Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Umutlarınızı yitirmeden imkanlar ölçüsünde sonuna kadar deneyin..

Umutlarınızı yitirmeden imkanlar ölçüsünde sonuna kadar deneyin..

Herkese merhaba;

Biz 13 yıllık evliyiz ve bunun 11 yılını çocuk sahibi olmak için uğraşan bir çiftiz. Bu geçmiş zamanda çeşitli illerde çeşitli hastane, kaplıca. EPSON DSC pictureDr. Yani duyulan tavsiye edilen her yere başvurduk. Tabii bunların yanında kullanmadığımız kocakarı ilaçları, bitkisel ilaçlar vb. kalmadı. Türbeleri de ziyaret etmeyi unutmadık.

Bizim bu çekirdek aile olma süreci içinde herhangi bir teşhis konmadı.

Filmlerimiz, tahlillerimiz, kontrollerimiz vs. her şey normaldi. Bu durumu sebebi bilinmeyen infertilite dediler. Uzun bir süre sonra bu sebep polikistik over olarak değişti ve buna yönelik tedaviye başladılar. İki defa laporoskopi ve histeroskopi yapıldı. Çocuğunuz kendiliğinden normal olacak dediler ve çeşitli ilaçlar ile uzun bir süre daha tedavi devam etti.

Hiçbir Dr. Yardımcı üreme tekniklerinden bahsetmedi. Artık sabrımız kalmamıştı biran evvel çocuk istiyorduk. Bunun üzerine biz aşılama ve tüp bebek istediğimizi Dr. a söyledik ve süreci başlattık. Hızlı bir girişle iki yıl içinde 4 defa aşılama ve 4 defada tüp bebek olarak çeşitli hastanelerde yaptırdık. Hepsinde de sonuç olumsuz oldu.

Bu olumsuzluklar arasında medyadan ÇİDER i duydum araştırdım ve üye oldum.

Artık vazgeçmek yok daha bir istekle üzerine gittik yılmadık. Derneğin faaliyetlerine katıldık buradan ilk şanş Kadıköy şifa hastanesi Dr. Aytuğ Bey oldu. Bu tedavinin masraflarını Sanatçı Nükhet DURU Hanım karşıladı. Bu vesile ile kendisine çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Buradaki uygulamada ilk etapta gebelik gerçekleşti ama çok kısa süre sonra görünen kesecik kayboldu. Ufaklık bizi sevindirmekten vazgeçti tabi bu durum bizi daha da umutlandırdı. Derneğin toplantılarına katılarak şansımızı denemeye devam ettik.

Bunlardan biri de o dönemde yeni faaliyete geçmek üzere olan Tüp Bebek merkezinin tanıtım toplantısı idi. Buranın kurucularından Dr. Celalettin Bey tanıtımı yaptı. Bu toplantıdan indirimli tedavi kazandık. Dr. Beyin söylediği zamanda merkeze gittik merkez henüz inşaat halinde, tamamlanmak üzere olduğunu gördük. Burada Celalettin Bey ile görüştük hikâyemizi anlattık. Dr. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır birde bizim merkezi deneyin deyip gerekli reçeteyi bize verdi. Böylece merkez tam faaliyete geçmeden biz tedaviye başlamış olduk.

Merkeze ikinci kez gittiğimizde kısmen tamamlanmış olduğunu göndük ve burada Dr. Nuri Delikara ile tanıştık ve bizim takibimizi kendisi EPSON DSC pictureyapacağını söyleyerek bir kez de hikâyemizi ona da anlattık. Merkezdeki Dr. ların ve o zaman az sayıda ki çalışanın ilgi ve alakaları bizi umutlandırdı ve güç verdi. Dr. Nuri Bey ile bize daha önce yapılan ve yapılmayan ne varsa paylaştık. Ben internetten ve daha önceki tecrübelerimizden artık bu konuda birçok şey biliyordum. Bunları ve yapılmasını istediğim uygulamaları kendisine söyledim. Kendiside merak etmememi ne gerekiyor ise onun yapılacağını söyleyerek transfer gününe geldik.

8 adet döllenen yumurtalardan iyi kalite olan 4 âdeti transfer yapıldı.

Artık gelmeyen o 12. günü beklemeye başladık. On ikinci günün sabahı soluğu belirtilen laboratuarda aldık. Kanımızı verdik ve beklemeye başladık. Eve de gitmedik oralarda vakit geçirerek gelecek haberi beklemeye başladık.

Beklenen haber saat 16.00 sıralarında telefon ile geldi. Sonuç olumlu idi ne yapacağımızı şaşırdık ve çok sevindik ondan sonra evimize gittik. İki gün sonra tekrar kan verdik bununda sonucu daha iyi idi değerler yükseliyordu.

Bu durumda bizimde umutlarımız artıyordu.

Değerlerin yüksek olması çoğul gebelik belirtisi olduğunu biliyorduk Dr.da Bunu söylüyordu. Tabi gözümüzle görmeden de içimiz rahat etmiyordu.

Ultrasonda görebileceğimiz gün geldi ve biz erkenden merkeze gittik, artık gözümüzle görecektik. Heyecanla içeri girdik Gördüğümüz tahmin ettiğimiz gibi idi iki adet kesecik görünüyordu. Biz bir bebek için uğraşırken Allah bize iki tane verecekti. Artık sevincimizi tahmin edemezsiniz.

Hamilelik çok iyi ve sorunsuz gidiyordu. ultrasındaki pozisyonları kalp atışları vs. her şeylerini görebiliyorduk. İkisi de kız olacaktı. hiç bir sorun yoktu tüm tahliller ve ultrasın kontrolleri normal gidiyordu.

Takiplerimizi oturduğumuz yere yakın olduğu için Çapa Tıp Fakültesinde yaptırıyorduk. Beş buçuk aylık iken rutin olan kontrole gittiğimizde rahimde açılma olduğunu her an düşük olabileceği için hastaneye yatmamız gerektiğini söyleyerek hastaneye aldılar. bir ay hastanede yatarak takibi yapıldı ve altı buçuk aylık olunca açılma çok fazla olduğu için doğumhaneye indirdiler ve 11,12,2005 tarihinde bir Pazar günü akşamı 6,5 aylık olan kızlarımız 800 gr. Ağırlığında dünyaya geldiler.

Bu sevinci tam anlamı ile yaşayamadan Dr. lar hastanemizde boş küvez olmadığını ve hemen bir hastane bulmamı bana söylediler. O andan itibaren bizim için sıkıntı ve sorunlar başladı. Hiçbir devlet hastanesinde yer yoktu. İki saat sonra bir özel hastanede kızlarıma yer ve küvez bulabildim ve çocuklarımı oraya götürebildik. Çocuklar doğduğu zaman pramatürlere hemen yapılması gereken iğne yapılmadığını da gittiğimiz hastanede öğrendim.

Gerçekten de böyle bir iğne yapılmadı ve o zaman zarfında da makine ya bağlanmadılar. Götürdüğüm hastanede yaklaşık 6 saat sonra kızlarımdan birini kaybettik. Bunun sebebi doğum yaptığı hastane, çünkü her an doğum olabilir diye hastaneye yatıran Dr..lar her an doğacak bebeklere yer ayarlamamışlar.

Bebeğin ölümünden bu hastane ve Dr. Lar sorumlu idi bana göre ama ne yapabilirdim.?

Çocuğumuzun ölümünü doğum yaptığı hastanede (çapa ) yatan anneye ertesi gün söyleyebildim. Özel hastanede günlüğü 1 milyar liradan kalan bebeğimin durumu hiç iç açıcı değildi. Ben Anne ve bebek arasında gelip giderken bir taraf tanda özellikle Cerrahpaşadan yer bulmaya çalışıyordum. Bir hafta sonra ısrarlar ile kızıma yer bularak Cerrahpaşa hastanesine getirdim.

Buraya getirdiğimde kızım 600 gr. Ağırlığına düşmüştü ve her tarafı yara içinde idi. Burada iyi bir bakımla kızım kendini toplamaya başladı. Her gün birkaç dakika görebiliyordum. o kadar çok küçük tü ki yaşaması mucize idi kız olması buna bir sebepti inatçı oldukları için, bu kızımda yaşamak ve bizi mutlu etmek için Allahın da yardımı ile direndi.

Kızım içerde küvezde biz dışarıda kapı önünde geceli gündüzlü 87 gün bekledik. Bu zaman içinde kızımın kafasında kanama oluştu. Hidrosefali oluştu. Gözleri Rop oldu yanı prematürelerde oluşabilecek her türlü terslik ve olumsuzluklar kızımın başına geldi. Birçok kez ameliyatlar oldu.

Çektiğimiz acı ve sıkıntıları tahmin edersiniz.

Hastanedeki 88. gün Dr. Bebeğinizi alıp gidebilirsiniz dediğinde inanamadık.

Çünkü evde bakabileceğimizi tahmin edemiyorduk o kadar küçük tü ki 1,5 kg. ile taburcu olduk. . Dokunmaya korkuyorduk. Üzerine göre elbise bulamıyordum aldığım hastane çıkışları bebeğe çok büyük geliyordu zıbın takımlarının içinde çocuk kayboluyordu. Bu şekilde eve götürdük, artık doyasıya sevip korka korka da olsa okşayabiliyorduk. Bu arada ismini de Babaanne sinin adı olan Şerife yanına da Nur ekleyerek ŞERİFENUR koyduk.

Şerifenur şimdi 15 aylık oldu. ve 8,5 kg. Ama düzeltilmiş yaşı itibarıyla 12 aylık yani doğacağı tarih itibarı ile. Allah sağlıklı ve uzun ömür versin.

Şimdilik sağlığı yerinde, beynindeki kanamadan dolayı bazı nörolojik sorunlarımız ve motor gelişiminde de biraz gerilik var. Bunlara yönelik tedavilerimize devam ediyoruz. Rehabilitasyon merkezine gidiyor ve gelişimi hızlandırmaya çalışıyoruz.

Allah kızımız Şerifenur u bize bağışladı ya buna da çok şükür. Demek ki Allah bizi de bu şekilde sınıyormuş. Biz kızımızla şimdi çok mutluyuz.

Çekirdek aile oluşmamızda bize yardımcı olan başta Çider dernek başkanı Sibel Hanım ve arkadaşlarına, ferticentır tüp bebek merkezi Dr. Nuri Delikara, Dr. Celalettin bey ve ekibine.Tedavi sürecinde ilgilenen Cerrahpaşa tıp fakültesi yeni doğan yoğun bakım ünitesi Dr. ları ve hemşirelerine ayrıca Prof. Dr. Mehmet Bey e de çok teşekkür ederiz.

Bizim bebek sahibi olmak için uğraşanlara önerimiz. Yılmadan umutlarını yitirmeden imkânlar ölçüsünde sonuna kadar devam etmeleridir.

Allah hepimizi önce sağlık ve sabır vererek mutlu sona ulaşmamızı nasip eylesin.

Halil-Zehra- Şerifenur CEYLAN Ailesi. 25.03.2007

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ