Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Sibel’in Köşesi – Sayı 96 – 22.12.2003

HO HO HO HOOOOOOO..
DENİZLİ NE HOŞ BİR ŞEHİRMİŞ ÖYLE…..YA DENİZLİLİLER ?

Merhaba Sevgili Dostlar;

Ayağımızın tozuyla gene bilgisayarın basına oturdum Kulaklarım ve burnum tıkalı ..ama ben çok iyiyim nedenini de biliyorum ..Denizli toplantısı nasıl güzeldi anlatamam…Şu anda yatakta yorganı burnumun ucuna kadar çekip yatmam gerekiyor ama benim içimden enerji fişkırıyor..Yerimde duramıyorum .Size hepsini hemen anlatmam gerekiyor…

Cuma gecesi kader arkadaşımla beraber Varana bindik.Bu tabi ki Cansın dı…Haftalar süren koşuşturmanın sonun da yolların da kapalı olduğu haberleri geldikçe oldukça umutsuzlanıyor ve toplantının iptali konusunda tedirgin bekleyişler yaşıyorduk.Bu toplantıyı hiçbir şekilde iptal etmemem gerekiyordu.Gecen yazda çok istemiş konuşmuş ama gerçekleştirememiştik. Parasızdık ve sponsor bulamamıştık.Yol, posta masrafları ,basınla telefon ,yol harcırahı her şey ama her şey bir kabus gibi üstümüze çöküyordu..Ama bu defa orayı burayı kazıta kazıta bu eylemi gerçekleştirdik. Çok kararlıydık.Hep Ankara İstanbul İzmir üçgeninin dışına çıkmak ve Anadolu ya geçmek istiyordum.Bu nedenle Denizlinin benim için önemi çok büyüktü…Hem orada üyelerimizde de vardı. Şehir yabancı diye yabancılık çekmeyeceğimizi düşünüyordum..Hiç yanılmadığımız gibi ayrıca aynen kendi evimizde gibiydik.

İstanbul Denizli yolu oldukça buzlu ve çok sisli idi. Sis demek yanlıs olur Beyaz bir duvarın içinde yolculuk ettik. Yolculuk rahattı ama korkuluydu. Çok tedirgindik yolda kalacağız diye. Yalnız basıma yolculuk yapmadığım için gerçekten çok şükrettim.İki saat rotarla Denizliye indik ve Grand Keskin kaya oteline girdik. Hemen toplantının yapılacağı salona baktık. Tabi bunu salon değil de bir otelin ara katından salon haline getirilmiş bir bolum olduğunu gördük. Önemsemedim çünkü bir gece önceden önem vermiş ve hazırlamışlardı. Otelin özel bir toplantı salonu yoktu.olsun dedik odamıza üstümüzü basımızı düzeltmek ve toplantyıya hazırlanmak için çıktık. Sonra Cansın

-“Ben dedi Denizliye ilk defa geliyorum.Buraya kadar gelmişken Pamukkale yi görmeden dönmek istiyorum.”

-Hayhay dedim Haydi hemen çıkalım.”

-Nasıl yani ?dedi.Toplantıya gecikir miyiz gecikmez miyiz derken biz kendimizi asağıda bulduk. Tam nasıl gideriz diye soruştururken cep telefonum caldı. Murat Yüceer.di arayan. Denizlili bir dostumuz .Esimin arkadaşının vasıtasıyla tanışmıstım yüz yüze değil yalnızca epey bir mailleşmistik.O ve esi de Denizlinin yerlisiydiler. Kendisi ile ve gecen yıl doğacak üçüzleri için görüşmüştük. Onlar doğarken (üçüzler erken doğacaklardı)ciğerlerinin düzgün çalışması için yapılacak bir iğne ile ilgili burada çok araştırma yapmıştık ama sonra kendisi halletti. Çocukları üçüz doğdu sonradan birini kaybettiler. Şimdi ikiz oğlanlar son derece sıhhatli büyüyorlar.”Geldiniz mi “diye soruyordu.” Evet “dedim “geldikte simdi gezmeye bile gidiyoruz”. “Nereye” dedi “Pamukkale ye” “bir saatliğine söyle bir bakıp gelecegiz yakında otobüsler varmıs.”. dedik.. “Bekleyin beni yarım saate kadar geliyorum ben arabayla sizi götürürüm.Otobüsle oraları dolaşamazsınız kendi basınıza araba olması lazım.” Olurdu olmazdı derken onu beklemeye başladık Lobide otururken birde baktık içeriye bir adam girdi. Kimseyi tanımıyoruz ya.. Bize doğru yürüdü.”Merhaba Sibel hanım Ben Çevreci dedi.” İnsan ilk defa gördüğü birisine birden böyle sıcak bri sevgi ve dostluk duyabilir mi.? Duyuluyor iste. Valla hemen sarıldık öpüştük Karısını yakında bir yere kız kardeşine bırakmıştı. Toplantıya geleceklerdi. Bize uğramıştı. Bir şeye ihtiyacımız var mı diye. Çok mutlu olduk tabi.. Pamukkaleyi gezmeye gideceğimizi Murat ın geleceğini söyledik .Tama dedi Tam o sırada da Murat girdi içeri . Murat ı da ilk defa görüyordum ve çok sasırdım nasıl şaşırmam sizde resimlerini görünce cok şaşıracaksınız. Nasıl genç bir adam.Onunla da tokalastık sevinçle,hemen

-“Geciktim hemen gidelim ben sizi bir saate kadar tekrar geri döndürürüm” dedi.Arabaya otururken Murat sen kaç yasındasın dedim.Ben dedi hic göstermiyorum ama 30 yasındayım.Bende onu 20 yasında falan zannetmistim.oglum Fuat gibi duruyordu.Neyse Pamukkaleye geldik. İlk görüş tabi hayal kırıklığı oldu. Karsıdan beyaz bir tepe. İste dedik Cansın ‘a burası Pamukkale.

-Nasıl yani ?dedi

– Bu kadar mı bu.?

– Evet bu kadar iste ..

– Olamaz yaaaa o kart postallarda gördüğümüz seyler nerde.?

– Biraz yukarda küçük bir bölüm dedi Murat size simdi göstereceğim.

Biraz dolandıktan ve eski mezarları gectikten sonra kartpostallarda cekilen resimlerin bulundugu yere geldik. Cansın ne kadar mutlu oldu size anlatamam.Resim cekmeye giderken araksından bakarken gülmekten kendimi alamadım. Resmen şu üçünüde yaptı…zıplayarak uçarak sekerek gidiyordu.. Doya doya resimlerini çekti..Biliyorsunuz Cansın Ressam. Doğal bulduğu her seyin resmini cekip, kendine yeni konularda arıyor bu arada.. Cok mutlu oldu cok..Sonra kızıl suyu gördük. Bu ufak güzel yer ,ortamın sakinliği ve sesizliği ve güzelliği hepimize yaradı.Mutlu ve huzurlu ve bir o kadarda Murat a minnettardık..Toplantıya kac kisi katılacak acaba psikojundan çıkmış “alnımıza yazılı olan ne ise o olur “diye kaderci psikozuna girmiştim.Saat 12.00de Otele döndük. Murat esi Asumanı almaya ve toplantıya getirmeye gitti.Bizde apar topar hazırlanmak için otele odamıza cıktık.Hemen üstümüzü giydik ve çantamızı da alıp toplantı yapacağımız ara kata geçtik.AA bir de ne görelim.Millet gelmis oyurmus bile Bayagı salonun yarısı dolmustu bile. Utanarak hemen hazırlandık. Murat Esini alıp hemen gelmisti.Hemde nerelerden gelmislerdi.Denizlinin içinden,Çevre ilçelerden hatta köylerinden Uşak tan ,Afyon un Dinar ve Sandıklı İlcesinden …Onları orada görünce inanın gözlerim doldu. Ne kadar ilgili ve bilgiye ihtiyaç duyan insan vardı..Ben ya kimse gelemezse utanırlarsa diye korkarken salon beklediğimizin dışında doluyordu. Ben kırk kisilik rezervasyon yapmıstım acıkcası otele .Ama 70 kişi geldi ve biz ve Erpa-nın ekibiyle 75 kişi olduk. Erpa nın ekibi ,Oteldekilerde sastı bizde…Saat ikiye dogru Erpa Tüp Bebek Merkezinin Başkanı Rıdvan Beyde geldi. Gazeteciler bölge televizyonlarıda oradaydı. Beklemediğim bu ilgi karşısında bende cok mutluydum tabii. Yeni Şafak Gazetesi ve Posta Gazetesindeki duyarlı dostlarım her toplantımızda olduğu gibi bu toplantıdan önce beni yalnız bırakmamış ve üç gün önce toplantının olacagını ege ve bölgesine duyurmuşlardı.Onlara çok müteşekkirim.Epey bir röpörtaj yaptılar ve çekim yaptılar.

Rıdvan Bey uzun uzadıya bilgilendirme yapmadı. Hemen direk soru ve cevaplara gecti. Yaklasık bir bucuk saat soru cevaplar yapıldı sonra gazxetci ve televizyoncuların ricasıyla cay kahve arası olmadan biraz önce hemen kuraya geçildi. Kurayı Afyon Sandıklı ‘dan gelen üyemiz. Şenel Altınparmak çifti kazandı. Rıdvan Bey ne olur ne olmaz diye bir de yedek çektirdi . Ramazan ve Ayşe Öz çifti de bir talihsizlik olurda Şenel Beylerin tedavisi yarım kalırsa ikinci cifte imkan tanıdı ama Senel cifti tedavşiyi tamamen sürdürebilirlerse Ramazan ve Ayse Öz Erpa Tüp bebekte yarı fiyatına tedavi olacaklar.Erpa Tüp Bebek Merkezinin fiyatı 1200 dolar. Yani Ramazan ve Ayse Öz 600 dolara tedavi olabilecekler.Ayrıca bu fiyatın üstünden Çider üyelerine yüzde 10 indirim yapılacak.yani Erpa ya gidenler 1080 dolara tüp bebek tedavisi yaptırabilecekler. Çay molasından sonra bireysel görüşmeler basladı. Saat 16.30 a kadar özel görüşmeler yapıldı ve toplantıyı bitirdik.Bize Yalnız batıda toplanntı yaptıgımız icin diger uye arkadaslarımızın kırgın oldugunu belirttiler. Bende onlara uzun yerlere gidebilmek icin sponsor bulmamız gerektiğini tamamen maddi imkansızlıklar nedeni ile gidemediğimizi belirttim. Ama bu sene Gercekten hos projelerimiz ve degişik sehirlerimiz var. Bu sene Denizli ile zincirimizi kırdık arkadaşlar…Hazırlanın size sürpriz yapabiliriz….

Toplantıdan sonra Murat Yüceer eşi Asuman ve görümcesi bizi yalnız bırakmadılar Bavullarımızı topladık ve aksam yemeğine onlara gittik.İkizlerle sevgili Mustafa ve Keremle tanıstık.nasıl aktifler ve ne kadar şekerler inanamazsınız. Bizi hic yabancılamadılar.Üstelik yabancıları da cok severlermiş. Hiç huysuzluk falan etmediler kucağımıza alınca.Nasılda şirinler. Kliplerle yemek ve mama yiyorlar ve müzksiz duramıyorlar hemen oynamaya başlıyorlar. Sütrekli iki tane 60 santimlik bir seyler oradan oraya koşusturuyorlar düşüyorlar ve gene kalkıp eylemlerine devam ediyorlar.Cok siddetli vurunca biraz ağlıyorlar ama hemen susuyıorlar ve gene aktivitelerine aynı baş döndürücü hızla devam ediyorlar.Böyle çocuklar dostlar basına.Asuman mutfakta durumu özetledi.Bizim kapımız hep acıktır.Soframızda hep kurulu .. Apartmandan hep gelir giderler. Giren çıkanımız çok olunca da çocuklar gelen hiç kimseyi yadırgamıyorlar.Nasıl içtenler ve ne kadar samimiler size anlatamam.Murat ın annesi ve babası da oradaydılar. Onlarda çok tatlılardı. Daha sonra Murat ın abisi ve toplantıya katılan esi de geldi. Küçük dünya güzeli 5.5 yasındaki kızları ile. Öyle güzel bir kız görmedim. Nasıl alımlı nasıl da kibar.Büyük kalabalık ve anlasan bir ailenin muhteşem hareketini Cansınla beraber öylece yan yana oturup bir müddet seyrettik Kulağıma eğilerek sessizce.”Evde nasıl bir hareket var sürekli gördün mü muhteşem bir şey “dedi Cansın Nasıl özlemin, hep duyduğum ama hiç bulamadığım ve oluşturamadığım bir görüntü. Gıpta ile seyrettik.Başka şehirdeki annem ve babam yıllardır görmediğim sağa sola saçılmış diğer akrabalarım aklıma geldi.Ama onca harekete ve kalabalığa rağmen aile içindeki uyumu ve huzuru hemen hissediyorsunuz. Asuman bize yemek hazırlamıştı. Her sey çok nefisdi. Ne yediğimizi artık anlatmayacağım merak etmeyin Ama Asuman gerçekten yaman ahçı. Çok tebrik ettim kendisini. O da nasılda alçakgönüllü…

Yemekten sonra mutfağın balkonunda sohbet ederken. Cansın “ne kadar huzur doluyum Denizliye gelmek ve simdi burada olmaktan çok keyif aldım sanki burada kendi evimde gibiyim hiçbir şey için yabancılık çekmedim”. Dedi. Bende o anda elimde bir seyler vardı “çöp tenekesi nerde “ dedim. Oda “Evimiz gibi dediysek o kadar da degil git onu Asuman a sor”dedi..Çok güldük…

Aksam gene otobüsle İstanbul a döndük. Geride Sıcacık dostlar,güzel sohbetleri ve gönlümüzü de Denizlide bırakarak …Otobüse bindik ve hemen uykuya daldık. Cuma gecesinden beri yollarda ve heyecanlarla perişan olan zavallı bedenlerimiz daha fazla dayanamamıştı. İste böyle sevgili arkadaşlarım.. Bir toplantımız böylece gecti

Darısı diğerlerinin başına…

Sonsuz sevgiler…
Sibel Tuzcu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ