Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Ailede Başgösteren Ruhsal Sorunlar

Ailede Başgösteren Ruhsal Sorunlar

Hastahaneden hastahaneye, doktordan doktora koşmak, her yeni tedavi şekillerini her türlü basından, diğer çocuğu olmayan kişilerden takip etmek, dedikodu şeklinde kulaktan kulağa konuşarak yeni bir şeyler beklemek, birbirlerine yeni doktor adları ve yöntemleri tavsiye etmek.

Yurtdışında yeni çıkan bir ilacın veya yöntemin adı, her tedavi sonundaki başarısızlıkların verdiği neden ben sorusu, acı, öfke, hayal kırıklığı, tanımlanamayan boşluk ve yetersizlik duygusu karşı tarafa karşı duyulan ama hiçbir zaman açığa çıkarılmayan bastırılan suçluluk duygusu, ağlama krizleri, kendini hiçbir işe yaramaz hissetme, tedavi doğrultusunda yapılan ve çoğu zaman iki tarafın da kırgınlığı ve sıkıntısı ile yapılıp biten seks ve yitirilen ilişkiler. . .

Kadında da erkekte de oldukça yıpratıcı. . .

Etrafınızda bebeğinizin olmadığını bilen insanların tedavinin her safhasında sonrası bakalım bu sefer ne olacak türünden her hareketinizi takip edişleri cinsel hayatınızın her safhasını pervasızca sorularıyla deşelemeleri hangi gün hangi gece eşinizle kaç defa ne yapmanız gerektiğini söylemelerine kadar özel hayatınıza burunlarını sokmaları. .

Ne kadar tanıdık geliyor değil mi? Heyecanla ve umutla başlanan ama hayal kırıklığı ile sona eren her tedavi sonrası hayata karşı yaşanan hırs ve öfke. . .

Tedavinin ilk günlerinde eğer kadının yada erkeğin rahatsızlığına ad konulduysa ve tedavi şekli kesinleşti ise buna katlanmak kolay gelir. Ama ilaçlar doğru kullanılsa bile tedaviye ilk etapta cevap alınamazsa ve tedavi uzadıkça uzuyorsa sorunlar son sürat başlıyor. Sorunlar bazen üstesinden tek başına gelinecek bir durum olmaktan çıkıyor.

Tedavi başladığı zaman cinsel hayat hemen hemen tamamen değişir. Bu dönem arzuların tamamen yok olduğunun düşünüldüğü bir dönemdir. Çok sabır ve karşılıklı anlayış isteyen bir dönemdir. Tedaviden sonra kadınlar tedavi başarısızlıkla sonuçlanmışsa genelde her türlü uzlaşmayı reddederler ve kendilerine ait olmak isterler. Tedavi şayet aylar boyunca devam etmiş, bir çok olumsuzluk ve hayal kırıklığı arka arkaya gelmişse sadece kocasının anlayışlı ,şefkatli ve dostça yaklaşımı kadını rahatlatabilir. Bu durumda genelde olayları en az onlar kadar bilen ve takip eden (anne-baba dışında) yakın bir üçüncü kişiye , aynı olayları yaşayan diğer sorunlu arkadaşlara veya bir psikoloğa bu sıkıntıları ve öfkeyi aktarıp içini dökerek rahatlamak daha doğru olur.

Evet biz bütün bunları konuşacağız. Bu olayların hepsini yaşadık ve daha binlerce kadın arkadaşımız bunları yaşıyor. Dünyada birçok bölgede evliliğin gerçek gerekçesi çocuk yapmak ve sadece soyun devamını sağlamak. Çocuk olmayınca da sorunlu olarak bazen hala bazı bölgelerde yalnız kadın gösterilebiliniyor. Yaşadıklarımızı paylaşacağız. Belki bir çoğumuz anlayışlı eşleri ile dayanışma içinde bu problemleri birlikte çözmeye çalışıyor, ama bir çoğumuz da eşlerini kaybetme noktasında olduklarını hissediyor. yuvalarının belki yıkılma noktasına gelmesinden korkuyorlar. Bu kısır döngüden çıkış yolları aramaya çalışıyorlar.

Biz bunun için buradayız. Her şeyi birebir yaşadığımız için umudu ve onu kaybetmemeye çalışmanın ne olduğunu biliyoruz. Örneğin ben hiç kimse içten içten bana inanmazken kendime olan inancımı hiçbir şekilde yitirmediğimi biliyorum. Ben sekiz yıl sonra mücadelemi kazandım. Ve hiç kimsenin de içindeki umudu kaybetmesini istemiyorum.

Bunun doğru bir karar olduğunu biliyorum. Bunu birlikte başaracağız. Kendime güvendiğim kadar size de güveniyorum.

Kadında da erkekte de ruhsal sorunlar farklı farklı ortaya çıkıyor. Hep beraber  yaşananlara bakalım ve duygularımızı paylaşalım.

Bu konuda yazmak isterseniz sibelt@cocukistiyorum.com da duygularınızı bekliyoruz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ