lady q  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Sibel’in Köşesi – Sayı 22 – 06.05.2002

Merhaba

İyi ve güzel günler geçirmeniz dileğiyle bağlıyalım haftaya.. Zorlu geçiyor hersek ama zaman içinde harmanlanıp halledilip bitiyor gebede..

Gerçek masallar ile ilgili öykümü okuyan ve hemen cevap gönderen çoğu arkadaşımın mailleri beni cok mutlu etti.Gönderen arkadaşlarıma sevgili dostlarıma cok teşekkür ederim.Gerçek canyoldası olduklarını gösterdiler. Birlikte mücadele edeceğiz. Bizi hiçbir şey durduramayacak. Hiç abartmıyorum; bu dernek ve bu birliktelik Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü olma yolunda…
Çok nefis bir yolculukla İzmir’e gittik ve donduk.,İnanılmaz keyifli bir yolculuktu size kelimelerle anlatsam inanın genede tam anlatmış olamam .. Son yıllarda hiç bu kadar katıla katila gülmemiştim.

Bu seyahatlerle ilgili ilk enstantaneleri bu sayfada size vereceğim. Bu ara scannerimda bir arıza oldu bu nedenle doğum günümüz ve Alman Hastanesi ile ilgili yazılarım ve resimleri hemen koyulamadı cok üzgünüm ama sanırım şimdi tamir oldu bu hafta İnşallah hepsini görürsünüz.

Bu hafta sonu İzmir’deydik. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Planlaması ve Kısırlık Merkezi Sn. Erol Tavmergen ve Ekibi ile İzmir’li dostlarımızla beraberdik. Çok güzeldi ve gerçekten özenle hazırlanmış bir ekiple karşı karşıya geldik. Bu özen ve ihtimam bizleri ve katılanları cok mutlu etti. Her toplantımız bir öncekinden daha iyi oluyor ve buda bizleri çok sevindiriyor. Bunların hepsini ayrı olarak toplantı yazımda ayrıntılı olarak okuyabilirsiniz.

Gece İstanbul’dan 00.30 da hareket ettik. Bu toplantıya ekip olarak Tabi Ben, Cansın, (benden hiç ayrılmayan ve hiç de ayrılmamsı için çok dua ettiğim sevgili dostum) Muko (onsuz hiçbir şey bu kadar tatlı olmazdı onun için onu duygusal olarak çok sıkıştırdım, melankoli yaptım, karizmasiyla oynadim her şeyi denedim; ama acısını benden fena çıkaracağını söylüyor inşallah bir şey yapmaz) Sevgili Adem, (böbrekleri taş düşürdüğü ve hala düşürmesi sürdüğü halde bize yalniz kalmamamız için hasta hasta katildi ona da cok minnettarım.) Aylin, (dernek sekreterimiz ve küçük ustamız .. Dernekte ve her yerde tamir edilecek ne varsa hemen inanılmaz bir ustalıkla tamir ediyor.. Yanında sanki görünmez bir tamir el çantası var, derneğin küçük tuvaletinin sifonuna tükenmez kalem sokup, bağlayıp tamir etmiş şu anda sifonumuzun içinde bir tükenmez kalem bağlı!!! Aynı zamanda sevgili küçük oburumuz yakında onu her yeri çikolata kaplı olarak görürsek şaşırmayın çünkü anlaşılmaz bir şekilde sürekli küçük çikolatalar yiyor. Kızım bile çekmecesini öğrendi her seferinde hemen gidip onun çekmecesini açıyor ve irili ufaklı çikolataları talan ediyor.) Ve bir çift var ki seyahatin ağır topları oldular ve bizler onları tanıdığımıza ve bu seyahate bizimle beraber katıldıkları için ne kadar sevindik bilemezsiniz “Tuna çifti” İnanılmaz neşeli, nüktedan ve uyumlu çift . Allah onları birbirlerinden hiç ayırmasın ve herşeyi gönüllerine göre versin. Bu seyahatin bu kadar güzel ve huzur içinde geçmesinde çok büyük payları var. Bay ve bayan Tuna size anlatılmaz dostlarım onları tanımanız ve dost bir ortamda sohbet etmeniz gerekli. Ama bundan sonra yapılacak sohbetlerinde hiç birinin bu seyahatteki kadar damaklarda tat bırakabileceğini sanmıyorum. Dedim ya hiç ama hiç bu kadar gülmemiştim. Hele toplantı bitti biz rahatladık yemeğimizi yedik aksam karnimiz doydu ondan sonra sabaha karşı Bay Tuna yorgunluktan saat 04 gibi uyuyakalınca ağzımız kulaklarımızdan biraz toparlandı.

Bu toplantıya İstanbul’dan katılan ekibin çoğunluğu önceki seyahatlerden de deneyimli olduğundan gece yanımızda yiyecek ve içecek oldukça boldu. Minibüsümüz daha önceki İzmir seyahatinde bize eşlik eden minibüs ve şofördü bu nedenle içinde kendimizi evimizde kadar huzurlu ve rahat hissettik. Bu rahatlığı ve güveni bize sağladığı için sevgili üyemiz Suzy’nin eşi Kenan’a buradan kocaman teşekkürler.

Giderken artık yolu ve durulacak yerleri öğrendiğimizden oldukça rahattık ve gecenin 04.00 üne kadar vaktin nasıl geçtiği hiç anlaşılamadı feribotta çıkıp hemen çaylar içildi bol bol sohbet edildi. Daha sonra toplantıda özellikle benim perişan olmadan doktorlarla ve üyelerimizle görüşebilmem için büyük bir fedakarlıkla minibüsün arka koltukları bana ayrıldı ve sevgili küçük annemiz dernegimizinde sekreteri Aylinin getirdiği yastık ve battaniye ile bana yatak yapıldı. Geçen sefer aynı fedakarlığı Suzy yapmıştı bu sefer de Aylin . İkisine de minnettarız.

Ben saat 08.00 e kadar mışıl mışıl uyudum İzmir’e gelmeden son durağımız nefis manzaralı bir benzincinin restoranında kırda gibi piknik kahvaltı yaptık. Çok hoş bir çardakta tahta sıralar koymuşlardı. Manzara yeşillik ve çiçekler vardı. Evden getirdiğimiz peynirler ve benzincinin kızarmış ekmekleri ve kekikli ve kırmızı biberli zeytinleri, tereyağı ile çok sağlam bir kahvaltı yaptık. Deneyim diyorum çünkü bu tur toplantı günlerinde yalniz sabah kahvaltısı yapabiliyoruz sonra salon ve gelenlerle ilgili hazırlıklar yapıldığı için o gün toplantı bitimi tekrar eve dönme işlemi başlayıncaya kadar yemek hiç yenmiyor. Cafe breakte zaten üyelerle konuşulurken ağzımıza çoğu zaman hicbir şey sürmüyoruz. Yani bu akşamın 19.30 kadar demek istiyorum. İzmir Hilton’a geldiğimizde salon hazırdı ve çok güzeldi ama bize geçen seferki gibi bir oda ayırmamışlardı buna üzüldük ve bu düşüncesizlige de cok da sinirlendik. Bavullarımızı nereye koyacaktık, hepimizin duş alması ve toplantı için hazırlanması gerekiyordu.şoförlerin bütün gün uyuması gerekliydi çünkü toplantı biter bitmez toparlanıp tekrar geri dönecektik. Hemen yakında otel arayışına geçildi ve Anba otelinde Muko’nun İzmir’li Hatırı sayılır bir işadamı arkadaşı sayesinde hemen hazırlandı. Allah ondanda razı olsun. Hem rezervasyonu yaptırdılar hem de bize bir kuruş bile ödetmediler.

Gelenlerin hemen hepsi Çider’e üye olmuşlardı. Toplantıdan sonra 20 çift daha derneğimize kayıt yaptırdı tabii çok sevindik. Toplantı katılımda güzeldi. 80- 100 kişilere alıştığımız için artık topluluk adedi bize normal geliyor. Tabi ki artık daha fazlasını istiyoruz. Salon güzel olmuştu Barkovizyon gösterisi vardı ve dinleyiciler de bütün anlatılanları hem dinlediler hem de izlediler. Bu sistem gerçekten çok doyurucu oluyor. Toplantı her zaman saat 17.00 de biterdi ama sorular kesilmediğinden ancak zor bela 18.30 da bitirebildik. Geç kaldığımızdan apar topar salondaki eşyalarımızı topladık ve otelimize geçtik bavullarımızı toplatıp hemen minibüse yerleştirdik ve otelin yanibaşinda kaldırımda masaları olan küçük bir büfeden bozma restoranda yemeğe oturduk. Sanırım o gece büfeyi silip süpürdük. Şöförlerimiz dahil 9 kişiydik ve çılgınlar gibi açtık. Biz Ekmek tabak tabak bir şeyler istedikçe büfenin sahibi der gibi dudaklarını ısırıyordu. Kordon boyuna çok yakındık., yan tarafımızdan sahil cok yakınımızda gözüküyordu. Güneş batmak üzereydi, manzara nefisti. Toplantımız bitmişti ve biz çok rahatlamıştık, toplantı güzeldi arkadaşlarımızı görmüştük hasret gidermiştik sorularına cevaplarını bulmuşlardı, stresimiz tamamen ortadan kalmıştı her şeye çılgınlar gibi gülüyorduk. Yabancıydık ve nedense bu hemen belli oluyordu. Kiminle konuşsak yabancısınız değildi diyorlardı, herhalde bizim kadar ayıp olur mu diye utanmadan katıla katıla sokağın ortasında gülen pek olmuyordu. Dediğim gibi büfenin içini yiyecek olarak tamamen boşalttıktan sonra yanibaşımizda bekleyen minibüse girdik ve yola koyulmadık yolumuzun üstünde bu sefer lokmacı aramaya başladık. İzmir’in lokması meşhur biliyorsunuz ve biz onca midemiz dolu olsala onu da yemeden gidemezdik c,çok mühim bir adres arar gibi herkese sora sora en meşhur lokmacıyı da bulduk ondan da afiyetle kapış yedik ve yola çıktık.

Bay Tuna ve Muko feci şekilde faaliyete geçtiler espriler, fıkralar ve şarkılar oyun havaları…bir ara şoförün de gülmekten ve arabadaki oyun ve fıkralara dikkatini vererek dolmuşu yoldan bile çıkarmasından korktum. Neyse Bay Tuna saat 02.00 sularında ertesi gün işi gereği nöbete gideceğinden off a geçti ve biz biraz toparlanabildik. Adem’i de uyuttuktan sonra hanımlar koyu sohbete daldık. Sonra teker teker herkes uykuya yenik düştü tabii. Saat 05.00’e doğru herkes Ataşehir’de inip huzur içinde evin yolunu tuttu.

İşte böyle bir seyahat bir güzel yolculuk böyle tamamlandı. Şimdi sıra 25 Mayıs’ta Antalya’da

Antalya da üyelerimizle ilk defa buluşacağız. Şimdiden bunun heyecanı sardı. Antalya Ivf Merkezi ile Antalya Dedeman’da bir çok sevenimizle birlikte hem hasret gidereceğiz hem sorularımıza orada da cevaplar arayacağız. Herkes sorularına ve sorunlarına cevap buluncaya kadar bu hep böyle devam edecek.

Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum
Bizi hep aramayı; destek vermeyi unutmayın

Çider’e üye olmayı unutmayın. Bunu her hafta bıkıp usanmadan size tekrarlayacağım. Taaaki bu sorunu yaşayan herkes bu çatının altında toplanıncaya kadar…

Sibel Tuzcu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ