Embriyo Kalitesini Etkileyen Faktörler.Prof.Dr.Turgut Aydın
Embriyo Kalitesini Etkileyen Faktörler.Prof.Dr.Turgut Aydın
Tüp bebek tedavilerinde embriyo kalitesini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Embriyo gelişimi yalnızca yumurta ya da sperm kalitesiyle açıklanabilecek tek yönlü bir süreç değildir. Kadının yaşı, yumurtaların geliştiği folikül çapı, kullanılan tedavi protokolü, sperm kalitesi, laboratuvar koşulları, metabolik durum, kilo değişimleri ve embriyonun genetik yapısı bu süreci doğrudan etkileyebilir.
Kadın yaşı embriyo kalitesinde en önemli belirleyicilerden biridir. İleri yaşla birlikte embriyolarda genetik düzensizlik riski artabilir ve embriyo gelişimi olumsuz etkilenebilir. Çok genç yaşlarda da yumurta ve embriyo gelişimi her zaman ideal olmayabilir; ancak tüp bebek uygulamalarında asıl klinik sorun genellikle ileri yaşla birlikte ortaya çıkan yumurta ve embriyo kalitesi düşüşüdür.
Tedavi sırasında gelişen foliküllerin çapı da embriyo kalitesi açısından önemlidir. Senkron şekilde gelişmiş, uygun çaplara ulaşmış foliküllerden elde edilen yumurtalarda embriyo gelişimi daha iyi olabilmektedir. Özellikle 16–18 mm civarında, uyumlu gelişen foliküllerin varlığı tedavi başarısı açısından değerli kabul edilir.
Obezite ve ani kilo kaybı da embriyo kalitesini etkileyebilir. Özellikle tüp mide ameliyatı gibi bariyatrik cerrahi sonrası ya da hızlı kilo kaybı sağlayan ilaçlarla kısa sürede ciddi kilo verilmesi durumunda vücut bir tür besinsel yoksunluk dönemine girebilir. Bu süreçte vitamin, mineral ve metabolik denge bozulabilir. Bu nedenle ciddi kilo kaybı yaşayan hastalarda tüp bebek tedavisine hemen başlanması her zaman uygun olmayabilir. Kilonun bir süre sabitlenmesi, vücudun yeniden dengeye kavuşması gerekebilir.
Ani ve fazla kilo kaybı sadece kadınlarda embriyo kalitesini değil, erkeklerde sperm kalitesini de olumsuz etkileyebilir. Hatta bazı erkeklerde sperm değerlerinde ciddi düşüşler görülebilir. Bu nedenle kilo kontrolü önemli olmakla birlikte, tüp bebek tedavisi planlanırken hızlı kilo kaybının zamanlaması dikkatle değerlendirilmelidir.
İleri yaş grubundaki hastalarda ise zaman faktörü ayrıca önem taşır. Örneğin 38–40 yaş civarında, yumurta sayısı halen iyi olan bir hastada önce yumurtaların toplanması, embriyoların oluşturulup dondurulması, daha sonra kilo düzenlemesi yapılması bir seçenek olabilir. Böylece yaşa bağlı yumurta kalitesi kaybı ilerlemeden embriyolar korunmuş olur.
Sperm kalitesinin çok düşük olması da embriyo gelişimini etkileyen önemli faktörlerden biridir. Sperm yalnızca döllenme aşamasında değil, embriyonun sonraki gelişim basamaklarında da etkili olabilir. Bu nedenle embriyo kalitesi değerlendirilirken erkek faktörü de mutlaka dikkate alınmalıdır.
Laboratuvar koşulları embriyo gelişimi açısından kritik öneme sahiptir. Embriyoların geliştiği ortam, kullanılan medyumlar, pH dengesi, oksijen sensörleri, partikül sayımı ve laboratuvar sisteminin genel stabilitesi embriyo kalitesini etkileyebilir. Eğer aynı dönemde laboratuvardaki birçok hastanın embriyolarında benzer gelişim sorunları görülüyorsa laboratuvar koşulları mutlaka sorgulanmalıdır. Ancak yalnızca tek bir hastada gelişim sorunu varsa, sorun daha çok hastaya ait faktörlerle ilişkili olabilir.
Tedavi protokolleri de embriyo gelişiminde belirleyici olabilir. Bazı hastalarda aynı protokolün tekrar tekrar uygulanması embriyo gelişiminde istenen sonucu vermeyebilir. Böyle durumlarda ilaç dozları, kullanılan protokol ve yumurtalık uyarılma şekli yeniden değerlendirilmelidir. Her hastaya aynı yaklaşım uygulanmamalı; hastanın önceki tedavi yanıtı, yumurta sayısı ve embriyo gelişim öyküsü dikkate alınmalıdır.
Düşük doz ilaçla daha az yumurta elde edilmesinin her zaman daha kaliteli embriyo anlamına gelmediği vurgulanmalıdır. Bazı hastalarda daha etkili bir yumurtalık uyarılması ile daha fazla yumurta elde edilmesi ve buna bağlı olarak daha fazla kaliteli embriyo gelişmesi mümkün olabilir. Bu nedenle tedavi protokolü hastaya özel planlanmalıdır.
Embriyonun genetik yapısındaki problemler de embriyo gelişimini etkileyebilir. Ancak embriyo beşinci güne ulaşamıyorsa, üçüncü gün embriyodan biyopsi alınarak genetik inceleme yapılması her hasta için anlamlı olmayabilir. Beşinci güne ulaşamayan embriyolarda zaten gelişimsel bir sorun olduğu düşünülür. Üçüncü gün biyopsisi hem embriyoya ek müdahale anlamına gelir hem de hastaya ek maliyet yükleyebilir.
Mozaik embriyolar konusunda ise güncel yaklaşımlar daha dikkatli değerlendirme gerektirir. Mozaik embriyoların belirli oranlarda transfer edilmesiyle sağlıklı gebelikler ve sağlıklı doğumlar elde edilebilmektedir. Mozaiklik oranı, embriyonun genel durumu, hastanın yaşı, başka embriyo seçeneği olup olmadığı ve genetik danışmanlık süreci birlikte değerlendirilmelidir.
Soru-Cevap
Soru: Embriyo kalitesini bozan en önemli nedenler nelerdir?
Cevap: Embriyo kalitesini etkileyen birçok faktör vardır. Kadının yaşı, yumurta gelişimi, folikül çapı, sperm kalitesi, laboratuvar koşulları, kullanılan tedavi protokolü, ani kilo kaybı, obezite ve embriyonun genetik yapısı bu faktörler arasında yer alır. Bu nedenle embriyo kalitesi tek bir nedene bağlanmamalı, çift her yönüyle değerlendirilmelidir.
Soru: Ani kilo vermek embriyo kalitesini etkiler mi?
Cevap: Evet, ani ve fazla kilo kaybı embriyo kalitesini olumsuz etkileyebilir. Özellikle tüp mide ameliyatı sonrası ya da kilo verdirici ilaçlarla kısa sürede ciddi kilo kaybı yaşayan hastalarda vücut besinsel ve metabolik olarak yoksunluk dönemine girebilir. Bu süreçte embriyo kalitesi ve sperm kalitesi etkilenebilir. Bu nedenle ciddi kilo kaybı sonrası tedaviye hemen başlanması yerine vücudun bir süre dengeye gelmesi daha doğru olabilir.
Soru: Kilo veren hastalar tüp bebek tedavisine ne zaman başlamalı?
Cevap: Çok fazla kilo verilmişse, özellikle 20–30 kilo gibi ciddi bir kayıp varsa, vücudun yeni kilosunda bir süre sabit kalması önemlidir. Bariyatrik cerrahi sonrası genellikle yaklaşık bir yıl beklemek uygun olabilir. Ancak hastanın yaşı ileri ise ve zaman kaybı risk oluşturuyorsa, önce yumurtalar toplanıp embriyolar dondurulabilir, transfer daha sonra planlanabilir.
Soru: Sperm kalitesi embriyo gelişimini etkiler mi?
Cevap: Evet. Sperm kalitesinin çok kötü olması embriyo gelişimini etkileyebilir. Sperm yalnızca döllenme için değil, embriyonun sonraki gelişim aşamaları için de önemlidir. Bu nedenle embriyo kalitesi sorunu olan çiftlerde sadece kadın değil, erkek faktörü de ayrıntılı değerlendirilmelidir.
Soru: Laboratuvar koşulları embriyo kalitesini etkiler mi?
Cevap: Laboratuvar koşulları embriyo gelişimi açısından çok önemlidir. Embriyoların geliştiği ortam, kullanılan medyumlar, pH dengesi, oksijen düzeyi ve laboratuvar sisteminin stabilitesi embriyo gelişimini etkileyebilir. Eğer aynı dönemde birçok hastada embriyo gelişim sorunu varsa laboratuvar koşulları mutlaka kontrol edilmelidir.
Soru: Tedavi protokolünü değiştirmek embriyo kalitesini artırabilir mi?
Cevap: Bazı hastalarda evet. Aynı protokolle tekrarlayan kötü embriyo gelişimi yaşanıyorsa, tedavi protokolünün değiştirilmesi olumlu sonuç verebilir. Hastanın önceki tedavi yanıtı, yumurta sayısı, embriyo gelişimi ve klinik durumu birlikte değerlendirilerek yeni bir protokol planlanabilir.
Soru: Az ilaç kullanmak daha kaliteli embriyo sağlar mı?
Cevap: Her zaman böyle değildir. Düşük doz ilaçla az yumurta elde edilmesi mutlaka daha kaliteli embriyo gelişeceği anlamına gelmez. Bazı hastalarda daha uygun ve etkili bir yumurtalık uyarılması ile daha fazla yumurta ve daha iyi embriyo gelişimi sağlanabilir. Bu nedenle ilaç dozu hastaya göre belirlenmelidir.
Soru: Embriyo beşinci güne gitmiyorsa genetik test yapılmalı mı?
Cevap: Embriyo beşinci güne ulaşamıyorsa, üçüncü gün embriyodan biyopsi alınarak genetik test yapılması her zaman anlamlı değildir. Çünkü embriyonun beşinci güne ulaşamaması zaten gelişimsel bir sorun olduğunu gösterir. Üçüncü gün biyopsisi ek maliyet oluşturabilir ve her hasta için uygun bir yaklaşım değildir.
Soru: Mozaik embriyolar transfer edilebilir mi?
Cevap: Mozaik embriyolar bazı durumlarda transfer edilebilir. Mozaiklik oranı, hastanın yaşı, başka embriyo seçeneği olup olmadığı ve genetik danışmanlık süreci dikkate alınarak karar verilmelidir. Mozaik embriyolarla sağlıklı gebelikler ve sağlıklı bebekler elde edilebilmektedir.
Soru: AMH 0.01 olmasına rağmen bir folikül oluştu, beşinci gün embriyo gelişti ama tutmadı. Embriyo iyi denildi. Neden olabilir?
Cevap: Beşinci gün embriyosu elde edilmesi olumlu bir durumdur; ancak bu embriyonun mutlaka tutacağı anlamına gelmez. İyi kalite embriyolarda bile tutunma ihtimali yüzde yüz değildir. AMH çok düşük olduğunda genellikle tek folikül gelişir, bazen yumurta çıkar, bazen çıkmaz. Embriyo oluşsa bile tutmadığında elde başka embriyo alternatifi olmayabilir. Yaş gençse ve tekrar embriyo elde edilebiliyorsa doğrudan transfer denenebilir. Tek embriyo için gereksiz şekilde genetik test yapılması önerilmez.
Soru: İyi kalite embriyo transfer edilip gebelik oluşmadığında mutlaka başka bir neden aranmalı mı?
Cevap: Her zaman gerekmez. Hidrosalpenks, rahim içi problem, endometriozis, ileri yaş ya da belirgin başka bir sorun yoksa, iyi kalite embriyonun tutmaması bazen sadece o transferin başarısızlığı olarak değerlendirilebilir. Her negatif sonuçtan sonra hastaya gereksiz testler ve işlemler yapılması doğru olmayabilir.
Soru: Progesteron fitil kullanmamak düşüğe neden olur mu?
Cevap: Progesteron desteği farklı şekillerde verilebilir. Vajinal fitil, kas içi iğne, cilt altı enjeksiyon ya da ağızdan hap şeklinde kullanılabilir. Önemli olan hastanın transfer şekline ve rahim hazırlığına uygun destek verilmesidir. Fitil kullanılmaması tek başına düşük nedeni olarak değerlendirilmez.
Soru: Donmuş embriyo transferinde fitil yerine ağızdan progesteron verilmesi sorun olur mu?
Cevap: Donmuş embriyo transferinde progesteron desteği, transferin doğal döngüde mi yoksa ilaçlı hazırlıkla mı yapıldığına göre değişir. Doğal döngülerde yalnızca ağızdan progesteron desteği verilebilir. Ancak rahim içi ilaçlarla hazırlanmışsa progesteron iğnesi ya da fitil desteği gerekebilir.
Soru: Gebelikte kalp atışı duyulduktan sonra ara ara kanama olması düşük anlamına gelir mi?
Cevap: Her kanama düşük anlamına gelmez. Erken gebelikte ara ara kanamalar görülebilir. Ancak kanamanın nedeni takip edilmelidir. Vajinal enfeksiyon, plasentanın yerleşim yeri ya da rahim içindeki küçük kanama alanları buna neden olabilir. Kanama devam ederse doktor kontrolü önemlidir.
Soru: Dört defa kimyasal gebelik yaşayan biri doğal gebe kalabilir mi, yoksa tüp bebeğe mi başlamalıdır?
Cevap: Dört kimyasal gebelik varsa rahim içi yapı mutlaka değerlendirilmelidir. Ayrıca çiftte translokasyon gibi kromozomal taşıyıcılıklar araştırılabilir. Eğer belirgin bir sorun yoksa ve doğal gebelik oluşuyorsa bir süre daha beklenebilir. Ancak tekrarlayan kayıplar devam ederse genetik inceleme yapılmış embriyo transferi düşünülebilir.
Soru: Bir çocuğu olan, sonrasında düşükler yaşayan ve artık gebe kalamayan bir hasta ne yapmalıdır?
Cevap: Daha önce gebelik oluşmuş olması önemlidir. Sonrasında düşükler ve gebelik oluşmaması varsa rahim filmi çekilerek rahim içi yapışıklık, rahim boşluğu problemi ve tüplerin durumu değerlendirilmelidir. Özellikle düşüklerden sonra kürtaj yapıldıysa rahim içi yapışıklık ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.
Soru: Tekrarlayan tedavilerde yumurtaların çoğu boş çıkıyorsa ne yapılmalıdır?
Cevap: Bu durumda tedavi protokolü yeniden değerlendirilmelidir. Aynı ilaçların benzer dozlarla tekrar verilmesi gerçek bir protokol değişikliği sayılmaz. Farklı protokol, farklı tetikleme yöntemi ya da agonist protokol gibi seçenekler düşünülebilir.
Soru: İlk denemede iyi kalite embriyo transfer edildi ama negatif sonuçlandı. Diğer embriyolarda da sorun olur mu?
Cevap: Tek bir negatif sonuç, kalan embriyoların kötü olduğu anlamına gelmez. İyi kalite embriyolarda bile tutunmama ihtimali vardır. Bir deneme sonrası kalan embriyolara mutlaka genetik test yapılması gerekmez. Hastanın yaşı, embriyo sayısı ve tedavi geçmişi birlikte değerlendirilmelidir.
Soru: İki kimyasal gebelik ve bir boş gebelik yaşandıysa ne yapılmalıdır?
Cevap: Tekrarlayan kimyasal gebelik ve boş gebelik durumunda embriyolarda genetik inceleme gündeme gelebilir. Sağlıklı embriyo seçilerek transfer yapılması düşük riskini azaltabilir. Ancak bazı hastalarda tekrar denemelerle devam eden sağlıklı gebelik de oluşabilir. Karar hasta ve doktor tarafından birlikte verilmelidir.
Soru: Azospermi denilen hastada bazen meni örneğinde sperm çıkıp bazen çıkmıyorsa ne yapılmalıdır?
Cevap: Öncelikle gerçekten sperm bulunup bulunmadığı netleştirilmelidir. Sperm dışı hücrelerle işlem yapılmamalıdır. Eğer ejakülatta sperm bulunamıyorsa testisten sperm arama işlemi gerekebilir. Böyle hastalarda yüz yüze değerlendirme ve önceki tahlillerin ayrıntılı incelenmesi önemlidir.
Soru: Kalp atışı duyulduktan sonra gebelik kaybı yaşandıysa tekrar aynı şey olur mu?
Cevap: Aynı durumun tekrar yaşanma ihtimali vardır; ancak bu kesin değildir. Erken gebelik kayıpları birçok çiftte görülebilir. Bazen sağlıklı devam etmeye uygun olmayan embriyolar gebeliğin erken döneminde elenir. Bir kayıp yaşanması sonraki gebeliğin de mutlaka kaybedileceği anlamına gelmez.
Soru: 41 yaşında beşinci gün embriyoları genetik teste gönderildiğinde kaçının sağlıklı gelmesi beklenir?
Cevap: İleri yaşta embriyoların genetik olarak sağlıklı gelme oranı azalır. 41 yaş civarında dört embriyodan birinin sağlıklı gelmesi olasıdır; ancak bu kesin bir oran değildir. Daha fazla sağlıklı embriyo gelmesi de mümkündür, hiç sağlıklı embriyo gelmemesi de mümkündür.
Soru: Gebelikte kesede kanama alanı görünmeden kanama olması ne anlama gelebilir?
Cevap: Bazen plasentanın rahim alt segmentine yakın yerleşmesi kanamaya neden olabilir. Rahim büyüdükçe bu yerleşim alanı yukarı doğru taşınabilir ve kanama zamanla kaybolabilir. İlk haftalarda görülen bazı kanamalar takip ile düzelebilir.
Soru: Genetik olarak sağlıklı embriyo transfer edilse bile tutmama olur mu?
Cevap: Evet. Genetik olarak sağlıklı embriyo transfer edilse bile gebelik oluşmayabilir. Embriyo kalitesi, rahim içi alıcılık, embriyo-rahim uyumu ve diğer biyolojik faktörler sonucu etkileyebilir. Bu nedenle genetik olarak sağlıklı embriyo bile yüzde yüz gebelik garantisi vermez.
Soru: Genç yaşta embriyolar mutlaka genetik olarak sağlıklı mı olur?
Cevap: Hayır. Genç yaşta da embriyolarda kromozomal sorunlar görülebilir. Embriyo genetiğinin en iyi olduğu dönem genellikle 25 yaş civarıdır. Çok genç yaşlarda da kromozomal problem ihtimali artabilir; ileri yaşlarda ise bu risk daha belirgin yükselir.
Soru: Yaş 33, PCOS var, ilk transfer başarısız oldu. Yumurta kaliteleri iyi. Tekrar deneyeceğiz. Oksapar ve serum yapılacakmış. Ne önerirsiniz?
Cevap: Oksapar gibi düşük molekül ağırlıklı kan sulandırıcıların her hastada gebelik şansını artırdığı gösterilmiş değildir. Tıbbi gereklilik varsa kullanılabilir; ancak rutin olarak gebelik oranını artırmak için verilmesi doğru değildir. Serum ya da damar yoluyla verilen bazı yağ içerikli desteklerde alerjik reaksiyon riski olabilir. Embriyo glue kullanılabilir; ancak bu da tek başına başarı garantisi sağlamaz.
Soru: İlk denemede bir embriyo oluştu, ikinci denemede protokol değişikliği sonrası yedi embriyo donduruldu. Bu fark neden olabilir?
Cevap: Protokol değişikliği bazı hastalarda çok önemli sonuç farkı yaratabilir. Bu mucizevi bir uygulama değil, hastaya uygun tedavi planının belirlenmesidir. Her hastada aynı protokolle aynı sonuç alınmaz. Aynı işlemleri tekrar etmek yerine, önceki yanıt analiz edilerek tedavi planı değiştirilmelidir.
Soru: İki denemede de döllenen embriyolardan transfere yalnızca bir embriyo kalıyor ve sonuç negatif oluyor. Üçüncü denemede genetik test düşünülmeli mi?
Cevap: Embriyo sayısı çok azsa genetik testin anlamı sınırlı olabilir. Özellikle AMH düşükse ve her denemede sadece bir embriyo elde ediliyorsa, öncelik sağlıklı gelişen embriyoyu bulup transfer etmektir. Bu durumda genetik test yerine tekrar denemek daha uygun olabilir.
Soru: İleri yaşta her siklusta iki yumurtadan tek beşinci gün embriyosu oluşuyor, PGD-A sonucunda kaotik çıkıyor. Sperm DNA fragmantasyonu düşük, rahim filmi temiz. Ne yapılabilir?
Cevap: Burada temel sorun büyük olasılıkla ileri yaşa bağlı embriyo genetiğidir. Sperm DNA fragmantasyonu düşükse ve rahimde sorun yoksa, ana problem kadının yaşıyla ilişkili kromozomal bozukluk riski olabilir. Bu durumda sağlıklı embriyo bulana kadar tekrar denemek gerekir. Başka net bir çözüm her zaman mümkün olmayabilir.
Soru: Donmuş transfer sonrası progesteron ampul, estrofem, duphaston ve coraspin kullanıyorum. Benimle transfer olanlar fitil kullanıyor. Bu olumsuz etkiler mi?
Cevap: Progesteron farklı formlarda verilebilir. Fitil, ampul, cilt altı enjeksiyon ya da ağızdan ilaç seçenekleri vardır. Doktorunuz progesteron ampul planladıysa, bu fitilin yerine kullanılabilir. Her formun birlikte kullanılması gerekmez. Progesteronun fazlası da her zaman iyi değildir; bu nedenle doktorun planına göre devam edilmelidir.
Soru: Yaş 32, bir yıldır çocuk sahibi olmak istiyoruz, tüp bebekten korkuyoruz. Öncesinde embriyo dondurmalı mıyız?
Cevap: Eğer tüp bebek yapılacaksa ve transferi engelleyen özel bir durum yoksa embriyo dondurmak şart değildir. Taze transfer yapılabilir. Dondurma kararı; hormonların erken yükselmesi, aşırı yumurta gelişimi, rahim içi sorunlar ya da transferin uygun olmadığı durumlarda verilir. Fazla embriyolar varsa onlar daha sonra kullanılmak üzere dondurulabilir.
Soru: Transfer sonrası kaç gün sonra uçağa binebilirim?
Cevap: Aynı gün uçağa binilebilir. Transfer edilen embriyo rahim içinde günlük hareketlerle, yolculukla ya da uçakla düşmez. Embriyo çok küçük bir yapıdır ve rahim içine yerleştirildikten sonra normal şartlarda dış etkenlerle kolayca yerinden ayrılmaz.
Soru: Transfer sonrası uçağa binmek basınç nedeniyle embriyoya zarar verir mi?
Cevap: Hayır. Uçak yolculuğundaki basınç değişimi embriyonun rahimden düşmesine neden olmaz. Transfer sonrası uçak yolculuğu gebelik şansını azaltmaz. Hastaların bu konuda gereksiz kaygı yaşamaması gerekir.
Soru: Yaş 42, AMH düşük. İki negatif tüp bebek denemesinden sonra doğal gebe kaldım ama kimyasal oldu. Tekrar tüp bebek denemeli miyim?
Cevap: Doğal gebelik oluşması gebelik ihtimalinin devam ettiğini gösterir. Bu nedenle tekrar tüp bebek denenebilir ve aynı zamanda doğal yolla gebelik ihtimali için ilişkiye devam edilebilir. Düşük over rezervinde bazen tedavi sırasında yumurtlama kaçabilir; bu dönemlerde ilişki olması gebelik şansı sağlayabilir.
Soru: Düşük over rezervinde yumurta toplama planlanırken doğal gebelik olabilir mi?
Cevap: Evet, olabilir. Folikül takip edilirken bazen yumurtlama beklenenden önce gerçekleşebilir. Eğer o dönemde ilişki olmuşsa doğal gebelik oluşabilir. Bu nedenle düşük over rezervi olan hastalarda tedavi süreci planlanırken doğal gebelik ihtimali tamamen göz ardı edilmemelidir.
Soru: Düşük over rezervi olan ve doğal gebelik de elde edebilen hastalarda nasıl bir yol izlenebilir?
Cevap: Bu hastalarda tekrar denemeye devam edilebilir. Sperm değerleri uygunsa, yumurtlama uyarımı yapılarak birden fazla folikül geliştirilmesi ve bu süreçte düzenli ilişki önerilmesi bir seçenek olabilir. Böylece doğal yolla gebelik şansı artırılmaya çalışılabilir.
Soru: Beş denemede PGD-A sonucunun anöploid gelmesi durumunda ne yapılabilir?
Cevap: Bu durumda tekrar denemek dışında her zaman net bir seçenek olmayabilir. PGD-A her zaman gebelik garantisi sağlamaz. İleri yaşta ve fazla embriyosu olan hastalarda önerilebilir; ancak az yumurtası veya az embriyosu olan hastalarda direkt transfer bazı durumlarda daha mantıklı olabilir.
Soru: PGD-A yapılınca gebelik kesinleşir mi?
Cevap: Hayır. PGD-A sonucu sağlıklı gelen embriyo transfer edilse bile gebelik oluşmayabilir ya da düşük yaşanabilir. PGD-A gebelik oranını kesin olarak artıran bir yöntem gibi değerlendirilmemelidir. Sağlıklı embriyo transferi önemli olsa da gebelik için tek belirleyici değildir.
Soru: Az embriyosu olan hastalarda PGD-A yapılmalı mı?
Cevap: Az embriyosu olan hastalarda PGD-A’nın anlamı sınırlı olabilir. Çünkü embriyo sayısı az olduğunda, embriyoyu genetik teste göndermek yerine direkt transfer etmek daha uygun olabilir. Karar hastanın yaşı, embriyo sayısı ve tedavi öyküsüne göre verilmelidir.
Soru: 44 yumurta toplandı, 7’si döllendi ve 2 üçüncü gün embriyosu oluştu. Bu normal mi?
Cevap: Bu kadar çok yumurta toplanmasına rağmen az sayıda embriyo gelişmesi tedavi sürecinde bir sorun olabileceğini düşündürür. Aşırı yumurta gelişimi nedeniyle doz düşürülmüş olabilir ya da yumurta kalitesi etkilenmiş olabilir. Tedavi protokolünün ve laboratuvar sürecinin yeniden gözden geçirilmesi gerekir.
Soru: Doktorun protokolü değiştirmesi gerektiğini düşünüyorum ama ısrar edemiyorum. Ne yapmalıyım?
Cevap: Bu konuyu doktorla açıkça konuşmak gerekir. Doktorun mevcut protokolde ısrar etmesinin klinik bir nedeni olabilir. Hastanın kaygısını anlatması ve doktorun gerekçesini açıklaması tedavi süreci açısından önemlidir.
Soru: İki deneme yapıldı, kaliteli yumurta çok çıkmıyor. Kullanılan ilaç dozları değiştirildi. Bu protokol değişikliği sayılır mı?
Cevap: Sadece ilaç dozlarının değiştirilmesi her zaman gerçek protokol değişikliği anlamına gelmez. Aynı antagonist protokol içinde benzer ilaçların farklı dozlarla kullanılması temelde aynı yaklaşım olabilir. Gerekirse farklı bir tedavi protokolü değerlendirilmelidir.
Soru: Endometriyum 5.5 mm ise fizyoterapinin faydası olur mu?
Cevap: Hayır. Fizyoterapinin rahim içi kalınlığını artırdığına dair güvenilir bir yaklaşım yoktur. Endometriyum inceliğinde altta yatan neden araştırılmalı ve bilimsel temeli olan tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir.
Soru: 17 yumurta toplandıktan sonra mide bulantısı başladı ve bir hafta geçti. Bu normal mi?
Cevap: Yumurta toplama sonrası mide bulantısı ve karın şikayetleri oluyorsa doktorla görüşmek gerekir. Karında sıvı toplanması ya da OHSS açısından değerlendirme yapılmalıdır. Genellikle şikayetlerin bir hafta içinde azalması beklenir; devam ediyorsa takip önemlidir.
Soru: 26 yumurta toplandı, 10 tane beşinci gün embriyosu çıktı. Bu nasıl değerlendirilir?
Cevap: Bu oldukça iyi bir sonuçtur. Çok sayıda beşinci gün embriyosu elde edilmesi embriyo gelişimi açısından olumlu kabul edilir. Bu tablo iyi bir tedavi yanıtı olarak değerlendirilebilir.
Soru: İlk tüp bebek düşükle sonuçlandı. İkinci denemede embriyoyu genetik teste göndermeli miyiz?
Cevap: İlk düşükten sonra embriyoyu hemen genetik teste göndermek şart değildir. Genetik test düşük olmayacağını garanti etmez. Hastanın yaşı, embriyo sayısı ve önceki öyküsü değerlendirilerek karar verilmelidir. Tek bir düşük sonrası tekrar transfer denenebilir.
Soru: Histeroskopiden sonra adet kanamam azaldı. Neden olabilir?
Cevap: Histeroskopi sonrası adet miktarında belirgin azalma varsa rahim içi yapışıklık ihtimali değerlendirilmelidir. Gerekirse rahim filmi çekilerek rahim içi boşluk incelenebilir.
Soru: Rahim filminde polip yazıyorsa mutlaka histeroskopi gerekir mi?
Cevap: Hayır. Rahim filminde polip yazılması her zaman gerçek polip olduğu anlamına gelmez. Polip ultrasonla daha doğru değerlendirilir. Gereksiz histeroskopiler rahim içi yapışıklık gibi sorunlara yol açabilir.
Soru: Histeroskopi rahimde yapışıklığa neden olabilir mi?
Cevap: Evet. Histeroskopi sırasında rahim içi dokulara fazla müdahale edilirse yapışıklık gelişebilir. Bu nedenle histeroskopi gerekli olduğunda ve dikkatli şekilde yapılmalıdır.
Soru: Azospermi nedeniyle iki kez tüp bebek yapıldı. Kalan bir tüp sperm var. Üçüncü gün yerine beşinci günü zorlamalı mıyız?
Cevap: Kalan sperm örneği tek kullanımlık gibi düşünülmelidir. Çözüldükten sonra tekrar kullanılamayabilir. Eğer yumurta sayısı az çıkıyorsa, birkaç kez yumurta toplanıp dondurulabilir; daha sonra yeterli yumurta biriktirilerek sperm çözülüp mikroenjeksiyon yapılabilir. Bu karar laboratuvarla ve doktorla birlikte planlanmalıdır.
Prof.Dr.Turgut Aydına verdiği değerli bilgiler için teşekkür ederiz.
********************************
Bizi instagram ve Facebook tan da takip edebilirsiniz.
Yukardaki konuları okuyanlar aşağıdaki konuları da incelediler;
Düşük Yumurta Rezervinde Yeni Yaklaşımlar
Tüp Bebek Tedavisinde Testler ve Önemi
Sperm DNA Hasarı ve Tedavisi. Op.Dr.Tansel KAPLANCAN
Yumurta ve Sperm Kalitesini Artırma Yöntemleri.
Yumurta Canlandırma Tedavileri. Dr.Emin Haqverdiyev
Düşük Over Rezervi İle İlgili Yeni Çalışmalar.
Erken Yumurta Yetmezliği. Op.Dr.Erbil Yağmur
Tüp bebek Tedavilerinin Başarısında Hasta Doktor iletişimin Önemi.Op.Dr.Aziz İhsan Tavuz
Yumurta ve Embriyo Ne Zaman Dondurulmalı? Op.Dr.Enver Kurt
Tüp Bebekte Embriyo ve Tutunma Sorunları – Doç. Dr. Nadiye Köroğlu
Dondurulmuş Embriyo ve Taze Embriyo Hangi Durumlarda Başarılı? Prof.Dr.Turgut AydınSperm Sıfır ise Tedavi Olur mu? Op.Dr.Tansel Kaplancan
Tüp Bebek Tedavileri. Soru Cevap Yayınımız
Op. Dr. Selen Ecemis’ten Tüp Bebekte Başarının Sırları
Tüp Bebek Tedavisinde Son Çalışmalar. Prof.Dr.Gökalp ÖNER
Tüp Bebek Başarı Hikayesi ; Mucize mi? İnanç mı? Aliye Sibel Tuzcu
Tüp Bebek Tedavileriniz için Çocuk İstiyorum Formu ile bize ulaşabilirsiniz.









