Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Sibel’in Köşesi – Sayı 14 – 28.01.2002

Merhaba;

26 Ocak Toplantımızı da büyük bir özveri ve sevgiyle tamamladık. Bir çok arkadaşımızı bilgilendirdik ve İstanbul’a döndük.Gazi Hastanesi Tüp Bebek Merkezinden Prof. Dr.Onur Karabacak ve Embriryolog Evrim Hanım gönüllerimizi fethetti. Onur Bey ‘yin anlatım uslubundaki sıcaklık ve esprileri ile toplantıyı hep ilgi çekici tuttu.Kimsenin ilgisi dağılmadı.Sn Embriyolog Evrim Hanim da konusuna olan hakimiyeti ve bilgisi ve güzelliğiyle bizi fethetti. Nefis bir toplantı ve nefis bir sunum oldu.. Onlara çok teşekkür ederiz. Toplantıya İstanbul dan 11 Dayanışma Klübü üyesi ile gittim. Beni Ankarada yalnız bırakmadılar. Her şeyle eksiksiz ilgilendiler. Tek kelime ile benim beynim, vucudum, sag kolum, sol kolum oldular. Çok neşeli bir tren yolculuğu yaptık. Gidişte de dönüşte de. Bunları size çok ayrıntılı anlatmayacağım. Çünkü İstanbula döner dönmez benden daha güzel kaleme almış bir arkadaşım var. Ben size sözü ilk defa bu köşede ona bırakacağım. Teşekkür ederim Ülkü..

11 Dev adamın Ankara Seyahati

Haydarpaşa garında 11 dev adamların buluştuğu salonda başlayan yolculuğumuz tahminimin üzerinde keyifli bir yolculuk ve başarılı bir toplantı ile sonuçlandı.Bir kez daha dayanışmanın büyüklüğüne ve başarısına tanıklık ettik

Bir insanı tanımak istiyorsan onunla yolculuğa çık derler gerçekten doğru bu yolculukta birbirimizi çok daha iyi tanıdık ve çok daha fazla bağlandık.

Tren garında nostaljik Türk filimlerinin edasıyla başlayan yolculuğumuz şamata dolu sohbetlerimiz ve açlıktan guruldayan midelerimizi Sibel hanımın yaptığı nefis poğaçalar Aylinciğimizin hazırladığı salamlı sandöviçler ve Ezocuğumuzun getirdiği simit ve içecekleri kapışmamızla devam etti. Durmak bilmeyen çenemiz kompartımandaki diğer insanları her ne kadar rahatsız edebileceğini düşünsek te susmamak için direndik. Nihayet restoranın boşalması sonucu neşemizi ve şamatamızı oraya taşıdık.Kıtlıktan çıkmış gibi yedikten sonra birkaç uyanık zombimiz dışında çevremizdeki horultu senfonileri eşliğinde uyuklama mod una geçtik.Suzyciğimle birlikte botları çıkararak ayaklarımıza özgürlük verdik.Sabah kalktığımızda gördüğümüz karlı durum ve trenin arıza durumundan yarattığı 1 saatlik gecikme keyfimizi biraz kaçırmış olsada Banucuğumuzun bizim için hazırladığı nefis kahvaltı sofrası tüm yorgunluğumuzu ve keyifsizliğimizi üzerimizden aldı.Kahvaltı keyfi sonrası hızlı bir hazırlanma faslı başladı 13 çider üyesinin yarım saatlik bir dönem içersindeki hızlı bir değişimine tanık olduk.O yorgunluktan bitap görünüşler darman duman saçlar ve torba torba gözler yok oldu ve yerini şık bakımlı kendinden emin bayanlara bıraktı.Tabi bu süre zarfında Adem ve Tarık büyük bir sabırla bizleri bekledi.Sibel hanımın kısa sürede saçına çektiği fön inanılmazdı sanki Ersan’s tan yeni çıkmış gibiydi.Kapıdan çıkmadan önceki halini birkaç çidem üyesiyle birlikte hayranlıkla izledik. Dedemana vardığımızda bizi inanılmaz bir sürpriz bekliyordu.Bize ayrılan yer inanılmaz bir yerdi.Terastan bozma bir kendin pişir kendin ye restoranının toplantı odasına çevrilmeye çalışılmış bir haliydi. Herzaman sakin ve sukunetini bozmayan Sibel Hanımın ilk defa sinirli haline tanık olduk.Gözlerindeki ışık istediğinden emin olan ve karizmasını oluşturan pırıltılar taşıyordu. Kendine güvenen tavırlarla asansöre ilerledi.Arkasından Cansın kendisine o çok yakışan sert tavırlarıyla onu yalnız bırakmamak için gitti.Muko her zamanki ateşli halini daha sakin ve olumsuzlukları olumluya çevirme yolundaki gayretiyle terketti.İnanılmaz bir dayanışmaydı. Çider üyeleri olumsuzlukları yenmeye çalışan çabalar sarfederken liderimiz geldi ve derneğimize yakışan başka bir yerin hemen ayarlandığını haber verdi. Arı hızıyla yeni yerimize yerleştik.Katılıcılar yavaş yavaş gelmeye başladı ve oda tam doldu. Gazi Üniversitesi doktoru ve Embriyoloğu sıcak tavırları ve verdikleri profesyonel cevaplarla güzel bir ortam yarattılar.Mola sırasında kaynaşmalar çoğaldı sevgili Aliyemiz Safişimizde geldi. Toplantının çok başarılı geçmesi hepimizin yüzüne pozitif enerji olarak yayılmıştı. Toplantı çıkışı bütün üyeler Safişlere gittik. Sevgili safiş inanılmaz güzel yemekler yapmıştı. İçli köftesi ise şekli her ne kadar farklı olsada kıvamı açısından mükemmeldi. Seni kutluyorum Safiş.

Sevgili Ankara Çider üyeleri biz İstanbullu Çider üyelerine göstermiş olduğunuz misafirperverlik ve dostluğunuz için şahsım adına teşekkür ediyorum. Bize açtığınız dostluk dolu kucaklarınız umarım en kısa zamanda sevimli bebişlerle dolar. Sevgili eşleri Cafer ve Cemal’ede bizlerin kahırlarını çektikleri için teşekkür ediyorum. En kısa zamanda İstanbul a bekliyoruz.

Yolculuk anılarından ve düşüncelerinden seçmeler
  1. Her zaman asaletini güzelliğini zarafetini ve hanımefendiliğini koruyan çevresine ışıklar saçan sevgili vefakar Çider liderimiz BU SİTE SENİNLE GURUR DUYUYOR.
  2. O başındaki şapka ve boynundaki atkı ile oluşan muhteşem şirinlik ve o hiç bitmeyen enerji her saniyesini ek işlerle değerlendiren yüreğine bir çok insanın sevgisini dolduran biricik arkadaşım. Başarın hepimize örnek oluyor ve güç veriyor.
  3. Pıtı pıtı kız pembe mendilinle döktüğün göz yaşı sahneni ve o tatlı çoçuksu tavırlarını o valizleri yerleştirişini hiç unutmayacağım. Seni tanımak çok güzel
  4. Kabadayı tavırlarınla o telefonu açışın sen süpersin.Aynı zamanda büyük zombimiz
  5. Resim çektirirken koltuğa yapışan pozisyondaki o halini hiç unutmayacağım.Benim trendeki ilk gece arkadaşım.
  6. Ya döner yumurtaya ne demeli?
  7. Hayır hayır o tuz değil tatlandırıcı.
  8. Biz dün sabah Litayla ……(Bilin bakalım bu kim?)
  9. Sevgili kameramanımız ve minik zombimiz Aylin.Herkese kendi yaptığı mavi boncukları dağıtmayı ihmal etmedi bu gezide
  10. Seri hareketleriyle hızlı hızlı davranarak bizi şaşırtan ve ben zayıfım her yere sığarım diyerek cebimize gireceğine inanan sevgili arkadaşımız.
  11. Sesini çok nadir duyduğumuz yakışıklı fotoğrafçımız Tarık.Sanırım bir daha bizimle yolculuk etmeyecek!!!

Bebeğime kavuşmak yolunda çıktığım bu yolda sizleri tanımak çok güzel.Bazen düşünüyorum her şey yolunda gitseydi sizleri tanıyamayacak yaşadığım bir çok güzellikleri paylaşamayacaktım.Bazen isyan edeceğim zamanlarda düşünüyorum bu belki bir ceza değil bir mükafat ve ben bunu algılayamıyorum.

Eğer önüme bir seçenek konulsaydı herşey yolunda gidecek ve bu insanları tanımayacaksın yada şu andaki gibi olacak herşey diye.Belki inanmıyacaksınız ama bu kararı vermek benim için çok zor içimden bir ses ne zaman ve ne şekilde olacağını bilmediğim bir bebeğin mutlaka olacak diyor.Bu sesi dinleyince neden biraz da

Ha sabredip sizleride tanıma seçeneğini seçmeyeyim diyor.Evet eğer böyle bir seçme şansım olsaydı şu anda bulunduğum konumu seçerdim.Nasıl olsa bir gün o mis kokulu bebeğime kavuşacağım ve ona diğer seçenekten çok daha fazla şeyler verebileceğim.Geriye kaybettiğim zaman ve para kalıyor karşılığında ise kazandığım yüreğimi dolduran dostluklar var.O halde ben şu anda oldukça kazançlı ve şanslıyım.Sizleri seviyorum.İyiki varsınız Hep var olun sıcacık sevginiz ve dostluğunuzla yüreğimi doldurun.

Benim bu yazıya ekleyebileceğim inanın hiçbir şey yok.. Gönlümüz bir, sevgimiz bir, Hep beraber olunca halledemiyeceğimiz hiçbir şey yok.. Bunu da bu yolculukta iyice anladık…Herkese ama herkese gönül dolusu teşekkürler… Ankara da da İstanbul da da bizi yalnız bırakmayan can dostlar…

Sevgiler
Sibel

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ