PICSI, Piezzo,Embriyoskop, EmbriyoGlu Nedir? Ne iş Yapar?
PICSI, Piezzo,Embriyoskop, EmbriyoGlu Nedir? Ne iş Yapar? Op.Dr.Aziz İhsan Tavuz
Tüp bebek tedavisi, 1970’li yıllarda başladığı şekliyle devam etmemekte; her geçen gün yeni uygulamalar eklenerek gelişmektedir. Bugün henüz standart hâle gelmemiş bazı ek yöntemlerin, ilerleyen yıllarda standart uygulamalar arasına girmesi mümkündür. Bu yöntemler, her hastaya rutin olarak uygulanmamakta; hastanın ihtiyacına ve önceki tedavi sonuçlarına göre tedavi planına eklenmektedir.
PICSI, Piezo, embriyoskop ve EmbryoGlue bu uygulamalar arasında yer almaktadır. Hangi yöntemin kullanılacağına; hastanın yumurta ve sperm özellikleri, döllenme oranları, embriyo gelişimi ve daha önceki tedavi sonuçları değerlendirilerek karar verilmektedir.
Merkezimizin haziran ayı sonuçlarında gebelik oranı yüzde 79,5, blastokist gelişim oranı ise yüzde 65 olarak gerçekleşmiştir. Blastokist gelişim oranı, döllenen embriyoların beşinci güne ulaşma oranını ifade etmektedir. Bu sonuçlar dünya standartlarının üzerindedir. Dünyada donasyon uygulayan merkezler bulunmasına rağmen, Türkiye’de donasyon yapılmadan bu oranların üzerine çıkılması önemli bir sonuçtur. Laboratuvar ekibinin çalışmaları ve hastaların ayrıntılı biçimde incelenmesi, başarı oranlarını etkileyen önemli unsurlardır.
PICSI Nedir?
PICSI, bir sperm seçim yöntemidir. Doğal yolla gebelik oluşurken yumurta yumurtalıktan atılır, spermler rahim içerisinden tüplere ulaşır ve tüplerde yumurta ile milyonlarca sperm karşılaşır. Yumurta, milyonlarca sperm arasından birini seçer.
Yumurtanın dışında hyalüronan adı verilen bir tabaka bulunmaktadır. Bu tabakaya en iyi, en hızlı ve en güçlü biçimde bağlanan sperm yumurta tarafından seçilir. En hızlı ve en iyi bağlanan sperm, aynı zamanda sperm DNA hasarı daha düşük olan sperm anlamına gelmektedir.
PICSI yöntemi, yumurtanın doğal sperm seçme sürecini tüp bebek laboratuvarında taklit etmektedir. Hyalüronan maddesi mikroskop camının üzerine yayılır ve spermler bu maddenin diğer tarafına yerleştirilir. Spermler hyalüronana doğru ilerleyerek bağlanmaya çalışır. Maddeye en erken, en hızlı ve en iyi bağlanan spermler seçilerek mikroenjeksiyon işleminde kullanılır.
Spermler yalnızca mikroskop altındaki görünümlerine, morfolojik özelliklerine veya hareketlerine göre değerlendirildiğinde en iyi sperm her zaman seçilemeyebilir. PICSI, sperm DNA hasarı daha düşük ve daha iyi özelliklere sahip spermlerin seçilmesini hedeflemektedir.
PICSI Hangi Durumlarda Tercih Edilir?
PICSI yöntemi; sperm hareketinin bir miktar zayıf olduğu, morfolojik sorunların bulunduğu, sperm sayısının beklenen düzeyin altında kaldığı veya sperm DNA hasarının istenilen seviyede olmadığı durumlarda kullanılmaktadır.
Örneğin sperm sayısının 15–20 milyon yerine 5–7 milyon seviyesinde olması, hareket veya morfoloji sorunlarının bulunması ya da DNA hasarının yüksek fakat çok ileri düzeyde olmaması hâlinde PICSI tercih edilebilir. Bu hastalarda mevcut spermler arasından daha iyi olanların seçilmesinin tedavi sonucunu olumlu etkileyebileceği düşünülmektedir.
Embriyoların üçüncü günden sonra gelişiminin durması veya üçüncü günden beşinci güne ulaşamaması durumunda sperm kaynaklı sorunlar altta yatan nedenlerden biri olabilir. Bu hastalarda PICSI yöntemiyle seçilen spermler kullanılarak mikroenjeksiyon yapıldığında blastokist gelişme oranı daha yüksek olabilmektedir.
PICSI ile Mikroçip Arasındaki Tercih
Mikroçip veya sperm çip yöntemi de daha iyi spermleri seçmeyi hedefleyen bir sistemdir. Ancak laboratuvar ekipleri, kullanmaya alıştıkları ve sonuçlarından fayda gördükleri yöntemi tercih edebilir.
Biz PICSI yönteminden memnunuz ve PICSI’nin mikroçipe göre daha iyi sperm seçimi yaptığını düşünüyoruz. Başka bir ekip mikroçip kullanabilir ve kendi sonuçlarına göre bu yöntemin daha iyi çalıştığını belirtebilir. Burada önemli olan hastanın embriyo gelişiminin iyi olması ve gebelik elde edilmesidir. PICSI yöntemiyle embriyolarımızın güzel geliştiğini ve hastalarımızın gebe kaldığını görüyoruz. Sonuçlarımız da bu yöntemin iyi çalışan bir sistem olduğunu göstermektedir.
PICSI Her Tedavide Yeniden Uygulanır mı?
PICSI tek seferlik bir uygulama değildir. Hastanın daha sonraki bir dönemde yeniden tüp bebek tedavisi görmesi durumunda, spermlerin tekrar PICSI yöntemiyle seçilmesi gerekir.
İşlem sırasında hyalüronan içeren sıvı mikroskop camının üzerine yayılır. Spermler bu maddeye doğru ilerletilir ve en erken ulaşan, en hızlı hareket eden ve en iyi bağlanan spermler belirlenir. Bu spermler arasından mikroskobik ve morfolojik özellikleri en uygun olanlar embriyoloji ekibi tarafından seçilir.
Seçilmesi gereken sperm sayısı hastanın yumurta sayısına göre değişmektedir. Bazı hastalarda 20–25, bazı hastalarda ise 10–15 sperm seçilmesi gerekebilir. İşleme, belirlenen en iyi spermlerle devam edilir.
Piezoelektrik Aktivasyon Nedir?
Piezoelektrik aktivasyon, yumurtaya elektriksel uyarı verilmesi işlemidir. Döllenme, yumurtanın hücre zarındaki hücre içi ve hücre dışı voltaj değişikliğiyle kendisini gösteren bir olaydır.
Doğal döllenmede sperm yumurtaya bağlanır, yumurta spermi kabul eder ve sperm yumurtanın içerisine girer. Yumurta ve spermin çekirdekleri birleşerek embriyo oluşum sürecini başlatır. Bu süreç sırasında yumurta hücresinin zarında elektriksel bir voltaj değişikliği meydana gelir.
Bazı hastalarda döllenme oranının çok düşük olduğu görülmektedir. Örneğin 10 olgun yumurtadan yalnızca ikisinin döllenmesiyle karşılaşılabilir. Yumurta kalitesinden kaynaklanan sorunlarda veya spermin ciddi derecede problemli olduğu çiftlerde, düşük döllenme oranına çözüm olarak piezoelektrik aktivasyon uygulanmaktadır.
Bu yöntemde yumurtaya dışarıdan elektrik akımı verilerek normalde kendiliğinden gerçekleşmesi gereken voltaj değişikliği oluşturulur. Böylece yumurta aktive edilir ve döllenme sürecine hazırlanır. Daha sonra sperm yumurtanın içerisine yerleştirilir. Yumurta ve sperme ait genetik materyallerin birleşmesiyle embriyo gelişimi başlar.
Piezoelektrik aktivasyon sperme değil, yumurtaya uygulanmaktadır. İşlem, sperm yumurtanın içerisine yerleştirilmeden önce gerçekleştirilir. Amaç yumurtayı aktive etmek, döllenmeye hazırlamak ve döllenme sürecini kolaylaştırmaktır.
Piezoelektrik Aktivasyon Hangi Durumlarda Uygulanır?
Hastanın daha önceki tedavisinde döllenme oranının düşük olduğu görülmüşse, bir sonraki tedavide piezoelektrik aktivasyon uygulanır. Sperm değerleri iyi olsa bile önceki tedavide döllenme sorunu yaşanmış olması bu yöntemin tercih edilmesi için yeterli olabilir.
Daha önce hiç tüp bebek tedavisi görmemiş ve ciddi bir sperm sorunu bulunmayan hastalarda, “Yumurtalar kötü döllenebilir” düşüncesiyle piezoelektrik aktivasyon uygulanmaz. Çünkü bu hastalarda iyi döllenme ihtimali daha yüksektir. Ancak daha önceki tedavilerinde çok sayıda olgun yumurta elde edilmesine rağmen yalnızca bir veya iki yumurtası döllenen hastalarda yöntemin uygulanması planlanır.
İkinci önemli uygulama alanı ciddi sperm sorunlarıdır. Özellikle testisten veya TESE yöntemiyle elde edilen spermler her zaman istenilen özelliklere sahip olmayabilir. Bazı hastalarda sperm bulunabilmesi bile önemli bir sonuçtur. Bu durumda sperm kaynaklı döllenme sorunu yaşanma ihtimali yüksektir.
Yumurtaya dışarıdan elektriksel destek verilerek yumurtanın spermi kabul etmesi ve döllenmenin gerçekleşmesi kolaylaştırılır. Bu nedenle piezoelektrik aktivasyon; ciddi sperm sorunlarında, yumurta kalitesine bağlı problemlerde ve önceki tedavilerde düşük döllenme oranı görülen hastalarda yumurtanın döllenme olasılığını artırmayı amaçlayan ek bir tedavidir.
Yumurtadaki Şekil Bozukluklarının Değerlendirilmesi
Yumurtada görülen şekil bozuklukları, yumurtanın kalitesiyle ilgili sorunlara işaret edebilir. Ancak asıl değerlendirme, embriyoloji laboratuvarındaki takip sırasında yapılmaktadır.
Yumurta spermle döllendikten sonra embriyonun üçüncü ve beşinci güne kadar olan gelişimi takip edilir. Embriyoskop kullanıldığında embriyonun gelişimi 7 gün 24 saat boyunca izlenebilir. Embriyonun hangi saatte kaç hücreye ulaştığı ve hangi hızda bölündüğü değerlendirilir.
Embriyonun belirli saatlerde belirli hücre sayılarına ulaşması ve gelişimin bazı aşamalarında bölünme hızını artırması gerekir. Beklenen gelişim aşamalarına uygun zamanlarda ulaşıp ulaşmadığı, embriyonun değerlendirilmesinde önem taşımaktadır.7









