Sperm Tahlilleri Bize Ne Anlatıyor? Op.Dr.Tansel Kaplancan
Sperm Tahlilleri Bize Ne Anlatıyor? Op.Dr.Tansel Kaplancan
Op. Dr. Tansel Kaplancan ile gerçekleştirilen canlı yayında hastalar tarafından yöneltilen sorular ve verilen yanıtlar temel alınarak hazırlanmıştır. İçerik soru–cevap formatında düzenlenmiş, hasta kimlik bilgilerine yer verilmemiş ve canlı yayında aktarılan bilgiler herhangi bir yorum veya ekleme yapılmaksızın akademik düzen içerisinde sunulmuştur.
Soru:
Sperm analizinde ilk değerlendirilmesi gereken nokta nedir?
Cevap
Sperm analizinin doğru yorumlanabilmesi için öncelikle örneğin uygun şekilde verilmiş olması gerekir. Klasik yaklaşımda 3–4 günlük cinsel perhiz sonrası verilen örnek değerlendirilmektedir. Ancak son dönemde özellikle Amerika’dan gelen bilimsel çalışmalar, 1 günlük perhiz sonrası alınan örneklerin de uygun olabileceğini göstermektedir. Bu konuda özellikle Yale ve Stanford kaynaklı çalışmalar devam etmektedir ve önümüzdeki dönemde kılavuzlarda değişiklikler olabilir.
Soru:
Sperm analizinde yalnızca sperm sayısına bakmak yeterli midir?
Cevap
Hayır. Sperm analizi yalnızca sperm sayısından ibaret değildir. Değerlendirmede;
- Volüm
- Viskozite
- pH
- Canlılık (vitalite)
- Hareket
- Morfoloji
- Gerekli diğer parametrelerin tamamı birlikte değerlendirilmelidir.
Sperm analizi bir bütündür.
Soru:
Semen hacmi (volüm) neden önemlidir?
Cevap
Semen miktarı önemli bilgiler verir. Normal hacim yaklaşık 2 mL civarındadır.
Volümün düşük olması;
- Sperm yolu tıkanıklığını,
- Doğumsal sperm kanalı yokluğunu,
- Geriye boşalmayı (retrograd ejakülasyon),
- Az semen üretimini,
- Diğer bazı hastalıkları düşündürebilir.
Yalnızca semen hacmi bile birçok farklı hastalık hakkında fikir verebilir.
Soru:
Sperm analizinde pH neden değerlendirilmektedir?
Cevap
Semen normalde bazik yapıdadır. Bunun nedeni vajinanın doğal asidik ortamını dengeleyebilmektir. Eğer bu dengeleme olmazsa spermler vajina içerisinde yaşayamaz.
Bu nedenle pH değerlendirmesi sperm analizinin önemli parçalarından biridir.
Soru:
Normal sperm sayısı kaç olmalıdır?
Cevap
Günümüzde 15 milyon/mL ve üzerindeki değerler normal sınırlar içerisinde kabul edilmektedir.
Ancak yalnızca sperm sayısının normal olması çocuk sahibi olunacağı anlamına gelmez.
Soru:
Sperm sayısı normal olsa bile gebelik oluşmayabilir mi?
Cevap
Evet.
Gebelik için üç temel parametrenin birlikte uygun olması gerekir:
- Sperm sayısı
- Sperm hareketi
- Sperm morfolojisi
Bu üç parametreden biri ciddi derecede bozuk olduğunda doğal gebelik zorlaşabilir.
Soru:
Hareket olmayan spermlerle doğal gebelik mümkün müdür?
Cevap
Hayır.
Örneğin sperm sayısı 18 milyon olabilir ancak hareket %0 ise doğal gebelik beklenmez.
Bu hastalarda öncelikle hareket kazandırılmaya çalışılır. Hareket sağlanamıyorsa bazı olgularda testisten elde edilen spermler kullanılabilir.
Soru:
Morfoloji bozukluğu gebeliği nasıl etkiler?
Cevap
Sperm sayısı ve hareket normal olsa bile morfoloji ciddi derecede bozuksa gebelik oluşmayabilir.
Örneğin tüm spermlerin yuvarlak başlı olduğu Globozoospermi olgularında doğal gebelik beklenmez.
Soru:
Doğal gebelik için kesin bir sperm değeri var mıdır?
Cevap
Kesin bir sınır yoktur.
Kendi klinik deneyimimde doğal gebelik oluşan en düşük değerlerden biri;
- Yaklaşık 7 milyon sperm,
- Yaklaşık %40 hareket,
- %2 morfoloji
olan hastadır.
Bunun altındaki değerlerde doğal gebelik ihtimali belirgin şekilde azalmaktadır.
Soru:
Aşılama tedavisinde sperm parametreleri neden önemlidir?
Cevap
Aşılama için yalnızca sperm sayısının yeterli olması yeterli değildir.
Yaklaşık 5 milyon ve üzeri sperm sayısı istenir. Bunun yanında hareketin de yeterli düzeyde olması gerekir. Yıkama işlemi sonrasında yüksek hareketlilik elde edilemiyorsa aşılamanın başarı şansı düşüktür.
Soru:
Tek bir sperm analizi yeterli midir?
Cevap
Hayır.
Sperm analizi en az iki farklı zamanda ve mümkünse iki farklı laboratuvarda tekrar edilmelidir.
Sonuçlar arasında belirgin farklılık varsa;
- Laboratuvar farklılığı,
- Enfeksiyon,
- Varikosel,
- Hormonal bozukluklar
gibi nedenler araştırılmalıdır.
Bazı hastalarda üçüncü sperm analizine de ihtiyaç duyulabilir.
Soru:
Retrograd ejakülasyon (geriye boşalma) nasıl anlaşılır?
Cevap
Bazı hastalarda sperm dışarı çıkmak yerine mesaneye kaçar.
Bu durum özellikle;
- Mesane ameliyatları,
- Prostat cerrahileri,
- İleri diyabet,
- Bazı idrar yolu ameliyatlarından sonra görülebilir.
Bu hastalarda ilişki sonrası idrarda sperm araştırılır ve gerektiğinde idrardan sperm elde edilerek tedavi planlanabilir.
Soru:
Sperm analizinde aglütinasyon (yapışma) görüldüğünde ne düşünülmelidir?
Cevap
Aglütinasyon görüldüğünde öncelikle enfeksiyon araştırılır.
Bu amaçla;
- Lökosit değerlendirilir,
- Gerekirse kültür yapılır,
- Gerekirse uygun tedavi planlanır.
Tek bir parametreye bakılarak karar verilmez; tüm sperm analizi birlikte değerlendirilir.
Soru:
Azospermi tanısı alan bir hastada yalnızca FSH veya inhibin değerleriyle yorum yapılabilir mi?
Cevap
Hayır.
Değerlendirme yapılabilmesi için;
- Genetik testler,
- Hormon testleri,
- Sperm analizleri,
- Daha önce geçirilmiş ameliyatlar,
- Ameliyat raporları
birlikte incelenmelidir.
Tek başına laboratuvar değerleriyle kesin yorum yapmak doğru değildir.
Soru:
Azospermi hastalarında güncel tedavi yaklaşımları nelerdir?
Cevap
Öncelikle hastanın gerçek azospermi mi yoksa kriptozoospermi mi olduğunun belirlenmesi gerekir.
Kriptozoospermi olgularında çok az sayıda sperm elde edilse bile tüp bebek tedavisi uygulanabilir.
Gerçek (saf) azospermi olgularında ise ilaç tedavisiyle sperm çıkışının sağlanması her zaman mümkün değildir. Tedaviye rağmen sperm elde edilemeyen hastalarda MikroTESE ameliyatı uygulanarak testis dokusunda sperm araştırılır.
Rutin uygulamada tedavi süresi genellikle 3–6 ay, gerekli durumlarda en fazla 9–12 ay olarak planlanmaktadır. Bunun ötesinde yıllarca ilaç tedavisi uygulanmasının bilimsel olarak kabul gören bir yaklaşım olmadığı belirtilmektedir.
Soru:
Azospermi tedavisinde yeni yöntemler var mıdır?
Cevap
Yeni çalışmalar devam etmektedir.
Egzozom tedavileri üzerinde araştırmalar sürmektedir ve umut verici sonuçlar bulunmaktadır.
PRP uygulamasının erkek infertilitesi ve azospermi tedavisinde anlamlı bir faydası gösterilememiştir.
Kök hücre tedavileri ise günümüzde rutin klinik uygulamada yer almamaktadır.
Kendi uygulamalarımızda belirli bir tedavi protokolü ile daha önce MikroTESE yapılmış ve sperm bulunamamış bazı hastalarda sonraki süreçte sperm elde edilen olgular bulunmaktadır. Ancak hangi hasta grubunun bu tedaviden fayda göreceğini gösterecek daha geniş çalışmalara ihtiyaç vardır.
Soru:
MikroTESE yapılmış ve sperm bulunamamış hastalarda yeniden değerlendirme gerekli midir?
Cevap
Evet.
Bu hastalarda;
- Ameliyat raporları,
- Genetik incelemeler,
- Hormon testleri,
- Daha önceki tedavi kayıtları
birlikte değerlendirilmelidir.
Yalnızca “sperm bulunamadı” bilgisi ile karar vermek doğru değildir.
Soru:
Bir MikroTESE ameliyatında sperm bulunup diğerinde bulunamaması mümkün müdür?
Cevap
Evet, mümkündür.
Bu nedenle ameliyat raporlarının ayrıntılı incelenmesi gerekir.
Özellikle laboratuvarda yıkama sonrasında sperm elde edilmişse bunun ameliyat raporunda belirtilmesi önemlidir. Tüm belgeler birlikte değerlendirilmeden kesin yorum yapılamaz.
Soru:
Yıkama sonrasında sperm sayısının azalması normal midir?
Cevap
Evet.
Yıkama işlemi sırasında spermler saflaştırıldığı için sayı azalabilir.
Ancak değerlendirme yalnızca sayı üzerinden yapılmaz.
Sperm;
- Sayısı,
- Hareketi,
- Morfolojisi
birlikte değerlendirilmelidir.
Soru:
Sperm sayısı yüksek olduğunda gebelik ihtimali kesin olarak iyi midir?
Cevap
Hayır.
Tek başına sperm sayısı yeterli değildir.
Değerlendirme yapılabilmesi için sperm analizinin tüm parametrelerinin birlikte incelenmesi gerekir.
Soru:
Morfoloji sıfır olan hastalarda tekrarlayan düşüklerin nedeni erkek faktörü olabilir mi?
Cevap
Evet.
Morfoloji sıfır olan hastalarda;
- Sperm DNA hasarı,
- Sperm kromozom bozuklukları (FISH analizi)
araştırılmalıdır.
Bu değerlendirmeler yapılmadan yalnızca vitamin tedavisi ile devam edilmesi doğru değildir.
Tekrarlayan gebelik kayıplarında erkek faktörü ayrıntılı olarak incelenmelidir.
Soru:
Embriyoların 3. günden 5. güne ulaşması sperm açısından sorun olmadığını gösterir mi?
Cevap
Hayır.
Embriyoların 5. güne ulaşması tek başına sperm faktörünün normal olduğunu göstermez.
Örneğin;
- Çok sayıda yumurta döllenebilir,
- Üçüncü güne çok sayıda embriyo ulaşabilir,
- Ancak beşinci güne çok az embriyo kalabilir.
Bu durumda sperm faktörü yeniden değerlendirilmelidir.
Soru:
Embriyoların 5. güne ulaşması yeterli midir?
Cevap
Hayır.
Beşinci güne ulaşan embriyoların sayısı kadar genetik yapıları da önemlidir.
NGS incelemesinde genetik olarak normal embriyo bulunamaması durumunda yine erkek faktörü araştırılmalıdır.
Soru:
Tekrarlayan başarısız tüp bebek denemelerinde sperm değerlendirmesi yeniden yapılmalı mıdır?
Cevap
Evet.
Embriyolar beşinci güne ulaşsa bile;
- Embriyo gelişim süreci,
- Genetik sonuçlar,
- Sperm DNA bütünlüğü,
- Sperm kromozom yapısı
yeniden değerlendirilmelidir.
Gebelik elde edilemediği sürece hem laboratuvar süreci hem de erkek faktörü yeniden gözden geçirilmelidir.
Soru:
Daha önce testis ameliyatı olmuş ve sperm bulunamamış hastalar yeniden değerlendirilebilir mi?
Cevap
Evet.
Öncelikle yapılan ameliyatın ayrıntıları bilinmelidir.
- TESE mi yapıldı?
- MikroTESE mi uygulandı?
- Tek taraflı mı, çift taraflı mı işlem yapıldı?
- Operasyonda hangi büyütme düzeyinde mikroskop kullanıldı?
Bu bilgiler değerlendirilmeden yalnızca “sperm bulunamadı” sonucuyla karar verilmemelidir.
Soru:
Sperm analizinde yalnızca bazı parametrelerin paylaşılması yeterli midir?
Cevap
Hayır.
Sperm analizinin yorumlanabilmesi için;
- Sperm sayısı,
- Hareket,
- Morfoloji,
- Diğer analiz parametreleri
birlikte değerlendirilmelidir.
Eksik bilgilerle doğru yorum yapmak mümkün değildir.
Soru:
İmmotil (hareketsiz) spermatozoa ile gebelik mümkün müdür?
Cevap
Evet.
İmmotil sperm, olgun ancak hareket etmeyen sperm hücresidir.
Uygun laboratuvar koşullarında seçilerek yumurta içine uygulandığında gebelik elde edilebilir.
Hareketli sperm tercih edilmekle birlikte hareketsiz spermle gebelik oluşması mümkündür.
Soru:
Prolistem tedavisi her hastada kullanılmakta mıdır?
Cevap
Hayır.
Bu tedavi her hastaya uygulanmamaktadır.
Uygun görülen seçilmiş hastalarda kullanılmaktadır ve bazı hastalarda olumlu sonuçlar elde edilmiştir.
Soru:
DNA hasarı yüksek bulunan hastalarda tedavi nasıl planlanmaktadır?
Cevap
Öncelikle DNA hasarına neden olan faktör araştırılmalıdır.
Bunlar arasında;
- Varikosel,
- Hormonal bozukluklar,
- Testosteron düşüklüğü,
- Enfeksiyon,
- Prostat hastalıkları
değerlendirilmelidir.
Neden belirlenmeden standart bir tedavi uygulanması doğru değildir.
Soru:
Hipogonadizm tanısı alan azospermi hastalarında tedavi yaklaşımı nasıldır?
Cevap
Hipogonadizm iki grupta değerlendirilmelidir.
Birincisi hipogonadotropik hipogonadizmdir. Bu grupta beyinden hormon üretimi yetersizdir ve uzun süreli tedaviyle sperm çıkışı sağlanabilir.
İkincisi primer testiküler yetmezliktir. Bu grupta uzun yıllar tedavi uygulanmasının anlamlı olmadığı düşünülmektedir.
Tedavi planı yapılmadan önce hangi hasta grubunda olunduğu belirlenmelidir.
Soru:
Daha önce negatif MikroTESE yapılmış hastalarda yeniden sperm bulunabilir mi?
Cevap
Evet.
Bazı olgularda daha önce negatif olarak değerlendirilen hastalarda yeniden yapılan ayrıntılı MikroTESE sırasında sperm bulunabilmektedir.
Bu nedenle ameliyat raporlarının ayrıntılı incelenmesi önemlidir.
Soru:
Sperm analizinde sıvılaşma süresi ve aglütinasyon neden önemlidir?
Cevap
Bu parametreler;
- Örneğin verilme tekniği,
- Hormonal durum,
- Enfeksiyon varlığı
ile ilişkili olabilir.
Bu nedenle tek başına değerlendirilmez; diğer analiz sonuçlarıyla birlikte yorumlanır.
Soru:
Sertoli Cell Only (SCO) patoloji sonucu çocuk sahibi olunamayacağı anlamına gelir mi?
Cevap
Hayır.
Patoloji incelemesi testisin yalnızca alınan küçük bir bölümünü değerlendirmektedir.
Bu nedenle tek bir patoloji örneği testisin tamamını temsil etmez.
Sertoli Cell Only raporu bulunan bazı hastalarda da sperm bulunarak gebelik elde edilebilmektedir.
Soru:
Erkek infertilitesinde patoloji raporunun yeri nedir?
Cevap
Patoloji;
- Kanser,
- Tümör,
- İyi huylu ve kötü huylu doku hastalıklarının değerlendirilmesinde önemli bir bilim dalıdır.
Ancak azospermi değerlendirmesinde tek başına kesin karar vermek için yeterli değildir.
Ameliyat raporu ile birlikte değerlendirilmelidir.
Soru:
Çift Y kromozomu bulunan hastalarda tedavi planı nasıl yapılmalıdır?
Cevap
Öncelikle genetik raporun ayrıntıları incelenmelidir.
Genetik alt tip bilinmeden yalnızca “çift Y kromozomu” bilgisiyle tedavi planı yapılamaz.
Ameliyat raporları ve genetik incelemeler birlikte değerlendirilmelidir.
Soru:
İnhibin B düzeyi zaman içerisinde değişebilir mi?
Cevap
Evet.
İnhibin B düzeyleri zaman içerisinde artabilir veya azalabilir.
Tedaviye yanıtla birlikte yükselme görülebileceği gibi bazı durumlarda düşüş de izlenebilir.
Bu nedenle tek bir ölçüm yerine klinik süreç birlikte değerlendirilmelidir.
Soru:
Azospermide semen hacminin yüksek olması sperm görülmesini engeller mi?
Cevap
Hayır.
Yüksek semen hacmi tek başına açıklayıcı değildir.
Tanı koyabilmek için;
- Tekrarlayan sperm analizleri,
- Hormon testleri,
- Genetik incelemeler
birlikte değerlendirilmelidir.
Soru:
Sperm hücrelerinin ilaç tedavisiyle bir gelişim evresinden diğerine ilerletilebildiği doğru mudur?
Cevap
Güncel bilimsel bilgiler doğrultusunda sperm gelişim evrelerinin ilaç tedavisiyle ilerletildiğini gösteren kabul edilmiş bir yöntem bulunmamaktadır.
Tedaviye rağmen sperm elde edilemeyen hastalarda uygun süre sonunda MikroTESE değerlendirilmelidir.
Soru:
Sigara kullanımı tedavi başarısını etkiler mi?
Cevap
Evet.
Tedavi sürecinde sigaranın bırakılması önerilmektedir.
Gebelik elde edilene kadar sigaradan uzak durulması tedavi açısından önemlidir.
Vermiş olduğu değerli bilgiler için Op.Dr.Tansel Kaplancan’a teşekkür ederiz.
***************************









