Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Tüp bebek başarı hikayeleri ; Berra SERİM’İN Yol Hikayesi

Yıl 12.04. 1987  Annesi Hanım ÜNAL ile  evliliğe ilk adımı attığımız tarih.Günler aylar geçer mi derken tam 21 yıl bitti.Özlem ise 21 yıl sonra geldi.Bu satırlar yazılırken daha sayılı günler bitmemişti.

Hayat o kadar yaşamaya değer ki ,sevmek sevildiğini bilmek mutluluğun anahtarıdır bence. Umudunu kaybetmemek ise savaşın en önemli silahıdır. Etrafın seni ve eşini sanki yargılarcasına bakışları eh meşhur sözümüz ’Olanın bin derdi var Olmayanın bir derdi var.’ Bunu dinlemek bunun verdiği sıkıntıları gidermek apayrı bir eziyet.Tüm bu olumsuzluklara rağmen tabi etrafımızda  moral veren insanlarda yok değil.Her şey maratona başlamaya karar verdiğimizde başladı.

990 yılına kadar Denizli de bulunan bir doktora devam ettik.Bu süre içinde tedavi konusunda bilgi almak zor,elinde bu konu ile ilgili doküman bulmak zor.Tabi bu yıllar arasında tedavi sonuç vermedi.Daha sonra Memur olarak atamam yapıldıktan sonra görev yaptığım yerdeki doktor arkadaşın tavsiyesi ile 10 yıllı aşkın sürecek olan İzmir de İnfertilite maceramız başladı.İlk tedavi başlangıcında sorulan sorulara verdiğimiz cevaplar ve bu arada önceki tedavide kullandığımız ilaçların yan etkilerinin olduğunu öğrendik.Verilen yanlış hap uygulanan hatalı tedavi sonucunda 6 ay bu tedavilerin vermiş olduğu olumsuzlukların vücuttan temizlenmesi için  uğraş verdik.Tabi bu arada 7 ay içinde mutlu sona ulaştık.Eşim artık hamileydi.O anı şu anda yazıya dökerken bile hala yaşıyorum.

Bu süreç bizim için kısa sürede büyük sevinçlere dönüştü.Etrafımızda bulunan eş, dost  ve arkadaş çevresi de bizimle beraber bu sevinci yaşadı.Tedavi sürecinde   Hastaneye kontrollere gidip gelmeye başladık.Aradan geçen 4,5 aylık süre sonucunda Hastaneden  kontrolden dönüşümüzün ertesi günü eşim ayaklarının ağrıdığını söyledi.Bu durumda hemen ertesi günü İzmir e gittik.Kontrol sonucunda bebeğin anne karnında öldüğünü söylediler.Tabi bilinen o son.Gerekli müdahale yapıldı ve bebek düşürüldü.

Tedaviye verilen 3 aylık aradan sonra yine aynı hızla gelip gitmeler devam etti.Sevinçli haber gecikmedi yine eşimin hamile olduğunu söylediler.Bu sevinç de uzun sürmedi.Sonuç olarak bu bebeği de kaybettik.Artık umutlar kaybedilen bebeklerden sonra azalmaya başladı.Bu arada bu konuda sağlanan ilerlemeler bize umut kapısı olmaya devam etti.Hastaneye her gidişimiz de ayrı ayrı insanların hayat hikayelerini dinlemek,sorunların bir bizde değil birçok kişide olduğunu öğrenmek ayrı bir hüzün ve ızdırap konusuydu.Tüm bu sıkıntılar insanın ruh halini ve içinde bulunduğu konumu ters etkilemektedir.

Artık zaman su gibi akıp gidiyordun.Bir an önce bu konuda gerekli kararları alıp hayat yolunu çizmek gerekmekte olduğu aşikardı.Bu arada çok sevdiğim aile büyüğüm zor durumda olan iyi bir ailenin bebeğinin doğmakta olduğunu eğer istersek bizlere verebileceklerini söyledi.Ben bu konunun tek taraflı olarak alınacak bir karar olmadığını bu kararı verecek olan benden ziyade eşimin olduğunu söyledim.O anı hiç unutamam eşimin şu sözlerini hiç unutamam.’’Ben başkasının çocuğuna bakamam .Allah verecekse bana kendi çocuğumu versin.O çocuğun bu durumu öğrendiği zaman ben ona ne cevap vereyim.’’ Deyip gözyaşlarına boğulması bana bu dünyada unutamayacağım günlerden birini yaşatmış oldu.Ha bu konu çocuğu sevmediğimi anlamda değil ,tam aksine biz çocukları farklı seven bir yapıya sahip insanlarız.

Bu olay bizde yarattığı sıkıntıyı kısa zamanda aştık.Tedaviye başladığımız zaman artık iyice uzamaya başladı.Sonuç alındıkça ve bunun kısa zamanda olumsuzluk yaşandıkça sanki dünya başımıza yıkılıyordu.Artık tedavi konusunda sıkıntılar  artmaya başladı.Kullandığımız ilaçların yan etkileri ağır ağır belli olmaya başladı.Bu sıkıntıyı aşmak  için tedaviye ara vermek zorunda kalıyorduk.Çevreden işte şu doktor iyi bu doktor iyi laflarını duymalar , adreslerini alıp randevu almalar ,kontroller iyice bizleri sıkmaya başladı.Artık İzmir de yapmış olduğumuz tedavi 10 yılı bulmuş ve sonuç almamıza rağmen neticeye ulaşamamıştık.

Bunun bizde yarattığı sıkıntıyı aşmak için kendimizce bu konuları boş vermeye başladık.Sonra bu konuda iyi olduğunu düşündüğümüz bir doktor ile yaklaşık 3 sene daha harcadık.Sonuç yine hüsran yine moraller bozuk.Artık tedaviye son vermenin zamanının geldiğini bu işlerle uğraşırken eşime vermiş olduğumuz moralsizliklerin artık sona ermesi gerektiği kararına vardım. Bu arada iş yerimi değiştirerek başka bir ortamda yeni bir hayata başladık. Bu konu artık hiç açılmaz oldu.Ta ki o güne kadar.Bir aile dostumuzun Dr. Olan evlatlarının yanına eşimin başka bir rahatsızlığından dolayı tedavi için gitmesi ile başladı.

 

Bizim bu durumumuzdan haberi olan Dr. Eşime gel seni burada bir hoca (DR) var ona götüreyim de bu konuyu onunla bir konuş demesi ile yeni bir dönem  başladı.Doçent Dr ile yapılan konuşma ve muayene sonucunda eşime müdahale yapması gerektiğini isterse tedaviye başlayabileceğini ve kısa zamanda da sonuç alacağını söylemiş.Eşim bu konuyu benim ile konuştuktan sonra karar verebileceğini söyleyerek doktordan ayrılmış.Tabi yeni bir umut yeni bir heyecanla akşam eve gelmesiyle konuyu bana açtı.Bende kendisinin bu konuda verilecek olan kararın önemli olduğunu benim için ise vereceği karara uymaktan başka bir şey yapmayacağımı söyledim.

Tedaviye başladık ,müdahale yapıldı 3 aylık bir süre sonra artık o uzun maraton koşusuna başladık.Kontroller yapılan tahlil ve tetkikler sonuç almak için uğraşmalar başladı.İlk ilaç kullanımı arasında yaşadığımız bazı olumsuzluklar sonucu tedavi yarım kaldı.İkinci uğraşımızda artık işi sıkı takip etmemiz gerektiği ortaya çıktı.Mart 2006 yılında müjdeli haberi aldık eşim yeniden hamileydi.Kontroller sıkı takipler bizde ve etrafımızda bizi sevenler bu habere inanamayacak durumdaydılar.Sevinç yumağı etrafımızda iyice büyümeye çoğalmaya başlamıştı.

Artık ayları günleri saymaya başladık.Yapacaklarımızı hayal etmek işte şöyle olsun böyle olsunlar la günler  geçmeye başladı.O uzun yılların yorgunluğu sıkıntıları sanki hiç yaşanmamışçasına unutulmuştu. Ta ki o güne kadar.1 Temmuz 2006  akşamı gece saat 02,00 de eşim rahatsızlandığını söyleyerek beni uyandırdı.Artık beni bir korku salmasına rağmen durumu anlayınca hemen derhal Hastanenin yolunu tuttum.Gece saat 03,00 gibi hastaneye vardığımda nöbetçi doktora durumu izah ettim.Yapacak bir şey kalmamıştı bebek erken doğum sonucu 5 aylıkken dünyaya gelmişti.O gün yalnız başımıza hastane koridorları sanki üzerime üzerime geliyordu.Hiç kimseye haber vermedim sabah saat 07,00 kadar.Baldızlarımdan bu konuda en dayanıklı olarak gördüğüm kişiye telefon açtım.Durumu anlattım tabi onlarında dünyası yıkıldı.Kimseye haber vermemesini hemen gelmesini söyledim.İnanın bunları yazarken sanki o günleri tekrar yaşıyorum. Gözlerimdeki yaşları silmek bile istemeden yazmaya devam ediyorum.

Hayat çok acımasız dahi olsa yaşam devam ediyor.Allah’ıma şükürler olsun bana o gün dayanma gücü verdi .İsyan etmek aklımın ucundan dahi gelmedi.Veren Allah alan Allah bizlere sadece olacaklara elimizden gelen önlemi almaktan başka bir  yapılacak iş ve eylem yok.Tabi durum bizim için ne kadar zor olsa da haberi olmayanlar içinde o kadar zor.Artık haberi acıda olsa haber vermekten başka yapacak bir şey kalmamıştı.Telefon ile verebileceğimiz yerlere haber verdik.İnanın ki  şu anda ruhum o kadar daraldı ki  yazmaya ara vermek istiyorum bir yandan da yazmaya devam ediyorum.

Günlerden pazartesi hiç unutmam hastanenin önünde dikelirken tedaviyi yapan doktor beni görünce’

-Hayrola Ayhan bey ne işiniz var ‘’ diye sordu.Ben de kendisine

-‘’Hocam Cumartesi Akşamı bebeği kaybettiğimizi ‘’ söyledim.Bir anda sanki onun içinde dünyanın durduğunu hissettim.Çünkü hafta sonu İl dışında
olduğu halde

‘’Bana niye haber vermediniz ‘’ dediğinde ,

-Bende -hocam hafta sonu il dışındaydınız deyince kafasını sallayarak

-Doğru dedi.

Kendisi ile hemen ilgileneceğini söyleyerek yanımdan uzaklaştı.tabi bu olay bizde bu konunun ne kadar hassas olduğu bilincini iyice ortaya çıkardı.Aynı gün doktor tarafından eşim hastaneden çıkartılarak eve gönderildi.Şunu hiç unutmam ben arabayı almaya gittiğimde doktor aşağıya inerek eşimin yanında bu konuyu açıklayıcı bilgiye devam ettiğini gördüm.Ben arabayı getirdiğimde doktorun arabanın kapısını açarak eşimin arabaya binmesine yardım etmesi  ayrıca moral olarak verilmiş en güzel ilaçtı.Dört aylık aradan sonra tekrar tedaviye başladık .Bu arada bebeğin düşmesinin veya erken doğumunun sebebi için patolojinin vereceği sonuçta bizim için önemliydi. Yapılan ilk tahliller sonucunda bebekte bir şeyin olmadığı doktor tarafından bize söylendi.Biz de bu duruma neyin sebep olduğunu sorduğumuzda bunun tek sebebinin rahim ağzının kısa olması olabileceği patoloji  doktoru tarafından söylendi.Bu durumu hocaya söylediğimizde önce şaşırdı.fakat yapmış olduğu ilk muayene sonucunda sessiz kalmasından bunun doğru olduğunu anladım.Artık karar vermiştik Tüp bebek yöntemi ile bebek sahibi olmaya karar vermiştik.Tedavi başladı hatta ilk iğne vurulmuştu ki bir acı haber her şeyi alt üst etmeye yetmişti. Derler ya kara haber tez ulaşır.Ulaştı da Eşimin babasının vefat ettiği haberi sonucu her şeyi bırakmak zorunda kaldık.Üst üste gelen bu acı haberler eşimde derin yararlar açmıştı.Günlerimiz teselli etmek ve bu dünyanın böyle kurulduğunu ve bunları herkesin yaşamak zorunda olduğunu anlatmakla geçti.Hayat devam ediyordu bazı şeylere katlanmak gerektiği aşikardı.Tabi eşimim ailenin ilk çocuğu olması ve babasına karşı da aşırı derecede sevgiyle tutkulu olması bunları yaşamamızda etken faktörlerdi.

Artık Şubat 2007 de tedaviye kaldığımız yerden başladık.Bu arada doktor olan hocamız Profesör olmuştu.Gerekli işlemler başladıktan sonra Mart ayının ilk haftasında İzmir de bulunan özel bir hasta hanenin tüp bebek merkezi ile alınan randevu sonucu gittik.Gerekli işlemlere başlandı artık tüp bebek yöntemi uygulaması yapıldı.Sonucu merakla beklemeye başladık.Ben mecburen işime dönmek zorunda kaldığımdan eşim İzmir de bulunan teyzemin yanında kaldı.Allah onlardan binlerce milyonlarca kere razı olsun kendi kızları gibi   yıllardır ilgilendikleri gibi yine ilgilendiler.

Verilen süre dolduğunda yapılan tetkik sonucunda eşimin hamile olduğu haberi bana ulaştı.Artık yeni bir umuda doğru atılan adımdı benim için.Günler geçiyor bazı sıkıntılar arasında aylar doluyordu.Doktor kontrolleri yapılan yapılması istenen testler derken 6.ay doldu.Tabi bu arada yaşanan sıkıntılar yerini ağır ağır mutlu sona doğru yelken açan geminin hareketi gibi olmaya başlamıştı.

Doğuma doğru giden yolda 7,8 ayalar geçmiş  ve 9 aya girilmişti.Artık bekleyiş hat safhaya ulaşmıştın.Bu ararda doktor kontrollerinde yapılan ultrasyon çekimlerinde kızımızın hep sırtını dönmesi ne yaparsak yapalım yüzünü bir türlü göstermemesi ayrı bir merak konusu olmuştun.Günlerden 06.11.2007 saat gece 02,30 .Eşim beni çağırarak Ayhan suyum gelmeye başladı ne yapacağız dediğinde hemen apar topar kalkarak doğru arabaya yöneldim.Eşimi ve Annemi yanıma alarak saat 03,30 da P.Ü.T.Fak. Has. ulaştım.Hemen Nöbetçi doktorlar ilk muayene sonucunda doğumun yaklaştığını ve hemen müdahalenin yapılması gerektiğini bildirdiler.Hemen hocaları olan Prof. Erkan ALATAŞ ı arayarak durumu bildirdiler.

Prof gelene kadar beklemek bize sanki onca yılı tekrar gözümüzün önüne gelmesini ve hatırlamamızı sağladı.Tabi her şey film şerdi gibi hemen gelip geçti.Saat 04;30 artık mutlu sona ulaşılmıştı.Bebek içerde müdahale ile alınmış ve doğum gerçekleşmişti.İlk sesini küçük bir ağlama sesi olarak kulaklarımda çınladı.İnanın sanki gayet normal bir olaymış gibi inanmak , sonucunda beklenenin geldiği halde yaşananın gayet sakin olarak karşılanması insanda o anki durumun verdiği anlatılmaz duygulardan kaynaklandığı kanısındayım.

Evet sonunda yıllardan beri yaşanan sıkıntılar üzüntülerin hepsi bir anda silinmiş ve yerini yeni bir bekleyiş almıştı.Bebeğimiz sağlıklı   olarak dünyaya gelmiş ve 20 yıl sonra artık biz beklediğimize kavuşmuştuk.

Bu yazıyı yazdığım gün bebeğimiz Berra SERİM 20 günlük bir bebekti. Allah her kuluna bu duyguyu tattırsın.Hiç kimse yokluğu ayrı bir dert olan evlat sevgisin den varlığı var olmanın olduğu duygu selinde yüzmeyi herkese nasip etsin.26.11.2007

 

Ayhan SERİM

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. FATMA SARI dedi ki:

    ALLAH BAĞIŞLASIN….MUTLU MESUT YAŞASIN İNŞ….SAĞLIKLI YILLARA…

    1. yonetim dedi ki:

      Teşekkür ederiz güzel dilekleriniz için Fatma hanım.

BİR YORUM YAZ