Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

İşte bende yazıyorum “Savaşı kazandım”..

İşte bende yazıyorum “Savaşı kazandım”..

Eşimle 1996 yılında evlendik.Bana çocuk sahibi olma fikri çok uzak geliyordu.Bunun için ilk 2 senemizi korunarak geçirdik!…2 senenin bitiminde kendimizi hazır hissettik..Artık bir bebek sahibi olma fikri sıcak gelmeye başlamıştı.Biz sanıyorduk ki,bu minik melekler,istemeye karar verince 1-2 ay içinde geliveriyorlar.Her ay yeni bir umut ve her ay yeni bir hüsran.

Böyle 1 seneyi doldurduk.Ne gelen var ne giden.Üstelik artık bebek sahibi olma fikri saplantı haline gelmişti.Her gördüğüm hamile kadın beni daha çok üzüyordu..1999 senesinde artık doktor yollarına döküldük.İlk gittiğimiz doktor tam anlamıyla kabus gibiydi.Son derece lakayt olması,daha yolun başındayken bizi umutsuzluğa itmişti.Neyse hemen doktor değiştirdik.Eşimle bir ürologa gittik.gerekli tahliller ve muayene neticesinde eşime “Varikosel” teşhisi kondu.Kısmende olsa sevindik.Çünkü ameliyat olacak ve sorun çözülecekti.Başka bir doktordan daha onay almadan hemen ameliyatı kabul ettik ve eşim 1999 Haziran ayında bu ameliyatı oldu.Düzelme olup olmadığının anlaşılabilmesi için en az 3 aya ihtiyaç varmış.bekledik ama sonuç aynı.Sonradan öğrendikki bu operasyon hastaya ağrı vermedikçe yapılmasında pek bir fayda sağlamıyormuş.Üstelik eşimin sperm tahlilleri son derece normaldi.Şunu öğrendik boşuna zaman kaybı.

1999 ağustos ayında çok büyük bir deprem yaşadık.Can kaybımız olmadı ama psikolojimiz bozuldu.Her tarafı yıkık olan bir şehirde ( ADAPAZARI)insanlar sevdiklerini yitirmiş,kimileri kaybolmuş,herkez son derece bitkin .Böyle bir durumda bebek için uğraşmak zordu,ara verdik Kendimizi toparladıktan sonra, sıra benim için yapılacak olan tahlillere geldi.Araştırmalarımız sonucu bizde emeği çok olan sevgili doktorumuzu bulduk.Tüm tahliller ve incelemeler neticesinde, bize konulan tanı”sebebi belli olmayan infertilite”oldu. Bebeğimize kavuşabilmemiz için ilk basamak aşılama idi.Ve bir yerden başlamamız gerekiyordu.Ben hemen internetten araştırmaya başladım.1-2-3-4 derken tam dört kez aşılama dememize rağmen bir türlü sonuca ulaşamıyorduk.Üstelik hiçbir sorun yoktu ama stres had safhada idi.. İnternette araştırırken bu siteyi buldum ve hemen üye oldum.Günler geçtikçe buradaki arkadaşlarımı tanıdıkça ve sohbet ettikçe bizim durumumuzda olan bir çok kişi olduğunu öğrendim.Bu site bana terapi oldu.Her ay düzenlenen toplantıları yakından takip ediyor,katılmaya çalışıyordum.Sevgili Sibel Abla ile tanışıp azmine hayran olmuştum.Artık tedavi olmak için İstanbul’a gidip gelmeye başladık.Doktorumuzun yapılacak tek şeyin tüp bebek olduğunu söylemesiyle hayatımızda yeni bir dönem açılmış oldu.Bu tedavi çok masraflıydı ve bizde o an için bunu karşılayacak güç yoktu.Ben tamamen siteye kanalize olup ,vaktimin çoğunu burada geçiriyordum.Sitemizin düzenlendiği toplantılarda,gidilen her ilde çekiliş düzenleniyor, ve bazı şanslı çiftler ücretsiz tüp bebek yaptırma imkanı buluyorlardı. Bende artık çalışmaya başlamıştım.Ve zaman su gibi geçiyordu.30 lu yaşlara gelmeye az kalmıştı.Iüp bebek için yaşın önemi çok büyüktü.Bu yüzden elimizi çabuk tutmamız gerekiyordu. Birgün yine siteye yaptığım ziyaretler sırasında derneğin
Adapazarı’nda bir toplantı yapacağını okuyunca çok sevindim.Hemen derneği arayıp mutlaka bulunacağımı ve evsahipliği yapacağımı bildirdim. 4 Ekim günü toplantının yapılacağı otele erkenden gittim.Sevgili Sibel Abla ve Cansın’la sohbet edip,gelen misafirleri ağırladık.

Bu toplantı benim hayatımı değiştirdi.Çekiliş ile 2 kişiye ücretsiz tüp bebek yapma hakkı tanınmıştı.İlk kura gelen misafirlerden birinin getirdiği minik kız çocuğuna çektirildi.Bolu’dan bir arkadaşa çıktı.İkinci kura için Sibel Hanım AYTUĞ Beyi çağırdı.Herkes dikkatle son şanslı kim olacak diye beklerken okunan isim ben oldum.Sanırım yanlış duydum dedim kendi kendime.Oysa işte şans bana gülmüştü,inanamıyordum,şok oldum.Olmasa bile deneyebilecektim,bu bile bana yeterdi. Sevgili Aytuğ Beyle görüşüp tedavi için tarih kararlaştırdık.Bu arada tüm tanıdıklar arayıp,bana şans diliyorlardı.İşin gerçeği çok tedirgindim,kendimi çok fazla kaptırmamaya çalışıyordum.Neyse doktor randevuları başlamış,her şey yolunda gidiyordu.Eşimle 2 günde bir İstanbula gidiyor,yolculuk sırasında hayal kuruyorduk.Yumurtalar istenilen büyüklüğe gelmiş ve heyecan daha da artmıştı.Kararlaştırılan saatte toplama işlemi için hastaneye gittik.Operasyon son derece iyi geçti ve 9 tane yumurta toplandı.Herşeyin yolunda gitmesi için bol bol dua ediyorduk.Sonuçta 4 embriyonun transfer edilmesine karar verildi.Transfer günü eşimle heyecandan ölecek gibiydik.Herşey yolunda gitti ve karnımda minik embriyolarımızla evimize döndük.30 KASIM 2005 ‘de sonuç için kan vermemiz gerekiyordu ve o gün bizim evlilik yıldönümümüzdü. Sonuç gününü beklerken bende adet öncesi belirtileri olmaya başladı hemen”eyvah”dedim olmadı..Sanki her an kaybedecekmişim gibi geliyordu.12 günü zar zor tamamladık.Kan vermek için hastaneye gittik.Heyecanlı bekleyiş asıl şimdi başladı.Ne de olsa bugüne kadar çektiğimiz her sıkıntı,üzüntü ya bugün sona erecek yada,mücadeleye devam edeceğimiz için yeniden başlayacaktı.Çok geçmeden sonucu aldık ama bu seferde açmaya korkuyorduk.Bütün cesaretimizi toplayıp açtık ve okuduk hamileydim.Hemen doktorumuzu arayıp bhcg ‘nin 44,58 çıktığını söyledik.

Sitedeki arkadaşlardan bildiğim kadarıyla bu rakamın en az 50,00 ve üstü olması gerekiyordu.Tam anlamıyla bir sevinç yaşadığımı söyleyemem.Doktorumuz 2 gün sonra testi yinelememizi,çıkacak olan sonucun en az 2 katı olması gerektiğini söyledi.Heyecanlı bekleyişler sanırım son bulmayacaktı.Her adımda yeni bir stres. 2 gün nasıl geçti bilmiyorum ama geçti işte.Kan verdim ve sonuç için yine beklerken eşime “ben zarfı açmayacağım sen aç” dedim.Bu zor görevi ona yüklemeyi daha uygun buldum.Belki de benim yaptığım kaçıştı.Zarf açıldı,eşimin yüzüne bakmaya cesaretim yoktu.”İşte bu,artış 2 kattan fazla “dedi.Sanırım hayatımda duyduğum en güzel kelimeler bunlardı. Hamileliğim son derece rahat geçti.Hiç bir problem yaşamadım.Dileğim Tanrıdan tüm isteyen arkadaşlara bu mutluluğu yaşatsın. 30 Temmuz 2005 de kızımıza kavuştuk. Son derece başarılı bir sezaryan geçirdim.Minik kızım IRMAK bize hiçbir problem yaşatmadı.Kızım 7.5 aylık ve bizim her şeyimiz.Allah bu uğurda çaba harcayanların emeğini boşa çıkarmasın. Sevgili Sibel Abla başta olmak üzere,Cansın’a,Ayşe Bal’a ve bende emeği çok olan şeker doktorumuz Sayın Aytuğ Kolonkaya’ya sonsuz teşekkürler. İyiki hayatıma girdiniz..
AYŞEN ULUSOY(ULUSOY)

Tedavinizi ÇİDER de yaptırmak için formla bize ulaşabilirsiniz

 
  •   
 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ