Yumurta, Sperm ve Embriyo Dondurma .Emb.Turan Aksoy
Soru: Yumurta, sperm ve embriyo dondurma işlemleri nasıl gerçekleştiriliyor?
Cevap: Yumurta hücresi oldukça kırılgan bir yapıya sahiptir. Embriyo, yumurta ve spermin birleşmiş hâlidir; sperm hücresi ise yumurtaya göre daha dayanıklıdır. Yumurtaya uygulanacak işlemlerde kullanılan kültür ortamı, malzemeler ve solüsyonlardaki küçük değişiklikler bile çözülme sonrasındaki canlılık oranını etkileyebilir.
Günümüzde yumurta ve embriyo dondurma işlemlerinde vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yöntemi kullanılmaktadır. Özellikle yumurta dondurmada bu yöntem sayesinde canlılık oranları geçmiş yıllara göre önemli ölçüde yükselmiştir. Beş-on yıl önce yüzde 60–70 düzeyinde olan canlılık oranları, günümüzde yüzde 90–95 seviyelerine ulaşabilmektedir. Örneğin 10 olgun yumurta dondurulduğunda, yaklaşık dokuzunun çözülme sonrasında canlılığını koruması beklenebilir.
Yakın dönemde gerçekleştirilen bir uygulamada dondurulan 29 yumurtanın tamamı çözülme sonrasında canlılığını korumuştur. Bu sonuçta uygulanan tekniğin, kullanılan malzemelerin ve hücrelerin işleme verdiği yanıtın önemli etkisi bulunmaktadır.
Soru: Yumurta dondurmanın temel amacı nedir?
Cevap: Yumurta dondurmanın amacı, mevcut yumurtaları gelecekte kullanabilmek ve kadının üreme potansiyelini korumaktır. Türkiye’de yumurta dondurma işlemleri belirli mevzuat şartlarına bağlıdır. Her isteyen kişi yalnızca kendi talebiyle yumurtalarını donduramamaktadır. İşlemin mevzuatta belirtilen tıbbi gerekçelerden birine dayanması gerekmektedir.
Soru: Kemoterapi veya radyoterapi öncesinde yumurtalar dondurulabilir mi?
Cevap: Kemoterapi ve radyoterapi gibi yumurtalık hücrelerine zarar verebilecek tedavilerden önce yumurtalar dondurulabilir. Buradaki amaç, tedavi öncesindeki sağlıklı yumurta hücrelerini korumak ve kişinin gelecekteki üreme potansiyelini desteklemektir.
Kemoterapi ve radyoterapi hücrelere zarar verebildiği için yumurtaların tedavi başlamadan önce toplanarak dondurulması önemlidir. Böylece kişi sağlığına kavuştuktan sonra daha önce dondurulmuş olan yumurtalarını kullanabilir.
Soru: Kemoterapi öncesinde sperm de dondurulabilir mi?
Cevap: Evet. Özellikle testis tümörü bulunan ve kemoterapi görecek erkek hastaların sperm hücreleri tedavi başlamadan önce dondurulabilir. Sperm dondurma işlemi, yardımcı üreme teknikleri merkezlerinde gerçekleştirilir. Bu uygulamanın kemoterapi öncesinde yapılması önerilmektedir.
Soru: Üreme fonksiyonlarını etkileyebilecek ameliyatlardan önce yumurta dondurulabilir mi?
Cevap: Yumurtalıkların alınmasını gerektiren veya üreme fonksiyonlarının kaybedilmesine yol açabilecek cerrahi işlemlerden önce yumurtalar dondurulabilir. Böylece ameliyat sonrasında yumurta üretiminin azalması veya tamamen ortadan kalkması ihtimaline karşı mevcut yumurtalar korunmuş olur.
Soru: Düşük yumurtalık rezervi veya erken menopoz riski bulunan kadınlar yumurtalarını dondurabilir mi?
Cevap: Düşük yumurtalık rezervi bulunan, henüz doğum yapmamış veya ailesinde erken menopoz öyküsü olan kadınlarda yumurta dondurma işlemi yapılabilir. Bu durumun üç kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirilmesi ve raporlanması gerekir.
Değerlendirmede AMH düzeyi, antral folikül sayısı ve kişinin klinik öyküsü dikkate alınır. Uygun şartların bulunması hâlinde yumurtalar dondurulabilir.
Soru: Yumurta dondurmak için belirli bir yaş kriteri var mıdır?
Cevap: Bu durumlarda belirli bir yaş sınırı bulunmamaktadır. Yirmi, 25 veya 30 yaşındaki bir kadın da gerekli tıbbi şartları taşıyorsa yumurtalarını dondurabilir. Burada yalnızca yaşa değil; AMH değerine, antral folikül sayısına ve klinik öyküye bakılması gerekir.
Soru: Genetik geçişli hastalıklarda yumurta dondurulabilir mi?
Cevap: Evet. Genetik geçişli hastalıkların bulunduğu bazı durumlarda da yumurta dondurma işlemi gerçekleştirilebilir.
Soru: Dondurulan yumurtalar ne kadar süre saklanabilir?
Cevap: Mevzuata göre yumurtalar ilk olarak beş yıl süreyle saklanabilir. Beş yılın sonunda kişi, saklama süresinin bir yıl daha uzatılmasını istediğine ilişkin yazılı dilekçe vermelidir. Bu talebin sonraki her yıl yeniden yapılması gerekir.
Dondurulmuş yumurtalarla ilgili kayıtlar düzenli olarak ilgili sağlık birimlerine bildirilir. Kişi saklama süresini uzatmak istemediğinde de bu durumun dilekçeyle bildirilmesi gerekir.
Teknik olarak değerlendirildiğinde hücreler, eksi 196 derecedeki sıvı azot içerisinde ve gerekli bakımlar yapılarak uzun yıllar saklanabilir. Dünya genelinde 20 yıldan daha uzun süre dondurulmuş yumurtalardan sağlıklı doğumların elde edildiği bildirilmiştir.
Soru: Uzun süre dondurulmuş yumurtaların canlılık oranı nedir?
Cevap: Kullanılan kültür ortamlarının, malzemelerin ve dondurma tekniklerinin gelişmesiyle birlikte çözülme sonrasındaki canlılık oranları yükselmiştir. Günümüzde dondurulmuş yumurtalarda yüzde 90–95 düzeyinde canlılık oranı elde edilebilmektedir.
Ancak canlılığın korunması; uygulanan tekniğe, kullanılan malzemelere, laboratuvar koşullarına ve işlemi gerçekleştiren ekibin deneyimine bağlıdır.
Soru: Dondurulup çözülen yumurtaların döllenme oranı nedir?
Cevap: Çözülme sonrasında canlılığını koruyan yumurtaların döllenme oranı yaklaşık yüzde 70–80 arasındadır. Bu açıdan dondurulup çözülen bir yumurtayla taze yumurta arasında belirgin bir fark bulunmamaktadır.
Soru: Dondurulmuş yumurtalardan elde edilen klinik gebelik oranı nedir?
Cevap: Klinik gebelik oranı kişinin yaşına, rahim iç tabakasının durumuna ve embriyo gelişimine göre değişmektedir. Klinik gebelik oranları yaklaşık yüzde 40–60 arasında olabilir.
Soru: Yumurtaların genç yaşta dondurulması başarıyı artırır mı?
Cevap: Yumurtaların genç yaşta dondurulması daha yüksek başarı şansı sağlayabilir. Yaş ilerledikçe yumurtaların genetik yapısı ve kalitesi değişebilmektedir. Benzer şekilde sperm hücreleri de yaşla birlikte değişiklik gösterebilir.
Bu nedenle gerekli tıbbi şartları taşıyan kişilerin geç kalmadan değerlendirilmesi önemlidir. Yumurtalar ne kadar erken yaşta dondurulursa, ileride çözülerek kullanıldığında daha iyi sonuçlar elde etme olasılığı artabilir.
Bir uygulamada altı yumurta dondurulmuş, çözülme sonrasında altısının da canlı olduğu görülmüş ve yumurtaların tamamı döllenmiştir. İki embriyo transfer edilmiş, kalan embriyolar ise tekrar dondurularak saklanmıştır.
Soru: Vitrifikasyon yöntemiyle yumurtalar ne kadar sürede dondurulup çözülebilir?
Cevap: Günümüzde kullanılan vitrifikasyon yöntemi hızlı dondurma esasına dayanır. Uygun koşullarda iki yumurta yaklaşık bir dakika içerisinde dondurulabilir. Çözme işlemi de yaklaşık bir dakika içinde gerçekleştirilebilir.
Bu işlemin kısa sürede tamamlanabilmesi, geliştirilen özel kültür ortamları ve solüsyonlar sayesinde mümkün olmaktadır.
Soru: Yumurta dondurma işleminde başarıyı etkileyen faktörler nelerdir?
Cevap: Başarıyı etkileyen başlıca faktörler şunlardır:
Yumurtaların dondurulduğu yaştaki yumurta kalitesi
Elde edilen olgun yumurta sayısı
Çözülme sonrasında canlı kalan yumurta sayısı
Mikroenjeksiyon sonrasındaki döllenme oranı
Embriyoların gelişim durumu
Hücrelerin kromozomal yapısı
Kullanılan dondurma ve çözme tekniği
Laboratuvarın deneyimi ve teknik yeterliliği
Yumurta dondurma işlemi gelecekte gebeliği yüzde 100 garanti etmez. Ancak doğurganlığın korunmasına yönelik önemli bir seçenektir.
Soru: Dondurulan yumurta, sperm ve embriyoların kalitesi değişir mi?
Cevap: Uygun teknik ve saklama koşulları sağlandığında yumurta, sperm ve embriyoların kalitesi korunabilir. Hücrelerin çözülme sonrasında canlılığını koruması kullanılan teknolojiye, laboratuvarın uzmanlığına ve ekibin deneyimine bağlıdır. Yüzde 90–95 düzeyindeki canlılık oranları, dünya standartlarına uygun sonuçlardır.
2. Bölüm
Soru: Yumurta, sperm ve embriyo çözme işlemlerinde aynı solüsyonlar mı kullanılır?
Cevap: Hayır. Çözme solüsyonları, embriyo kültür solüsyonları ve dış ortam kültür medyumları birbirinden farklıdır. Anne rahmine benzer bir ortam oluşturmak amacıyla kullanılan kültür medyumları da ayrı özelliklere sahiptir. Her hücre türü için işlem farklı kültür ortamlarında gerçekleştirilir.
Soru: Çözülen yumurtaya daha sonra hangi işlemler uygulanır?
Cevap: Çözme işleminden yaklaşık bir saat önce kullanılacak solüsyonun 37 dereceye kadar ısıtılması gerekir. Hazırlık tamamlandıktan sonra yumurtanın bulunduğu taşıyıcı, eksi 196 derecedeki sıvı azot ortamından çıkarılarak çözme solüsyonuna alınır.
Yumurta yaklaşık bir dakika içerisinde çözülür ve ardından uygun yumurta kültür ortamına aktarılır. Yaklaşık bir ila bir buçuk saat sonra hazırlanmış sperm hücresiyle yumurta, mikromanipülatör adı verilen gelişmiş mikroskop sistemi altında birleştirilir. Yumurta daha önce ayıklanmış ve hazırlanmış olduğu için işlem sırasında önemli bir zaman kaybı yaşanmaz.
Soru: Dondurulmuş spermler ne kadar sürede çözülür?
Cevap: Spermlerin çözülme süresi yaklaşık 45 dakikadır. Sperm hücreleri için kullanılan kültür ortamları yumurtalarda kullanılanlardan farklıdır. İşlem 37 derecede gerçekleştirilir.
Sperm hücreleri daha yüksek hacimlerde dondurulduğu için çözülme sonrasında hücrelerin tamamının geri kazanılması gerekmeyebilir. Örneğin 10 milyon sperm dondurulduğunda çözülme sonrasında 8 milyon sperm elde edilebilir. Yumurta hücresi tek olduğu için ise dondurulan her yumurtanın tek tek canlılığını koruması önemlidir.
Soru: Embriyo çözüldükten sonra gelişimine devam eder mi?
Cevap: Evet. Embriyo dondurulurken içindeki sıvıyı bırakır ve kapalı bir hâl alır. Çözülme sonrasında hücrenin yeniden genişleyerek dondurulmadan önceki hâline dönmesi beklenir.
Embriyonun yeniden genişlemesi yaklaşık üç-dört saat içerisinde gerçekleşebilir. Transfer işlemi de bu süre içinde planlanır. Embriyonun tekrar genişlemiş hâle gelmesi beklendikten sonra görüntüsü alınır. Transfer öncesinde kimlik ve embriyo doğrulaması yapılarak işlem gerçekleştirilir.
Soru: Çözülmüş bir embriyo tekrar dondurulabilir mi?
Cevap: Evet, teknik olarak çözülmüş bir embriyo tekrar dondurulabilir. Embriyo kaliteli ve dirençliyse ikinci dondurma işleminden sonra da canlılığını koruyabilir.
Ancak embriyonun direnci düşükse ikinci kez dondurma ve çözme işlemine maruz kalması canlılık oranını azaltabilir. İlk çözme işleminde yaklaşık yüzde 97 olan canlılık oranı, ikinci işlemden sonra yüzde 80–85 seviyelerine düşebilir.
Kalitesi düşük embriyoların tekrar dondurulması tercih edilmez. Çünkü ikinci çözme işleminde canlılık kaybı yaşanma ihtimali daha yüksektir. Karar verilmeden önce bu durum hastayla paylaşılmalıdır.
Soru: Embriyolar kaçar adet olacak şekilde dondurulur?
Cevap: Embriyoların tek veya ikili olarak dondurulmasına hastanın yaşı, önceki deneme sayısı, planlanan embriyo sayısı ve tedavi süreci dikkate alınarak karar verilir.
Otuz beş yaşın altında ve daha önce tedavi denemesi bulunmayan bir hastada ilk transfer için tek embriyo planlanır. İkinci denemede de tek embriyo transfer edilebilir. Üçüncü denemede ise iki embriyo transfer etme hakkı doğabilir. Bu nedenle ilk aşamada embriyoların tek tek dondurulması gerekebilir.
Her embriyonun bulunduğu taşıyıcı numaralandırılır. Embriyonun gelişim özellikleri, kalite derecesi ve bulunduğu taşıyıcının numarası kaydedilir. Çözme işlemi sırasında hangi embriyonun kullanılacağı bu kayıtlara göre belirlenir.
İki embriyo transfer edilmesi planlanıyorsa embriyolar aynı taşıyıcı içinde ikili olarak dondurulabilir. Hasta ikiz gebelik istemediğini bildirir ve tek embriyo transferi talep ederse embriyolar ayrı ayrı dondurulur.
Soru: Genetik inceleme yapılan embriyolar neden tek tek dondurulur?
Cevap: Genetik inceleme yapılan embriyoların tamamı ayrı ayrı numaralandırılarak dondurulur. Her embriyodan alınan biyopsi örneği, embriyonun numarasıyla birlikte genetik laboratuvarına gönderilir.
Genetik inceleme sonucunda hangi numaralı embriyoların sağlıklı olduğu bildirilir. Çözme ve transfer işlemi de bu numaralara göre yapılır. Bu nedenle genetik incelemeye alınan embriyoların tek tek dondurulması gerekir.
Soru: Embriyolar dondurulmadan önce gelecekteki transfer sıralaması planlanır mı?
Cevap: Evet. Embriyoların kalite dereceleri belirlenerek hangi embriyonun önce çözüleceği planlanır. Birinci, ikinci ve sonraki transferlerde kullanılacak embriyolar kayıt altına alınır.
Bu planlamanın doğru yapılabilmesi için hastanın geçmiş tedavilerinin, önceki deneme sayısının ve transfer tercihlerinin bilinmesi gerekir. Aksi hâlde tek embriyo isteyen bir hastanın embriyolarının aynı taşıyıcıda ikili olarak dondurulması gibi sorunlar yaşanabilir.
Soru: Hastanın geçmiş tedavi bilgilerinin paylaşılması neden önemlidir?
Cevap: Hastanın geçmiş tedavileri, epikrizleri, tetkikleri ve önceki uygulamaları bilinirse laboratuvar süreci buna göre planlanabilir. İlk görüşmede geçmiş tedavilerin ayrıntılı şekilde anlatılması ve mevcut tetkiklerin paylaşılması önemlidir.
Tedavi ve dondurma planı ancak hastanın verdiği bilgiler doğrultusunda kişiselleştirilebilir. Bu bilgiler, gelecekte hangi embriyoların hangi sırayla kullanılacağının belirlenmesine de yardımcı olur.
Soru: Sperm sayısı 15 milyon, ileri hareketlilik sıfır, yerinde hareketlilik yüzde 20 ve morfoloji yüzde 1 ise; ayrıca daha önce döllenme sorunu yaşanmışsa IMSI, PICSI, kalsiyum aktivasyonu veya Piezo yöntemlerinden hangisi kullanılabilir?
Cevap: Hareketlilik bulunmadığı için PICSI yöntemi uygulanamaz. IMSI yöntemi kullanılabilir. Yumurtanın döllenmesini desteklemek ve yumurtayı uyarmak amacıyla Piezo yöntemi veya kalsiyum aktivasyonu değerlendirilebilir.
Bu durumda Piezo yönteminin kullanılması tercih edilebilir. Laboratuvar gözlemlerinde Piezo yönteminin embriyo gelişimini daha iyi etkilediği görülmektedir. Embriyonun gelişimini ayrıntılı takip etmek için dinamik embriyo izleme sistemi olan embriyoskop da kullanılabilir.
Soru: Üçüncü gün embriyoları beklenen gelişimin yaklaşık 16 saat gerisindeyse transfer edilmeli midir? Tutunma şansı var mıdır?
Cevap: Transfer denenebilir. Oluşan her embriyonun gebelik potansiyeli bulunmaktadır. Hücrelerin kendilerine ait bir bölünme ve gelişim döngüsü vardır. Bu döngü sırasında oluşan bazı hatalar hücre tarafından onarılabilir. Onarım süreci embriyonun gelişiminde gecikmeye neden olabilir.
Onarım tamamlandığında embriyo gelişimine devam edebilir. Beklenen gelişimin gerisinde olan embriyoların şansı, daha iyi gelişen embriyolara göre düşük olabilir. Ancak gebelik potansiyeli bulunduğu için transfer edilmesi değerlendirilebilir.
Soru: Sperm morfolojisine bağlı döllenme sorunu bulunduğunda ne yapılmalıdır? Beşinci gün 3CB kalitesindeki bir embriyonun gebelik potansiyeli var mıdır?
Cevap: Morfolojiye bağlı döllenme sorununun değerlendirilebilmesi için sperm tahliliyle birlikte diğer tetkiklerin de incelenmesi gerekir.
Beşinci güne ulaşmış 3CB kalitesindeki bir embriyo değerlidir. Her embriyonun en yüksek kalite derecesinde olması gerekmez. Büyümesini sürdüren her embriyonun gebelik potansiyeli bulunmaktadır. Bu nedenle 3CB kalitesindeki beşinci gün embriyosunun transfer edilmesi önerilir.
Soru: 38 yaşındayım ve AMH değerim 0,25. Tek yumurta toplandı ancak oluşan embriyo beşinci güne ulaşamadan gelişimini durdurdu. Bu durum çok vahim bir durumda olduğumu mu gösterir?
Cevap: İlk denemede böyle bir durumla karşılaşılabilir. Yalnızca tek embriyo bulunduğunda embriyonun gelişimini durdurma ihtimali her zaman vardır. Bu ay tek yumurta toplanmış olması, sonraki aylarda da mutlaka aynı sonucun alınacağı anlamına gelmez. Bir sonraki ayda veya daha sonraki dönemlerde daha fazla yumurta elde edilebilir.
Tek embriyo bazı durumlarda beşinci gün blastokist aşamasına kadar takip edilebilir; bazı durumlarda ise gelişimi riske atmamak amacıyla daha erken dönemde transfer edilerek doğal ortamına bırakılabilir. Bu nedenle mevcut sonuç vahim bir durum olarak değerlendirilmemeli ve ümit kesilmemelidir.
Soru: Eşi azospermik olan bir kadın yumurtalarını dondurabilir mi?
Cevap: Laboratuvar açısından, yumurta dondurma gerekçesinin belirtildiği ve üç hekim tarafından onaylanmış bir raporun bulunması hâlinde yumurtalar dondurulabilir. Ancak raporu düzenleyen hekimlerin, yumurta dondurma mevzuatında belirtilen şartları dikkate alması gerekir.
Azospermi bulunan bir eşin gelecekte sperm hücresinin elde edilmesi, yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi veya sperm üretimini etkileyen farklı ilaçların kullanıma girmesi ihtimali bulunabilir. Böyle bir gelişme olduğunda kullanılabilecek yumurtaların bulunması önemlidir. Bununla birlikte, bu durumun mevzuata uygunluğu ayrıca araştırılmalı ve hekimler tarafından değerlendirilmelidir.
Soru: 28 yaşındayım ve AMH değerim 0,8. Bir tüp bebek tedavisi uygulandı ancak embriyo ikinci güne ulaşamadan gelişimini durdurdu. Daha sonra kendiliğinden gebelik oluştu fakat düşükle sonuçlandı. Bunun nedeni ne olabilir?
Cevap: Öncelikle tedavide kaç yumurta toplandığı, bunların kaçının olgun olduğu ve kaç embriyo oluştuğu bilinmelidir. Yalnızca tek yumurta veya tek embriyo bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Embriyonun neden gelişmediğini anlayabilmek için kadın ve erkeğe ait bütün sonuçların birlikte incelenmesi gerekir. Sorunun spermden, yumurtadan veya farklı bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığı yalnızca uzaktan değerlendirmeyle belirlenemez.
Kadına ait tahliller, erkeğin sperm testleri ve yapılmışsa genetik incelemeler birlikte değerlendirilmelidir. Ayrıntılı dosya incelemesinden sonra sorunun kaynağı ve izlenebilecek tedavi yolu hakkında daha sağlıklı bir değerlendirme yapılabilir.
Soru: Yumurtalar toplandığı ilk gün kalitesiz olup olmadığı anlaşılabilir mi? Polar cisim anomalisi neden oluşur?
Cevap: Yumurtanın görsel özelliklerine bakılarak iyi veya kötü bir görünümde olduğu söylenebilir. Ancak yalnızca görsel değerlendirmeye dayanarak yumurtanın kalitesi hakkında kesin bir yorum yapmak doğru değildir.
Bazı yumurtalar ilk değerlendirmede granüler, vakuollü veya SER görünümünde olabilir. Buna rağmen bir gün sonra kendilerini toparlayarak normal şekilde döllenebilir ve iyi bir embriyo hâline gelebilir.
Polar cisim anomalisinin nedenini tek bir değerlendirmeyle kesin olarak söylemek doğru olmaz. Bu durumun yalnızca bir yumurtada mı görüldüğü, yoksa elde edilen bütün yumurtalarda mı bulunduğu incelenmelidir. Sonraki tedavilerde tekrar edip etmediği de değerlendirilmelidir.
Soru: 28 yaşındayım, AMH değerim 12 ve polikistik over sendromum var. Dört başarısız deneme yaşadım. Erkek faktörü bulunmadığı ve rahim değerlendirmesi normal olduğu hâlde yumurtaların kalitesiz olduğu söylendi. Doğal siklus işe yarar mı? NAC veya glutatyon kullanmak fayda sağlar mı?
Cevap: Öncelikle önceki tedavilerde elde edilen embriyoların kaliteleri incelenmelidir. Embriyoların üçüncü gün mü transfer edildiği, yoksa beşinci güne kadar takip edilip edilmediği değerlendirilmelidir.
Dört başarısız denemeden sonra çiftin genetik açıdan incelenmesinde fayda vardır. Kadının ve erkeğin karyotip testlerinin yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir. Ayrıca sağlıklı embriyoyu belirleyebilmek amacıyla embriyolara genetik inceleme uygulanması değerlendirilebilir.
Belirgin bir erkek faktörü bulunmadığı düşünülse bile sperm yeniden incelenmelidir. Üroloji değerlendirmesi yapılmalı ve gerekli görülürse spermin kaynağından elde edilmesinin uygun olup olmadığı araştırılmalıdır.
Hasta genç ve yumurta sayısı yüksektir. Bu nedenle fazla zaman kaybetmeden iyi bir merkezde ayrıntılı değerlendirme yapılması önemlidir. Öncelikle başarısızlıkların nedeni araştırılmalı, vitamin veya takviye kullanımı bundan sonra planlanmalıdır. NAC, glutatyon veya başka bir takviye hekimin önerisi olmadan kullanılmamalıdır.
Soru: Beş yumurta elde edilmesine rağmen hiç embriyo gelişmemişse ne yapılmalıdır?
Cevap: Öncelikle elde edilen beş yumurtanın tamamının olgun olup olmadığına bakılmalıdır. Toplanan yumurta sayısıyla mikroenjeksiyon uygulanabilecek olgun yumurta sayısı aynı olmayabilir. Örneğin 10 yumurta toplanmasına rağmen yalnızca dört olgun yumurta elde edilebilir.
Tedavi süreci bütünüyle değerlendirilmelidir. Uygulanan tedavi değiştirilerek daha fazla olgun yumurta elde edilip edilemeyeceği araştırılmalıdır. Ayrıca elde edilen sonucun hastanın yumurtalıklarının genel yanıtını yansıtıp yansıtmadığı da incelenmelidir.
Soru: 46 yaşındayım. 3PN olarak değerlendirilen 6A kalitesindeki embriyomun genetik incelemeden normal gelme ihtimali nedir?
Cevap: Normal döllenmede yumurtanın içerisinde anneye ve babaya ait iki pronükleus görülmesi gerekir. Bunların her biri 23 kromozom taşır ve toplam 46 kromozom oluşur. Üç pronükleus, yani 3PN görüldüğünde fazladan bir 23 kromozomluk yapı bulunduğu düşünülür. Bu durum genellikle embriyonun anormal olduğunu gösterir.
Bununla birlikte 3PN olarak değerlendirilen embriyolardan gebelik ve doğum bildirilen çok nadir vakalar bulunmaktadır. Embriyonun genetik incelemeden normal gelme ihtimali için kesin bir oran vermek doğru olmaz. Bu ihtimal düşüktür ancak sonucun genetik inceleme tamamlandıktan sonra değerlendirilmesi gerekir.
Soru: Yumurta toplama günü sperm örneğinin iki kez alınması DNA hasarı açısından daha iyi olur mu? İkinci örnekte sperm sayısı az olursa yalnızca IMSI mı kullanılabilir, PICSI uygulanamaz mı?
Cevap: Hastalara genellikle iki ila beş günlük cinsel perhiz önerilir. Yumurta toplama günü bazı hastalardan arka arkaya iki sperm örneği alınabilir ve gerekli durumlarda ikinci ejakülat kullanılabilir. Sperm uzun süre menide kaldığında bazı hücreler hareketsizleşebilir veya canlılığını kaybedebilir. Bu nedenle ikinci örneğin kullanıldığı durumlar vardır.
Sperm hareketliliği yeterliyse PICSI yönteminin kullanılmasında sakınca yoktur. Spermin hiyalüronik aside iyi bağlanması ve gerekli hareketlilik özelliklerini taşıması gerekir.
Soru: Beşinci ayda bebeğin kalbinin durmasıyla sonuçlanan doğal bir gebelik yaşadım. Eşimle birlikte genetik ve pıhtılaşma testleri dâhil bütün incelemeleri yaptırdık ve sonuçlarımız normal çıktı. Rahimde perde bulunduğu ancak alınmasının gerekli olmadığı söylendi. Tekrar gebe kalırsam aynı durum yaşanabilir mi?
Cevap: Bu durumun kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir. Rahimdeki perdenin gebelik üzerindeki etkisi ve cerrahi işlem gerekip gerekmediği embriyoloji alanının dışında olduğu için ilgili uzmanların görüşü alınmalıdır.
Soru: Yumurtalar neden dejenere olur?
Cevap: Yumurtanın toplandığı sırada dejenere olması, hücrenin gelişim veya üretim süreciyle ilişkili olabilir. Bu durum bazen dönemsel olarak görülebilir. Belirli bir tedavi ayında iyi özelliklere sahip yumurtalar elde edilememiş olabilir.
Tek bir tedavi sonucuna bakılarak kesin bir değerlendirme yapmak doğru değildir. Durumun uygulanan tedavi, kullanılan ilaçlar ve yumurtalıkların verdiği yanıtla birlikte hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Soru: Sperm sayısı çok düşük olduğu için morfoloji değerlendirilemedi. Tüp bebekte mikroenjeksiyon sırasında spermlerin morfolojisinin kötü olduğu söylendi. Embriyoların gelişmemesi spermden kaynaklanmış olabilir mi?
Cevap: Sperm morfolojisi genellikle sperm sayısı 5 milyonun üzerindeyse yüzdelik bir değerle raporlanabilir. Kruger değerlendirmesinde morfoloji oranının yüzde 4’ün üzerinde veya altında olduğu belirtilebilir. Ancak sperm sayısı 5 milyonun altındaysa morfolojik değerlendirme güvenilir biçimde yüzdelik bir oran olarak raporlanamayabilir.
Mikroenjeksiyon sırasında sperm sayısı 100 bin veya 200 bin düzeyinde olsa bile hücreler mikroskop altında görülür. Bu sırada spermlerin görsel olarak iyi veya kötü morfolojiye sahip olduğu söylenebilir ancak kesin bir yüzde verilemez.
Spermin morfolojik olarak bozuk olması, DNA bütünlüğünün de mutlaka bozuk olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle yalnızca morfolojiye bakılarak embriyonun gelişmemesinin spermden kaynaklandığı söylenemez.
Soru: Toplanan 23 yumurtadan yalnızca sekizi döllendiyse bu oran düşük müdür?
Cevap: Bu sorunun yanıtlanabilmesi için 23 yumurtanın kaçının olgun olduğu bilinmelidir. Mikroenjeksiyon yalnızca olgun yumurtalara uygulanır.
Sekiz yumurta olgunsa ve sekizinin tamamı döllenmişse sonuç başarılıdır. On olgun yumurtanın sekizi döllenmişse yüzde 80 döllenme oranı elde edilmiş olur ve bu da iyi bir sonuçtur. Ancak 20 olgun yumurtanın yalnızca sekizi döllenmişse döllenme oranı yüzde 50’nin altında kalır ve düşük kabul edilir.
Yalnızca döllenen yumurta sayısına bakılmamalıdır. Embriyoların sonraki günlerdeki gelişimi ve blastokist aşamasına ulaşma durumu da değerlendirilmelidir. Bazen az sayıda yumurta döllenmesine rağmen çok sayıda iyi blastokist elde edilebilir. Bazen de yumurtaların tamamı döllendiği hâlde yalnızca birkaç embriyo gelişebilir. Bu nedenle hücrelerin sayısıyla birlikte kalitesine de bakılmalıdır.
Soru: AA kalitesindeki embriyoların genetik sonucu neden bozuk çıkabilir?
Cevap: Embriyonun dış görünümüyle genetik yapısı birbirinden farklıdır. Bir embriyo morfolojik olarak AA kalitesinde görünmesine rağmen genetik açıdan sağlıksız olabilir. Buna karşılık BC veya CC kalitesindeki bir embriyonun genetik sonucu normal gelebilir ve transfer sonrasında doğum gerçekleşebilir.
Embriyonun genetik yapısı değerlendirilirken kadın yaşı, sperm kalitesi, sperm DNA bütünlüğü, çiftin geçmiş tedavileri ve aile öyküsü dikkate alınmalıdır. Embriyonun yalnızca dış görünümüne bakılarak genetik açıdan sağlıklı olduğu söylenemez.
Soru: Eşimde translokasyon var. PGD uygulanacak bir tüp bebek tedavisi planlıyoruz. Ben 27 yaşındayım ve ilk denememiz olacak. Başarı şansımız nedir?
Cevap: Yaşın genç olması önemli bir avantajdır. Genç yaşta daha fazla yumurta ve embriyo elde edilebilmesi, genetik olarak normal embriyo bulma ihtimalini artırabilir.
Translokasyon bulunan durumlarda ne kadar fazla embriyo ve blastokist elde edilirse genetik inceleme sonucunda normal embriyo bulma şansı o kadar artar. Geçmiş literatür verilerinde yaklaşık 15 embriyoda bir normal embriyo bulma olasılığından söz edilmiştir. Ancak yaşın genç olması bu şansı artırabilir. Kesin sonuç, elde edilen embriyo sayısı ve embriyoların gelişimi değerlendirildikten sonra görülebilir.
Soru: 42 yaşındayım ve elimizde yalnızca yüzde 80 mozaik olan bir embriyo bulunuyor. Bu embriyo transfer edilebilir mi?
Cevap: Yüzde 80 mozaiklik yüksek bir orandır. Yüzde 30–40 düzeyindeki mozaik embriyoların transferinden sonra gebeliklerin oluşabildiği bilinmektedir. Ancak yüzde 80 mozaiklik oranına sahip embriyolarla ilgili kişisel deneyime dayanarak kesin bir sonuç söylemek doğru olmaz.
Hasta yeniden tedavi olabilecek durumdaysa öncelikle genetik açıdan sağlıklı bir embriyo elde etmeye çalışmak daha doğru olabilir. Ancak başka embriyosu yoksa, yeniden tedavi olamayacaksa veya maddi ve kişisel nedenlerle başka bir deneme yapmayacaksa kendi onayıyla mevcut embriyonun transferini değerlendirebilir.
Transfer kararı verilmeden önce kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla birlikte genetik uzmanının görüşü alınmalıdır.
Soru: Yumurtalar dondurulurken morfolojik olarak A, B ve C şeklinde sınıflandırılır mı?
Cevap: Yumurtalar dondurulurken embriyolarda olduğu gibi A, B ve C şeklinde ayrıntılı bir sınıflandırma yapılmaz. Ancak görsel olarak farklı özelliklere sahip yumurtalarla ilgili laboratuvar notları alınabilir.
Kaç yumurtanın iyi görünmediği, kaçında belirli bir morfolojik farklılık bulunduğu veya bir yumurtanın granüler yapıya sahip olduğu kaydedilebilir. Bu gözlemler, yumurtaları değerlendiren ve donduran embriyolog tarafından laboratuvar kayıtlarına eklenir.
Soru: Polar cisim anomalisi neden oluşur?
Cevap: Polar cisim anomalisi, hastanın fizyolojik olarak oluşturduğu bir özellik veya o tedavi döneminde kullanılan ilaçlara verdiği yanıtla ilişkili olabilir. Ancak kesin nedeni önceden bilmek mümkün değildir.
Vücudun belirli bir ilaç dozuna nasıl yanıt vereceği tedavi öncesinde kesin olarak öngörülemez. Polar cisim anomalisi ancak yumurtalar toplandıktan ve ayıklama işlemi tamamlandıktan sonra görülebilir.
Soru: Yüzde 70 oranında mozaik ve 12. kromozom monozomisi bulunan bir embriyonun transfer şansı nedir?
Cevap: Bu durum için kesin bir başarı yüzdesi vermek doğru değildir. Embriyonun genetik raporu ve mozaiğin özellikleri genetik uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Transfer şansı ve olası riskler konusunda en doğru bilgiyi genetik uzmanı verebilir.
Soru: 32 yaşındayım ve AMH değerim 1,3. Genetik incelemelerde ve eşimde sorun bulunmadı. Yumurtalar ve döllenme iyi olmasına rağmen kimyasal gebelik yaşadım ve sağlıklı embriyo elde edemiyorum. Spor ve NAC dâhil çeşitli destekler kullanmamıza rağmen süreç neden uzuyor?
Cevap: İlk denemelerde bu tür sonuçlarla karşılaşılabilir. Hastanın moralini bozmadan sağlıklı embriyo elde etmeye yönelik tedaviye devam etmesi gerekir. Doğal gebeliklerde de genetik olarak sağlıksız embriyolar nedeniyle düşük meydana gelebilir.
Kadın ve erkeğe ait bütün tetkiklerin yeniden incelenmesinde fayda vardır. Bağışıklık sistemiyle ilgili değerlendirmeler, demir düzeyleri, sperm özellikleri ve diğer olası faktörler birlikte gözden geçirilmelidir. Sorunun nedeni beklenmeyen farklı bir etkenden kaynaklanabilir. Bu nedenle ayrıntılı dosya incelemesi yapılmadan kesin bir neden belirtilemez.
Soru: 30 yaşındayım. AMH değerim 0,01 ve FSH değerim 70 civarında. Tüp bebekte şansım nedir? Olumlu sonuç alabilir miyim ve tedavi öncesinde PRP önerilir mi?
Cevap: Bu durum kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Tüp bebek şansı ve PRP uygulamasının uygun olup olmadığına karar verilebilmesi için bütün hormon sonuçlarının, ultrason bulgularının ve önceki tedavi bilgilerinin birlikte incelenmesi gerekir.
Soru: Beşinci güne ulaşmış 3CB kalitesindeki bir embriyoya PGT yapılabilir mi?
Cevap: Evet, beşinci güne ulaşmış 3CB kalitesindeki bir embriyoya teknik olarak PGT yapılabilir. Ancak hastanın embriyonun kalite özellikleri hakkında bilgilendirilmesi gerekir.
3CB sınıflandırması, iç hücre kitlesinin çok yüksek kalitede olmadığını ancak trofektoderm kalitesinin iyi olduğunu gösterir. Biyopsi sırasında hücreler trofektoderm tabakasından alındığı için gerekli görülmesi hâlinde bu embriyoya PGT uygulanabilir.
Soru: 40 yaşındayım ve beş başarısız denemem var. Altıncı gün 5BC kalitesine ulaşan embriyom genetik incelemede sağlıksız çıktı. Sonraki denemede de aynı sonuçla karşılaşır mıyım? Tedaviye devam etmeli miyim?
Cevap: Bir tedavide alınan sonuç, sonraki tedavinin de tamamen aynı şekilde sonuçlanacağı anlamına gelmez. Her tedavi süreci birbirinden farklıdır.
Embriyolar beşinci veya altıncı güne ulaşabiliyorsa sonraki tedavilerde genetik açıdan normal bir embriyo elde etme ihtimali bulunmaktadır. Bu nedenle moral bozmadan tedaviye devam edilmesi değerlendirilebilir.
Soru: Kasım veya aralık ayında tüp bebek tedavisi yaptırmayı düşünüyoruz. Soğuk havanın tüp bebek tedavisine olumsuz etkisi olur mu?
Cevap: Tüp bebek tedavisinin belirli bir mevsimi yoktur. Tedavi yılın her döneminde uygulanabilir.
Embriyolar laboratuvarda 37 derecelik sabit kültür koşullarında tutulur. Embriyoloji laboratuvarının sıcaklığı da yaklaşık 20–22 derece arasında ve sabit olarak korunur. Dondurulmuş yumurta, sperm ve embriyolar ise eksi 196 derecedeki sıvı azot içerisinde saklanır.
Laboratuvarın sıcaklık ve kültür koşulları dışarıdaki hava sıcaklığına göre değişmez. Bu nedenle yaz, kış veya bahar ayları arasında tüp bebek tedavisi açısından bir fark bulunmamaktadır.
Soru: Tekrarlayan başarısız tüp bebek tedavilerinde çiftin karyotip sonuçları normal olsa bile sperm FISH incelemesi önemli midir?
Cevap: Sperm FISH incelemesi erkek üreme sağlığıyla ilgili özel bir değerlendirmedir. Bu nedenle testin gerekli olup olmadığına erkek infertilitesi alanında çalışan ilgili uzman tarafından karar verilmelidir. Ayrıntılı inceleme yapılmadan bu konuda kesin bir yorumda bulunmak doğru değildir.
Vermiş Olduğu değerli bilgiler için Emb.Turan Aksoy’a çok teşekkür ederiz.
***************