Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Tüp Bebek Başarı Hikayeleri ; Ben Umut Yekta’nın Annesiyim…

Tüp Bebek Başarı Hikayeleri ; Ben Umut Yekta’nın Annesiyim…

Hani hep klasiktir ya hikayeler…söyle başlar..biz de eşimle büyük bir aşkla evlendik..
Evet bizimde hikayemiz tamda böyle başladı, eşimle dershane yıllarından süregelen bir beraberliğimiz vardı ve tamda dediğim gibi büyük bir aşkla evlendik , balayı sonra iş temposu tabi biz hemen küçücük minicik bir mutluluk olsun istiyoruz ilk ay geçti , ikinci ay , üçüncü ay derken eşimde bu isteğimin farkında olmuş ki benden habersiz test yaptırmış. Bir gün eve geldi bir insan en yakınını kaybettiğinde ne kadar kötü olabilirse o derece kötü , yıkılmış , çaresiz… Oturduk uzun uzun suskunluk sonunda anlatabildi. Eşimde ileri derece çift taraflı varikosel varmış.Konuşmanın sonunda beni canından öte seven kocam :beni boşa lütfen bunu yap , ikimize de bu eziyeti , bu hasreti yaşatma diyebildi düşünebiliyor musunuz ??Oysa birbirimize evet derken çocuk şartıyla evet dememiş adımlar atmamıştık ki ; yani biz evliliğimizin henüz çiçeği burnunda gelin ve damadı olarak çocuk hasreti kervanına katılmış olduk. Bana gelince, ben yıkıldım, bittim, günlerce gecelerce gözyaşlarım dinmedi, nasıl olurdu küçüklüğünden beri hayalı anne olmak olan bir kadın için bu ne demekti? Bu bir yıkımdı, bir yanım değil ben komple eksiktim… Yoktum… Yaşamıyordum.
Çok sonra kendime geldim tabi deli gibi araştırmalara koyuldum özel bir sektörde çalışıyorduk ikimizde ve tedaviye bir türlü start veremiyorduk. ilk evlilik yıldönümümüze bir ay kala eşimin ameliyat olmasına karar verdik. Ameliyat olacağı günden bir gün önce eşim birden fenalaştı ve apar topar hastaneye kaldırdık eşimin apandisti patlamış ve acil ameliyata alınması gerekliymiş..Allahım neler oluyor halbuki biz ertesi gün ameliyata heveslenirken bebeğimize bir adımda yaklaşacağımızı düşünürken bu nerden çıkmıştı ki ? Benim tüm duygular birbirine karıştı üzüntü , hayal kırıklığı, umutlarımın ertelenmesi… hepsi hepsi beynimde uçuşuyordu ..Neyse eşim ameliyat oldu zor bir süreçten geçti ameliyatından üç ay sonra varikoselden ameliyatını oldu ve sürecimiz başladı. Araştırmalarıma göre bu tarz ameliyatlardan sonra doğal yolla hamilelik çok görülüyormuş .Ameliyattan sonra bir ay iki ay derken ben hayaller kuruyorum ,günlükler yazıyorum, en yakın benim doğum günüm o zaman babana sürpriz yapıcam lütfen gel meleğimm..sonra babanın doğum günü..sonra evlilik yıl dönümümüz..sonra..sonraa kaç sonralar geçti sayamadım bile ama sen hala yoksun… Artık ilaç tedavilerini yumurta takiplerini bu sonuçsuz beklemeleri sonlandırıp biz aşılama ile start verdik ..
İlkler özeldir yaa ilk aşılama ilk umutlar kalbim pır pır dışarıdan sesi duyulacak diye korkuyorum, içimde kelebekler uçuşuyor her kontrolde, her takipte makyajlar sac fönlemeler nede olsa o yavrumun ilk oluşumlarıydı ve annesini öyle bakımsız görmemeliydi..Neyse aşılama yapıldı o malum süreç ve en zor süreç başladı evimdeyim..Bebeğimleyim her gün yazılar yazıyorum konuşuyorum o benimle , o kadar eminim, o kadar ilaç iğne tabi ki de neticesi de güzel olmalıydı.Test günüm geldi çattı ben ölmek üzereyim heyecandan,işyerindeyim kan verdim (hastanede çalışıyordum) kan sonucum bir saat sonra çıkacak denildi ve ben masamın başına oturdum ve oturmamla bir ağrı ve sonuç hüsran daha test bekleme heyecanını bile yaşayamadım.Kitlenmiştim ,şok olmuştum, yok bu bir rüyaydı kabustu hatta ve ben uyanamıyordum ..Mesai bitimi işyerimden eve giderken binbir düşünceler içindeydim .Düşünün o an intiharı bile düşündüm atla Songül arabanın altına olsun bitsin ; ama o an sadece annemi düşündüm: ben anne olabilmek için savaş içindeydim ve bi anneye evlat acısı yaşatmamalıydım 🙁 .

Eve geldim , eşimle bir suç işlemiş gibiydik tek kelime konuşmuyor, birbirimizin gözlerinin içine dahi bakamıyorduk..Dedim ya ilkti..Ve büyük bir yıkımdı bizim için..Sonra ikinci aşılama,sonra üçüncü aşılama derken ;ben artık körelmiştim ,ağlayamıyordum bile ,çok sonra kendi kendimle baş başa kalınca boğulurcasına ağlamalarım başlıyordu alışmıştım sanki; hastaneye git ilaçlar iğneler al eve git bekle hayaller kur ve 12.günün sonunda kocaman bir SIFIIR..Tabi bu sürede etrafımda birçok gebeliğe doğuma şahit oluyorum, darısı sanalar, inşallah olurlar. Duaya bile insanın içi acır mı? İçim acıyor , kalbim ağrıyordu, etrafındaki her bebeğe hamileliğe sevinip bir yandan gözyaşlarına boğulmak nasıl bir his yaşamayan anlayamaz.. Bu arada duyduğum her karışım ,duyduğum her doktor ,ebe her neyse hepsini itinayla uyguluyorduk .
Öyle böyle derken evliliğimizin 3. Yılına girmiştik artık aşılamayla vakit kaybetmeyip tüp bebek serüvenine başlamak istiyorduk ki başladıkda . Hani dedim ya ilkler özeldir diye ilk tüp bebek yine sil baştan aynu mutluluk huzur kıpır kıpırlık .Bu defaki çok başka nede olsa tupbebekti herşeyi labaratuvar ortamında yapıp bebeğimi benim içime koyacaklardı neden tutmama olasılığını duşuneyim ki hiç düşünmedim de bebeğim gelecekti anne baba olarak bizi seçecekti .İlaçlar iğneler derken yumurta toplama transfer yıne o zorlu bekleme sureci başladı 10.gunun sabahı dayanamayıp test yaptım ve sonuç koca bir hüsran…Ama tüp bebekti..hani bebeğimi içime koyacaklardı ben hazır sunulan bebeğe bile can verememiştim , bebeğime sahip çıkamamıştım , bir anne gibi sarıp sarmalayamamıştım .Kendimi o kadar zavallı , o kadar işe yaramaz, acınası hissediyordum kı bunun tarifi yok…Eve geldik hangi kadın evi eşyaları yepyeni diye evi yıkarcasına ağlar ki bir bebeğim olsaydı eşyalarım çizik boyalı , halılarım perdelerim lekeli olacaktı, evimde çocuğumdan izler imzalar olacaktı ; ama yoktu o evde yapayalnızdım yapayalnızdık…
Her yıkımdan sonra asla toparlanamam başlayamam diyen ben her negatiften sonra bir öncekinden çok daha sağlam güçlü dirayetli oluyordum , gözyaşlarımı silip yine yoluma koyuluyordum..Yine aynını yaptım ve ikinci tüp bebek macerasına start verdim. Yine aynı süreç , git geller, iğneler, ilaçlar.Bu konuda uzmanlaşmak çok üzücü, doktorunuzun leb demeden sizin leblebiyi anlamanız gerçekten çok acı ; artık kaçıncı gun hangi ilacı kaç dozda vereceğini biliyorsunuz . İkincide maalesef koca bir SIFIR.. artık hepten umutlarım tükenmişti;artık negatiflerimin üzüntüsünün yerine içimde korkular başladı bir insan düşük yapmaya bile razıyım yeter ki 0 olmasın der mi?? Gebeliğin hiç oluşmaması içimi kemiriyordu ;yoksa hiç anne olamayacak mıydım ; oysa tüm dualarım ‘’ Allahım anne olmadan alma canımı’’ diye yalvarırcasına yakarışlardı.
Tebdil-i mekanda ferahlık vardır diyerek merkez değişikliği yaptık. Artık aynı yüzler, aynı masa , aynı sandalye, her şey aynı sıkılmıştım önyargıyla yaklaşıyordum her şey aynı , sonu da aynı olacak düşüncesi kaplamıştı içimi ;bundan dolayı merkezimizi değiştirdik böylelikle 3.denemeye start verdik.
2013 yılının aralık ayında başladık , dillerde olan tek dua 2014 bizim yılımız olsun..Yeni yıla bir gün kala yumurtalarım toplandı ertesi gün yeni yıl içimde farklı bir his; tabi bir yanımda temkinli ya yine ayni sonuç olursa dayanabilecek miydin kaldırabilecek miydin ?? Yeni yılın ilk sabahı elim yüreğimde bekliyorum, sabahın ilk saatlerinde telefon çaldı . Embriyolarım yani bebeklerim hakkında bilgi verdiler , ben sadece ağlıyordum ,konuşamadım, düğümlendi boğazımda bir şeyler ; belki de yılların birikimiydi güçlü görünmeye çalışmamın patlamasıydı; neyse ki toparlanıp embriyoloğu dinleyebildim..2 ocakta transferde görüşmek üzere diyerek kapattık. Transferim oldu eve geldim yıne aynı süreç ;

14 ocak test günümdü ben 13 ocakta kimseye haber vermeden hastanenin yolunu tuttum amacım sürpriz falan değil haa sadece; artık insanların acıyan gözlerle bakmasını teselli etmesini istemiyordum. Gidip kan verecektim ve o kocaman sıfırımı alıp ,bir nehir kenarına gidip, bağıra bağıra ağlayıp, eve gelip ben adet oldum umutlanmayın bakın bende artık üzülmüyorum diyecektim. Nitekim tek başıma gittim kanımı verdim laboratuarda tanıdık bir ahbabımız vardı , o biraz daha hızlandırdı sonucumun çıkmasını. Kan verdikten 30 dk sonra telefonum çaldı o bahsettiğimiz tanıdık ‘’gel yukarı bir kahve içelim sıkılmışsındır, sonucu buradan beraber öğreniriz’’ dedi .Ben hiçbir şey aklıma getirmedim çıktım yukarı. Birkaç hemşire ve o bahsettiğim arkadaşım bilgisayar başında bir şeyler konuşuyorlar ,bana bakıyorlar ekranı bana cevirdiler; sanki ben o an kör olmuştum sanki hiçbir şeyin farkında değildim , ne kadar süre ekrana baktım bilmiyorum.Kendimi olumsuza odaklamıştım çünkü. İçlerinden birinin ‘’sen Songül Eren değil misin ‘’demesiyle kendime geldim. Ekrana bakıyorum ,evet benim adım ; ama nasıl olurdu benim kocaman bir sıfırım olacaktı.. Yok yok bunda bir yanlışlık vardı ben ben değildim ağlama gülme korıdorda gidip gelme aklınıza gelebilecek ne kadar saçma sapan hareketler varsa o an bendeydi .Hemşireyi omuzlarından öyle bi tutup sallamışım kı emin misin, bu benim mi , bak doğru söyle ???diye J J . O gün o hastanede öpmediğim sarılmadığım personel kalmamıştır sanırım 🙂  Zar zor aşağı bahçeye çıkabildim ama dilimde hep su ‘’Allahım sen isteyen herkese bu anı yaşat’’.Bu tarifsiz bir şeydi , ben hamileydim benim canımda can vardı. Telefonuma sarıldım hemen eşimi aradım, tabi o bir haber olanlardan, sadece ağlıyorum aşkım diyorum gerisi gelmiyor , neticede dil alışkın değildi hamileyim sözüne.. O ağlamamı duyunca evde test yaptığımı anlamış, yine olmadı değil mi tamam üzülme vs. tesellilerine başladı ben ağladıkça o da ağlıyordu .O an ‘’yok ben hamileyim ‘’cümlesi çıkmadı çıkamadı ağzımdan , Ne kadar o şekilde ağladım bilmiyorum sonunda diyebildim : hamileyim…ben hamileyim…benn hamileyiiiimmm…dedim diyebildim. O an hastaneden nasıl çıktım, yürüdüm mü, uçtum mu ,ışınlandım mı bilmiyorum?? O gün evde bayram havası daha ben eve gitmeden haberim dört bır yana duyulmuş doğal olarak
İkı gun çok güzel heyecanlı geçti bir gun durup ertesi gun testi tekrarlayıp artışına bakmamız gerekliydi.
Tabi ben havalarda hiç aklıma zerre olumsuzluk gelmiyor her şey o pozıtıfı görmekti çünkü ,o pozıtıfı gördüm ve anne olacaktım. Kanımı verdim ve beklemeye başladım. Hemşire cağırdı ; uzgunum… Songulcüm ama testınde istenilen artışı göremedik bir gun daha bekleyip yıne yapalım testi dedi..tabi yıkıldım olamazdı hani pozıtıf olması yetiyordu , hep oyle olmuyor muydu neden hep en zorunu ben yaşıyordum neticede insanlar çocuk isteyip , bir gecede o istediklerine sahip olmuyorlar mıydı , neden soğuk ameliyathane sedyelerinde narkozlar alarak bebeğime kavuşma savaşı veriyordum ,o savaşı kazandığımı zannedip sevinip neden sevincim yarıda kalıyordu, tüm hamile olanlar değer bir daha artacak mı stresini yaşıyorlar mıydı ki??? O an içten içe istemsizce kıskandım kolaylıkla bebek sahibi olanları…
ilk değerim 50 iken , ikinci 54 , üçüncü 72 , dördüncü 92 çıktı. Umutlarım bitti yıkıldım…her kafadan bir ses çıkıyor: Sağlıklı gebelik olduğunu düşünmüyorum , kimyasal olabilir , diş gebelik olabilir vs. Benim ısrarımla tekrardan test yapıldı. İçimde beni dürten bir şeyler vardı. Yok olamazdı yıllar sonra ilk kez 5 aşılama 3 tüp bebek yaşamış ve hiçbirinde 1 sonucunu bile göremeyen ben ,değerim azda olsa ilerliyordu bu bile benim için kocaman bir UMUTTU…Sonuç olarak son kez tekrardan kan verdik ve değerim 196 çıktı . Doktorum ; tekrardan kan vermeni istemiyorum; artık benim canım acıyor senin yerine dedi.2 hafta sonra gel , keseyi gördük gördük ;yoksa müdahale edeceğiz dedi . O surede aşırı sancın kanaman ağrın olursa hemen hastaneye gitmemi ve çok umutlanmamamı söyledi. Oradan çıktık sanki onları ben duymadım, bana söylenmedi tüm onları , içimde bi kıpırtılar umutlar kalbim yerinden çıkmış ;sanki dışarıda atıyor..Sahi anneler hissetmez miydi , işte bendeki de bu hislerdi , bebeğim benimleydi içimdeydi ,hissediyordum bunu ,bende savaşı kazanmıştım!!! 15 günümü sanki hamileymişim de rutın kontrolumu bekliyormuşum gibi geçirdim. Onunla konuşuyordum …hep konuşuyordum: onu ne kadar çok istediğimi , ona ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu her şeyi anlatıyordum..O içimdeydi ve bunu hissedebiliyordu..
Büyük gün geldi çattı hastaneye gittik bekliyoruz, içeri girdim çatala yattım ; hocam ben ekrana bakmayacağım az çok bilgim var sizin yüzünüzden anlarım dedim. Doktor da bana çok büyük bir sorumluluk yüklüyorsun ama dedi. Hıı bu arada eşim ; ben içerdeyim senin sesinden anlarım olumlu mu olumsuz mu diye… Yani anlayacağınız birbirimize bu sorumluluğu yüklüyoruz cesaret sıfır!!! Vee o an..Usg cıhazını koyar koymaz doktordan aaa sesi !!! İnsan birkaç saniyede neler düşünebilir ki? O bir kaç saniyede her şey ama her şeyi düşündüm. Hocam neler oluyor diyemedim , çıkmadı dilimin arasından… çıkamadı… Eşim koştu girdi içeri doktor mucize bu diyebildi sadece..Her kafadan bir ses çıkan,kimyasal gebelik,dış gebelik, düşük olur denen bebeğim benimleydi ve asıl mucize keseyi görmeye bile umut yokken o kalp atışlarıyla bende artık varım diyordu , bu gerçekten mucizeydi.. Bebeğim benimleydi , beni seçti , bırakmadı. Odada herkesin gözlerinden yaşlar süzülüyor.Ben mi?? Benim nasıl olduğumu ben bile hatırlamıyorum , ben ölmüştüm ve bana yeniden ruh üflenmiş ben yeniden hayat bulmuş gibiydim . Elimde minik mucizemin ilk fotosuyla ayrıldık merkezden ve HAMİLELİK surecim başladı.
Çok güzel ilerliyordu hamileliğim . Her kontrolde sorduğum ilk şey kalbi atıyor mu oluyordu? Her anne mi böyleydi yoksa benim mi içime kötü şeyler doğuyordu? 12.haftada bir oğlumuz olacağını öğrendik zaten cinsiyetin pek bir önemi yoktu ikimiz içinde ; sadece bir an önce bebek mağazalarına dalıp kendimi kaybetmek istiyordum nitekim öyle de oldu…
Öyle böyle 19.haftaya geldik bebeğimizin hiçbir şeyini atlamak istemiyorduk , her şeyini yaptırmak istiyorduk . O haftalarda detaylı usg diğer adıyla organ taraması yapılacaktı normal her zaman ki gibi kontrolümüze gittik dr baktı.. baktı…baktı.. sonra yüzünü eliyle kapıyor net göremiyorum aşağı in dolan bir şeyler iç dedi… dedi ama doktorumuzu çok iyi tanıyorum yüzünde anlamsız bir ifade vardı anlamıştım bi aksilik vardı

Yarım saat sonra çıktık yukarı odada iki doktor daha var bir tanesi profösör hatta kendininde hocasıymış o an orda tamam Songul yolun sonu bir şey oldu hem de çok kötü bir şey çünkü o profösörü çok iyi tanıyorum her hamileliği takıp etmediğini problemli gebeliklere baktığını biliyorum..
ve sonuç : Songul Hanım bebeğinizin kalbinde problem var (FALLOT TETRALOJİSİ) kesin bir şey diyemem doğar doğmaz da ameliyat olabilir birkaç ay geçtikten sonrada ameliyat olabilir. Pardon nasıl yani ; ama o küçücük ,minicik bir bebek hani kalp hastalıkları koca koca insanlarda olurdu dedeler nenelerde konduramadım o an yıkıldım o an saatleri geriye alıp hep o dakikada kalmak istedim .Yıllarca uğraş verdiğim , hayaller kurduğum bebeğimdi o benim , henüz kokusunu bile bilmiyorum belki de hiç bilmeyeceğim  . O an doktora bağırıp çağırıp çıktım odadan yalan söylüyorsunuz , bilmiyorsunuz diye inanamadım çünkü; sonrasında tam 6 profesör gezdik ve hepsinin de cümleleri aynıydı…Artık o günden sonra hamilelik bekleyiş hayaller hazırlıklar hepsi ama hepsi çok çok zordu benim için.  .

İnsan hayal kurmaya korkar mı? Çocuğuna kıyafet aldığında hangi hamile kadın içinde onu hayal etmez ? Ben her şeye kapadım kendimi tek düşüncem sağlıkla kucağıma alabilecek miyim kokusunu içime çekebilecek miyim? Korkularla kabuslarla geçip gitti , doğum zamanı geldi . Sezeryan tarihime 2 gün kala gece aniden suyum geldi , düşünün bizdeki paniği korkuyu sonuç olarak normal hamile değildim ; bebeğimde normal bir bebek değildi ; artık bunu kabullenmiştim zor bir donem beni bekliyordu . Apar topar hastaneye gittik doktoruma haber verildi rabbim binlerce kez razı olsun ondan, benden 15dk sonra eşofmanlarıyla başımdaydı doğumum gerçekleşti … Oğlum canım UMUT YEKTAM sadece uzaktan yüzünü gördüğüm ; fakat kokusu içine çekemediğim , yıllarımın hasretini soğuk küvöz odasına uğurladım ..
Bu benim için en zoruydu o koridorda herkes bebeğini emzirmeye çalışırken , ziyaretçi kabul ederken , anneye mi benziyor babaya mı muhabbetini yaparken benim can parçam benden uzakta .Tüm bu yaşananların yanında bende tansiyon problemi çıktı bir türlü düşürülemeyen tansiyonum.. oğlumu görmeye yoğun bakıma girdiğim anda normale dönen tansiyonum daha yoğun bakım kapısından çıkmadan tavan yapıyordu , bu şekilde koca 8 günü geçirdik.
Vee artık oğlumuz evimizde yuvamızda..Tarif edilemeyecek mutluluk tabi içim buruk.. Korku endişe hepsi karışık ; çünkü çok küçük.. çok ama…2180 gramdı evimize geldiğimizde kucağımıza almaya korkuyorduk..Yani asıl o günden sonra başladı hayat bizim için , rutin kontrollerimiz dışında birde her ay kalp kontrollerimiz vardı ; öksürse hapşırsa herhangi bir şey olsa kalpten mi demekten alıkoyamıyordum kendimi , sonra farkına vardığımda etrafımdaki insanlarında ; buna ailemde dahil sanki Umut Yekta’ya vebalıymışçasına yaklaşmaları beni çok rahatsız ediyordu.kısacası zor bir 13 ay atlattıktan sonra ameliyat gününe karar verildi tabi 13 ay boyunca her kontrolde bıkmadan usanmadan doktorun ameliyata gerek yok demesini bekledim bir mucize umut ettim ; ama maalesef oğlumun ameliyat dışında hiç bir şansı yoktu.11.ayında görüntüleme amaçlı anjiyo oldu onda bile yıkıldım günler öncesinden ağlama krizlerim başladı .Oğlumun gözlerine bakamıyordum ben onun annesiydim ve onu tüm her şeyden korumalıydım ; ama elimden hiçbir şey gelmiyordu , o an sağlam olan kalbime bile kızgınlığım vardı ; ben 30 yaşındaydım o henüz minicikti  . Anjiyo iyi geçti anne karnındaki damar darlığıyla anjiyodaki darlık sabitmiş bu bizim için çok büyük bir şanstı ilerlemiyordu darlık.
6 ekim 2015…
Ameliyat günü geldi çattı … Bugüne kadar ameliyatla alakalı bir çok araştırma yapmış olmama rağmen ; ameliyata girmeden yarım saat önce bir şey öğrendim doktorumuzdan . Bunu o an öğrenmek mi iyiydi yoksa öncesinde bilip her şeye kendimi hazırlamak mı hala bilemiyorum . Doktorumuz bizi karşısına aldı gayet soğukkanlı , ki öyle olmak zorunda asla eleştirmiyorum : Songül Hanım ve Murat Bey her şeye hazırlıklı olun , riskli bir ameliyat , göğüs kafesini açıp kalbi durdurup işlemi o şekilde yapacağız … Nee nasıl yani kalp durdurmak mı ??? Yok olamaz dedim bırakın böyle kalsın , morda olsa hastada olsa nefes alıyor , o benim , kokusunu çekebiliyorum içime dedim dedim ama boştu tüm söylediklerim , ameliyat olacaktı , olmalıydı .O andan sonra her şey çok daha zordu benim için yüreğim yangın yeri canımı nefesimi o ameliyathane kapısına bırakmak ve o bekleme hem de 6 saat.. O anları anlatmak imkansız , ben yoktum yaşamıyordum , bunun tarifi imkansız , anlatılmaz yaşanır sözünün ta kendisini yaşıyordum ; rabbim kimseye yaşatmasın ,hiç kimseye ne yokluğuyla imtihanı ,nede böyle imtihanı ..o saatler dakikalar saliseler nasıl geçti İnanın ben bile hala şaşıyorum…Saat 14:30 gibi biter demişti görevli ; sanırım annelik hissiyatı olacak kı 13:55 de içimde bir şeyler hissettim kalbim çıkacak yerinden sanki , bi anda kendimi asansör kapısında güvenlikçiye , yukarı çıkmak için yalvarırken buldum. Ameliyattan sonra direkt yoğun bakıma götüreceklerini ertesi gün 16:00da görüş saati dışında göremeyeceğimi öğrenmiştim öncesinde, o an yukarı asansörde oğlumu gördüm gördüm onun dışında asla göremezdim ve gözyaşlarımı dindiremezdim biliyorum .Ne yapıp ne edip birkaç saniyelik bile olsa oğlumu görmeliydim ,onu öyle görmek iyi bir fikir miydi bilmiyorum ; ama görmeliydim…güvenlikçi insaflıydı sanırım , çıktık yukarı bizim çıkmamızla asansör kapısının açılması bir oldu ve oğlum..can parcam..bakmaya öpmeye kıyamadığım gözümden sakındığım öylece sedyede makinalara bağlı yatıyordu onca saatin boşalması oldu sanırım ; kaybettim kendimi ama bir yanımda hala dirayetli , direkt tırnaklarına ellerine bakıyorum kabusum olmuştu çünkü o morartıları..İnanılır gibi değildi , birkaç saat öncesinde artık siyaha dönmüş tırnakları bildiğin ten rengiydi .

Ve yoğun bakım süreci ; her şeyimizin zor olduğu gibi bu süreci de farklı geçirdik . Normal şartlarda en fazla 3. Günde servise çıkar denilen oğlum dört gün beş gün derken tam on gün yoğun bakımda kaldı . Kalp etrafında kı sıvı bir turlu kurumuyordu ,bu beni endişelendiriyordu ; bunun anlamı enfeksiyona her an hazır demekti ve bu bizim için çok ama çok tehlikeliydi .Doktorların analizi bu tarz vakalarda ameliyatta kayıplardan çok sonrasında enfeksiyondan kayıplar çok fazlaydı .. Neyse ki 10.günün öğlen saatlerinde güzel haberi aldım rabbime binlerce şükür artık oğlumlaydım .Servise çıktığının akşamı Umut Yekta birden ateşlendi , anlam veremedik hemen kan değerlerine bakıldı ve korktuğum şey enfeksiyon sinyaliydi bu . Hemen antibiyotik takviyesine başlandı 10 gün sürer dedi hemşire…Hiç bir önemi yoktu aylarca kalabilirdim orda , yeter ki o sağlığına kavuşsun … Antibiyotik tedavisinin 4.gününde doktor yanıma geldi Adana’da ki hastanemizle konuştuk şuan burda sadece antibiyotik tedavisi için bulunuyorsunuz ; eğer onlarda evet derlerse artık taburcu edebiliriz , kalan bir haftanızı kendi şehrinizde geçirebilirsiniz dedi.. İnanamadım bitmişti kabus ; artık oğlum kurtulmuştu bu illetten telefonuma sarıldım hemen eşimi aradım , yürümüyordum uçuyordum o koridorda sanki.:)
Tabi eşimde oyle … hemen uçak biletini vs .ayarladık bir an önce kaçıp kurtulmak istiyordum Ankara`dan sevmiyordum o şehri ; artık hiç sevemem sanırım.. Kalan bir haftamızı da burada ki hastanede geçirdik her şey yolunda gitti , taburcu olduk evimizdeydik artık .Ameliyata giderken kapımı kitlediğim de gözyaşlarına boğulmuştum ,bir daha bu evde belki de hiç 3. bir kişi olamayacaktı , ben bu kapıyı günler sonra nasıl açacaktım hep bunları düşünmüştüm ..İşte eve vardığımda da o anım aklıma geldi… O ağlamalarım şükürdü , minnettarlıktı mutluluktu .. .Çok şükür bin şükür rabbime , yokluğuyla imtihan olurken , acısıyla yüreğime köz bırakmamıştı , oğlumu bana bağışlamıştı ; artık benimdi bizimdi evimizde yuvamızdaydık , şükürlerimin minnettarlığımın tarifi yok olamazda …

Lütfen umudunuzu kaybetmeyin, lütfen ‘’ben anne olacağımı ; ben zaten anne olmak için yaratıldım’’ ı fısıldayın kendi iç sesinize, hem de her gün… Bu size çok iyi gelecek emin olun … Tedaviye başlayacaklar ; hadi kalkın bebeğiniz için minicik bir şey alın ; çünkü siz anne olacaksınız… Tedavi olup sonuç bekleyenler elinizi karnınıza koyun ve ona minik minik notlar yazın ; çünkü siz anne olacaksınız ve ilerde bebeğinize okuyacaksınız o notları… Ve tedavisi olumsuz sonuçlananlar… Yıkılmayın asla pes etmeyin düştünüz mü ? Bir daha kalkın ayağa sonucu o kadar muhteşem ki inanın o mis kokusunu içine çektiğiniz anda keşke keşke çok daha fazlasını yapsaymışım ; meğer o döktüğüm gözyaşlarım azmış bile diyeceksiniz…

Mis kokuları hepinizin içine çekmesi umuduyla hoşçakalın…

Songül Eren

 

 

Tüp bebek Tedavileriniz için Çocuk İstiyorum Formu ile bizimle iletişim kurabilir daha uygun koşullarda tedavi olabilirsiniz.

 
  •   
 

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ