lady q  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

İleri Yaş Tüp Bebek Tedavileri.Op.Dr.Erman Sever

İleri Yaş Tüp Bebek Tedavileri.Op.Dr.Erman Sever

İleri Yaş Tüp Bebek Tedavileri.Op.Dr.Erman Sever

Embriyoların Gelişiminin Erken Dönemde Durması

Soru: Yumurtalar döllendiği hâlde embriyolar sürekli erken dönemde gelişimini durduruyorsa hangi incelemeler yapılmalıdır? Bu durum yaşla mı, yoksa başka faktörlerle mi ilişkilidir?

Cevap: Tedaviye başlamadan önce yumurtalık rezervinin değerlendirilmesinde en önemli tetkiklerden biri Anti-Müllerian Hormon (AMH) düzeyidir. Hastadan yumurta toplanmasına rağmen embriyolar beşinci güne ulaşamıyorsa öncelikle mevcut AMH düşüklüğü değerlendirilir.

İkinci olarak sperm faktörü incelenir. Spermin sayısı ve hareketliliği değerlendirilir. Bu değerlerin normal olmasına rağmen embriyolar beşinci güne ulaşamıyorsa genetik bir problem olabileceği düşünülür. İlk aşamada anne ve baba adayından kromozom analizi istenir. Sonuçların normal olması hâlinde ileri genetik testlere başvurulabilir.

Bu testlerden biri, tüm ekzom dizilemesi olarak ifade edilen WES testidir. Bu incelemeyle kişinin genetik yapısı ayrıntılı biçimde değerlendirilebilir.

Soru: İleri genetik testler her hastanede yapılabilir mi?

Cevap: Bu testler genellikle üçüncü basamak hastanelerde, üniversite hastanelerinde ve genetik laboratuvarlarında yapılmaktadır. Gerekli numuneler alınarak genetik laboratuvarlarına gönderilebilir.

İncelemeler sonucunda anne ve baba adayında ortak taşıyıcılık veya genetik bir tanı belirlenirse, tek gen analiziyle birlikte tüp bebek tedavisi önerilebilir. Ayrıca Kıbrıs’ta uygulanabilen yumurta veya sperm donasyonu da değerlendirilebilecek seçenekler arasındadır.

İleri Yaşta Erkek Faktörünün Değerlendirilmesi

Soru: İleri yaş tedavilerinde erkek faktörü gözden kaçabiliyor mu? Sperm kalitesi embriyo gelişimini olumsuz etkileyebilir mi?

Cevap: Erkek faktörü embriyo gelişimini etkileyebilir. Ancak spermin değerlendirilmesi daha kolaydır. Spermiogram testiyle spermin sayısı, hareketliliği ve şekli incelenebilir.

Tüp bebek tedavisinde iyi bir embriyolog, mikroskop altında en uygun spermi seçerek döllenme işlemini gerçekleştirebilir. Bu nedenle sperm faktörü daha net biçimde değerlendirilebilir.

Sperm, yumurtadan farklı olarak yaklaşık 64 günde yeniden üretilebilen bir üreme hücresidir. Kadınlar ise dünyaya belirli bir yumurta rezerviyle gelir ve menopoza kadar bu rezervi kullanır.

Soru: Erkeklerde yaş ilerledikçe sperm kalitesi düşmez mi?

Cevap: Sperm kalitesi de yaşla birlikte düşebilir. Yaşın ilerlemesi, diyabet, hipertansiyon ve damar hastalıkları gibi sistemik sorunlar sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ancak spermdeki bu değişikliklerin değerlendirilmesi daha kolaydır.

Tedaviler Arasında Bekleme Süresi

Soru: İleri yaştaki hastalarda tedaviler arasında ne kadar beklenmelidir? Arka arkaya yumurta toplama işlemi yapılmasının sakıncası var mıdır?

Cevap: Yumurta toplama tedavileri arasında bir adet dönemi bırakılmasında fayda vardır. Düşük yumurta rezervi bulunan hastalarda genellikle uzun protokol uygulanır. Uzun protokol, yumurta toplama döneminden bir önceki adet döneminde başlayan bir tedavi şeklidir. Bu nedenle tedaviler arasında zaten yaklaşık bir aylık süre oluşur.

Yumurta toplama işleminin ardından, bir sonraki adet döneminde yeniden yumurta toplamak doğru bir yaklaşım değildir.

Soru: Tüp bebek tedavisi olumsuz sonuçlanan 42, 43 veya 44 yaşındaki bir hasta yeniden tedaviye başlamak için iki ay beklemeli midir?

Cevap: Tedaviler arasında mutlaka bir adet dönemi bırakılır. Hasta en az bir ay dinlendirilir.

Blastokist Oluşmasına Rağmen Gebelik Elde Edilememesi

Soru: Embriyolar blastokist aşamasına ulaştığı hâlde gebelik oluşmuyorsa ileri yaş grubunda hangi nedenler araştırılmalıdır?

Cevap: Bu durumun en sık karşılaşılan nedenlerinden biri kromozomal anomalilerdir. Bu nedenle 38 yaş ve üzerindeki hastalara 13, 18, 21, X ve Y kromozomlarının tarandığı beş renkli PGD çalışması önerilmektedir.

Beşinci gün sabahı embriyolardan örnek alınarak incelemeye gönderilir. Beş renkli PGD sonucu yaklaşık dört-beş saat içinde alınabildiği için tedavi takvimi aksamaz ve aynı gün öğle saatlerinde transfer gerçekleştirilebilir.

Kıbrıs’ta Tüp Bebek Tedavisinin Planlanması

Soru: Kıbrıs’ta tedavi olmak isteyen bir hasta hangi aşamalardan geçer?

Cevap: Öncelikle hastanın tedavi öyküsü telefonla alınır. Ardından üç temel tetkik istenir:

  • AMH testi
  • Rahim filmi, yani histerosalpingografi
  • Spermiogram

Bu üç temel incelemeyle tedavi planlaması yapılabilir.

Tedavi genellikle adetin ikinci günü başlar. Hastadan adetin ikinci günü transvajinal ultrason yaptırması istenir. Bu incelemede yumurtalıklardaki foliküllerin ölçümleri değerlendirilir. Sekiz milimetrenin üzerinde folikül bulunmaması gerekir. Böyle bir folikül varsa kanda östradiol, yani E2 düzeyi ölçülür. E2 değerinin 50’nin üzerinde olmaması beklenir.

Bu koşullar sağlanıyorsa hastanın yumurtalık rezervine uygun tedavi protokolü hazırlanır ve reçetesi gönderilir. Hasta adetin ikinci günü, bulunduğu yerdeki doktorunun kontrolünde tedaviye başlar ve sonuçlarını kliniğe iletir.

Yumurtalık uyarıcı tedavi başladıktan sonra hasta ilaçlarını beş gün kullanır ve altıncı gün yeniden ultrason yaptırır. Bu kontrolde ilaçlara verilen yanıt değerlendirilir. Sonraki ultrasonun ne zaman yapılacağı hastaya bildirilir.

Genellikle üçüncü ultrason sonucuna göre hastanın Kıbrıs’a geliş tarihi belirlenir. Örneğin çatlatma iğnesi pazartesi akşamı Türkiye’de yapılmışsa hasta salı akşamı Kıbrıs’a gelir ve çarşamba sabahı yumurta toplama işlemine alınır.

Yumurta toplama işleminin yapıldığı gün eşten sperm alınır. Döllenme gerçekleştirilir ve oluşan embriyoların beşinci güne ulaşması beklenir. Beşinci güne ulaşan embriyo, transfere hazır embriyo olarak değerlendirilir.

Kıbrıs’ta Kalış Süresi

Soru: Tedavi için Kıbrıs’ta ne kadar süre kalınması gerekir?

Cevap: İşleri yoğun olan hastalar için daha kısa süreli programlar uygulanabilir. Örneğin hasta salı akşamı Kıbrıs’a gelir ve çarşamba sabahı yumurta toplama işlemi yapılır. İşlemden sonra ülkesine dönebilir. Embriyolar beşinci güne ulaştığında pazartesi sabahı yeniden gelerek transferini yaptırabilir ve aynı gün evine dönebilir. Böylece Kıbrıs’ta iki ayrı gün kalması yeterli olabilir.

Yumurta donasyonu tedavisinde hastanın eşi uygun olduğu herhangi bir zamanda gelerek sperm örneği bırakabilir. Sperm dondurulabilir ve daha sonra çözülerek kullanılabilir. Bu işlemin sperm üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığı belirtildi. Embriyolar önceden oluşturulduğunda hasta yalnızca transfer işlemi için gelir ve bir gün sonra dönebilir.

Zamanı uygun olan hastaların ise tedavinin son bir haftasını Kıbrıs’ta geçirmeleri ve takiplerinin klinikte yapılması önerilir. Genel uygulamada bir haftalık süre yeterlidir. Uzun süre kalmak istemeyen veya iş yoğunluğu bulunan hastalar için birer günlük gelişler de planlanabilir.

Kliniğin ana cadde üzerinde bulunduğu, yakınında farklı konaklama seçeneklerinin ve otellerin yer aldığı belirtildi.

Yaşla Birlikte Yumurtada Meydana Gelen Değişiklikler

Soru: Yaş ilerledikçe yumurtanın genetik yapısı dışında başka özellikleri de bozulur mu?

Cevap: Yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan en önemli sorunlardan biri yumurta sayısının azalmasıdır. Bunun dışında en belirgin problem genetik yaşlanmadır.

Genetik yaşlanma, döllenme ihtimalini olumsuz etkiler. Döllenen yumurtanın, yani embriyonun beşinci güne ulaşma ihtimalini azaltır. Beşinci güne ulaşan embriyonun rahme tutunma olasılığını düşürür. Rahme tutunan embriyoda ise düşük ihtimalini artırır. Dolayısıyla genetik problemler tedavinin her aşamasını olumsuz etkileyebilir.

Yumurta hücresi sperm gibi sürekli yeniden üretilmez. Kadının anne karnındayken oluşan yumurtaları yıllar boyunca yumurtalıklarda kalır. Zaman içerisinde diğer vücut hücrelerinde olduğu gibi DNA kırılmaları ve genetik materyalde bozulmalar meydana gelebilir.

Rahim Perdesi, Yapışıklık ve Başarısız Tedaviler

Soru: Rahim perdesi nedeniyle iki histeroskopi ve bir laparoskopi geçiren, buna rağmen rahim içi yapışıklığı devam eden ve önceki tüp bebek denemelerinde sağlıklı embriyo elde edilemeyen 44 yaşındaki bir hastada nasıl bir değerlendirme yapılmalıdır?

Cevap: Rahim perdesi cerrahisi genellikle zor bir işlem değildir ve histeroskopiyle açılabilir. Ancak rahim içinde yapışıklık oluşması farklı bir durumdur. Hastanın son histeroskopi işlemine ait görüntülerinin incelenmesi, sorunun yapışıklığa bağlı olup olmadığını değerlendirmek açısından önemlidir.

Hastanın önceki tüp bebek tedavilerinin ayrıntıları da değerlendirilmelidir. Özellikle son denemelerde kaç yumurta toplandığı ve kaç embriyonun beşinci güne ulaşabildiği öğrenilmelidir. Her tedavi, hastanın sonraki sürecinin planlanmasına katkı sağlayan bir değerlendirme niteliğindedir.

Bu hasta için yumurta donasyonu da seçeneklerden biri olarak değerlendirilebilir.

Tandem Tedavi

Soru: Tandem tedavi nedir?

Cevap: Tandem siklus, hastanın kendi yumurtalıkları uyarılırken aynı zamanda donörün de eş zamanlı olarak tedaviye alındığı bir yöntemdir. Hem hastadan hem de donörden yumurta toplanır.

Hastanın kendi yumurtalarından oluşan embriyolar değerlendirilir. Örneğin hastanın bir iyi kaliteli, bir de daha düşük kaliteli embriyosu oluşmuşsa bu iki embriyonun transfer edilmesi düşünülebilir. Transferdeki başarı şansını artırmak amacıyla bunlara bir donör embriyosu da eklenebilir.

Transfer edilecek embriyoların seçimi; embriyo kalitesine ve rahim duvarının durumuna göre hasta ile birlikte kararlaştırılır.

Genetik İncelemesi Normal Bulunan Embriyonun Tutunmaması

Soru: İleri yaşta genetik incelemesi normal bulunan embriyolar tutunmuyorsa sorun yine embriyo kaynaklı olabilir mi?

Cevap: Embriyoya PGD veya NGS yapılmış olsa bile kesin olarak “genetik açıdan tamamen sağlıklı embriyo” ifadesini kullanmak mümkün değildir. PGD ile 13, 18, 21, X ve Y kromozomları taranır. Böylece Patau, Edwards, Down, Turner ve Klinefelter sendromları gibi sık görülen beş kromozomal anomali incelenir.

NGS uygulandığında ise 46 kromozom sayısal ve yapısal açıdan taranır. Ancak insan DNA’sında binlerce aktif gen bulunmaktadır. Mevcut bilimsel ve teknolojik koşullarda bir embriyodaki bütün genlerin incelenmesi mümkün değildir.

Eldeki mevcut testler yapıldıktan sonra sağlıklı olduğu değerlendirilen bir embriyo transfer edilmiş ve gebelik elde edilememişse henüz belirlenemeyen genetik sorunların bulunabileceği düşünülebilir.

Bununla birlikte embriyoda sorun aramadan önce rahim duvarının sağlıklı olduğundan emin olunmalıdır. Rahim filmi çekilmeli, rahim duvarının kalınlığı ayrıntılı bir ultrasonografiyle ölçülmeli ve hastanın hormon düzeyleri değerlendirilmelidir. İyi bir transfer hazırlığı yapıldıktan sonra embriyoya ilişkin nedenler araştırılmalıdır.

Spermin sayısı, hareketliliği, şekli ve kalitesi de değerlendirmede önem taşır. Hastaya beş renkli PGD veya NGS sonucunda “genetik olarak sağlıklı embriyo transfer edildiği” söylenmiş olabilir. Ancak bütün genomun incelenmesi mümkün olmadığı için genetik açıdan hâlen birçok bilinmeyen bulunmaktadır.

Kromozomal Problem ve Tekrarlayan Düşükler

Soru: Otuz yedi yaşında, üç tüp bebek gebeliği düşükle sonuçlanan ve kromozomal problemi bulunan bir hastanın çocuk sahibi olma şansı yüksek midir?

Cevap: Öncelikle belirlenen genetik anomalilerin ne olduğunun bilinmesi gerekir. Genetik inceleme sonuçları değerlendirilmelidir. Otuz yedi yaş çok ileri bir yaş değildir. Yumurta rezervi de iyi durumdaysa sonuç alınabileceği düşünülebilir.

Önceki tedavilerde yumurta veya kromozom bozukluğu görülmüş olması, sonraki tedavide de mutlaka aynı durumun yaşanacağı anlamına gelmez. Hastaya özel değerlendirme yapılabilmesi için genetik testlerin ve diğer tahlillerin incelenmesi gerekir.

Altıncı Gün 5AB Embriyonun Tutunma Olasılığı

Soru: Yirmi dokuz yaşındaki bir hastada altıncı gün 5AB kalitesindeki embriyonun tutunma olasılığı nedir?

Cevap: Öncelikle embriyonun neden altıncı güne bırakıldığının değerlendirilmesi gerekir. Embriyonun morfolojik derecesi, tutunma başarısını etkileyen tek faktör değildir.

Hastadan kaç yumurta toplandığı, yumurtaların kaçının döllendiği, kaç embriyonun beşinci güne ulaştığı, rahim duvarının durumu ve hastanın yaşı birlikte değerlendirilmelidir. Belirtilen embriyo morfolojik açıdan çok iyi görünmektedir. Ancak altıncı güne bırakılmış olması bir soru işaretidir. Bu durum, embriyonun beşinci günde yeterince iyi kalitede görülmemiş olabileceğini düşündürür.

Soru: Embriyonun altıncı güne bırakılması, beşinci gündeki gelişiminin yeterli görülmemesinden mi kaynaklanır?

Cevap: Normal koşullarda embriyonun transfer günü beşinci gündür. Beşinci gün embriyosu, beş gün progesteron kullanmış endometriyuma transfer edilir.

Döllenmenin gerçekleştiği gün sıfırıncı gün olarak kabul edilir. Örneğin döllenme pazartesi günü gerçekleştirilmişse beşinci gün embriyosu cumartesi günü oluşur.

Embriyonun altıncı güne bırakılması, beşinci gündeki gelişiminin yeterli görülmemesi ve gelişimini sürdürüp sürdürmediğinin izlenmesiyle ilişkili olabilir.

Yedinci Gün Embriyoları

Soru: Yedinci güne kadar takip edilen embriyolar da yavaş gelişen embriyolar mıdır?

Cevap: Embriyonun yedinci güne kadar gelişiminin izlenmesi, embriyonun çok iyi durumda olmadığını gösterir. Embriyoya gelişimini sürdürüp sürdürmediğinin görülmesi için şans tanınmaktadır.

Bununla birlikte döllenme saatinin de değerlendirilmesi gerekir. ICSI işlemi öğleden sonra yapılmışsa embriyonun gelişimi altıncı güne kayabilir. İşlem sabah yapılmışsa beşinci gün değerlendirmesi daha net olabilir. Bu nedenle değerlendirme bir miktar esnek tutulabilir ve embriyo biraz daha bekletilebilir.

Altıncı güne ulaşılması tek başına çok büyük bir problem olarak değerlendirilmez ancak dikkate alınması gereken bir soru işaretidir.

Yumurta Donasyonunda Başarı Oranı

Soru: Yumurta donasyonu tedavisinde başarı oranı nedir?

Cevap: Koşullar uygun olduğunda, rahim filmi normal bulunduğunda, sperm değerleri iyi olduğunda ve ultrasonografide rahim duvarına ilişkin bir sorun görülmediğinde kliniğin yumurta donasyonundaki başarı oranı ilk denemede yaklaşık yüzde 80–85’tir. Bu oran, her beş hastadan yaklaşık dördünün gebelik elde etmesi anlamına gelmektedir.

Bu başarının nedenlerinden biri bağışçıların titizlikle seçilmesidir. Belirli bir değerlendirme ve eleme sürecinden geçen bağışçılar kullanılmaktadır. Bağışçıların yumurtalarının döllenme potansiyeli ve gebelik başarısı bilinmektedir. Laboratuvar koşulları da başarı açısından önem taşımaktadır.

Soru: Başarı oranı neden yüzde 90, yüzde 95 veya yüzde 100 değildir?

Cevap: Başarısızlığa yol açan tek bir nedenden söz etmek mümkün değildir. Sperm faktörü ve rahim duvarının durumu sonucu etkileyebilir.

Rahim filminde minimal hidrosalpinks görülebilir. Cerrahi gerektirecek kadar büyük olmadığı düşünülen bir hidrosalpinks bile tedavi sonucunu olumsuz etkileyebilir.

Tüp bebek tedavisinde yüzde 100 başarı mümkün değildir. Bütün hastaların gebelik elde ettiği dönemler yaşanabilse de daha sonra olumsuz sonuçlar da görülebilir. Başarıyı etkileyen birden fazla faktör bulunmaktadır.

Tetkiklerin Türkiye’de Tamamlanması

Soru: Kıbrıs’a tedavi için gelmeden önce bütün tahlillerin Türkiye’de yaptırılması mümkün müdür?

Cevap: Hastaların Kıbrıs’a gelmeden önce gerekli tetkiklerini Türkiye’de tamamlaması kliniğin rutin uygulamasıdır. Türkiye’den gelen hastalar bütün tetkikleri yapılmış ve dosyaları tamamlanmış şekilde kliniğe gelebilir.

Türkiye’de testlere ve tıbbi hizmetlere ulaşım hızlıdır. Özel veya devlet sağlık kuruluşlarında farklı şehirlerde gerekli incelemeler yaptırılabilir.

İngiltere ve Almanya gibi ülkelerden gelen hastalar ise tetkiklere erişimde yaşanan güçlükler nedeniyle bütün tedavi sürecini Kıbrıs’ta geçirmek zorunda kalabilir. Bu durumda işlemlerin tamamlanabilmesi için yaklaşık üç hafta Kıbrıs’ta kalmaları gerekebilir.

Kırk Altı Yaşında Döllenme Elde Edilememesi

Soru: Kırk altı yaşında yapılan tüp bebek tedavisinde döllenme gerçekleşmediyse gebelik için başka bir şans bulunabilir mi?

Cevap: Bu durumda yumurta donasyonu mantıklı bir tedavi seçeneğidir. Hasta kendi yumurtasıyla yeniden denemek isterse sitoplazma transferi önerilebilir. Sitoplazma transferi, tandem tedavi kapsamında da değerlendirilebilir.

Bununla birlikte hastanın maddi ve manevi açıdan daha fazla yıpranmaması için yumurta donasyonunu ana tedavi seçeneği olarak kabul etmesi ve bu yöntemle gebelik elde etmeye çalışması önerilmektedir.

Çok Düşük AMH Düzeyinde Tedavi Seçenekleri

Soru: Kırk altı yaşında ve AMH değeri 0,02 olan, yumurta donasyonu istemeyen bir hastaya nasıl bir tedavi önerilebilir?

Cevap: Bu hastaya sitoplazma transferi uygulanabilir. Ancak bu düzeyde düşük bir AMH değeri perimenopoz dönemini gösterir. Yumurtalık rezervi bitme aşamasındadır.

Kırk beş yaş ve sonrası menopozun beklendiği bir dönemdir. Bu nedenle 45 yaşından sonra ortaya çıkan durum erken menopoz olarak değerlendirilmez.

Sitoplazma transferi uygulansa bile gebelik olasılığı yüzde 10’un altında kalır. Bu hasta özelinde başarı olasılığının yaklaşık yüzde 4–5 düzeyinde olabileceği belirtildi. Bu nedenle yumurta donasyonu seçeneği yeniden değerlendirilmelidir.

Yumurta Donasyonu Tedavisinin Uygulanması

Soru: Yumurta donasyonu tedavisi nasıl uygulanır?

Cevap: Hastanın boyu, kilosu, saç rengi, ten rengi, göz rengi ve kan grubu uyumu dikkate alınarak genç yaşta, üreme potansiyeli bilinen bir bağışçı seçilir. Bağışçının genetik geçişli bir hastalığının ve ailesinde bilinen bir anormallik öyküsünün bulunmaması gerekir. Seçim sırasında hastanın talepleri de dikkate alınabilir.

Bağışçıdan yumurtalar toplandıktan sonra hastanın eşinden alınan spermlerle döllenme gerçekleştirilir. Oluşturulan embriyolar beşinci güne kadar takip edilir.

Bu süreçte hasta tüp bebek iğnelerini kullanmaz; yumurta toplama, anestezi veya başka bir girişimsel işleme maruz kalmaz. Ayrıca yumurtalık uyarıcı ilaçların maliyetini üstlenmez.

Beşinci güne ulaşan embriyo hastanın rahmine transfer edilir. Transfer edilen embriyo, yaklaşık yüz hücreli mikroskobik bir yapıdır. Rahme tutunduktan sonra gebelik süreci boyunca gelişimini sürdürür.

Epigenetik Etkileşim

Soru: Yumurta donasyonu tedavisinde gebeliği taşıyan anne ile embriyo arasında bir etkileşim oluşur mu?

Cevap: Embriyo gebelik sürecinde annenin kanındaki biyokimyasal maddelerden, sitokinlerden ve mRNA’lardan etkilenerek gelişir. Bu durum epigenetik etkileşim olarak adlandırılır. Bu etkinin yaklaşık yüzde 25–30 civarında olduğu belirtilmektedir.

Embriyonun genetik yapısının yarısı babadan, diğer yarısı bağışçıdan gelir. Ancak yaklaşık yüz hücreli mikroskobik embriyonun gebelik boyunca gelişimi, annenin kanındaki biyokimyasal maddelerden etkilenir. Bu nedenle gebeliği taşıyan anne ile embriyo arasında epigenetik bir etkileşim bulunmaktadır.

Yumurta donasyonu tedavisiyle gebelik elde eden hastaların daha sonra kardeş tedavisi için yeniden kliniğe başvurdukları da belirtildi.

Kullanılmayan Embriyoların Dondurulması

Soru: Yumurta donasyonu tedavisinde transferden sonra kalan embriyolar dondurulabilir mi?

Cevap: Tedavide yaklaşık altı-yedi yumurta elde edilebilir. Oluşan embriyolardan ikisi transfer edildiğinde, geriye kalan uygun embriyolar daha sonra kardeş gebeliği istenebileceği düşünülerek dondurulabilir.

Hastaların çoğu kalan embriyoların saklanmasını istemektedir. Ancak ileri yaştaki veya yeniden tedavi için Kıbrıs’a gelmeyi düşünmeyen bazı hastalar, gebelik elde ettikten ve doğum gerçekleştikten sonra kalan embriyoların imha edilmesini talep edebilir.

İki Embriyo Transferi ve İkiz Gebelik

Soru: Uzak bir ülkeden gelen ve yeniden tedaviye gelmek istemeyen bir hasta ikiz gebelik amacıyla iki embriyo transfer edilmesini isteyebilir mi?

Cevap: İki embriyo transfer edilmesi mutlaka ikiz gebelik elde edileceği anlamına gelmez. İki embriyo transferinde ikiz gebelik olasılığı yaklaşık yüzde 30’dur.

İki embriyo transferi yapılabilmesi için yasal koşulların da dikkate alınması gerekir. Daha önce başarısız tüp bebek tedavisi bulunması önemlidir. Transfer edilecek embriyo sayısı hasta ile birlikte kararlaştırılır.

İki embriyo transfer edildiğinde embriyolardan biri tutunmazsa diğerinin tutunabileceği düşünülür. Bu nedenle ilk transferde gebelik elde etme olasılığı artırılabilir.

Bununla birlikte bazı hastalar ikiz gebelik istemedikleri için yalnızca bir embriyo transfer edilmesini talep edebilir. Özellikle rahim ağzı yetersizliği bulunan veya önceki gebeliğinde erken haftalarda düşük yaşayan hastaların tıbbi öyküsü dikkate alınmalıdır.

Çoğul Gebeliklerin Değerlendirilmesi

Soru: Üç embriyo transferi neden tercih edilmez?

Cevap: Genel olarak üçüz gebelik istenmeyen bir durumdur. Üçüz gebeliklerde ortalama doğum haftası 28–29 haftadır. Bebekler yaklaşık 900 gram ile 1 kilogram arasında doğabilir ve yenidoğan yoğun bakımına ihtiyaç duyabilir. Bu nedenle üç embriyo transferi genel olarak tercih edilmez.

Soru: İkiz gebeliklerde doğum genellikle hangi haftada gerçekleşir?

Cevap: İkiz gebeliklerde rutin gebelik takibi sürdürülür. İkiz gebeliklerde sancıların başlama zamanı ortalama 36. haftadır. Bu haftada bebeklerin ağırlıkları yaklaşık 2,5–3 kilogram olabilir.

Çikolata Kisti, Adenomyozis ve Tüplerde Yapışıklık

Soru: Otuz bir yaşında, çikolata kisti nedeniyle AMH değeri 0,94’e düşmüş, sol tüpünde yapışıklık ve rahminde adenomyozis bulunan bir hastada yapışıklığın nedeni nedir? Bu durum hidrosalpinkse yol açar mı?

Cevap: Çikolata kistinin tıbbi adı endometriomadır. Endometrioma, endometriozis hastalığının yumurtalıklarda bulunması anlamına gelir.

Endometriozis, rahmin en iç tabakası olan endometrium dokusunun rahim dışında bulunmasıdır. Bu durum ters yönlü adet görme teorisiyle açıklanmaktadır. Normalde adet kanaması sırasında rahim duvarı dokusu vajinal yolla dışarı atılır. Doku vajinal yolla atılmak yerine tüplere doğru ilerleyip karın boşluğuna ulaşır ve yumurtalıklara yerleşirse çikolata kisti meydana gelir. Başka bölgelere yerleştiğinde ise endometriotik odaklar oluşur.

Tüplerdeki yapışıklığın nedeni endometriozis olabilir. Rahim içi dokusu bulunduğu bölgelere yerleşerek yapışıklık oluşturabilir. Bu hastalarda adet döneminde görülen şiddetli karın ağrıları da endometriotik odakların büyümesi ve karın içine minimal sızıntılar meydana gelmesiyle ilişkili olabilir.

Otuz bir yaşında AMH değerinin 0,94 olması bir alarm olarak değerlendirilmelidir. Yumurta rezervi azalmaktadır. Hastanın gebelik planına göre bir an önce embriyo oluşturularak transfer edilmesi veya embriyoların dondurulması gerekir.

Çikolata kisti ameliyatında yumurtalıklar zarar görebilir. Bu durum cerrahi bir hata değildir. Çikolata kisti yumurtalıklara sıkı biçimde yapıştığı için yumurtalık dokusuna hiç zarar vermeden çıkarılması mümkün olmayabilir. Cerrahi işlemden önce embriyo oluşturulmuş olması tercih edilebilirdi.

AMH değerinin 0,94 olması çok düşük bir değer değildir ancak yumurtalık rezervi açısından uyarıcı niteliktedir. Bu nedenle gecikmeden embriyo oluşturulması önerilir.

Soru: Çikolata kisti hidrosalpinkse neden olur mu?

Cevap: Çikolata kisti doğrudan hidrosalpinkse neden olmaz. Hidrosalpinks farklı bir durumdur. Tüplerin enfeksiyona bağlı olarak tıkanması ve içinde sıvı birikmesi sonucunda oluşur.

Hastanın rahim filmi mutlaka incelenmelidir. Özellikle son iki yıl içinde çekilmiş bir rahim filminin değerlendirilmesi gerekir. Tüp bebek tedavisine karar verilecekse gecikmeden yumurta toplanmalı ve embriyo oluşturulmalıdır. Embriyo transferi ile embriyo oluşturmak amacıyla uygulanan tüp bebek tedavisi farklı aşamalardır.

Adet Kanamasının Lekelenme Şeklinde Gelmesi

Soru: Daha önce düzenli olan adetlerin evlilikten bir yıl sonra ilaç kullanılmadığında yalnızca lekelenme şeklinde gelmesinin nedeni nasıl belirlenebilir?

Cevap: Hastanın bütün tetkiklerinin incelenmesi ve ayrıntılı tıbbi öyküsünün alınması gerekir. Daha önce herhangi bir müdahale geçirip geçirmediği araştırılmalıdır. Hastanın yaşı ve AMH düzeyi de bilinmelidir. Bu bilgiler olmadan kesin bir değerlendirme yapılamaz.

Tedavi Ücretinin Belirlenmesi

Soru: Tedavi ücretleri nasıl belirlenir?

Cevap: Her hastaya standart bir ücret verilmez. Öncelikle hastaya uygulanacak tedavinin belirlenmesi gerekir. Doğrudan tüp bebek tedavisi mi uygulanacağı, yoksa öncesinde başka bir işlem gerekip gerekmediği değerlendirilir.

Tedavi şekli belirlendikten sonra hastaya özel fiyatlandırma yapılır. Ortalama bir ücret belirtilebilse de kesin ücret uygulanacak işlemlere göre değişir.

Kırk Üç Yaşında PGD Sonucunun Olumsuz Gelmesi

Soru: Kırk üç yaşında, uzun süren tedavilerin ardından iki embriyosu beşinci güne ulaşan ancak PGD sonuçları olumsuz gelen bir hasta yeniden tedavi denemeli midir?

Cevap: Öncelikle hastanın AMH değerinin bilinmesi gerekir. Yeniden tedavi denenebilir. Hastanın yumurta rezervi düşük olsa bile iki embriyosunun beşinci güne ulaşmış olması önemlidir.

Kırk üç yaşında oluşan embriyoların yaklaşık yüzde 60–70’inde genetik hasar görülmesi beklenmektedir. Bu tedavide iki embriyonun da genetik açıdan olumsuz bulunması şanssızlık olarak değerlendirilebilir.

Yeniden tedavi kararı verilirken hastanın sosyoekonomik durumu da dikkate alınmalıdır. Tüp bebek denemeleri hastayı maddi ve manevi açıdan yıpratabilir. Yaklaşık yüzde 10–15 başarı olasılığı için emek ve zaman harcanması, transfer süreci, umutlu bekleyiş ve olumsuz sonuç ihtimali hastayı etkileyebilir.

Diğer tarafta yaklaşık yüzde 80–85 başarı oranıyla uygulanan yumurta donasyonu tedavisi bulunmaktadır. İki tedavi karşılaştırılırken başarı oranlarının yanı sıra yumurta donasyonunda tüp bebek ilaçlarının kullanılmadığı da dikkate alınmalıdır.

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların maliyetinin yaklaşık 1.300 avroya, diğer bir ifadeyle yaklaşık 70–80 bin liraya ulaşabildiği belirtildi. Yumurta donasyonu tedavisinin maliyetinde ise bağışçının ilaçları, bağışçıya yapılan ödeme, ulaşım ve diğer giderler bulunmaktadır.

Tek Embriyo Transferinde Başarı Olasılığı

Soru: Tek embriyo transferinin implantasyon potansiyeli ve başarı oranı nedir?

Cevap: Bütün koşullar uygun olduğunda; hasta gençse, rahim filmi normalse, spermiogram sonuçları iyiyse ve kaliteli bir embriyo bulunuyorsa tek embriyo transferiyle başarı oranı yaklaşık yüzde 65–70’tir.

Ancak tek embriyo transferinin başarısı yalnızca bir faktöre bağlı değildir. Hastanın yaşı, rahmin durumu, sperm değerleri ve embriyo kalitesi birlikte değerlendirilmelidir.

Progestan ve Duphaston’un Birlikte Kullanılması

Soru: Progestan fitil ile ağızdan alınan Duphaston’un aynı anda kullanılması zararlı mıdır?

Cevap: Progestan ve Duphaston’un birlikte kullanılması çok anlamlı değildir. Her iki ilaç da progesteron preparatıdır. Bu nedenle ikisinden biri tercih edilmelidir.

Ancak ilaçların tedavinin hangi aşamasında ve hangi amaçla kullanıldığı önemlidir. Ayrıntılı değerlendirme yapılabilmesi için hastanın bu ilaçları neden ve ne zamandan beri kullandığının bilinmesi gerekir.

Soru: Tüp bebek tedavisiyle elde edilen dokuz haftalık gebelikte progesteron ilaçları kullanılmaya devam edilmeli midir?

Cevap: Klinikte uygulanan yaklaşımda Estrofem sekizinci haftada, progesteron ise onuncu haftada kesilmektedir.

İkiz gebeliklerde progesteron kullanım süresi, kontrollerin sonuçlarına göre uzatılabilir. Genellikle 20. haftaya kadar devam edilebilir. Progesteronun düşük tehdidini azaltan ve gebelik kesesinin rahme tutunma potansiyelini artıran bir ilaç olduğu belirtildi.

Tekil gebeliklerde progesteron genellikle onuncu haftada kesilirken ikiz gebeliklerde kullanım süresi uzatılabilir. Ultrasonografi bulguları da bu karar açısından önemlidir. Hastanın düzenli kontrollere gitmesi, bir sorun bulunması hâlinde ise daha sık takip edilmesi gerekir. Duphaston gebelikte kullanılabilir.

AMH Düşüklüğüne Rağmen Düzenli Yumurtlama

Soru: AMH değeri çok düşük olmasına rağmen düzenli olarak yumurtlayan bir kadında tedavi stratejisi nasıl belirlenmelidir?

Cevap: AMH değeri düşük olan bir hasta düzenli olarak yumurtlayabilir. Ancak düzenli yumurtlamanın bulunması tedavi stratejisinde değişiklik oluşturmaz.

Tedavinin belirlenmesinde AMH’nin sayısal değeri ve hastanın yaşı önemlidir. Tedavi stratejisi bu iki temel ölçüte göre hazırlanır.

Yumurta Kalitesinin Değerlendirilmesi

Soru: İleri yaşta yumurta sayısından bağımsız olarak yumurtanın biyolojik kalitesini anlamayı sağlayan bir yöntem var mıdır?

Cevap: Yumurta kalitesini anlamanın tek yolu tüp bebek tedavisi uygulamaktır. Yumurtanın yumurtalıktan alınması, laboratuvara aktarılması ve mikroskop altında incelenmesi gerekir. Bunun dışında yumurta kalitesini doğrudan gösteren başka bir yöntem bulunmamaktadır.

Embriyolog, yumurtayı mikroskop altında değerlendirerek kaliteli olup olmadığına ilişkin görüş bildirebilir. Yumurtanın metafaz II olarak adlandırılan olgunluk aşamasına ulaşıp ulaşmadığının görülmesi için belirli bir süre beklenmesi gerekebilir. Bununla birlikte deneyimli bir embriyolog ilk incelemede de yumurtanın kalitesi hakkında değerlendirme yapabilir.

Bir Tedavide Düşük Yumurta Kalitesi Görülmesi

Soru: Bir tedavi döneminde yumurta kalitesi düşük bulunursa sonraki tedavilerde de aynı sonuç mu alınır?

Cevap: Sonraki tedavide durumun çok büyük ölçüde değişmesi beklenmez. Hastanın yaşı ve AMH değeri bilinen temel faktörlerdir.

Bir tedavi döneminde az sayıda yumurta elde edilirse ilaç dozları veya tedavi protokolü değiştirilebilir. Protokol değişikliğiyle sınırlı artışlar sağlanabilir. Ancak çok büyük farklılıklar oluşturmak genellikle mümkün değildir.

İleri Yaşta Kendi Yumurtalarıyla Tedaviye Devam Etme Kararı

Soru: İleri yaştaki bir hastanın kendi yumurtalarıyla tedaviye devam edip edemeyeceğini hangi bulgular gösterir?

Cevap: Daha önce tüp bebek tedavisi uygulanmışsa önceki tedavilere ait bilgiler çok önemlidir. Hastanın yaşı ve AMH değeri de tedavi kararında dikkate alınan iki önemli bulgudur.

Ultrasonografide görülen folikül sayısı değerlendirmede önemlidir ancak AMH değeri daha yönlendirici olabilir. Ultrasonografide görülen foliküllerin tamamı ilaçlarla uyarılmayabilir ve her folikülden yumurta elde edilemeyebilir.

Bu nedenle tedavi stratejisi öncelikle hastanın yaşı ve AMH değeri dikkate alınarak belirlenir.

Soru: Ultrasonografide sekiz veya on folikül görülmesi aynı sayıda yumurta bulunduğu anlamına gelir mi?

Cevap: Özellikle AMH değeri düşük olan 45–46 yaşındaki bir hastada ultrasonografide sekiz veya on folikül görülmesi, hastanın aynı sayıda yumurtası olduğu anlamına gelmez.

Ultrasonografide görülen yapılar yumurta değil, foliküldür. Bu foliküllerin tamamının tedaviye yanıt verip vermeyeceği ve her birinden yumurta elde edilip edilemeyeceği önceden bilinemez. Bu nedenle yaş ve AMH gibi sayısal değerler daha güvenilir kabul edilir.

İleri Yaşta Yumurta Donasyonu ve Gebeliği Taşıma Yeterliliği

Soru: Elli iki yaşındaki bir hastada yumurta donasyonu tedavisinin başarısı ve gebelik riskleri nasıl değerlendirilir?

Cevap: Yumurta donasyonu tedavisinin başarısı açısından 45 yaşındaki bir hasta ile 52 yaşındaki bir hasta arasında fark bulunmadığı belirtildi. Bu tedavide hastanın kendi yumurta rezervi ve yumurta yaşı belirleyici olmaktan çıkar.

Elli yaşındaki bir hastanın iç hastalıkları ve kardiyoloji bölümleri tarafından değerlendirilmesi gerekir. Hastanın gebeliği taşıyabileceğini ve gebelik açısından uygun olduğunu gösteren sağlık raporu alınmalıdır.

Bu değerlendirmeler tamamlandıktan sonra 50 yaşındaki bir hastayla 29 yaşında erken menopoz yaşayan bir hastaya uygulanan yumurta donasyonu tedavisi arasında fark kalmaz. Uygulanan tedavi, hormonal hazırlık ve rahmin hazırlanma süreci aynıdır. Rahim, önceden verilen Estrofem ile gebeliğe hazırlanır.

Toplanan Yumurta Sayısı ve Gebelik Başarısı

Soru: Her tüp bebek tedavisinde 12–13 yumurta toplanması gebelik elde edileceğini gösterir mi?

Cevap: Çok sayıda yumurta toplanması gebelik elde edileceği anlamına gelmez. Toplanan yumurtaların tamamı döllenmeye uygun kalitede olmayabilir ve beşinci güne ulaşan embriyo sayısı düşük kalabilir.

Bazen hastaya yalnızca toplanan toplam yumurta sayısı bildirilmektedir. Ancak bunların içinde döllenmeye uygun olan yumurta sayısı çok daha az olabilir. Bu konuda hasta ile tedavi ekibi arasında iletişim eksikliği yaşanabilir.

Yavaş Gelişen ve Dondurulan Embriyonun Kalitesi

Soru: Otuz yedi yaşında, AMH değeri 0,19 olan bir hastadan dört yumurta elde edilmiş ve oluşan iki embriyo dondurulmuşsa, yavaş gelişen embriyo kaliteli kabul edilebilir mi?

Cevap: Öncelikle dondurulan yapıların yumurta mı, yoksa embriyo mu olduğunun bilinmesi gerekir. Verilen bilgilere göre iki embriyonun dondurulduğu anlaşılmaktadır.

Embriyoların kaçıncı gün dondurulduğu önemlidir. Hastaya havuz yöntemi uygulanıyor olabilir. Daha fazla embriyo oluşturularak genetik inceleme yapılmasının planlanıp planlanmadığı da öğrenilmelidir.

Otuz yedi yaş çok ileri bir yaş değildir ancak AMH değerinin 0,19 olması düşüktür. Hasta erken menopoz adayı olarak değerlendirilebilir. AMH düşüklüğünün daha önce geçirilen bir cerrahi işlem gibi farklı nedenleri de bulunabilir. Ayrıntılı değerlendirme için hastanın bütün tahlilleri ve tedavi kayıtları incelenmelidir.

Donasyonda Genetik Hastalık Geçişi

Soru: Yumurta donasyonuyla sağlıklı başlayan bir gebelikte, ilerleyen aylarda anneden veya bağışçıdan geçen genetik hastalıklar ortaya çıkabilir mi?

Cevap: Donör havuzuna alınan bağışçıların tamamına genetik panel uygulanmaktadır. Bu panelde Akdeniz anemisi, talasemiler, kistik fibrozis, spinal müsküler atrofi, Duchenne müsküler distrofi, Tay-Sachs ve galaktozemi gibi sık görülen genetik hastalıklar araştırılmaktadır.

Bu nedenle yumurta donasyonu tedavisinin, hastanın kendi yumurtalarıyla uygulanan tedaviye kıyasla genetik hastalık geçişi açısından daha güvenli olduğu belirtildi. Bağışçıların genetik özellikleri ayrıntılı biçimde incelenmektedir.

Elli Yaşından Sonra Yumurta Donasyonu

Soru: Elli yaşından sonra yumurta donasyonu tedavisi uygulanabilir mi?

Cevap: Elli yaşından sonra da yumurta donasyonu uygulanabilir. Altmış dört yaşındaki bir hastaya Sağlık Bakanlığından izin alınarak tedavi uygulandığı ve hastanın daha sonra doğum yaptığı belirtildi.

Vermiş olduğu değerli bilgiler için Op.Dr.Erman Sever’e çok teşekkür ederiz.
****************************

Tüp Bebek Tedavileriniz için Çocuk İstiyorum Formu ile bize ulaşabilirsiniz.
 
 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ