Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Bizim hikayemiz 1997 yılında başladı. 1997 yılında evlendiğimiz de ben 25 eşimde 29 yaşında idi.10 senelik bir flörtden sonra evlenmiş üstelikde aynı

Bizim hikayemiz 1997 yılında başladı. 1997 yılında evlendiğimiz de ben 25 eşimde 29 yaşında idi.10 senelik bir flörtden sonra evlenmiş üstelikde aynı

Sevgili Sibel,

hikayeni hürriyette okuduğumda çok etkilendim, böyle bir siteyi neden daha önce birinin hazırlamadığını düşündüm.Çok iyi etmişsin çünkü bizi en iyi bizim gibiler anlar. indir (5)

Bizim hikayemiz 1997 yılında başladı. 1997 yılında evlendiğimiz de ben 25 eşimde 29 yaşında idi.10 senelik bir flörtden sonra evlenmiş üstelikde aynı apartmanda komşuyduk. eşimi bu zaman içinde çok iyi tanıdığım için çocuk için hiç korunmadık hatta hemen bile olmasını istiyorduk. Daha evliliğimin birinci ayında eşimin bir iş arkadışının eşi yeni 1,5 aylık hamile idi bende kendilerini uzunca bir zamandır tanıyordum doktor durumdan şüpelenmiş olacaktı ki arkadaşı hafta da bir kontrole çağırıyormuş bir hafta arkadaş bana bu işte bir iş var ilk çocuğumda böyle bir sorun olmamıştı bu kadar sık kontrol olmaz benimle gelirmisin bir şey olursa yanımda ol dedi. Ve ertesi gün beraberce International Hospital de görevli Prof. Teksen Çamlıbel e gittik. arkadaşın dediği gibi bebek karnında ölmüştü ve alınması gerekli idi ve ardındandan bende muayene ye girdim problemimin ne olduğunu sordu bende hiç bir problemimin olmadığını rutin bir muayeneden geçmek istediğimi söyledim şaşırdı bize genelde insanlar bir problem olunca gelirler dedi ve muayeneye aldı aslında benim derdim çocuk sahibi olup olamayacağım idi içimden hep çocuğum olamayacak gibi gelirdi genç kızliğımdan beri.

Muayene esnasında yeni evli olduğumu çocuğum olup olmayacağını merak ettiğimi içimdeki hissi ve bunun doğru olup olamayacağı konusundaki korkularımı anlatıp muayeneyi bu yönden yapmasını talep ettim. Görünürde problemim olmadığını ama sol tüb de sucuğumsu bir yapışmanın varlığından şüphelendi.

Şüphesinin gerçek olup olmadığının anlaması için hsg filmi çekilmesinin gerekli olduğunu söyleyince ben hemen atladım çekelim dedim gülerek bu okadar kolay bir şey değil hem maddi olarak pahalı hemde eziyetli bir olay olduğunu 8 ay kadar bir süre normal bir cinsel hayattan sonra herhangi bir gelişme olmaması durumunda bakılacağını söyledi.aradan bir 11 ay geçti ben Teksen beyi o hastane de bulamadım daha sonra bir arkadaş Amerikan hastanesini tavsiye etti 1998 agustos ayında gene iyi bir hastahanenin iyi bir doktorununun karşısında bulduk kendimizi daha önce bir araştırmadan geçip geçmediğimizi sordu bende yukarıdaki gelişmeyi aynen aktardım ama biz araştırıp hazırlıklı gitmiştik eşimden 2-3 günlük perhizli sperm testi istenmişti uygun olduğunu belirtince hemen onun testi alındı sonuç mükemmeldi benimde adetten sonra ki 1 hafta içinde gelmem gerektiği söylendi oda tamamdı ozaman çekilsin dendi hemen rahim filmine alındım ve gerçekten beklediğimden daha kolay bir işti ve tüplerimden biri gerçekten tıkalı dendi teki için bile dört ay bekle olmassa laparoskopi yaparız dendi çünkü bu filmden sonrada yüzde 10 oranında hamile kalınabildiğine tanık olduklarını söyledi.Bu işleminde 1500$ olduğunu söyledi. İş 4 ay sonrasına gelindiğinde görümcem Cerrahpaşa Üniversitesi Hastahanesi Tüp bebek bölümünde Hemşirelik yapan bir arkadaşının olduğunu yapılıyorsa ve daha uygun bir fiyatla istersek oradada yapılabileceğini ama tercihin bana ait olduğunu söyledi peki dedim.

Bu sefer Problem Bende olduğu için sadece ben ve görümcem gittik Cerrahpaşa’ya beni orada teşekkür ettiğim fakat ismini veremiyeceğim bir bayan doç. ile görüştürdüler.Kendiside bana laporoskopik yöntemle tubaplasti yani tüplerde ki defektlerin yok edilme işleminin yapılmasının gerekli olduğunu ve bu işleminde hastanelerinde sadece teşhis amaçlı yapıldığını tedavi amaçlı yapılmadığını söyledi. Bu arada üzülerek belirteyim İyi ve Unlu hastahanenein Sn doktorunun dediği gibi tek değil 2 tüpüm birden kapalı hatta biri 2. derece biride 3 derece kapalı idi fakat Doktor Bey bunu nedense atlamıştı.

O yüzden çok güvenim sarsıldı;
o zaman bu işlemin nerede yapılabileceğini sordum bayan da bana bu tip operasyonların gerçekten çok ehil kişiler tarafından yapılması gerektiğini aksi taktirde yapışmanın tekrar olabileceğini ve tedavinin amacına ulaşamayacağını yoksa tüp bebek tedavisine ihtiyaç
olacağını söyledi ısrarla isim istediğimde bana Belçika’da Edith Cavell Enstitud de görevli Sn Prof. Yücel Karaman’ın yapabileceğini şansıma kendisinin şuan İstanbul Mikro cerrahi Hastanesinde bulunduğunu kendisinin bir zaman asistanlığını yaptığı için kendisini iyi tanıdığını adını vererek daha yakın bir zamana randevu alabileceğimizi söyledi. Gerçekten hemen ertesi güne randevu verdi. Ve dediğim gibi aynı şeyleri de kendisi söyledi ve yüzde 40 açık kalma şansımın olduğunu ama açık kalırsada bir sene içinde doğal olarak hamile kalabilme şansımın olduğunu söyledi. Karar verirsek yarın Belçikaya döneceğini 15 gün sonra tekrar geleceğini ve ozaman bu operasyonu yapabileceğini söyledi.

15 gün sonra 31.11.1998 de operasyona alındım gayet konforlu ve rahat bir hastane olan İstanbul Mikro Cerrahi Hastanesinde yapılan bu operasyonda hiç bir tetkikde anlaşılmayan sol yumurtalığımda gayet tehlikeli bir hastalık olan endometriosis’in odak şeklinde olduğu ortaya çıktı sevgili doktorum onu büyümeden yok etmiş idi. Ama İç batın beklediğinden daha kötü olduğunu şansımın yüzde 20 olduğunu karnımın şuan şiş olduğunu çünkü tekrar yapışmanın ilk 24 saat içinde olduğunu bunu önlemek içinde karnımda steril bir sıvı olduğunu bunu da 20 gün içinde atacağımı söyledi. daha sonrada 3 ay geçince tekrar bir rahim filmi istedi. Bana yapılan operasyonun video kasedi de verilmiş ti o görüntüleri izlediğimde dehşete kapıldım içerisi salkım saçaktı ve oradan bir çocuğun çıkması bana imkansız gibi geldi.o üç ay geçmek bilmedi ve 21 mart 1999 tarihinde tekrar hsg makinasının sedyesinde yatıyordum bu sefer ya tekrar yapıştıysa endişesi ile çekilen HSG yi zerre kadar hissetmedim ama makina da çok daha kaliteli bir makina idi yine o hastanede çektirdim. Ve bu sefer Kesinlikle raporumu da istedim. Sonuç harika tüplerim açıktı bunları Belçika’ya Faksladım doktorum artık bir sene bekleyip sonuca bakılacağını söyledi.

Ve bundan 10 ay sonra hamile kaldığımı anladım;
dünyalar benim olmuştu ben bu işi hem maddi hem de manevi olarak çok kolay atlattım. Doğumu ise Başka bir hastanede başka bir doktor yaptı ve doğumdan sonra bana tüplerimin hiç operasyon geçirmemiş bir kadın kadar mükemmel olduğunu korunmadığım takdirde her an tekrar hamile kalabileceğimi söyledi şu an 9 aylık Mert isminde çok güzel bir oğlum var. Allah herkese bunu nasip etsin ve bu yoldaki herkese yardım etsin.

Ümidinizi asla kaybetmeyiniz. sevgilerimle

Hoşçakalın…………

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ