Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Genetik nedenler erkek kısırlığına neden olabilir.

Genetik nedenler erkek kısırlığına neden olabilir.

Kısırlık (İnfertilite) sebebiyle değerlendirilen eşlerin yaklaşık %30-40’ında erkeklerin sorumlu olduğu bilinmektedir. Erkek kısırlığı için yapılan incelemeler (hasta öyküsü, fiziki muayene, hormonal, serolojik veya immünolojik testler, ultrasonografi ve Doppler inceleme) sonucunda, olguların bir çoğunda nedeni belirlenememektedir. Son zamanlarda moleküler genetikte uygulanan yöntemlerdeki hızlı gelişmeleden dolayı kısırlığın genetik geçmişi hakkında bir çok bilgiler ortaya çıkabiliyor.

Şiddetli erkek faktörü yüksek oranda genetik sorunlarla karşılaşılmaktadır. Spermatogenezin belli kromozomlarda olan gen yada gen grupları tarafından kontrol edildiği, bu bölgelerdeki sorunların sperm oluşumu, mutasyonu ya da değişmesi gibi seviyelerde problemlere neden olabildiği bilinmektedir.

Ejakulattaki sperm konsantrasyonu 5 milyon ve altında olan olgularda karyotip anomalisi görülme riskinin üreme kapasitesine oranla 4 kat atmış olduğu dikkati çekmektedir. Şiddetli şiddetli oligoastenoteratozoospermi  olgularınında çeşitli karyotip  anomalilerinin saptandığı ve ağırlıklı olarak translokasyon ( bir kromozomun kaybolan parçasının ya da kopan bir parçasının başka bir kromozoma yapışması şeklinde görülen kromozom anomalisi ) veya delesyon ( genetikte bir kromozomun bir parçasının kopup, kaybolmasıyla meydana gelen kromozom anomalisi ) gibi yapısal kromozomal anomalilerin varlığı dikkati çekmektedir. Translokasyon taşıyıcısı bireylerde spermatogenez kötü yönde etkilenmekle birlikte bazen normale yakın sperm parametreleri gözlenmektedir. Böyle durumlarda çiftin başvuru şikayeti sebebi bilinen infertilite veya tekrarlayan gebelik kayıpları olabilmektedir.

Nonobstrüktif Azospermi hastalarda anomaliler özellikle sex kromozomlarını kapsamaktadır. Komplet ya da mozaik 47,XXY (Klinefelter sendromu) en sık gözlenen sex kromozomu anomalisidir. Ayrıca olgularda 46,XX, 47,XYY veya 46,XY/45,X gibi seks kromozomlarını içeren sayısal ya da translokasyon, delesyon veya inversiyon gibi yapısal kromozom bozukluğu saptanabilir. Bu tür kromozomal bozukluklara sahip olgularda sperm parametreleri değişken derecelerde olmakla birlikte etkilenmiştir. Ayrıca sex kromozomları dışında otozomal kromozomlardaki yapısal bozukluklar da azoospermiye neden olabilmektedir.

Y kromozomunun içerdiği genlerin ve gen ailelerinin testis determinasyonu ve farklılaşmasındaki kritik rolleri yapılan çalışmalar ile belirlenmiştir. Şiddetli oligospermik veya azospermik olgularda Y kromozomunun belirli bölgelerinde saptanan mikrodelesyonlar, bu genlerin spermatogenezisdeki önemini ortaya koymaktadır. Azospermik erkeklerde yapılan analizlerde en sık saptanan bulgu Y kromozomunun uzun kolunda yer alan mikrodelesyonlardır. Günümüzde azospermiden sorumlu olan ve AZF bölgesi olarak adlandırılan bu bölge haritalama işlemleri ile farklı bölgelere (AZFa, AZFb, AZFc ve AZFd) ayrılmaktadır.

Sıklıkla AZFc bölgesini içine alan delesyonlar gözlenmekle birlikte diğer bölgelerde de delesyonlar saptanmaktadır. Bu hastalarda gözlenen bulgular Sertolicell-onlysendromu, spermatogenik duraksama ve hipospermatogenezise kadar değişken bir fenotip gösterebilir. Merkezimizde Y kromozomu mikrodelesyonu incelemesinde PCR yöntemi ile 20 lokus taranmaktadır. Lokus sayısının arttırılmasının mikrodelesyon insidansını arttırmaktan ziyade, tanı güvenilirliğini arttırdığı bilinmektedir.

 

Tüp bebek tedavileriniz için  Prof.Dr.Bülent Tıraş Danışma formu ile bize ulaşabilirsiniz.

 
  •   
 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 4 YORUM
BİR YORUM YAZ