Tüp Bebek  

Taşı İkiye Bölen O Son Vuruş Değil, Ondan Öncekilerdir

Taşı İkiye Bölen O Son Vuruş Değil, Ondan Öncekilerdir

Aslında hepimizin hikayesi aynı; özlemleri, hayalleri  hayal kırıklıkları.

Bu da benim hikayem;

1998 yılında evlendik, 23 yaşımdaydım evlendiğimde, eşim de 25. Lise aşkı bizimki. Klasik bir yaklaşımla ilk üç sene çocuk istemedik. Çocuk yapmaya karar verdiğimizde sağ tarafımda çok şiddetli bir ağrıyla doktora gittim. Doktorum sağ overimde 53*36mm hemorajik kist olduğunu, kistin kanamalı olduğunu ve hemen alınması gerektiğini söyledi. Ertesi gün hastanedeydim ameliyat için. O günden itibaren 4 sene yaşayacaklarımın başlangıcı olduğunu bilmeden ameliyatı oldum. Problem yoktu, gayet başarılı bir ameliyattı. Doktor bir ay sonra kontrole gelmemi söyledi. Henüz bir şeyden haberim yoktu, basit bir kist ameliyatıydı, alınmıştı ve bitmişti. Kontrole gittiğimde doktorum sağlımın yerinde olduğunu ancak kendiliğinden çocuğumuzun olamıyacağını söyledi. Hiç böyle birşeyin benim başıma geleceğini düşünmemiştim. Hep istediğim zaman çocuk yapabileceğimi, herşeyin planladığımız gibi olacağını düşünmüştük. Ve öğrendim ki herşey planladığın gibi olmuyor.

Üzüldüm ama yıkılmış değildim, çünkü doktorum olumlu konuşuyordu ilk tüp bebek denemesinde olumlu olması gerçekleşme oranım çok yüksekti. 

İlaç olarak  klomen kullandım. Hemen ardından usg ile yumurtaların takibi yapıldı, 14. günde yumurtayı çatlatmak için iki gün üst üste iğne oldum (pregnyl) ve beklemeye başladık. Yeni yılı güzel umutlarla karşılamıştık, bir süre sonra hamile olacaktım, heyecanlıydım. Süre geçti kan verdim, kanın sonucu bekleyemedim, gidip eczaneden test aldım, yaptım ve beklenen sonuç; hamileyim, kanın sonucu da geldi ve teyit etti hamileliğimi. Günlerden cumaydı. Çok sevindim. Hemen eşime haber verdim. O da çok sevindi. Derken anneler, babalar, kardeşler, teyze, kuzen, dostlar, arkadaşlar derken aynı gün herkesin hamile olduğumdan haberi vardı. Herkese haber vermek beni mutlu ediyordu. Doktorum beni Pazartesi günü bekliyordu ultrasonda bakacaktık. Hafta sonu çok güzel geçti, hemen hamilelik psikolojisine girmiştim. (Şimdi düşündükce gülüyorum kendime) Pazartesi oldu, doktora gittik, ultrasona girdim, doktor birşey göremediğini söyledi. Nasıl olurduki? Testler pozitifti. Hamileydim. Çarşamba tekrar gelmemi söyledi, ne olabileceğini sordum neden görünmezdi ki bebek. İki ihtimalden bahsetti doktor; ya henüz çok erkendi kese oluşmamıştı, ya da dış gebelik!!!! Çarşamba oldu bulunamadı, renkli doppler istedi doktor, radyolog buldu sağ yumurtalığın girişindeydi döllenen yumurta rahme düşmemişti ve hemen ameliyatı. Cuma ektopik gebelikten ameliyat oldum. Kendimi çok kötü hissediyordum, bir hafta sürmüştü hamileliğim ve onun verdiği heyecan. Bitmişti. Yaşayıcaklarım başlamıştı işte. O zaman fark ettim ki her kadının bu konularla ilgili anlatacağı birşeyler var. Herkes konuştu, herkes anlattı, herkes doktor tavsiye etti. Fiks laflar var herkes bilir; biri şu: “daha çok gençsiniz, kaç kere çocuğunuz olur, üzülecek bir şey yok.” Her ay, acaba bu ay şüphesiyle beklemek  yıkılan hayalleriniz bir iki gün sonra tekrar tamam bu sefer olacak sözlerine dönüyor ve bu böyle sürüp gidiyor siz saymaktan yoruluyorsunuz. 10 ay geçti, bu arada hiç korunuyoruz ama hiçbir şey yok  tekrar denemeyi kafaya koyup doktorumuza gittik. Başladık denemeye, kararlıydık çocuğumuz olacaktı. 5 kez daha denedik.

Hazirandaki tüp bebek  denemesinde hamile kaldım, bu kez daha sakin ve daha temkinliydik, çok heyecanlanmadık, kimseye söylemedik, doktor keseyi buldu, olmuştu işte(!) Ailelerimize söyledik, herkes yine çok mutluydu ama sakindi. Daha sonra  kanamam oldu  dünya bir kere daha başıma yıkılmak üzereydi. Doktorumu aradık hemen bir hastaneye gitmemi ve dediği iğneyi yaptırmamı ve dinlenmemi istediğini söyledi. Yaptık ama sancım çok fazlaydı, kanamam da vardı. Eve gittik. Ben kendimde ve bu dünyada değildim ertesi gün kan verdim bebek gitmişti.
Düşük olmuştu bu sefer de. O duyguyu anlatabilmemin sözcüklerle ifade edebilmemin imkanı yok. Ancak aynı kaderi yaşadığım insanların beni anlıyabileceğini düşünüyorum. Dünyam bitmişti sanki, depresyona girdim, kimseyle konuşmak ve görüşmek istemiyordum. En sevdiğim şeyleri yapmıyordum. Raporlu olarak evde tüm gün yatıyordum. Eşim beni öyle gördükçe perişan oluyor, onun da elinden bir şey gelmiyordu. Annem ve babam üzüldüğümü gördükçe kahroluyorlardı. Onlar için iyi olmam gerektiğini düşünüp yavaş yavaş topladım kendimi. Bu arada çoğu arkadaşım hamile kaldı, bana nasıl söyleyeceğini bilemedikleri için benden saklayanlar oldu, nazarım değer diye söylemeyenler oldu. Ve tabi ki algıda seçicilikten dolayı, heryer hamile veya bebekli insan doldu. Her seyrettiğim filmde hamile olduğunu müjdeleyen bir kadın veya çocuğunun olamayacağını öğrenen başka bir kadın çıktı karşıma. Yaşanan fiziksel zorlukların yanında bir de bunlarla baş etmeye çalışmak zordu. Bitmeyen ağlama krizleri, sancılı gece nöbetleri ve hepsini bile bile bu yola devam etmek. İlaçlar yüzünden aldığım kilolardan bahsetmiyorum. Zor bir süreçti. Yaşadıklarımı bir ben biliyorum. Eşim sadece ona anlattığım kadarını biliyor ve yaşıyor. Ruhumdaki fırtınalar dinmek bilmiyordu. Artık bişey istemiyordum. Tekrar denemek fikri bile canımı acıtıyor, beynimi yoruyordu. Tek bildiğim şey doktorumu değiştirmek istediğimdi. Doktorla aramızda geçen diyalogları bunların nedenlerini anlatmak istemiyorum, çok can sıkıcı. Hep korktuklarım başıma geldi benim bu yolda. Kardeşim benden önce hamile kalırsa ne yaparım, diye düşünürdüm hep. O üzülür bana söyleyemezse sevincini tam yaşıyamazsa diye çok üzülürdüm. Bu da oldu, kardeşim hamile kaldı. Bana söyleyemedi, çok üzüldüler nasıl söyleceklerini bilemediler. Ağlayarak söyledi bana, o an üç buçuk senedir yaşadıklarımdan daha büyük acı verdi bana. (Kıskandığım için değil sakın yanlış anlamayın, durumum sebebiyle ona da acı verdiğim içindi üzüntüm) Benim canım olan kardeşim, hamile olduğunu, bana acı vereceğini düşünerek ağlayarak ve zorla söylüyor, mutluluğunu yaşıyamıyor.

Zaman geçti her şeyin ilacıymış ya öyle oldu. Artık beni eskiden etkileyen, ağlatan şeyler etki etmez olmuştu. Gülüyordum artık. Yepyeni bir sayfa açmıştım kendime. Teyze olucaktım hem. Hatta yeniden bir doktor bulup
tüp bebek denemek istiyorduk. Mayıs ayının başıydı. Eşim çok araştırdı ve bir doktorda karar kıldık. Randevu almak için aradık mayısın üçüncü pazartesine (23 mayıs 2005) randevu verdiler. Gittik. Geçmişimizi anlattık. Doktor çok tatlıydı, çok sevmiştik, kendimizi daha da iyi hissediyorduk. Bazı testler için kan verdim. Ertesi gün tekrar görüşmek ve ne yapılacağına karar vermek için tekrar gittik. Doktor iki aylık falan hamile olduğumu söyledi, şaka yapıyor sandım. Geçen ay adet görmüştüm ve hiçbir belirti yoktu. Ultrasonda bakalım dedi, baktık kese falan yoktu, ben hala bir hata olduğunu düşünüyordum ki doktor bizi tekrar yıkan o cümleyi kurdu; sağ tüpün içinde kalmış, yine dış gebelik. Kulaklarına inanamamak böyle birşey herhalde. Her an kanama başlayabilir, hayatım tehlikeye girebilirmiş. Ultrasonda gördük sağ tüpün içinde kalbi bile atıyordu. Hemen operasyon dedi doktor. O an öleceğimi düşündüm bu kez kurtulamayacağım herhalde dedim kendi kendime. İlk kez kendiliğimden hamile kalmıştım ve o da yine dış gebelikti. Ertesi gün hastanedeydim. Ameliyat oldum. 

İşte bu da benim hikayem. Başımdan geçenler. Dört sene önceki düşündüklerimden eser yok şimdi aklımda. Herşey farklı benim için. Hiçbirşey üzmüyor artık beni. Her seferinde bu sondur daha da bişey olmaz dedim ve her seferinde beni yere vurmak ister gibi gerçekler yüzüme çarptı. Bundan sonra ne zaman doktora giderim ne zaman çocuk sahibi olurum bilmiyorum. 3 haftaya kadar teyze olacağım. Heyecanla yeğenimi bekliyorum.

Ve şunu biliyorum ki; hayatta hiçbirşeyi planlayamazsın ve asla büyük konuşmayacaksın. Önce benim ve eşimin sağlığı, birgün biz de anne ve baba oluruz inşallah. Tanrı her isteyene versin dilerim. Bebeğimin olduğu güne dair çok büyük hayallerim var. Bugüne kadar hayallerimin peşini hiç bırakmadım. KOŞMAYA DEVAM.

Bana her zaman güç veren, moral veren, moralimi bozan, destek olan veya olmayan, benimle aynı kaderi paylaşıp omuz omuza ağladığım güldüğüm tüm dostlar, benim için dua eden herkes SAĞOLSUN. Her yılbaşı, her doğumgünümde, her yıldız kaydığında hep sağlıkla anne olmayı diledim. Bu kez dilemeyeceğim. Sadece sağlık istiyorum ve biliyorum bir gün ben anne eşim de baba olacağız. Deliler gibi sevdiğim adamın çocuğunu gün gelecek kucağıma alacağım.

Herşeyin hayırlısını diliyorum kendim ve sizler için. Ve bana her zaman iyi gelmiş şu pargrafla bu hikayeye son vermek istiyorum:

“Çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur seyrederim. Adam belki yüz kere vurur taşa. Ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturamaz. Sonra birden, yüz birinci vuruşta taş ikiye ayrılıverir. İşte o zaman anlarım ki; taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan öncekilerdir.”

 

Tüp Bebek Tedavileriniz için Çocuk İstiyorum  Formu ile bizimle iletişim kurabilir daha uygun koşullarda tedavi olabilirsiniz.

 
  •   
 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ