Tüp Bebekte PRP ve Eksozom Tedavileri. Op.Dr.Ebru Öztürk Öksüz
Tüp Bebekte PRP ve Eksozom Tedavileri. Op.Dr.Ebru Öztürk Öksüz
Yumurta rezervi azlığı ve destek tedaviler
Canlı yayınımızda, Op.Dr.Eebru Öztürk Öksüz özellikle genç hastalarda yumurta rezervi azlığıyla daha sık karşılaşıldığı belirtti. Doğurganlığını korumak isteyen kişilerin yumurta dondurma konusunda zamanında bilgi edinmesinin önemi vurguladı.. PRP ve eksozom uygulamaları ise tüp bebek tedavisinin yerini alan yöntemler olarak değil, belirli durumlarda değerlendirilebilecek destek tedavileri anlattı.
Soru: PRP nedir ve tüp bebek tedavisinde hangi amaçlarla uygulanır?
Cevap: PRP, trombositten zengin plazmadır. Kişinin kendi kanından elde edilen, büyüme faktörleri yönünden zengin bileşenler ayrıştırılarak uygulanır. Tüp bebek alanındaki iki kullanım amacı var. Yumurtalık dokusundaki hücre aktivitesini destekleme olasılığı ve yeterli kalınlığa ulaştırılamayan rahim iç dokusunu destekleme olasılığıdır.
Soru: Eksozom uygulamasından ne beklenir?
Cevap: Eksozom, hücreler arasında mesaj taşıyan bileşenler üzerinden hücre iletişimini ve aktivitesini destekler. PRP ile eksozomu birlikte uygulamayı tercih edebildiğini ve eksozom konusunda daha umutluyuz. Bununla birlikte, her iki uygulamanın da etkisi kesin olarak kanıtlanmadı.
Soru: PRP veya eksozom uygulamasının yararı kesin midir?
Cevap: Hayır. Bunlar yeni uygulamalar olduğundan, bazı hastalarda olumlu sonuçlar görülürken bazılarında hiçbir fayda görülmemektedir. Gözlenen bir gebeliğin uygulamaya bağlı olup olmadığını her zaman ayırt etmenin mümkün değildir. Çalışmaların bir kısmında yumurta sayısı veya kalitesine ilişkin olumlu sonuçlar bildirilse de bunun canlı doğuma yansıması konusunda daha fazla veriye ihtiyaç olduğunu gösteriyor.
Hasta seçimi ve tedavi sırası
Soru: Ultrasonda hiç folikül görülmediğinde hemen PRP veya eksozom önerilir mi?
Cevap: Hayır. Önce adet düzeni, hormon değerleri, AMH sonucu, ultrason bulguları ve önceki tedavilere verilen yanıt birlikte değerlendirilir. Bir sonraki döngüde folikül görülme olasılığı veya ilaçla yumurta gelişimi sağlanıp sağlanamayacağı izlenebilir. Ebru Hanım PRP ve eksozom kararında acele etmediğini; önce mevcut yöntemlerle yumurta gelişimi sağlayıp sağlayamayacağını görmek istediğini belirtti.
Soru: Genç yaşta AMH çok düşükse ve adetler birkaç aydır kesilmişse PRP veya eksozom denenebilir mi?
Cevap: Değerlendirilebilir; ancak önce yumurtalıkların izlenmesi ve uyarıya yanıt verip vermediğinin görülmesi gerekir. Bu yollarla yanıt alınamazsa PRP veya eksozom bir destek tedavi seçeneği olarak düşünülebilir.
Soru: Genç hastalar ile ileri yaştaki hastalarda beklenen yanıt aynı mıdır?
Cevap: Op.Dr.Ebru Öztürk Kendi klinik gözleminde genç hastalarda daha fazla olumlu yanıt gördüğünü söyledi. Kadın yaşının yumurta kalitesini etkileyen önemli bir etken olduğunu belirterek ileri yaşta PRP veya eksozomdan yarar görme olasılığının daha düşük olabileceğini ifade etti. Kararın hastanın yumurtalık rezervi, önceki tedavileri ve muayene bulgularına göre verilmesi gerektiğini vurguladı.
Soru: Uygulamadan sonra süreç nasıl izlenir?
Cevap: Uygulamadan sonra genellikle bir ila iki ay beklendiği; ardından yumurtalıkların yeniden değerlendirildiği Folikül görüldüğünde yumurta gelişimini uyarmak için ilaç tedavisine başlanabilir. Beklenen yanıtın hastadan hastaya değişmektedir.
Embriyo ve rahim iç dokusuna ilişkin durumlar
Soru: Embriyo transferi yapıldığı hâlde gebelik oluşmadığında PRP veya eksozom uygulanır mı?
Cevap: Önce gebelik oluşmamasının nedeni araştırılır. Yayında embriyonun genetik durumu, transferin uygulanışı, rahim içinin hazırlanması ve hastanın metabolik durumu değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında sayıldı. PRP ve eksozomun, özellikle yumurta veya yeterli kalitede embriyo elde edilemeyen durumlarda destek seçeneği olarak gündeme gelebilir.
Soru: Rahim iç dokusu yeterli kalınlığa ulaşmadığında PRP veya eksozomun yeri nedir?
Cevap: Embriyoları bulunduğu hâlde rahim iç dokusu gebeliğe hazırlanamadığı veya yeterli kalınlığa ulaştırılamadığı durumlarda, rahim içine PRP ya da eksozom uygulanması bir destek seçeneği olarak değerlendirilebilir.Bu kullanım, yumurtalığa yönelik uygulamadan ayrı bir durumdur.
Hasta Soruları ve Yanıtları
PRP, eksozom ve embriyoların genetik durumu
Soru: 43 yaşındayım. PRP’den fayda görmedim. Bir düşüğüm ve sonuçsuz kalan dört tüp bebek denemem var. Eksozom denemeli miyim?
Cevap: Bu bilgilerle size doğrudan eksozom öneremem. Önceki tedavilerinizde yumurta ve sperm durumuna, oluşan embriyoların kalitesine ve genetik sonuçlarına bakmam gerekir. Tedavi kayıtlarınızı inceleyip sizi muayene ettikten sonra hangi seçeneğin uygun olduğunu değerlendirebiliriz.
Soru: Dört tüp bebek denemem sonuçsuz kaldı. PRP veya eksozom yaptırmalı mıyım?
Cevap: Yalnızca deneme sayısına bakarak PRP veya eksozom kararı vermem. Yumurta ve sperm bulgularınızı, embriyolarınızın gelişimini, genetik sonuçları ve önceki tedavilerinizin ayrıntılarını birlikte incelemek isterim. Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığında ilk düşündüğüm uygulama PRP veya eksozom değildir.
Soru: Genetik incelemeye gönderdiğim dört embriyonun sonucu olumsuz geldi. Eksozom bu durumu düzeltebilir mi?
Cevap: PRP veya eksozom yumurtadaki genetik sorunu tedavi etmez. Embriyoların genetik sonuçlarını ve sperm seçimini de değerlendirmemiz gerekir. Hedefimiz, blastosist aşamasına ulaşan ve genetik incelemede uygun sonuç veren bir embriyo elde etmektir.
Soru: PRP veya eksozom hazırlanırken kanımdan elde edilen içeriğe vitamin ya da başka bir madde ekliyor musunuz?
Cevap: Hayır. Uyguladığım PRP ve eksozom, kişinin kendi kanından ayrıştırılıyor. İçine ek bir madde katmıyorum.
Yumurta rezervi ve adet düzensizliği
Soru: 29 yaşındayım. İlaç kullanmadan adet görmüyorum. Turner sendromum olduğu söylendi; AMH değerim 0,1, FSH değerim 43. PRP veya eksozom denenebilir mi?
Cevap: Yumurtalık dokunuzu değerlendirdikten sonra PRP veya eksozomu düşünebiliriz; ancak yanıt alma olasılığının yüksek olduğunu söyleyemem. Benzer bir hastamda embriyo transferi aşamasına ulaşabildim, fakat gebelik elde edemedik. Karar vermeden önce tahlillerinizi görmem ve sizi muayene etmem gerekir.
Soru: 38 yaşındayım, AMH değerim 0,25. Bir tüp bebek denememde gebe kaldım fakat düşük yaptım. Kendiliğimden gebe kalabilir miyim?
Cevap: Adet görüyorsanız ve yumurta gelişiminiz varsa kendiliğinizden gebe kalma şansınız vardır. Ancak yaşınızı, yumurtalık rezervinizi ve düşük öykünüzü birlikte değerlendirdiğimde bekleyerek zaman kaybetmenizi doğru bulmam. Tüp bebek tedavisini vakit kaybetmeden değerlendirmenizi öneririm.
Genetik inceleme ve gebelik kaybı
Soru: Genetik olarak sağlıklı olduğu belirlenen embriyomla gebe kaldım, fakat altıncı haftada düşük yaptım. Sorun rahimden kaynaklanıyor olabilir mi?
Cevap: Genetik incelemede uygun sonuç veren bir embriyoyla da düşük yaşanabilir. Rahminizi ve rahim içi hazırlığını ayrıntılı değerlendirmek isterim. Tüplerde hidrosalpinks olup olmadığına, pıhtılaşma testlerine, diyabet ve tiroid durumunuza da bakabiliriz. Bağışıklık sistemiyle ilgili durumları da değerlendirebiliriz.
Soru: 30 yaşındayım. Tek gen hastalığı açısından incelenen beş blastosistim uygun bulundu; kromozomlarına bakılmadı. Hepsi kromozomal olarak anormal olabilir mi?
Cevap: Bu yaşta beş embriyonun tamamının kromozomal açıdan anormal olması benim için şaşırtıcı olur. Beş embriyonun tek gen hastalığı yönünden uygun sonuç vermesi güzel bir sonuç. İyi kalitede tek embriyo transferiyle ilerlemeyi tercih ederim.
Çikolata kisti, PRP ve eksozom
Soru: 28 yaşındayım. Çikolata kistlerim laparoskopiyle boşaltıldı. Üç aylık Lucrin tedavisinden sonra yumurta büyütme tedavisine başladık, ancak folikül gelişmedi. PRP veya eksozom denemeli miyim?
Cevap: Bir döngüde folikül gelişmemesi, sonraki döngülerde de gelişmeyeceği anlamına gelmez. Önce kullandığınız ilaçları, dozları ve baskılama tedavisinin etkisini değerlendirmek isterim. Çikolata kistinin büyüklüğünü ve yumurtalıktaki yerleşimini ultrasonla görmeden PRP veya eksozom öneremem. Bu uygulamalarda olası enfeksiyon riskini de dikkate alırım.
Soru: PRP veya eksozom çikolata kistimin büyümesini tetikler mi?
Cevap: Kistin büyümesini tetiklediğine ilişkin elimizde bilgi yok. Benim bu hastalarda çekindiğim konu, kistik oluşum varken uygulamanın enfeksiyon riskini artırabilmesi. Bu nedenle sizi muayene etmeden uygulama kararı vermem.
Tedavi sürecinin duygusal etkileri
Soru: Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar psikolojimi etkiler mi?
Cevap: Hormon ilaçları duygusal hassasiyetinizi artırabilir. Fakat yaşadığınız stresi yalnızca ilaçlara bağlamam. Sonucu beklemek, her gün enjeksiyon yapmak ve sık muayeneye gitmek de sizi yorabilir. Bu duygularınızı tedavi ekibinizle açıkça konuşabilmeniz benim için önemlidir.
FSH, LH ve yumurta gelişimi
Soru: FSH ve LH hormonlarım salgılanmıyorsa gebe kalabilir miyim?
Cevap: Önce hormon sonuçlarınızı görüp tanınızı netleştirmem gerekir. Eğer sözünü ettiğiniz durum hipogonadotropik hipogonadizm ise FSH ve LH yeterince salgılanmadığı için yumurtalıklar uyarılmıyor olabilir. Eksik hormonları dışarıdan verip yumurta gelişimini takip ederek gebelik elde etmek mümkün olabilir.
Soru: Hipogonadotropik hipogonadizmim varsa PRP veya eksozom yaptırmalı mıyım?
Cevap: Tanınız buysa öncelikle eksik hormonları dışarıdan vererek yumurta gelişimini sağlamaya çalışırım. Bu durumda PRP veya eksozoma ihtiyaç beklemem. Kesin karar için muayenenizi ve hormon sonuçlarınızı görmeliyim.
Soru: FSH ve LH değerlerim yükselebilir mi?
Cevap: Evet. Yumurta rezervi azaldığında ve menopoza yaklaşıldığında FSH ve LH değerleri yükselebilir.
Embriyo transferi ve gebelik
Soru: Beşinci gün embriyo transferi oldum. Transferden sonraki beşinci gündeyim ve hiçbir belirti hissetmiyorum. Bu ne anlama gelir?
Cevap: Transferden sonra mutlaka bir belirti hissetmenizi beklemem. Hafif kanama veya kasık ağrısı olabilir; bunların hiçbiri de olmayabilir. Belirti olup olmamasına bakarak transferin sonucunu anlayamayız. İlaçlarınızı düzenli kullanarak beklemeye devam edin.
Soru: 43 yaşındayım. Tüp bebek tedavisiyle gebe kalma şansım var mı?
Cevap: Evet, şansınız var. Yumurta ve embriyo kalitenizi, sperm durumunu da değerlendirerek daha kişisel bir yanıt verebilirim. Vakit kaybetmeden başvurmanızı öneririm.
Soru: 31 yaşındayım ve translokasyon nedeniyle tedavi görüyorum. Tek embriyo mu, iki embriyo mu transfer edilmeli?
Cevap: İyi kalitede ve genetik incelemede uygun sonuç veren tek embriyo transferini tercih ederim. Yaşınızı ve embriyo durumunuzu da dikkate aldığımda benim seçimim tek embriyo olur.
Soru: Transfer öncesi bir doktor rahim filmi istedi. Başka bir doktor ise ultrasonda rahmimi iyi gördüğü için filme gerek olmadığını söyledi. Çektirmeli miyim?
Cevap: Ultrason rahim ve yumurtalıklar hakkında önemli bilgiler verir. Ancak doktorunuz ultrasonda görülmeyen bir tüp sorununu, özellikle tüplerde sıvı birikimi olup olmadığını araştırmak istemiş olabilir. Böyle bir durum embriyonun tutunmasını etkileyebilir. Bu nedenle rahim filmini çektirmenizin faydalı olacağını düşünüyorum.
Polikistik over sendromu
Soru: Polikistik over sendromum var. İlaç kullanmadan adet görmüyorum. Bu durumda ne yapmalıyım?
Cevap: Adet düzensizliğiniz düzenli yumurtlamamanızdan kaynaklanıyor olabilir. Tedaviyi çocuk isteğinize göre planlarım. Şu anda çocuk istemiyorsanız adet görmenizi sağlayacak ilaçları değerlendirebiliriz. Çocuk istiyorsanız yumurtlamayı sağlayan ilaçlarla takip yapabiliriz. Sivilcelenme ve kıllanma gibi şikâyetleriniz varsa onları da ayrıca ele alırız.
Soru: Polikistik over sendromum, insülin direncim ve Hashimoto hastalığım var. Bir gebeliğimi rahim ağzı yetmezliği nedeniyle 18. haftada kaybettim. Kendiliğimden gebe kalabilir miyim?
Cevap: Kendiliğinizden gebe kalmanız mümkün olabilir; ancak yalnızca bu bilgilerle kişisel şansınızı söyleyemem. İnsülin direncinizi, kilo dengenizi ve tiroid durumunuzu değerlendirmemiz gerekir. Yeni bir gebelikte önceki rahim ağzı yetmezliği öykünüzü mutlaka dikkate almalıyız.
Düşük yumurta rezervi ve yumurta dondurma
Soru: 29 yaşındayım, bekârım. AMH değerim 0,93 ve adetim yaklaşık bir buçuk gün sürüyor. Yumurta dondurma dışında ne yapabilirim?
Cevap: İleride çocuk sahibi olmak istiyorsanız yumurta dondurmayı öneririm. Yaşınıza göre yumurta rezerviniz azalmış ve erken menopoz riski taşıyor olabilirsiniz; bu kararı geciktirmemenizi isterim. Yumurta dondurma sürecinde ilaç kullanımı, takip muayeneleri ve yumurta toplama işlemi var. Süreç yaklaşık 12 gün sürüyor.
Soru: Yumurtalarımı dondurduktan sonra menopoza girersem onları kullanabilir miyim?
Cevap: Evet. Yumurtalarınızı şimdi dondurmayı önermemin amacı, yumurtalık işleviniz ileride sona erse bile bu yumurtaları kullanma şansınızı korumaktır.
Soru: 29 yaşındayım ve düzenli adet görüyorum, fakat AMH değerim 0,429. On yıldır yeniden gebe kalamadım. İlaçla büyüyen yumurtam çatlatma iğnesine rağmen çatlamadı. Nasıl ilerlemeliyim?
Cevap: Düzenli adet görmeniz, yumurta rezervinizin normal olduğu anlamına gelmez. AMH değeriniz yaşınıza göre düşük; on yıldır gebelik elde edememenizi de dikkate almalıyız. Sperm bulguları ve tüpleriniz uygunsa bir, en fazla iki aşılama deneyebiliriz. Sonuç alamazsak tüp bebek tedavisine geçmenizi öneririm. Tüp bebekle başarı şansınızın daha yüksek olacağını düşünüyorum.
Soru: 27 yaşındayım, dört aydır evliyim. AMH değerim yaklaşık 0,5. Klomen ve çatlatma iğnesiyle yumurta takibi yapılmasının tedavide yeri var mı?
Cevap: Evet, yapılan yumurta takibinin tedavide yeri var. Sperm değerlendirmesi normalse bir iki ay yumurta takibi ve gerekirse bir ya da iki aşılama düşünülebilir. Bu yöntemlerle üç dört ay içinde gebelik elde edemezsek tüp bebek tedavisini geciktirmemenizi öneririm.
Sigara bırakma, beslenme ve yumurta kalitesi
Soru: Yakında yumurta toplama işlemim var. Sigara bırakma ilacı kullanmam tedavimi etkiler mi?
Cevap: Sorduğunuz ilaçları yumurta toplama tedavisi sırasında kullanmanızı istemem. Bu ilaçları kullandıktan yaklaşık bir ay sonra tedaviye başlamanızı öneririm.
Soru: 45 yaşındayım. Yumurta kalitemi artırmak için hangi vitaminleri kullanmalı ve nasıl beslenmeliyim?
Cevap: Size yumurta kalitesini kesin olarak artıracak tek bir vitamin veya besin söyleyemem. Protein içeren Akdeniz tipi beslenmeyi, işlenmiş gıdalardan uzak durmayı, kırmızı meyveler ve yeşil yapraklı sebzeler tüketmeyi öneririm. Aktif folik asit ve koenzimi değerlendirebiliriz. Sizin için en önemli konu tedaviye başlamakta vakit kaybetmemek.









