Doğurganlık sorunları kadında başka ruhsal sorunlara da neden oluyor
Çocuk sahibi olamama ,kısırlık teşhisi ,tüp bebek tedavileri ve bu tedaviler son derece sırasında çıkan problemlerin stresli ve yıpratıcı bir olgu olduğu artık hem hastalar hemde doktorlar için sır değil.
Kısırlık ve tüp bebek tedavileri çiftler arasında ilişkilere zarar veriyor, sosyal çevre ile iletişimi bozuyor ve hayatı çok olumsuz etkiliyor.
Yeni bir çalışma kısırlık sorunları ile uğraşan kadınların ;psikolojik bozukluklar,depresyon,anksiete ,alkol ve duyguları bastırıcı diger ilaç türü maddelere başvurma , uyum , yeme bozuklukları gibi değişik ruhsal sorunlar yaşama riskini artırabileceğini gösterdi. Çıkan sonuçlara gore de bir kadının çocuk sahibi olma girişimlerinin başarısız olması onun ruh sağlığını ciddi olarak etkilediği ortaya çıkmış.
Danimarka’ da yaklaşık 100.000 kadınla ve 35 yıllık dönemde ( 1973-2008) yılları arasında tüm tıbbi ve ruhsal durumları ile ilgili yapılan araştırmada ,kısırlık ve ruhsal sorunların çok büyük bir çoğunluğa sahip olduğu görülmüş.
Hastaneye başvurup ilk randevularını alan kadınların çocuksuz olup daha sonra bir bebek sahibi olan kadınların % 18 inin ruhsal depresyonda olduklarını tespit etmiş .Kısırlık sorunu olan kadınların % 43 ila 47 sinde ruhsal bozukluk % 103 ündeanksiyete, uyum ve obsesif kompulsif bozukluk şizofreni ve alkol ve madde bağımlılığı riski artmış.
Bu verilerin kısırlık ile mücadele kadınlara destek veren danışmanlar,kuruluşlar için önemli bilgiler içerdiği ve hekimlerin kadın hastalar için daha iyi tedavi ve doğru iletişim ortamı kurmaları açısından yardımcı olacağı belirtilmektedir.
ESHRE bilgileri
/psychcentral.com/ haberler
Sibel Tuzcu










