hem de gebelik süreci açısından önemlidir. Plastik kullanımını azaltmak, mevsiminde sebze ve meyve tüketmek, doğada vakit geçirmek, güneş ışığından yararlanmak ve düzenli yürüyüş yapmak tedaviye hazırlık döneminin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Doğada vakit geçirmek ve kişinin kendisini iyi hissetmesini sağlayan etkinliklere yönelmesi stresi azaltabilir, motivasyonu artırabilir ve psikolojik iyilik hâlini destekleyebilir. Ruhsal açıdan iyi hissetmek, yumurta ve sperm sağlığını da olumlu yönde etkileyebilir. Bunun sonucunda embriyo gelişimi açısından daha elverişli bir süreç oluşabilir.
Yumurta Rezervi Ciddi Şekilde Azalan Hastalarda Hazırlık
Yumurta rezervi ciddi şekilde azalan, menopoz başlangıcı tanısı alan veya çok az sayıda yumurta geliştiren hastalarda elde edilen her yumurta büyük önem taşır. Bu hastalarda bir veya iki yumurta elde edildiğinde seçim yapma olanağı bulunmadığı için mevcut yumurtaların korunması ve tedaviye mümkün olan en iyi koşullarda hazırlanılması gerekir.
Sperm hücrelerinin üretim süreci yaklaşık 70–90 gün sürerken yumurta hücrelerinin gelişim süreci daha uzundur. Ultrasonda görülen foliküller, büyüme sinyalini yaklaşık dokuz ay önce almaya başlar. Anne karnındayken oluşan yumurta öncül hücreleri, yumurtalık dokusunda yaşam boyunca bekler. Belirli bir aşamadan sonra gelişim sinyallerine yanıt vermeye başlar ve yaklaşık dokuz ayın sonunda ultrasonda görülebilen antral foliküllere dönüşür.
Bu nedenle yalnızca gebelik kararı alındıktan sonraki iki veya üç aylık dönemde sağlıklı yaşamaya başlamak yeterli olmayabilir. Sağlıklı beslenme ve yaşam alışkanlıklarının uzun süreli olarak uygulanması gerekir. Paketli gıdaların bırakılması, un, şeker ve tuz tüketiminin azaltılması, her gün 45 dakika ile bir saat arasında yürüyüş yapılması ve uygun takviyelerin düzenli kullanılması önerilmektedir.
Vitamin ve Takviyelerin Kullanımı
Sağlıklı beslenmek, vitamin ve takviyelere ihtiyaç duyulmadığı anlamına gelmez. Avokado, ananas veya yumurta gibi besinlerin tüketilmesi yararlı olsa da üreme sağlığı açısından gerekli bazı maddelerin etkin dozlarına yalnızca besinlerle ulaşmak her zaman mümkün olmayabilir.
Takviyeler, yumurta ve sperm sağlığı için gerekli maddelerin uygun dozlarda alınmasını sağlayabilir. Ancak her takviye her hasta için uygun değildir. Kullanılacak ürün ve doz, kişinin sağlık durumuna göre doktoruyla birlikte belirlenmelidir.
Mevsiminde sebze ve meyve tüketmek ve düzenli balık yemek önemlidir. Bununla birlikte haftada iki veya üç kez balık tüketilemediğinde omega-3 takviyesi gerekebilir. Gebelik planlayan veya tüp bebek tedavisine hazırlanan hastalarda omega-3 preparatlarının DHA ve EPA oranları değerlendirilmelidir. Yayında, bu hasta grubunda DHA’nın daha önemli olduğu ve günlük 1000 miligram DHA alımının uygun olabileceği belirtilmiştir. Kullanılacak preparatın hastaya uygunluğuna doktorla birlikte karar verilmelidir.
Erken Menopoz ve Yumurta Rezervi Azalması Arasındaki Fark
Soru: Genç yaşta veya 35 yaş sonrasında yumurta rezervi azalan hastalara erken menopoz tanısı konulabilir mi?
Cevap: Erken menopoz tanısı için kişinin 40 yaşından önce en az bir yıl boyunca adet görmemiş olması gerekir. Hasta altı ayda bir dahi olsa adet görüyorsa erken menopoza girmiş kabul edilmez. Bu durumda yumurta rezervi azalmış veya ciddi şekilde azalmış olabilir; ancak bir yıllık adetsizlik oluşmadan erken menopoz tanısı konulmamalıdır.
Yirmili yaşlarda olmasına rağmen AMH değeri çok düşük olan veya ultrason muayenesinde çok az sayıda folikül görülen hastalar bulunmaktadır. Benzer şekilde 30’lu yaşlarda, ileri yaş grubunda kabul edilmeden önce yumurtalık rezervi sorunu yaşayan hastalar da vardır. Bu hastaların değerlendirilmesi yaşlarına ve mevcut yumurtalık faaliyetlerine göre yapılmalıdır.
Seyrek Adet Gören Hastalarda Yumurtanın Kaçırılması
Soru: Yumurta rezervi çok düşük olan ve seyrek adet gören bir hastada yumurta gelişimi nasıl takip edilmelidir?
Cevap: Bu hastaların yalnızca adet gördükleri günlerde değerlendirilmesi yeterli değildir. Hastaya “Adet gördüğünde gel” denildiğinde yapılan ultrasonda folikül görülmeyebilir. Hasta üç ay sonra yeniden adet gördüğünde tekrar değerlendirilse bile folikül yine görülmeyebilir. Bu durum, hastanın hiç yumurta geliştirmediği anlamına gelmez.
Hasta seyrek de olsa adet görüyorsa bu süreçte bir folikül gelişmiş, yumurta büyümüş, çatlamış ve yaklaşık iki hafta sonra adet kanaması başlamış olabilir. Yalnızca adet döneminde ultrason yapılması, aradaki dönemde gelişen yumurtanın fark edilmeden kaçırılmasına neden olabilir.
Düzenli olarak 28 günde bir adet gören bir kadında folikül gelişimi daha öngörülebilir şekilde izlenebilir. Adet aralıkları uzayan bir kadında ise adet sırasında folikül görülmemesine rağmen üç hafta veya bir ay sonra yeni bir folikül gelişebilir. Bu folikül zamanında saptanırsa ilaçla desteklenebilir ya da doğal gelişimi takip edilebilir. Uygun büyüklüğe ulaştığında çatlatma iğnesi uygulanarak yumurta toplama işlemi gerçekleştirilebilir.
Özel Takip Protokolü
Soru: Adet düzensizliği bulunan ve yumurtalık rezervi çok düşük olan hastalarda takip nasıl yapılmalıdır?
Cevap: Bu hastalar yalnızca adet gördüklerinde değil, belirli aralıklarla takip edilmelidir. Hastanın merkeze yakın olması durumunda 8–10 günlük aralıklarla ultrason yapılarak yumurtalıklar değerlendirilir.
Şehir dışında yaşayan ve merkeze düzenli olarak gelemeyen hastalarda estradiol testiyle takip yapılabilir. Yumurtalıklarda folikül gelişimi başlamadığında estradiol düzeyi düşük olabilir ve sonuç 5’in altında raporlanabilir. Test, 8–10 günlük aralıklarla tekrarlanır. Estradiol düzeyinde yükselme saptandığında hastaya uygun ilaç başlanır ve kısa süre içinde ultrason değerlendirmesi yapılır.
Estradiol değerinin 30 düzeyine yükselmesinin ardından yapılan ultrasonda yaklaşık 10 milimetrelik bir folikül saptanabilir. Folikül birkaç gün ilaçla desteklendikten sonra yumurta toplama işlemi gerçekleştirilebilir.
Bu takip yöntemiyle bir yıl içinde iki ayrı yumurta toplama işlemi yapılabilir ve embriyolar oluşturulabilir. Özellikle uzun aralıklarla adet gören hastalarda düzenli takip, kendiliğinden gelişen foliküllerin fark edilmeden çatlamasını önlemek açısından önemlidir.
Yaşın Yumurta ve Embriyo Üzerindeki Etkisi
Soru: Yumurta rezervi az olan genç bir hastayla ileri yaştaki bir hastanın gebelik şansı aynı mıdır?
Cevap: Yumurta rezervi az olsa bile hastanın genç olması önemli bir avantajdır. Genç hastalarda elde edilen her yumurtanın gebelik oluşturma olasılığı daha yüksektir. Örneğin 29 yaşındaki bir hastada elde edilen tek bir embriyoyla sağlıklı gebelik elde etme olasılığı bulunabilir.
Otuz beş yaşın altındaki hastalar genel olarak avantajlı bir gruptur. Otuz beş yaşından sonra gebelik olasılığı aniden düşmez. Yaşa bağlı belirgin değişimin özellikle 39–40 yaş civarında ortaya çıktığı belirtilmiştir. Otuz dokuz yaş öncesinde elde edilen her yumurtanın sağlıklı bir çocukla sonuçlanma olasılığı bulunmaktadır.
Otuz sekiz yaşındaki bir hastada elde edilen her yumurtanın gebelik oluşturma olasılığı, 28 yaşındaki bir hastaya göre daha düşük olabilir. Ancak bu, gebelik ihtimalinin bulunmadığı anlamına gelmez. Yumurta rezervi düşük olan hastalarda yaş, elde edilen yumurtaların potansiyelini değerlendirirken dikkate alınması gereken temel unsurlardan biridir.
Erkek Faktörünün Tedaviden Önce Değerlendirilmesi
Yumurta rezervi çok düşük olan bir hastanın bir yıl boyunca düzenli biçimde takip edilmesi gerekebilir. Ancak uzun takip sonunda yumurta toplandığında sperm sayısı, hareketi veya morfolojisiyle ilgili ciddi sorunlarla karşılaşılabilir. Bu nedenle kadının yumurtalık takibi sürdürülürken erkek faktörünün de önceden değerlendirilmesi önemlidir.
Tüp Bebek Tedavisinde Erkek Faktörünün Değerlendirilmesi
Yumurta rezervi çok düşük olan bir hasta, yumurta gelişiminin yakalanabilmesi amacıyla bir yıl boyunca 8–15 günlük aralıklarla takip edilebilir. Ancak yumurtanın elde edildiği gün sperm sayısının düşük, hareketinin yetersiz veya morfolojisinin bozuk olduğu anlaşılırsa embriyo gelişimi olumsuz etkilenebilir. Embriyo düşük kalitede oluşabilir veya gelişimini sürdüremeyebilir.
Bu nedenle tedavi hazırlığı yalnızca kadın üzerinden yürütülmemelidir. Erkeğin de başlangıçta değerlendirilmesi; sigara ve alkol kullanmaması, sağlıklı beslenmesi, fazla kilosu varsa kilo vermesi ve kendisi için belirlenen takviyeleri kullanması gerekir. Yumurta toplama günü sperm alınacağı düşünülerek erkek de tedavi sürecine fiziksel ve psikolojik olarak hazırlanmalıdır.
Erkeğin sperminin bulunması tek başına yeterli kabul edilmemelidir. Sperm değerleri ayrıntılı olarak incelenmeli ve gerekli hazırlıklar yumurta toplama gününden önce tamamlanmalıdır.
İleri Yaşta Yumurta Rezervi Azalmasına Yönelik Tedavi
Soru: İleri yaşta yumurta rezervi azalan hastalarda nasıl bir tedavi uygulanabilir?
Cevap: İleri yaş grubunda farklı tedavi protokolleri kullanılabilir. Bazı ilaçlar belirli dönemlerde başlanarak, henüz belirgin bir folikül gelişimi oluşmadan yumurtalıklar uyarılmaya çalışılabilir. Hastanın yaşına ve yumurtalıklarının verdiği yanıta göre kullanılacak ilaçların dozları değiştirilebilir.
Bu hastalarda elde edilen her yumurta önemlidir. Yumurtanın genetik yapısı sağlıklı ve gelişim potansiyeli iyi ise sağlıklı bir çocuk dünyaya gelebilir.
Kırk üç, 44 ve 45 yaş grubundaki hastalarda yumurta sayısının azalması beklenen bir durumdur. Tedavi planı bu durum dikkate alınarak hazırlanır. Hasta 40–45 günde bir adet görüyorsa yumurta elde etmek daha kolay olabilir. İki, üç veya dört-beş ayda bir adet gören hastalarda ise daha sık hormon ve ultrason takibi yapılarak gelişen folikül yakalanmaya çalışılır.
Yüksek İlaç Dozu Daha Fazla Yumurta Sağlar mı?
Soru: İleri yaşta ilaç dozunun artırılması yumurta sayısını artırır mı?
Cevap: Daha yüksek dozda ilaç kullanılması, mutlaka daha fazla yumurta elde edileceği anlamına gelmez. Ancak yumurtalıkların hormonları algılaması ve foliküllerin büyümeye başlaması için bazı hastalarda daha yüksek dozlara ihtiyaç duyulabilir.
Bu durum, sensörlü bir kapının kişiyi algılamaması üzerine kapının açılması için daha fazla hareket edilmesine benzetilebilir. Yumurtalıklardaki reseptörlerin hormonları algılayabilmesi için ilaç dozu artırılabilir. Ancak burada çok yüksek dozlardan söz edilmemektedir. Yayında 300, 375 ve gerektiğinde en fazla 450 düzeyindeki dozların kullanılabileceği, daha yüksek dozların amaçlanmadığı belirtilmiştir.
Genç ve İleri Yaş Hastalarda Yumurta Kalitesi
Soru: Genç yaşta yumurta rezervi azalan hastalarla ileri yaştaki hastalar arasında nasıl bir fark vardır?
Cevap: İleri yaşta hem yumurta sayısı hem de yumurta kalitesi azalabilir. Genç yaşta yumurta rezervi azalan hastalarda ise yumurta sayısı düşük olmasına rağmen yumurta kalitesi daha yüksek olabilir. Bu nedenle aynı derecede rezerv azalması bulunan genç ve ileri yaştaki hastaların tedavi sonuçları aynı olmayabilir.
Yumurta Uyarıcı İlaçların İçeriği
Tüp bebek tedavisinde kullanılan yumurta uyarıcı ilaçların bir bölümünde yalnızca FSH hormonu, bir bölümünde ise FSH ve LH hormonları birlikte bulunmaktadır.
Yumurta rezervi azalan hastalarda, yaşından bağımsız olarak FSH ve LH içeren ilaçların birlikte kullanılmasının daha uygun olduğu belirtildi. İleri yaş grubunda yumurta rezervi çok ciddi düzeyde azalmamış olsa bile FSH ve LH içeren ilaçlar tercih edilebilir.
Yalnızca FSH içeren ilaçlarla tedaviye devam edilmesi, bu hasta grubunda tedavinin verimliliğini azaltabilir. Yumurtalıkların yeterli düzeyde uyarılabilmesi için her iki hormona da ihtiyaç duyulabilir.
Genç ve İleri Yaş Hastalarda Kullanılan Takviyeler
Soru: Genç yaşta yumurta rezervi düşük olan hastalarla ileri yaş grubundaki hastalara aynı vitamin ve takviyeler mi verilir?
Cevap: Kullanılan takviyeler çoğunlukla benzerdir. Ancak hastanın kişisel sağlık durumu ve kan tahlilleri önceliklidir. Yapılan geniş kapsamlı testlerde özel bir ihtiyaç belirlenirse kullanılacak takviyeler buna göre değiştirilir. Tahliller genel olarak normal olduğunda genç ve ileri yaştaki hastalarda benzer takviyeler kullanılabilir.
Soru: Yaş ilerledikçe vitaminlerin dozu artırılır mı?
Cevap: Takviyeler genellikle gerekli olan etkin dozlarda verilir. Dozun belirlenmesinde yalnızca yaş değil, hastanın vücut ağırlığı da önemlidir. Fazla kilolu hastalarda kullanılan takviyenin vücutta dağılımı ve etkisi değişebileceği için daha yüksek dozlar gerekebilir.
Aynı durum yumurta uyarıcı iğneler için de geçerlidir. Yumurta rezervleri birbirine benzeyen iki hastadan 60 kilogram olan bir hastaya 150 doz ilaç verilirken, 100 kilogram olan bir hastaya 225 doz verilebilir. Vücut ağırlığı arttıkça ihtiyaç duyulan ilaç miktarı ve buna bağlı olarak tedavinin ilaç maliyeti de artabilir.
Erken Menopoz ve Azalmış Over Rezervi Aynı Durum mudur?
Soru: Genç yaşta adet düzensizliği yaşayan ve yumurta rezervi düşük olan hastalar takip edilebilir mi?
Cevap: Öncelikle erken menopoz ile azalmış yumurtalık rezervinin birbirinden ayrılması gerekir. Erken menopoz tanısı doğru şekilde konulmuşsa hasta bir yıldır hiç adet görmemiştir. Bu aşamadan sonra yeniden adet görülmesi veya yumurtalıklarda büyüyen bir foliküle rastlanması çok düşük bir olasılıktır.
Seyrek adet gören, yumurtalık rezervi ciddi düzeyde azalan ve nadiren folikül geliştiren hastaların durumu ise farklıdır. Bu hastalarda erken menopozdan değil, düşük veya azalmış over rezervinden söz edilir. Bu kişiler düzenli hormon ve ultrason takibiyle değerlendirilebilir.
AMH Değeri Yumurta Sayısını Kesin Olarak Gösterir mi?
Soru: AMH değeri 0,01 olan bir hastadan yumurta elde edilebilir mi?
Cevap: AMH değeri 0,01 olan bir hastadan beş-altı yumurta elde edilebildiği gibi yalnızca bir yumurta da elde edilebilir. Sonuç hastadan hastaya değişebilir.
Soru: Aynı AMH değerine sahip hastalarda neden farklı sayıda yumurta elde edilir?
Cevap: AMH değeri günden güne ve kişiden kişiye değişebilir. Tam olarak standardize edilmiş bir test değildir. Bu nedenle düşük çıkan AMH sonucu, hastayı doktora yönlendiren bir uyarı olarak değerlendirilmelidir. Sonucun kesin yorumunu doktor yapmalıdır.
Değerlendirme mümkünse infertilite alanında çalışan bir uzman tarafından gerçekleştirilmelidir. Yalnızca laboratuvar sonucuna bakılarak karar verilmemeli; ultrason muayenesinde yumurtalıklar incelenmeli ve antral foliküller sayılmalıdır. Aynı AMH değerine sahip hastaların ultrasonda görülen folikül sayıları birbirinden farklı olabilir.
Yumurta ve Embriyo Dondurmanın Önemi
Yumurta rezervi henüz azalmadan yumurta dondurma seçeneği düşünülmelidir. Rezerv azalmaya başlamışsa ciddi düzeyde düşmesi beklenmeden harekete geçilmelidir. Bugün dondurulan yumurtalar, iki, üç veya beş yıl sonra yumurta üretimi ciddi şekilde azaldığında çok değerli olabilir.
Hastanın koşullarına göre yumurta dondurulabileceği gibi embriyo oluşturularak embriyo dondurma işlemi de yapılabilir. Temel amaç, gelecekte kullanılabilecek üreme hücrelerini zamanında korumaktır.
Yumurta Havuzu ve Hedef Yumurta Sayısı
Soru: Bir yumurta toplama işleminde az sayıda yumurta elde edilirse yeniden toplama yapılabilir mi?
Cevap: Bir toplama işleminde az sayıda yumurta elde edildiğinde yeni bir toplama işlemi yapılması yararlı olabilir. Hastalar yumurtalık rezervlerine ve yaşlarına göre farklı gruplarda değerlendirilir. Her grup için sağlıklı bir embriyo elde edilebilmesi amacıyla ulaşılması gereken hedef yumurta sayısı farklıdır.
Bir hastaya en az yedi, başka bir hastaya ise 11–12 yumurtanın dondurulması önerilebilir. Bu hedefe kaç toplama işleminde ulaşılacağı önceden bilinemez. İlk işlemde iki, ikinci işlemde üç, üçüncü işlemde üç yumurta elde edilerek toplam sekiz yumurtaya ulaşılabilir.
Hedeflenen yumurta sayısına ulaşıldığında, bilimsel verilere göre en az bir sağlıklı çocuk sahibi olma olasılığının yükseldiği kabul edilerek yumurta toplama süreci sonlandırılabilir. Yumurta toplama işlemleri sınırsız biçimde sürdürülmemeli ve makul bir hedefe ulaşıldığında durulmalıdır.
İzleyici Soruları ve Cevapları
Serklaj Sonrası Rahim Ağzı Kısalığı
Soru: Gebeliğin 17. haftasında serklaj yapıldı. Rahim ağzı uzunluğu 1 santimetre ve plasenta aşağıda, anterior yerleşimli olarak değerlendirildi. Dinlenerek 30. gebelik haftasına ulaşılabilir mi? Plasenta yukarı çıkar mı?
Cevap: Gebelik haftası ilerledikçe plasentanın yukarı çıkması mümkündür. Ancak rahim ağzı uzunluğunun 10 milimetre olması nedeniyle mutlaka istirahat edilmelidir. Kullanılması önerilen progesteron ilaçlarına devam edilmeli, cinsel ilişkiden kaçınılmalı ve enfeksiyondan korunmaya dikkat edilmelidir. Bu önlemlerle 30. gebelik haftasına ulaşılması umut edilmektedir.
Gebelikte Rahim Ağzı Kanaması
Soru: On iki haftalık gebelikte rahim ağzı kanaması oluştu. Doktor progesteron iğnesi başlattı ve kullanılan ilacın dozunu artırdı. Bebekte ve çevresinde kanama olmadığı söylendi. Rahim ağzındaki kanama bebeğe geçer mi?
Cevap: Bu tür kanamalar gebeliğin erken veya daha ileri haftalarında görülebilir. Bebekte ve çevresinde kanama saptanmaması önemlidir. Gerekli ilaçlar kullanıldığı için kanamanın geçmesi beklenir.
Düşük Sonrasında Sağlıklı Gebelik
Soru: Düşükten sonra sağlıklı bir gebelik ve sağlıklı bir bebek mümkün müdür?
Cevap: Düşükten sonra sağlıklı gebelik mümkündür. Düşüğün nedeni embriyonun kromozomal yapısıyla ilişkili olabilir. Daha sonra gelişen embriyo sağlıklıysa sağlıklı bir gebelik oluşabilir.
İleri Yaşta Folikül Varlığı ve Gebelik Şansı
Soru: Kırk yedi yaşındayım ve FSH değerim 28,5. Bu ay sol yumurtalığımda dört, sağ yumurtalığımda iki folikül görüldü. Gebelik mümkün müdür?
Cevap: Altı folikül, bu yaş grubu için iyi bir folikül sayısıdır. Tüp bebek tedavisiyle bu yumurtalar değerlendirilebilir ve gebelik şansı oluşabilir. Doğal yolla gebeliğin mümkün olup olmayacağı kesin olarak bilinemez. Doğal gebelik oluşabilir ancak buna ilişkin net bir oran verilemez. Tüp bebek tedavisinde gebelik şansı daha yüksek olabilir.
Transfer Sonrasında Düşük Beta-hCG Değeri
Soru: Embriyo transferinden sonraki 10. günde beta-hCG değerim 3,8 çıktı. On ikinci günde yükselme olabilir mi?
Cevap: Değerlendirmede transfer edilen embriyonun kaçıncı gün embriyosu olduğu önemlidir. Üçüncü gün embriyosu transfer edildiyse 10. günde yapılan test daha erken bir değerlendirme olabilir. Beta-hCG testi 12. günde tekrarlanmalıdır. Değerde yükselme görülebilir.
Tedavi Sonrasında Düzensiz Kanama
Soru: Olumsuz tedavi sonucundan sonra bir ay içinde ikinci kez kanama oldu ve beş gün sürdü. Kanamanın bitmesinden 11 gün sonra yeniden kanama başladı. Ne yapılmalıdır?
Cevap: Bu durum muayene yapılmadan değerlendirilmemelidir. Kanamanın nedeninin belirlenebilmesi için hastanın doktoruna başvurması ve muayene edilmesi gerekir. Muayene yapılmadan yorumda bulunmak doğru değildir.
Gebeliğin oluşması yalnızca embriyoya bağlı değildir. Rahim içi, rahmin kas tabakası, tüpler, genel metabolik durum ve sperm özellikleri gibi birçok faktör gebeliği etkileyebilir. Sağlıklı bir gebelik için gerekli olan bütün unsurların birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Embriyo Transferinden Sonraki Belirtiler
Soru: Embriyo transferimin üçüncü günündeyim. Adet sancısına benzeyen ve bacaklarıma yayılan ağrılarım var. Sonuç bu kadar erken belli olur mu?
Cevap: Embriyo transferinden sonra hissedilen kasık ağrısı, kramp, lekelenme veya kanama tedavinin sonucunu göstermez. Bu belirtiler hem gebelik oluşan hem de gebelik oluşmayan tedavilerde görülebilir. Hiçbir belirti bulunmadan da olumlu veya olumsuz sonuç alınabilir.
Belirtileri olumlu ya da olumsuz bir sonuca bağlamak hastanın gereksiz yere endişelenmesine neden olabilir. Bu dönemde sabırlı olmak, dinlenmek, yeterli miktarda su içmek ve kanda gebelik testi için önerilen zamanı beklemek gerekir. En güvenilir değerlendirme, transferden 12 gün sonra yapılacak beta-hCG testiyle elde edilir.
Beta-hCG Değerinin Yavaş Yükselmesi
Soru:PGT uygulanmış beşinci gün embriyosunun transferinden sonra beta-hCG değerim sekizinci gün 95, onuncu gün 103 ve on ikinci gün 120 çıktı. Önceki üç transferim biyokimyasal gebelikle sonuçlanmıştı. Bu gebeliğin sağlıklı ilerleme olasılığı var mı?
Cevap: Bu tür durumlarda aceleyle karar verilmemelidir. Beta-hCG değerinin iki günde bir daha fazla yükselmesi beklenir. Ancak hastada kasık ağrısı veya acil değerlendirme gerektiren başka bir bulgu bulunmuyorsa testler bir süre daha takip edilebilir.
İki günlük aralıklarla yapılan ölçümlerde beklenen yükselme görülmezse durum farklı bir bakış açısıyla değerlendirilmelidir. Transfer öncesinde rahim filmi çekilip çekilmediği, tüplerde dış gebelik riskini artırabilecek veya embriyonun tutunmasını olumsuz etkileyebilecek bir sorun bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Düşük AMH ve Embriyo Oluşmaması
Soru: Otuz iki yaşındayım ve AMH değerim 0,19. Üç tedavide toplam dört yumurta elde edildi ancak embriyom oluşmadı. Merkez değiştirdim; PRP ve eksozom önerildi. Bu durumda ne düşünülmelidir?
Cevap: Otuz iki yaş genç bir yaştır ve dört yumurta azımsanmayacak bir sayıdır. Bu yumurtalardan iyi sayıda ve kalitede embriyo oluşması beklenebilir. Embriyo oluşmamasının nedeni yalnızca yumurtalara bağlanmamalıdır.
Yumurta elde edilene kadar uzun süre takip yapılmış olsa bile sperm yeterince hazırlanmamışsa embriyo gelişimi olumsuz etkilenebilir. Böyle bir durumda sperm faktörünün gözden kaçırılmış veya laboratuvar sürecinde bir sorun yaşanmış olabileceği değerlendirilmelidir.
Gebelik Şekeri Riski
Soru: Polikistik over sendromum ve hafif düzeyde şeker sorunum var. Metformin kullanıyorum ve 12 haftalık gebeyim. Gebelik şekerine ne zaman bakılmalı ve hangi önlemler alınmalıdır?
Cevap: Gebelik şekeri riski yüksek olan hastalarda değerlendirme için 28. haftaya kadar beklenmemelidir. Gerekli önlemlerin erken dönemde alınabilmesi amacıyla şeker yükleme testi 20. haftadan önce yapılabilir. Testin zamanı hastayı takip eden doktorla birlikte belirlenmelidir.
Metformin kullanımının gebelikte devam ettirilmesi konusunda farklı uygulamalar bulunmaktadır. İlacın sürdürülüp sürdürülmeyeceğine takip eden doktor karar vermelidir.
Bu süreçte un ve şeker içeren besinler tüketilmemeli, tuz kullanımı en aza indirilmelidir. Her gün 45 dakika ile bir saat arasında yürüyüş yapılmalıdır. Gece en geç saat 24.00’te uyunması ve sabah en geç 07.30’da kalkılması önerilmiştir. Yürüyüşler sabah erken saatlerde veya akşam serinliğinde yapılabilir.
Dışarıdan insülin kullanılmasını gerektirecek düzeyde bir kan şekeri bozukluğu bulunmuyorsa beslenme, uyku ve hareket düzenine dikkat edilmesi yeterli olabilir.
Embriyonun Rahme Yerleşme Zamanı
Soru: Beşinci gün 5AB embriyosu transfer edildi. Transferin üzerinden bir hafta geçti. Embriyo rahme kaçıncı gün yerleşir?
Cevap: Yerleşme süreci transferden sonraki ilk gün başlar ve ilk üç gün içinde tamamlanır. Bununla birlikte erken yapılan gebelik testleri yanıltıcı olabileceği için beta-hCG testinin transferden 12 gün sonra yapılması önerilir.
PGT Sonucunda Tüm Embriyoların Kromozomal Olarak Sağlıksız Bulunması
Soru: Otuz dokuz yaşındayım. PGT için gönderilen yedi embriyonun tamamı kromozomal olarak sağlıksız bulundu. Artık sağlıklı embriyo oluşmayacağı söylendi. Yeniden denemek mümkün müdür?
Cevap: Embriyolar blastokist aşamasına ulaşabiliyorsa sağlıklı embriyo elde etme olasılığı devam etmektedir. Sağlıklı embriyo sonraki denemede bulunabilir. Yedi embriyonun tamamının sağlıksız çıkması, bundan sonra sağlıklı embriyo oluşmayacağı anlamına gelmez.
Kadının yaşından kaynaklanan kromozomal sorunlar değiştirilemez. Ancak erkekten kaynaklanabilecek sperm DNA hasarı değerlendirilebilir ve bazı durumlarda tedaviyle azaltılabilir. Bu nedenle eşin sperm DNA hasarı testi yaptırması önerilir. Yayında sperm DNA hasarının yüzde 10’a kadar normal kabul edildiği belirtildi.
Sperm DNA hasarı yüksek bulunduğunda antioksidan kullanımı, sağlıklı beslenme, sigaranın bırakılması ve yaşam biçiminin değiştirilmesiyle üç aydan uzun süren bir hazırlık yapılabilir. Yayında sperm DNA hasarı yüzde 89’dan yüzde 8’e düşen bir tedavi örneği aktarıldı. Sonraki tedavide sekiz olgun yumurtanın tamamının döllendiği ve üçüncü günde sekiz iyi kaliteli embriyo elde edildiği belirtildi.
Genç Yaşta ve Eş Yaşı İleriyken PGT Kararı
Soru: Yirmi dört yaşındayım. Karyotip ve diğer genetik testlerim normal. On yumurtam var ancak eşimin yaşı ileri. Eşimin karyotipi de normal. Embriyolara PGT yapılması gerekir mi?
Cevap: Laboratuvar süreci sonunda dört blastokist oluştuğu varsayıldığında, en iyi iki embriyo biyopsi yapılmadan dondurulabilir. İlk transferlerde bu embriyolar kullanılabilir. Kalan embriyolardan ise ileride genetik incelemeye ihtiyaç duyulma olasılığı nedeniyle biyopsi alınarak dondurma yapılabilir.
Böylece daha sonra genetik inceleme gerektiğinde embriyoların çözülmesi, biyopsi yapılması ve yeniden dondurulması önlenmiş olur. Embriyoyu tekrar çözme ve dondurma işlemi embriyoya zarar verebileceği için biyopsi kararının başlangıçta verilmesi tercih edilebilir.
Taze transfer planlanıyorsa en iyi embriyolardan biri doğrudan transfer edilebilir. Fazladan oluşan diğer embriyolardan biyopsi alınarak dondurulması değerlendirilebilir.
İleri Yaşta Doğal Gebelik İçin Yumurta Takibi
Soru: Kırk yedi yaşındayım. Adetimin 17. gününde foliküllerim 4 milimetreydi. Yumurtalarımı doğal yolla nasıl büyütebilirim? Doğal gebelik istiyorum.
Cevap: Bu durumda yumurta takibi yapılmalıdır. Hasta belirli aralıklarla muayeneye çağrılır. Foliküller 4 milimetre düzeyindeyken uygun ilaçlara başlanarak büyümeleri desteklenebilir.
Folikül gerekli büyüklüğe ulaştığında çatlatma iğnesi uygulanır. Belirlenen süre içerisinde ilişki önerilerek doğal yolla gebelik denenebilir. Bu uygulama “yumurta takibi” olarak adlandırılır.
Rahim İçi Yapışıklık ve Tüp Bebek Tedavisi
Soru: Ameliyat sonrasında rahimde yapışıklık olduğu söylendi. Yapışıklık tüp bebek tedavisinden önce mi açılmalıdır?
Cevap: Rahim içindeki yapışıklığın embriyo transferinden önce açılması gerekir. Ancak işlemin mutlaka yumurta toplama tedavisinden önce yapılması şart değildir.
Önce tüp bebek tedavisi uygulanarak embriyolar oluşturulup dondurulabilir. Daha sonra histeroskopiyle rahim içindeki yapışıklık açılabilir. Uygulanacak sıralama hasta ve doktor tarafından birlikte belirlenmelidir.
Tekrarlayan Olumsuz Transferlerden Sonra Değerlendirme
Soru: Kırk yaşındayım. Geçen yıl 3BC, bu yıl 4A kalite embriyoyla yapılan iki transferim olumsuz sonuçlandı. Bir adet 4A embriyom kaldı. Son transferden önce ne yapılmalıdır?
Cevap: Rahim filmi yapılmış olmalıdır. Yapılmadıysa son transferden önce gerçekleştirilmelidir. Rahmin yapısı ve rahim kas tabakasında tutunmayı engelleyebilecek bir özellik bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Hastanın genel sağlık durumu, metabolizması ve gerekli kan tahlilleri incelenmelidir. Embriyolar daha önce oluşturulduğu için sperm açısından yeni bir müdahale yapılamasa da tutunmayı engelleyebilecek diğer faktörler araştırılmalıdır.
Embriyonun iyi kalitede olması tek başına tutunma için yeterli değildir. Rahim, tüpler, metabolik durum ve diğer olası faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Yayında, PGT’nin her hasta için zorunlu olmayabileceği ancak HSG’nin gebelik planlayan çiftlerde temel değerlendirmelerden biri olduğu belirtildi.
Düşük Sonrasında Önerilen Ek Uygulamalar
Soru: Daha önce iki yumurtadan iki embriyo oluştu ancak gebelik düşükle sonuçlandı. Yeni merkezde eksozom, PRP ve piezoelektrik uygulamalar önerildi. Bunlar kullanılabilir mi?
Cevap: Bu uygulamalar hakkında yalnızca uzaktan ve mevcut bilgilerle yorum yapılması doğru değildir. Kadın ve erkek ayrıntılı olarak değerlendirilmeli, muayene ve tetkik sonuçları incelenmelidir. Hangi uygulamanın yararlı olabileceğine kişisel değerlendirme sonrasında karar verilmelidir.
TSH Değeri ve Embriyo Transferi
Soru: TSH değerinin 3,45 olması embriyo transferine engel midir?
Cevap: TSH değerinin 3,45 olması transfer için doğrudan engel değildir. Ancak uygun dozda tiroid ilacı başlanmalı ve hem anne hem de embriyo için yeterli tiroid hormonu düzeyi sağlanmalıdır.
Tedavi başladıktan sonra yaklaşık 20 günlük aralıklarla kan tahlili yapılarak TSH değeri kontrol edilmeli ve ilaç dozu buna göre ayarlanmalıdır. Yayında transfer sürecinde hedeflenen TSH üst sınırının 2,5 olduğu belirtildi.
Tüp Bebek Laboratuvarı Nasıl Değerlendirilmelidir?
Soru: Tüp bebek tedavisinde laboratuvarın ve embriyoloğun çok iyi olması gerektiği söyleniyor. Merkez seçiminde hangi özellikler araştırılmalıdır?
Cevap: Bir laboratuvarın kalitesini dışarıdan gözlemleyerek anlamak kolay değildir. Tüp bebek laboratuvarının kurulması ve sürdürülmesi önemli yatırım, teknik donanım, düzenli bakım ve deneyim gerektirir. İnkübatörler, mikroenjeksiyon mikroskopları ve laminer akış kabinleri gibi cihazların niteliği ve düzenli bakımı laboratuvar sürecinin parçalarıdır.
On olgun yumurtadan yalnızca üçünün döllenmesi veya on döllenmiş embriyodan sadece birinin beşinci güne ulaşması durumunda laboratuvar süreci sorgulanabilir. Bununla birlikte hastanın bu sonucu yalnızca dışarıdan değerlendirerek laboratuvara bağlaması mümkün değildir.
Başka bir merkezde iyi kalite olarak tanımlanıp dondurulan bir embriyo, farklı bir laboratuvarda çözüldüğünde gelişim potansiyeli çok düşük olarak değerlendirilebilir. Hastanın embriyonun gerçek gelişim durumunu ve laboratuvardaki işlemlerin niteliğini tek başına anlaması güçtür.
Merkez seçiminde yalnızca merkezin eve yakın olması veya daha düşük maliyet sunması belirleyici olmamalıdır. Hastayla ne kadar ilgilenildiği, soruların nasıl yanıtlandığı, tedavi öncesinde gerekli incelemelerin yapılıp yapılmadığı ve merkezin yumurta, sperm ve embriyoların sorumluluğunu nasıl üstlendiği değerlendirilmelidir.
Embriyoloğun deneyimi ve embriyo gelişimini hastaya anlaşılır biçimde açıklayabilmesi de önemlidir. Merkez ve laboratuvar hakkında daha önce tedavi deneyimi yaşayan kişilerden ve süreci objektif biçimde değerlendirebilen kişilerden bilgi alınabilir.
İyi Kaliteli Embriyolar Neden Tutunmaz?
Soru: Otuz yaşındayım. AA kalitesinde iki embriyo transfer edildi. Test olumsuz çıkarsa tutunmama nedenleri neler olabilir? Rahmimin çok kasıldığı söylendi.
Cevap: İki iyi kaliteli embriyonun transferinden sonra gebelik oluşmazsa sperm, yumurta, genel sağlık durumu, rahim, tüpler, yumurtalıklar ve laboratuvar süreci birlikte değerlendirilmelidir.
Tutunmamanın tek bir nedeni olmayabilir. Bu alanların birinde veya birkaçında sorun bulunabilir. Laboratuvar koşulları dışarıdan kesin olarak değerlendirilemese de kadın ve erkeğe ait faktörler ayrıntılı biçimde araştırılabilir.
Olumsuz Denemelerden Sonra Bir veya İki Embriyo Transferi
Soru: İki veya üç olumsuz transferden sonra bir sonraki denemede iki embriyo mu, bir embriyo mu transfer edilmelidir? Bu karara nasıl varılır?
Cevap: Embriyo sayısına yalnızca önceki olumsuz transferlerin sayısına bakılarak karar verilmez. Öncelikle erkek faktörü, sperm özellikleri, eşlerin yaşam biçimleri, beslenmeleri, uyku düzenleri, kullandıkları ilaç ve takviyeler değerlendirilmelidir.
Kadının kan şekeri, metabolik durumu, tiroid değerleri, pıhtılaşma ve bağışıklık sistemi, rahmi, tüpleri, rahim içi ve yumurtalıkları ayrıntılı olarak incelenmelidir. Daha sonra hastanın yaşı ve embriyonun genetik durumu değerlendirilmelidir.
Genetik incelemesi normal sonuçlanan bir embriyo varsa iki embriyo transfer ederek başarı elde etmeye çalışmak uygun değildir. Genç bir hastada genetik olarak sağlıklı embriyo tutunmuyorsa tutunmayı engelleyen nedenin araştırılması gerekir.
Kırk Üç Yaşında Sağlıklı Embriyo Elde Etme Olasılığı
Soru: Kırk üç yaşındayım. Her tedavide üç-dört blastokist oluşuyor ancak embriyoların tamamı kromozomal olarak sağlıksız çıkıyor. Sağlıklı embriyo elde edilebilir mi?
Cevap: Bu durum yaşın yumurta üzerindeki etkisiyle ilişkilidir. Yayında, 43 yaşındaki bir hastanın elde ettiği her yumurtanın yaklaşık yüzde 20 oranında sağlıklı olma olasılığı bulunduğu belirtildi.
Dört embriyo oluşması, bunlardan birinin kesin olarak sağlıklı olacağı anlamına gelmez. Yüzde 20 olasılık her embriyo için ayrı ayrı geçerlidir. Sağlıklı embriyo bulunana kadar tedaviye devam edilmesi gerekebilir.
Sağlıklı embriyo elde edildiğinde ve transfer öncesinde uygun hazırlık yapıldığında sağlıklı doğuma ulaşma olasılığının yüksek olduğu belirtildi. Yayında merkez verilerine göre genetik olarak sağlıklı embriyo transferlerinde yüzde 80–85; 40 yaş altındaki transferlerde yüzde 80 ve yaş ayrımı yapılmadan bütün transferler değerlendirildiğinde yüzde 70 gebelik oranı bildirildi.
***********************************
Bizi instagram ve Facebook tan da takip edebilirsiniz.
Yukardaki konuları okuyanlar aşağıdaki konuları da incelediler;









