Yumurta Rezervi Azlığı ve Embriyo Sorunları.
Yumurta Rezervi Azlığı ve Embriyo Sorunları. Prof.Dr.Nadiye Köroğlu
1. Bölüm: Metabolik Sendrom, Obezite ve Tüp Bebek Başarısı
Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen faktörler yalnızca yumurta ve sperm sayısı ile sınırlı değildir. Kadının genel metabolik sağlığı, kilo durumu, insülin direnci, tansiyon, kan şekeri ve lipid değerleri de doğurganlık üzerinde önemli rol oynar. Prof. Dr. Nadiye Köroğlu, özellikle obezite ve metabolik sendromun hem doğal gebelik şansını hem de tüp bebek tedavisindeki başarı oranlarını olumsuz etkileyebildiğini vurgulamıştır.
Metabolik sendrom; fazla kilo, insülin direnci, kan şekeri bozuklukları, tansiyon yüksekliği ve lipid değerlerinde bozulma ile seyreden bir tablo olarak değerlendirilebilir. Bu durum yalnızca kadın doğurganlığını değil, erkek doğurganlığını da etkileyebilir. Özellikle vücut kitle indeksi arttıkça tüp bebek tedavilerinde canlı doğum oranlarında azalma görülebilir. Bu nedenle tedavi öncesi sağlıklı kiloya yaklaşmak, kan şekeri ve insülin dengesini düzenlemek, yaşam tarzını gözden geçirmek önemlidir.
Prof. Dr. Nadiye Köroğlu, insülin direncinin yumurtalıklar üzerinde doğrudan etkili olabileceğini belirtmiştir. İnsülin yüksekliği, yumurtalıklarda androjen üretimini artırabilir ve bu durum polikistik over sendromuna benzer şekilde yumurta gelişimini baskılayabilir. Böylece yumurtlama düzeni bozulabilir, gebelik şansı azalabilir ve tüp bebek tedavisinde beklenen yanıt düşebilir.
Kilo verme sürecinde en güvenilir ve bilimsel temeli güçlü yaklaşımın sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz olduğu ifade edilmiştir. Ancak bazı hastalarda insülin direnci, tiroid sorunları ya da metabolik bozukluklar nedeniyle kilo vermek zorlaşabilir. Bu durumda kişinin yalnızca “az ye, çok hareket et” önerisiyle bırakılmaması; dahiliye veya endokrinoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Son yıllarda zayıflama iğneleri de gündeme gelmiştir. Prof. Dr. Nadiye Köroğlu, bu ilaçların özellikle diyabet ve insülin direnci tedavisinde kullanılan ilaçlar olduğunu, kilo kaybına yardımcı olabildiğini ancak gebelik planlayan hastalarda mutlaka doktor kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu ilaçların tüp bebek veya gebelik öncesi kullanımında güvenlilik verilerinin hâlâ birikmekte olduğu, bu nedenle kadın doğum veya tüp bebek doktorunun tek başına bu ilaçları başlatmasının doğru olmadığı vurgulanmıştır.
Metformin türü ilaçların ise gerçekten glukoz metabolizması bozukluğu, insülin direnci veya kan şekeri yüksekliği varsa kullanılabileceği ifade edilmiştir. Ancak bu ilaçların zayıflama ilacı olmadığı, kilo kaybı etkisinin sınırlı olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla her ilaç kişiye özel değerlendirilmelidir.
Yaşam tarzı değişikliği, tedavinin temel basamağıdır. Geç saatlerde yemek yememek, akşam yemeğini erken saatlere almak, su tüketimini artırmak, sağlıklı beslenmeyi sürdürülebilir hale getirmek ve hareketi günlük yaşamın parçası yapmak önemlidir. Çünkü ilaç ya da cerrahi yöntemlerle verilen kilolar, yaşam tarzı değişmezse tekrar alınabilir.
2. Bölüm: Genç Yaşta ve İleri Yaşta Yumurta Rezervi Azlığı
Yumurta rezervi azlığı her hastada aynı anlama gelmez. Prof. Dr. Nadiye Köroğlu, yumurta rezervinin mutlaka yaşla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Genel olarak AMH değerinin 1’in altında olması azalmış yumurta rezervi olarak kabul edilebilir. Ultrason değerlendirmesinde ise her iki yumurtalıkta toplam 7’den az antral folikül görülmesi rezerv azalması açısından anlamlıdır.
Ancak 30 yaşında AMH değeri çok düşük olan bir hasta ile 40 yaşında AMH değeri aynı olan bir hastanın gebelik şansı aynı değildir. Genç yaşta yumurta sayısı az olsa bile yumurta kalitesi daha iyi olabileceği için gebelik şansı korunabilir. Bu nedenle genç hastalarda düşük AMH tek başına panik nedeni olmamalıdır. Hiç gebelik denemesi yapılmadan hemen tüp bebek kararı verilmesi her zaman gerekli olmayabilir.
İleri yaşta ise durum farklıdır. Yaş ilerledikçe sadece yumurta sayısı değil, yumurta kalitesi de azalır. Özellikle 40 yaşından sonra yumurtalardaki kromozomal anormallik riski artar. Bu nedenle ileri yaşta düşük rezerv, tedavi sürecini daha acil ve daha hassas hale getirir.
Genç hastalarda tek yumurta ile bile sağlıklı embriyo ve gebelik elde edilebilir. Ancak yumurta sayısı az olduğunda en önemli dezavantaj, tedavinin her başarısızlık sonrası yeniden başa dönmesidir. Çok yumurta alınan bir hastada birden fazla embriyo oluşabilir ve gebelik olmazsa donmuş embriyo transferiyle süreç devam edebilir. Fakat tek yumurta alınan bir hastada yumurta döllenmeyebilir, embriyo gelişmeyebilir ya da transfer sonrası gebelik oluşmayabilir. Bu durumda süreç yeniden başlar.
Bu nedenle düşük yumurta rezervi olan hastalarda zaman yönetimi çok önemlidir. Prof. Dr. Nadiye Köroğlu, tedaviye uzun süre ara verilmesinin bazı hastalarda yumurtalık fonksiyonlarının daha da azalmasına yol açabileceğini belirtmiştir. Özellikle adet düzensizlikleri başlamış, yumurtalıklarda folikül görülmemeye başlamış hastalarda tedavi şansı oldukça sınırlı hale gelebilir.
Burada hassas bir denge vardır. Hastanın psikolojik olarak toparlanması, maddi koşullarını düzenlemesi ve tedaviye hazır hissetmesi önemlidir. Ancak bu ara çok uzarsa, bir süre sonra tedavi için yumurta bulunamayabilir. Bu nedenle düşük rezervi olan hastalarda tedavi planı ertelenmeden, doktorla birlikte gerçekçi şekilde yapılmalıdır.
3. Bölüm: Embriyo Havuzu, Erkek Faktörü ve İlk Deneme Başarısı
Düşük yumurta rezervi olan hastalarda embriyo havuzu oluşturma konusu sık gündeme gelmektedir. Prof. Dr. Nadiye Köroğlu, genel yaklaşım olarak oluşan embriyoyu transfer etme taraftarı olduğunu ifade etmiştir. Çünkü bazen elde edilen tek embriyo ile gebelik oluşabilir ve hastaya gereksiz yere zaman kaybettirilmemesi önemlidir.
Ancak bazı hastalar birden fazla çocuk planladıkları için embriyo havuzu oluşturmak isteyebilir. Bazı hastalar da kenarda dondurulmuş embriyoları olduğunda psikolojik olarak daha rahat hisseder. Bu durumda embriyo havuzu oluşturmak düşünülebilir. Özellikle stres düzeyi yüksek hastalarda, embriyo biriktirme yaklaşımı hastanın kaygısını azaltabilir.
Bununla birlikte embriyo havuzu oluşturmak her hasta için standart bir öneri değildir. Her deneme yeni ilaç, yeni takip, yeni işlem ve yeni maliyet anlamına gelir. Bu nedenle karar; hastanın yaşı, yumurta sayısı, embriyo gelişimi, maddi durumu, çocuk sayısı planı ve psikolojik durumu birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Yayında erkek faktörü de gündeme gelmiştir. Sperm problemi olan hastalarda laboratuvar koşulları ve embriyolog titizliği oldukça önemlidir. Prof. Dr. Nadiye Köroğlu, erkek faktörü yoğun olan hastalarda özel sperm seçme tekniklerinin veya hareketli sperm elde etmeye yardımcı solüsyonların kullanılabildiğini belirtmiştir. Ancak bunun hastaya özel “mucizevi” bir uygulama gibi sunulmasından çok, laboratuvarın teknik sürecinin bir parçası olduğu ifade edilmiştir.
Tüp bebekte ilk denemede pozitif sonuç alınması mümkündür. Ancak bu durum her hasta için garanti değildir. Bazı hastalarda ilk denemede gebelik elde edilirken, bazı hastalarda birkaç deneme gerekebilir. Burada yaş, embriyo kalitesi, rahim hazırlığı, sperm faktörü, genetik durum ve önceki tedavi öyküsü birlikte değerlendirilmelidir.
Prof. Dr. Nadiye Köroğlu, toplam başarı şansının çoğu zaman birkaç embriyo transferi üzerinden değerlendirildiğini belirtmiştir. Her embriyo transferiyle birlikte kümülatif gebelik şansı artabilir. Ancak ilk denemede gebelik elde eden hastalarla kendini kıyaslamak, diğer hastalarda gereksiz bir kayıp ve başarısızlık duygusu yaratabilir. Her hastanın tedavi süreci kişiye özeldir.
Soru – Cevap Bölümü
Soru: Metabolik sendrom ve obezite tüp bebek başarısını etkiler mi?
Cevap: Evet, etkileyebilir. Fazla kilo, insülin direnci, tansiyon yüksekliği, kan şekeri ve lipid bozuklukları hem doğal gebelik şansını hem de tüp bebek başarısını azaltabilir. Vücut kitle indeksi arttıkça canlı doğum oranlarında azalma görülebilir.
Soru: İnsülin direnci yumurtalıkları nasıl etkiler?
Cevap: İnsülin yüksekliği yumurtalıklarda androjen üretimini artırabilir. Bu durum yumurta gelişimini baskılayabilir ve polikistik over sendromuna benzer bir tablo oluşturabilir. Böylece yumurtlama düzeni bozulabilir ve gebelik şansı azalabilir.
Soru: Zayıflama iğneleri tüp bebek öncesi kullanılabilir mi?
Cevap: Bu ilaçlar mutlaka endokrinoloji veya dahiliye uzmanı kontrolünde değerlendirilmelidir. Kadın doğum veya tüp bebek doktorunun tek başına bu ilaçları başlatması doğru değildir. Gebelik planlayan hastalarda ne zaman bırakılacağı ve güvenli kullanımı kişiye özel değerlendirilmelidir.
Soru: Metformin türü ilaçlar kilo vermek için mi kullanılır?
Cevap: Hayır. Metformin türü ilaçlar özellikle glukoz metabolizması bozukluğu, insülin direnci veya kan şekeri yüksekliği varsa kullanılabilir. Ancak kilo verdirici etkisi sınırlıdır. Bu nedenle zayıflama ilacı gibi düşünülmemelidir.
Soru: AMH kaçın altında olursa yumurta rezervi azalmış kabul edilir?
Cevap: Genel olarak AMH değerinin 1’in altında olması azalmış yumurta rezervi olarak değerlendirilebilir. Ancak bu değer mutlaka yaşla birlikte yorumlanmalıdır.
Soru: Genç yaşta düşük AMH ile ileri yaşta düşük AMH aynı anlama mı gelir?
Cevap: Hayır. Genç yaşta AMH düşük olsa bile yumurta kalitesi daha iyi olabilir ve gebelik şansı devam edebilir. İleri yaşta ise hem yumurta sayısı hem de yumurta kalitesi azaldığı için durum daha kritik hale gelir.
Soru: Polikistik over sendromum var. Dondurulmuş blastokist embriyo transferi olacağım. Daha önce doğal yolla bir doğum yaptım. Tutma şansım nasıldır?
Cevap: Daha önce sağlıklı doğum yapmış olmanız olumlu bir durumdur. Yaşınız gençse, kaliteli dondurulmuş blastokist embriyo ile ilk denemede gebelik şansınız yüksek olabilir. 35 yaş altındaysanız bu oran yaklaşık yüzde 60 civarında değerlendirilebilir. Ancak polikistik over sendromunda embriyo sayısı fazla olsa bile ilk transferde kesin gebelik olacak denilemez.
Soru: 41 yaşındayım. PGT-A’ya gönderilen 4 adet beşinci gün embriyom var. Bu yaşta kaçının sağlıklı gelmesi beklenir?
Cevap: 41 yaşta ortalama olarak 4-5 embriyodan birinin genetik olarak sağlıklı gelmesi beklenebilir. Ancak bu kesin değildir. Bir embriyo sağlıklı gelebilir, hiç sağlıklı gelmeyebilir ya da nadiren beklenenden daha iyi sonuç alınabilir. Sonuç rapor gelmeden kesin bilinemez.
Soru: Beşinci gün embriyo transferinden sonra beta HCG değerim düşük başladı ve yavaş yükseldi. Tutunma ihtimali var mı?
Cevap: Beta HCG değerinin yalnızca pozitif olması yeterli değildir. Değerin uygun hızda yükselmesi gerekir. Çok düşük başlayan ve birkaç gün içinde beklenen artışı göstermeyen değerlerde gebeliğin devam etme ihtimali düşüktür. Takip mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır.
Soru: Gebeliğin 18. haftasında suyum geldi. Rahim ağzı kontrolüm birkaç gün önce normaldi. Sonraki gebelikte ne yapılabilir?
Cevap: Eğer rahim ağzı kısalığı veya açılması olsaydı sonraki gebelikte rahim ağzı dikişi düşünülebilirdi. Ancak rahim ağzı normal olduğu halde ani su gelişi yaşandıysa bunu önceden engellemek her zaman mümkün değildir. Sonraki gebelikte rahim ağzı uzunluğu, enfeksiyon riski, kanama öyküsü ve progesteron desteği açısından yakın takip önerilir.
Soru: 29 yaşındayım, AMH değerim 0.58. Doğal gebelik şansım var mı, yoksa bu sadece tüp bebekte mi sorun olur?
Cevap: Genç yaşta düşük AMH, doğal gebelik olmayacağı anlamına gelmez. AMH düşüklüğü daha çok tüp bebekte az yumurta elde edileceğini gösterir. Eğer eşinizin sperm sonucu normalse, rahim filmi normalse ve tüpler açıksa doğal gebelik denenebilir. Ancak zaten uzun süredir korunmasız ilişkiye rağmen gebelik olmadıysa tedaviye geçmek gerekebilir.
Soru: 40 yaşındayım, yumurtam var ve embriyom genetiğe gönderildi. Sonuç kötü gelirse hep böyle mi olur? Donasyon önerildi, umudum kırıldı.
Cevap: 40 yaş, kendi yumurtasıyla gebelik elde edilemeyecek bir yaş değildir. Yumurtanız ve embriyonuz varsa kendi yumurtanızla deneme şansınız vardır. Genetik olarak sağlıklı embriyo elde etme oranı genç yaşlara göre düşebilir ama bu hiç sağlıklı embriyo olmayacağı anlamına gelmez. Tedavi ortasında ve sonuç belli olmadan umudu kıracak şekilde konuşmak doğru bir yaklaşım değildir.
Soru: PGT-A yapılmış embriyolarla transfer oldum ama kimyasal gebelik ve düşük yaşadım. Ne yapılmalı?
Cevap: Böyle bir durumda çiftin kromozom analizi, rahim filmi, trombofili paneli, embriyo kalitesi, sperm faktörü ve transfer protokolü birlikte değerlendirilmelidir. Tüm testler normalse bazen kayıpların nedeni net açıklanamayabilir. Erkek faktörü varsa özel sperm seçme yöntemleri düşünülebilir. Transferin doğal döngüde mi hormonlu döngüde mi yapıldığı da yeniden değerlendirilmelidir.
Soru: Morfoloji sıfır ama sperm sayısı ve hareketlilik normale yakın. Bu durum tekrarlayan kayıpları etkileyebilir mi?
Cevap: Evet, sperm morfolojisi ve sperm kalitesi embriyo gelişimini etkileyebilir. Böyle durumlarda mikroçip veya PICSI gibi özel sperm seçme yöntemleri düşünülebilir. Ayrıca erkek hastanın sigara kullanımı, kilo durumu ve yaşam tarzı mutlaka gözden geçirilmelidir.
Soru: Donmuş embriyo transferinden sonra ikinci gün sarı akıntı geldi. İlaçlardan olabilir mi, sorun olur mu?
Cevap: Vajinal yoldan kullanılan ilaçlar sarı veya farklı kıvamda akıntıya neden olabilir. Kanama olmadığı sürece genellikle endişe edilecek bir durum değildir. Ancak kötü koku, kaşıntı, ağrı veya yoğun kanama varsa doktora haber verilmelidir.
Soru: İkinci tüp bebek tedavisine başlayacaktım, kanamalı kist görüldü. Doğum kontrol hapı verildi. Kanamalı kist tehlikeli midir?
Cevap: Kanamalı kistler çoğu zaman yumurtlama sonrası oluşan ve kendiliğinden kaybolabilen kistlerdir. Genellikle tehlikeli değildir. Bazen yumurtlama sonrası birkaç gün ağrı yapabilir. Her zaman doğum kontrol hapı kullanmak şart değildir; bazı durumlarda takip ile kendiliğinden gerileyebilir.
Soru: PGT-A sonucu sağlıksız çıkan embriyo varsa, bu her tedavide aynı mı olur?
Cevap: Hayır, her tedavide aynı olmak zorunda değildir. Her ay gelişen yumurtalar farklıdır. 37 yaş hâlâ genç kabul edilebilecek bir yaştır. Ancak yumurta ve embriyo sayısı azsa, arka arkaya olumsuz sonuç alma ihtimali olabilir. PGT-A kararı yaş, embriyo sayısı, düşük öyküsü ve önceki başarısızlıklara göre verilmelidir.
Soru: 37 yaşta herkese PGT-A önerilir mi?
Cevap: Hayır. 40 yaşın altında, tekrarlayan başarısızlık, tekrarlayan düşük veya bilinen genetik taşıyıcılık yoksa her hastaya rutin PGT-A önerilmez. Ancak SMA, kistik fibrozis, tek gen hastalıkları veya dengeli translokasyon gibi durumlarda genetik tanı net olarak önerilir.
Soru: Dokuz yıldır çocuğum olmuyor, nasıl randevu alabilirim?
Cevap: Randevu almak isteyen hastalar ad, soyad ve telefon bilgilerini ileterek başvuru yapabilir. Bu şekilde uygun merkezle iletişim kurulabilir ve randevu süreci planlanabilir. Dernek üzerinden başvuran hastalar uygun merkezlerde dernek indiriminden de faydalanabilir.
Soru: Hamileyim, folik asit kullanmak istemiyorum. Doğal beslenmeyle devam edebilir miyim?
Cevap: Gebelikte folik asit kullanımı tüm dünyada önerilen temel desteklerden biridir. Özellikle bebeğin omurilik ve sinir sistemi gelişimi için önemlidir. 400 mikrogram folik asit kullanımı nöral tüp defekti riskini azaltmak için önerilir. Bu nedenle doktor önerisi olmadan bırakılmamalıdır.
Soru: Tüp bebek tedavisinden ne kadar önce folik asit başlanmalı?
Cevap: Tedaviden yaklaşık bir ay önce başlanması genellikle yeterlidir. Ancak kişisel sağlık durumuna göre süre ve doz doktor tarafından belirlenmelidir.
Soru: Transfer sırasında idrar sıkışıklığından dolayı çok zorlandım ve ayaklarım titredi. Embriyo etkilenmiş midir?
Cevap: Hayır, embriyo bu durumdan etkilenmez. Transfer sırasında idrar sıkışıklığı sık görülen bir durumdur. Titreme, rahatsızlık veya bekleme süresi embriyoya zarar vermez. Embriyo ultrason eşliğinde rahim içine yerleştirilir ve rahim oldukça korunaklı bir alandır.
Soru: Transferden sonra uzun süre yatmak gerekir mi?
Cevap: Hayır. Transfer sonrası uzun süre yatmanın gebelik oranlarını artırdığı gösterilmemiştir. Genellikle kısa süreli dinlenme yeterlidir. Günlük yaşama doktorun önerdiği sınırlar içinde devam edilebilir.
Soru: 44 yumurta toplandı, 32’si döllendi, 16 blastokist oluştu. Bu iyi bir sonuç mu?
Cevap: Evet, bu oldukça iyi bir sonuçtur. Çok sayıda döllenme ve blastokist gelişimi, embriyo havuzu açısından güçlü bir tabloyu gösterir. Ancak yine de her embriyonun gebelik oluşturacağı garanti edilemez.
Soru: 35 yaşındayım. 15 yumurta toplandı, 9’u döllendi ama sadece 2 blastokist oluştu. Bu düşük bir sayı mı?
Cevap: 9 döllenmiş yumurtadan 2 blastokist oluşması beklenenden biraz düşük olabilir. Ancak bunu değerlendirirken olgun yumurta sayısı, sperm kalitesi, yumurta kalitesi ve laboratuvar bulguları birlikte incelenmelidir. Oluşan embriyolar kaliteli ise gebelik şansı devam eder.
Soru: AMH 0.78, 4 yumurta toplandı, bir embriyom var. PGT-A önerildi. Olumlu gelme ihtimali nedir?
Cevap: Bu soruda yaş çok belirleyicidir. PGT-A sonucunun olumlu gelme ihtimali en çok kadının yaşı ve embriyonun genetik yapısıyla ilişkilidir. Bu nedenle yaş bilgisi olmadan net yorum yapmak doğru olmaz.
Soru: Sperm DNA hasarı yüzde 38 ise PGT-A yapılacak diye bu durum dikkate alınmaz mı?
Cevap: Dikkate alınmalıdır. PGT-A yapılacak olsa bile embriyonun genetik yapısının yarısı spermden gelir. DNA hasarı yüksekse varikosel, sigara, kilo, oksidatif stres ve yaşam tarzı gibi nedenler araştırılmalıdır. Gerekirse antioksidan destekler ve özel sperm seçme yöntemleri değerlendirilebilir.
Soru: Tedavi öncesi arı sütü kullanmak sorun olur mu?
Cevap: Tedavi öncesi kullanılmasında genellikle sakınca görülmez. Ancak tedavi başladıktan sonra bitkisel veya ek desteklerin doktor bilgisi olmadan kullanılmaması daha doğru olur.
Soru: Dengeli translokasyon taşıyıcılığında genetik tanılı tüp bebek önerilir mi?
Cevap: Tekrarlayan düşük öyküsü varsa genetik tanılı tüp bebek tedavisi genellikle önerilir. Çünkü embriyoların bir kısmı kromozomal olarak dengesiz olabilir. Ancak PGT yapılan embriyoda bile gebelik garantisi yoktur; yine de düşük riskini azaltmak için önemli bir seçenektir.
Soru: Dondurulmuş embriyo transferinde bizi nasıl bir süreç bekler? İlk deneme kadar uzun mu sürer?
Cevap: Dondurulmuş embriyo transferi yumurta toplama süreci içermez, bu nedenle daha kısa ve daha kolaydır. Hormonlu döngüde transfer günü daha planlı belirlenebilir. Doğal döngüde ise yumurtlama ve hormonlar takip edilir; bazen iptal veya erteleme gerekebilir. Hangi yöntemin seçileceği hastanın durumuna göre belirlenir.
Soru: Doğal döngü mü hormonlu döngü mü daha iyidir?
Cevap: Her hastaya göre değişir. Doğal döngüde vücudun kendi hormonları kullanılır ve ilaç hatası riski daha azdır. Hormonlu döngüde ise transfer günü daha kolay planlanabilir. Doktor, hastanın adet düzeni, yumurtlama durumu ve önceki tedavilerine göre karar verir.
Soru: Transfer günü progesteron değeri düşükse gebelik şansı azalır mı?
Cevap: Doğal döngü transferlerinde yapılan değerlendirmelerde, transfer günü progesteron değerinin farklı aralıklarda olmasının gebelik ve canlı doğum oranlarını belirgin şekilde değiştirmediği ifade edilmiştir. Ancak bu yorum doğal döngü için geçerlidir; hormonlu döngülerde progesteron desteği farklı değerlendirilir.
Soru: 29 yaşındayım, AMH 0.58. Doktor yumurta kalitemin kötü olduğunu söyledi. Bu hep böyle mi olur?
Cevap: Hayır. Bir tedavide yumurta kalitesinin kötü görülmesi, sonraki tedavilerde de aynı olacağı anlamına gelmez. 29 yaş çok gençtir. İlaç dozu, tedavi protokolü ve destekler yeniden değerlendirilebilir. Tedaviyi bırakmadan doktorla birlikte yeni bir plan yapılmalıdır.
Vermiş olduğu değerli bilgiler için Prof.Dr.Nadiye Köroğluna teşekkür ederiz.
********
Bizi instagram ve Facebook tan da takip edebilirsiniz.
Yukardaki konuları okuyanlar aşağıdaki konuları da incelediler;
Düşük Yumurta Rezervinde Yeni Yaklaşımlar
Tüp Bebek Tedavisinde Testler ve Önemi
Sperm DNA Hasarı ve Tedavisi. Op.Dr.Tansel KAPLANCAN
Yumurta ve Sperm Kalitesini Artırma Yöntemleri.
Yumurta Canlandırma Tedavileri. Dr.Emin Haqverdiyev
Düşük Over Rezervi İle İlgili Yeni Çalışmalar.
Erken Yumurta Yetmezliği. Op.Dr.Erbil Yağmur
Tüp bebek Tedavilerinin Başarısında Hasta Doktor iletişimin Önemi.Op.Dr.Aziz İhsan Tavuz
Yumurta ve Embriyo Ne Zaman Dondurulmalı? Op.Dr.Enver Kurt
Tüp Bebekte Embriyo ve Tutunma Sorunları – Doç. Dr. Nadiye Köroğlu
Dondurulmuş Embriyo ve Taze Embriyo Hangi Durumlarda Başarılı? Prof.Dr.Turgut AydınSperm Sıfır ise Tedavi Olur mu? Op.Dr.Tansel Kaplancan
Tüp Bebek Tedavileri. Soru Cevap Yayınımız
Op. Dr. Selen Ecemis’ten Tüp Bebekte Başarının Sırları
Tüp Bebek Tedavisinde Son Çalışmalar. Prof.Dr.Gökalp ÖNER
Tüp Bebek Başarı Hikayesi ; Mucize mi? İnanç mı? Aliye Sibel Tuzcu
Tüp Bebek Tedavileriniz için Çocuk İstiyorum Formu ile bize ulaşabilirsiniz.









