Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Sefaköy Umutlarını “ADA NİLDA” ile tazeledi.

Sefaköy Umutlarını “ADA NİLDA” ile tazeledi.

Cam’a vuran yağmurun sesi ile uyandığımda, başucumdaki saat; 05.30’ u gösteriyordu.

Panik halinde aklımdan geçen ilk düşünce “Aman Tanrım, bugün toplantı var. “ oldu.

Uyku ile uyanıklık arasında dua etmeye başladım. “Allahım sen bu bereketini toplantı saatimizde ihtiyacı olan başka yerlere yağdır. “

Tekrar dalmışım.

Günümün başladığını müjdeleyen saatin zili ile uyandığımda, hava kapalı ama yağmursuzdu. “Rüya görmüş olmalıyım” diye düşünürken, eşimin “sabaha karşı sıkı yağmur yağdı” sözü ile rüya görmediğimi anlamış oldum.

Günüm hiç bitmeyecek tempodaydı.

Telaş, koşturma, yapılacak iki toplantı vardı. Ama halim yoktu.

Yakalandığım gribi bir türlü alt edemiyordum.

Aslında ben çağırmıştım gribi. Nasıl olur demeyin, ne dilerseniz o oluyor. 2 hafta kadar önce trafiğin ortasında aklımdan “kışı neredeyse yarıladık ve ben grip olmadım” dedim.

Sen misin diyen? İnanılmaz bir soğuk algınlığı.

Öksürük, hapşırık, sürekli titreme ve üşüme yanında bonus. Dinlenmekle geçmiyor.

Aman kendinizi çok sıkı koruyun.

Saat: 11.30 da Sevgili Sibel ve Türkan ile buluşup toplantımızı yapacağımızı Sefaköy Kültür Merkezine doğru yola çıktık. Hava hala kapalıydı ama yağmur yoktu. 45 dakika sonra toplantı yapacağımızı yere vardık.

Sefaköy Kültür Merkezi inanılmaz çağdaş bir yer.

Kapıda bizi sevgili Dilda hanım ve kültür merkezinin müdürü Nilgün hanım karşıladı.

Toplantı yapacağımız salon hazırlanmış, teknik kontrolleri bile tamamlanmıştı.

Masamızı sevgili Türkan ile birlikte hazırladık.

Gelen misafirlerimizle tek tek sohbet etmeye başladık.

Her tanıştığımız insan farklı bir dünya. Günlük yaşamı ve hikayesi ile.

Bilgilendirme toplantısını biz yapıyoruz ama her defasında inanın bizde insan hikayeleri ile bilgileniyoruz.

Hayat dediğiniz de bu değil mi zaten yaşamak ve deneyimlenmek.

Doktorumuz Prof. Dr. İsmail Çepni ve ekibi salonumuza geldiklerinde biz tüm her şeyi bitirmiştik. Sunumunu da bilgisayarımıza yükleyip toplantı saatimizi beklemeye başladık.

O sırada kadınlarla ilgili başarılı çalışmalara imza atan ve en büyük destekçimiz Nesrin Hanım geldi. Nesrin hanım enerji dolu yapısı ve çalışmaları ile bu topluma örnek olacak bir kadın. Ve bizimle çalışmaya çok önem veriyor, Bize toplantı yapmamız konusunda öneriler getiriyor ve her toplantımıza muhakkak katılıyor.

Salonumuzun artık tamamen dolu olması ve gelen misafirlerimizi daha fazla bekletmemek adına toplantımıza hemen başlıyoruz. Ama üşüme krizim geçmek bilmiyor. Kimseye de belli etmek istemiyorum. Ama utanmasam bir battaniye bulup ona sarılıp sunum yapacağım.

Nedense kadınların gözlerindeki o umutla göz göze gelince tüm her şeyden sıyrılıyorum.

Umutları yeşertmek, onlara “Sizler gibi olanların büyük bir kısmı başardı.

İnanırsanız sizde başarırsınız” cümlelerini gözlerine baka baka söylemek, bedenlerinin ne tür mucizelere ev sahipliği yapacağını anlatmak ve kendilerinin gücüne inandırmak.

Bedenlerimiz gerçekten Allahın en büyük mucizesi.

En küçük insan hücresini alıyoruz ve onu bir canlıya dönüştürüyoruz.

Bundan daha büyük bir mucize var mı?

Toplantılarımıza katılan doktorlarımızın anlattıkları, gösterdikleri resimler ya da oynattıkları filmler bir mucizeyi içimizde taşıdığımızı gösteriyor.

Tek duam herkesin bu mucizeyi en kısa zamanda yaşaması.

Toplantımızın doktoru Prof. Dr. İsmail Çepni’ de her defasında önce kadının beden sağlığına dikkat çekiyor. Zararlı alışkanlıklardan arınmanın, sağlıklı yaşam için egzersiz yapmanın, yürümenin ve doğal ürünlerden faydalanmanın önemini her defasında hatırlatıyor.

Ve o sırada salondaki kanepelerden birinde pembe montu’ nun üzerinde uyuyan bir bebek görüyorum.

Ada Nilda bu. Mucize bebelerimizden.

Sevgili Emine Kabaoğlu Kurtulan, İstanbul toplantılarımızda bizi elinden geldiğince yalnız bırakmıyor. Ada uyku saatini kanepenin üzerinde geçiriyor.

Emine ise yalnızca gülümsüyor. Sibel’ e bakmasını işaret ediyorum ve büyük bir sevinçle Emine’nin yanına gidiyor.

Ne güzel bir an bu.

Üyelik ile başlayan yolculuğun yol arkadaşlığı ile devam etmesi, meleğine kavuştuktan sonra da o büyük ailenin parçası olarak her yere gelebilmesi.

 

Soru ve cevap kısmında kadın sağlığı konusunda da sorular geliyor. Kadınların artık bilinçlenmiş olması, kendilerine ve gelecek nesillere önem veriyor olması bizi daha da mutlu ediyor.

Yaptığımız işin amacı daha net ortaya çıkıyor.

Toplantımız zamanından biraz daha uzun sürüyor ve mikrofonu sevgili Emine’ye uzatıyor, yaşadıklarını anlatmasını rica ediyoruz.

Küçük Ada o sırada uyanmış, annesine “heyy mucize olan benim. Niye ben anlatmıyorum o yolculuğu” dercesine bakıyor.

Salonda çıt çıkmıyor. Herkes büyük bir dikkatle Emine’yi dinliyor.

Canlı bir örnek ile karşılaşmak herkesin umutlarını güçlendiriyor.

Yaşamak, mucizelere kucak açmak değil mi ?

Kendinin farkına varmak ve başarabileceğine inanmak değil mi ?

Vazgeçmemek değil mi ?

Yaşadıklarınızı geride bırakıp, her defasında yeniliklere başlangıç yapmak değil mi ?

Gelin sizde yeni bir yıla başlamaya hazırlandığımız bugünlerde, kendiniz için yepyeni başlangıçlar yapın. Kendinizi önemseyin. İçinizde size bahşedilmiş mucizelere inanın ve yola çıkmaya hazırlanın.

 

Biz sizin yol arkadaşınız olmaya hazırız.

Ve hep sizin yanınızda olacağız.

Mucizenize kavuşuncaya kadar.

Mucizenizle yaşamınıza devam ettiğiniz sürece de.

Sevgilerimizle

 

 

Tüp bebek tedavileriniz için Prof.Dr.İsmail Çepni Danışma formunu doldurunuz

 
 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ