lady q  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Donor Gerekli Demişlerdi

Donor Gerekli Demişlerdi

Merhaba Sibel,

Siteni çok uzun zamandan beri takip ediyorum. 29 yaşındayım, 4,5 yıllık evliyim. Senin sitene bu senenin Temmuz ayında ilk defa girdim, televizyonda ve basında birkaç kere seni gördüm ama dediğim gibi sitenle tanışmam Temmuz ayına denk geliyor.

Sana kısaca hikayemi anlatayım, umarım vaktin vardır ve okursun çünkü seninkine birazcık benziyor, aslında sorunumuz aynı gibi. images (32)

Benim adet düzensizliklerim 99 yılında başladı, Ağustos depreminden sonra ve o zamanlar açıkçası bu işin üstünde çok durmadım çünkü o zamanlar halen korunuyordum ve düzensizliklerimin yaşadığımız korkudan ileri geldiğini sandım. 2000 yılına girdiğimizde sorunlar aynı şekilde devam ediyordu, biz de artık korunmayı bırakmıştık fakat dediğim gibi adetim düzensizdi, her ay umutlanıp erkenden adet görüyordum ve sonunda Ocak 2000 ‘de kadın doktoruma gidip durumu bildirdim, çocuk da istediğimizi söyledim. Önce benden TSH, Prolaktin gibi kan testleri istedi, sonuçta Prolaktin hormonumun aşırı yüksek olduğu ortaya çıktı ve uzun bir süre onu düşürmeye çalıştı. Verdiği ilaçların hiçbir faydası olmuyordu, Prolaktinim bir türlü düşmüyordu. Bu arada 6 ay kadar bir süre geçti, bana yumurtlamayı arttırıcı ilaç verilip yine onları çatlatan iğneler oldum (2 defa), ama sonuç yok.

Ayrıca TSH ‘ımın da çok yüksek olduğu bir kan testinde ortaya çıktı ama kadın doktorum bu konunun üstünde fazla durmadı, eşimden sperm testi istedi. Derken eşimin de sperm testinde sperm sayısının düşük ve spermlerin büyük bir kısmının hareketsiz olduğu ortaya çıktı – kadın doktorum mikroenjeksiyonu önerdi.

Bana Bir hastaneyi tavsiye etti etti, ben de açıkcası çok fazla araştırmadan eşimle birlikte oraya gittim. İlk tedaviye Nisan 2000 ‘de başladık, normal doz ilaçla başladılar fakat benim yumurtalarım bu ilaca cevap vermedi. Tedaviyi kestiler ve Haziran ayında tekrar en yükesk doz ilaçla işe başladılar. Üretebildiğim yumurta sayısı ancak 2 oldu, onları topladılar fakat biri kullanlılmayacak halde çıktı, diğeri de döllendiği halde bölünmedi. Sonuç üzücüydü tabii ama beni esas sarsan olay, hastane yetkililerinin eşimle beni çağırıp, tedaviye devam etmenin anlamsız olduğunu, vücudumun erken menopoz’a girdiğini, ancak bir başkasının yumurtasıyla yurtdışında bu işlemi tekrar deneyebileceğimi söylediler. Bir de isterseniz biz size yardımcı oluruz dediler. Ama burada tedaviye devam etmek istemediklerini açıkca söylediler, ben o anda yıkıldım.

Hastaneden çıkınca da ağlamaktan kendime uzun süre gelemedim…çok kötü bir gündü. Sonra eşimler birlikte oturduk, işin peşini bırakmamaya karar verdik ve o anda aklıma senin siten geldi, sitene ilk girdiğimde yaklaşık 1,5 saat takıldım kaldım. Sonra sürekli girmeye başladım, chat’e girdim ve yalnız olmadığımı ve bu işi başarabileceğime inandım. Bu gerçek. Derken yaz geldi, önce bir tatil yapalım dedik ardından da uzun uzun bir araştırma yaptım doktorlar ve hastaneler hakkında. Bu arada Mısır çarşısından bahsettiğin bitkilerden de aldım ve onları devamlı içmeye başladım. Prolaktin yükeskliğini düşürmek içinse hayıt tohumunu demleyip düzenli içtim, ilaçların yapamadığını o yaptı, Prolaktinim normal seviyelere geldi.

Ağustos sonunda Amerikan hastanesinden Bülent Urman’dan randevu aldım ve durumumu olduğu gibi anlattım, uzun uzun dinledi ve yumurta çoğaltıcı ilaçlara benim bünyemin cevap vermemesinden dolayı olayı tek yumurta ile deneyeceğini söyledi. Ondan önce de TSH ve Prolaktin değerlerimi istedi. Prolaktin normaldi fakat tiroid bezlerim yeterinde iyi çalışmıyordu. Ara verip 2 ay tiroid bezlerim tedavi edildi ve normal değerlere girince tekrar Bülent Bey’e gittim. Yumurta takibi başladı, bu arada ben bütün bitkileri düzenli olarak içiyordum ayrıca ısırgan tohumu ve balı karıştırıp her gün bir kaşık da onda içiyordum. Bir de mısır çarşısından aldığım ökse otu özsuyu ‘nu suya katıp sabah akşam içiyordum. Yumurta takibi başladı ve benim vücudum ilaçsız 3 yumurta yaptı! Yumurtalar toplandı (09.11.2001’de) ve içlerinden sadece 1 yumurta çıktı, o da hem döllendi hem de bölündü. Sonra 12.11.’de transfer yapıldı, 12 gün boyunca izin aldım ve evde dinlendim. Sonra ne oldu biliyor musun, 24.11.’de sabah erkenden eşimle birlikte hastaneye gittik, kan testi yapıldı, öğleye doğru beni aradılar ve sonuç …POZİTİF.

İnan Sibel o an dünyalar benim oldu, sevinçten oturup ağladım. İnanamadım. Sonra iki gün sonra tekrar test yapıldı, değerler ikiye katlanmıştı, Bülent Bey emin olmak için bir üçüncü test istedi sonuç 311 çıktı, o da çok iyi dedi. Şimdi haftaya Cuma günü ilk ultrasona gireceğim, sürekli her şeyin yolunda gitmesi için dualar ediyorum. Senden bir konuda yardım istiyorum, eğer yapabilirsen gerçekten çok sevinirim – sen hamile olduğunu öğrendikten sonra neler yaptın? Bebeğin iyi tutunması için yapabileceğim bir şey var mı? İlk üç ayın çok önemli olduğunu biliyorum, bana tecrübelerine yazarsan gerçekten çok sevinirim. Bir de inşallah dış gebelik sorunu yoktur, insanın aklına her türlü şey geliyor. Benim için dua et! Şu ana kadar herhangi bir kanamam da olmadı ve inanıyorum ki her şey yolunda gidecek. Bana yazarsan çok sevinirim. Hazırladığın site bana gerçekten çok faydalı oldu, birçok arkadaşa da tavsiye ettim. Gerçekten çok anlamlı bir iş yapmışsın, seni bunun için de tebrik ediyorum.

Ailenle birlikte mutlu, sağlıklı ve uzun bir ömür diliyorum. Kendine iyi bak.

Sevgilerimle

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ