Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Benim hikayem genç kızlık döneminden beri süre geliyor.

Benim hikayem genç kızlık döneminden beri süre geliyor.

Henüz 13-14 yaşlarındayken akranlarımda ergenlik gelişmeleri olduğu halde bende henüz hiçbir hareket başlamamıştı. Ben hala adet olmaya başlamamıştım ve göğüslerim gelişmemişti. Annem endişelenmeye başladı ve beni doktora götürdü. Doktor biraz daha beklememiz gerektiğine karar verdi ve biz beklemeye başladık. 2

 

Yaşım oldu 15 fakat bende hala hiçbir gelişme yoktu. Doktora tekrar gittik. Bu sefer uzun boylu bir araştırmaya geçtiler. Bu arada ben kendimi herkesten farklı hissetmeye başlamıştım. Benim yaşımda olanların hepsi sütyen takıp adet dönemlerinden bahsederken ben onların yanında konuşacak hiçbirşey bulamıyordum. Kendimi çocuk gibi hissetmeye başlamıştım. Sürekli hasta bir halim vardı. Daha hiçbir arkadaşım doktor masasına yatmamışken beni makatımdam muayene etmişlerdi. Bu bana çok büyük bir fiziksel ve ruhsal acı vermişti. Kendimi iyice küçülmüş hissediyordum. Artık araştırmaların son evrelerine gelindiğinde bana laparaskopi yapılmasını uygun görmüşlerdi. Ozamanlar şimdi eşim olan erkek arkadaşımla çıkıyordum ve ona bu operasyonun nedenini açıkla- yamıyordum. Laparaskopide yapıldığında sonuç olarak doktorlar kendi kendi yumurtlayamadığıma yumurtlamam için dışarıdan bir müdahale yapılması gerektiğine bunun içinde ömrümün sonuna kadar adet olabilmem için ilaç kullanmam gerektiğine karar verdiler. Peki bu ilerde bebek sahibi olmamı engelleyecekmiydi? Evet belkide hiçbir zaman bebek sahibi olamaya bilecektim.

 

Bunu duyduğumda henüz 16 yaşındaydım ve o kabus dolu genç kızlık yıllarım başladı. Ben eksik bir insandım. Hiç kimse benimle evlenmeyi kabul etmezdi. Ben kısırdım. O yıllarda bunu düşünmek beni sonsuz bir acıyla dolduruyordu. Artık hayattan bir beklentim kalmamıştı. Bebekleri çok seven onlar için herşeyi yapabilecek olan benim bir bebeğim olmayacaktı. Bunu kabullenmek bununla yaşamak kadar acıydı ki. Annemlerde benimle beraber derin bir acıya gömülmüşlerdi. Bir genç kızın başına gelebilecek en kötü şeyleri yaşamaya başladım. Çocuğum olmayacağını öğrenmiştim. Vücudum bir çocuk gibiydi. Göğüslerim hiç yoktu. Geceler boyunca Tanrıma dualar ettim. Allahtan hiç umudumu kesmiyordum. Hep Allahım sen böyle olmasını istediysen mutlaka bir sebebi vardır. Mutlaka senin bir bildiğin vardır diyordum hep kendi kendime. Yıllar böyle geçti ve eşimle arkadaşlığımız iyice ilerlemeye başladı. Ama kendime hiç dokundurtmuyordum. göğüslerimin gelişmediğinin farkına varacak diye. Yaşım 20 olmuştu. Eşim artık iyice huzursuzlanmaya başladı. Bazı şeyleri bilmek istiyordu. Bende ona dürüst olmalıydım. Çünkü bana evlenme teklifi etmişti. Bir gece telefonda konuşurken birden bire ağlayarak ona herşeyi itiraf ettim ve benimle evlenmek istemezse bunu anlayacağımı söyledim. Oda bana bunun benim bir suçum olmadığını Allah tarafından olduğunu ve ümidimizi kesinlikle kaybetmememiz gerektiğini herşeyi zamana bırakmamızın daha uygun olacağını söyledi vede dediki. Ben seninle bana çocuk doğurman için değil seni sevdiğim için evlenmek istiyorum.Zamanı gelince onunda bir çaresini buluruz.

 

Artık bu konu zamanı gelinceye kadar bir daha açılmasın. Bunu duyduktan sonra dünyalar benim olmuştu onu çok seviyordum ve o beni böyle kabul ediyordu. Aramızdaki duvar kalkmıştı ona karşı tamamen dürüst davranmıştım oda bana kucak açmıştı. Yılların verdiği bütün yükü omuzlarımdan atmıştım. Belkide yıllardır hiç mutlu olmadığım kadar mutluydum. Ve evlendik. Eşim 2 sene kadar çocuk sahibi olmak istemediğini ve bunun için hiçbir girişimde bulunmak istemediğini söyledi bende bunu makul karşıladım 2 sene geçti ben sabırsızlanıyordum. Artık savaşa başlamak için hazırdım. Yılların verdiği o soru işareti sonunda aydınlanacaktı. Acaba aydınlıkmı olacaktı karanlıkmı onuda Allah bilir. Ben bu arada çalışıyordum.Yani sık sık işimden izin almam gerekiyordu. Ama bu konuda pek problem yaşamadım İlk önce hangi doktora gideceğime karar vermem gerekiyordu ve bir tanıdığımdan adı duyulmuş bir doktorun telefonunu almakla işe başladım. Randevuyu almıştım. Randevu günü yapılan evlenmeden önce yapılan herşeyi alarak eşimle gittik.Sene 1994. Doktorun ekibinden bir bayan doktorla görüştük. Herşeyi inceleyip beni ultrasonda muayine ettikten sonra. benim doğal yöntemlerle hamile kalamayacağımı pergonal veya humegonla dışardan uyararak yumurtlayıp daha sonra aşılama yapacağını bu yöntemle çocuk sahibi olabileceğimi ve olmaması için hiçbir problem olmadığını söylediğinde ben kanatlarımı takmış sevinçten uçuşa geçmiştim.

 

Artık başlıyorduk. Hergün 2 toz iğne olmam gerekiyordu bu bizim için pahallı bir yöntemdi çünkü kendimizi yeni yeni toparlıyorduk. İğneleri olmaya başladım.Sanki 1 ay sonra kendimi hamile kalacakmış gibi hissediyordum. Çok sağlıklı bir yumurtlama evresinden sonra sıra yumurtaların çatlatılmasına gelmişti gece saat 1.30 da pregnl iğnesi olmam gerekiyordu. İğneyi oldum. 1 gün sonra benden kan geldi doktora telefon açtım bana bunun şimdiye kadar hiç görülmemiş bir şey olduğunu ve çok şaşırdığını söyledi.Tuvalete gitmeye korkar hale gelmiştim kan göreceğim diye. Ama gitmemek beni kurtarmadı ve adet oldum. Bu benim için çok büyük bir hayal kırıklığı oldu. Bu böyle 6 aşılamaya kadar gitti. Her seferinde biraz daha yıkılıyor, biraz daha sona geldiğimi hissediyordum maddi manevi bitmek üzereydik. Eşim bana çok fazla destek oldu herzaman yanımdaydı .Elimi herzaman tutuyordu. 6. Aşılamada adetim gecikti. Doktorum bana bir test alıp yapmamı söylediğinde çok mutlu olmuştum. Test pozitif çıktığında sevinçten çığlık atıyordum. Doktorum birde betaHCG testi yaptırmamı istedi. Kan testinde hamile çıkmamamıştım. Yaptığım idrar testi bozukmuş ve oda bana rastladı.Bu benim için çok büyük bir yıkımdı.Artık daha fazla dayanamayacağıma karar verip bir süre ara vermeye eşimle birlikte karar verdik. Eşim artık evlatlık almaktan söz etmeye başladı. Benim hırpalanmama daha fazla göz yumamayacağını bu stresin bitmesi gerektiğini söyledi. Ben bir süre sonra başka bir doktordan randevu alıp ona gittim. Oradaki 3. Aşılamadan sonra doktor ultrasonda bir kese gördüğünü bunun bir bebek kesesi olduğunu söyledi. Doktordan dışarı çıktığımızda eşim ve ben mutluluktan ağlıyorduk. Herkese haber verdik. Dünya toz pembe görünürken birden herşey karardı ve doktor yanlış alarm olduğunu söyledi. Bu bana şunu öğretti tedavi aşamasında bir şeyden 100 de 100 emin olmayın- ca kimseye bir şey söyleme ve yaşanan acıları çabuk unutup yeni bir sayfayı açıp yoluna durmadan devam et. Bu sefer çabuk toparlandım.

 

Doktora güvenimin sarsıldığını hissederek bu sefer Cerrahpaşa’ya bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine başladım. Doktorum bana çok iyi yaklaştı o hastanelerdeki aşağı sınıf vatandaş muamelesini görmekten hep korkmuşum dur. Ama olmadı.(aşağı sınıf vatandaş derken bu herkes için geçerli çünkü bilirsiniz devlet hastanelerinde sistem bunu gerektirir ve buna herkes tabidir.) Doktorum aşılama yapılması gerektiğini söyledi. Herşey baştan başlıyordu. Bizde başladık fakat bu sefer farklı bir şey oldu ve aşılama aşamasında benden sürekli kan alıp hormon sevi- yeme bakıldı. Aslında bu farklılık değil olması gereken prosedürmüş ama biz bilmediğimiz için bize farklı geldi. Ayrıca doktorumda daha önceki doktorların bunu yapmamış olmasına çok şaşırdı. Yumurtalar çatla- ma aşamasına gelinceye kadar hormon seviyen istenilen düzeydeydi. Ama tam çatlama aşamasında hormon seviyen birden en az düzeye indi ve aşılama yapılamadı. Doktorum buna üzülmemem gerektiğini en azından sorunun ne olduğunu öğrendiğini bundan sonrasının çok daha iyi olacağını söylediğinde bayağı sevindik. Sorun yumurtalar ultrasonda nekadar normal görülürse görülsün hormon seviyesi düştüğü için aslında ölü olma- sından kaynaklanıyormuş. Biz tekrar bir aşılama evresine girdik ve tutmadı. En sonunda doktorum bizi karşısına alıp, artık yapabileceğiniz hiçbir şey kalmadı bundan sonra ya tüp bebek yaptırın yada durun başka yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Tüp bebeğide düşünüyorsanız paranız varsa düşünün borçla tüp bebek olmaz çünkü bu iş milli piyango gibi birşeydir. Eğer size çıkmazsa borcunu ödemek çok ağır gelebilir dedi. Bizim için tüp bebek çok maliyetliydi ve yaptıracak durumumuz yoktu. Doktorun söyledikleri hala kulağımda çınlar ve bizim başımızı öne eğip eve gidişimizi hiç unutamam. Evde eşim beni karşısına alıp saatlerce konuştu ve şu karara vardık bekleyecektik.para biriktirecektik. 1 sene içinde herşey yolunda gitti.

 

Biz artık durumumuzu çok düzeltmiştik. Artık gönül rahatlığıyla istediğimiz kadar tüp bebek yaptırabilirdik. Aynı doktora tekrar gittik oda bize şu anda Cerrahpaşa’da bu işin yapılmadığını ama istersek bize bir yer tavsiye edebileceğini söyledi. Bizde tavsiye edilen tüp bebek merkezine gittik.(dikkat ettiyseniz Cerrahpaşa dışında hiçbir doktorun ve hastanenin adını vermedim çünkü oralarda kaybettiğim zaman ve para benden çok şey götürdü.Ama genede isimlerinin veril- mesinin doğru olmadığı düşüncesindeyim.) Neyse kaldığım yerden devam edeyim. Doktorum bana her gün 3 toz pergonal kullanmam gerektiğini söyledi.İğneleri olmaya başladım yumurtlama döne- mimde sadece 2 yumurtam oluşmuştu. Doktor bana eğer biz istersek bu yumurtalara tüp bebek yöntemi uygula- ya,bileceğini şansımın biraz az olduğunu ama eğer tutmazsa fiyatta indirim yapabileceğini söyledi. Operasyonu kabul ettik. 2 yumurtaya tüp bebek uygulaması yapıldı. Yumurtaların toplanma aşamasında iğnelerin yumurtalara fazla batırılmasından dolayı genede irritasyon oluştu ve 1 hafta kadar hastanede yatmak zorunda kaldım. Bu arada operasyon yapılmadan önce gazetede bir ilan gördük. Sn.Mustafa Bahçeci Tüp bebek hakkında çocuk sahibi olamayan çiftleri aydınlatmak için bir toplantı yapıyordu. Tamamen şans eseri gördüğümüz bu ilana eşimle beraber gitme kararı aldık. Kendisine acaba bu operasyonu yaptırmalımıyız diye sorduğumuzda bence şansınız çok az yerinizde olsaydım yaptırmazdım 2 yumurtanın tutma ihtimali çok fazla değil yaşınız genç şansınızı daha fazla yumurta ile deneyin oldu. Ama biz dinlemedik ve yaptırdık. Sonuç tabiki negatifti. Tabiki pes etmedik artık sonuna kadar gidecektik. Eşimle bu sefer Mustafa Bahçeci’yle şasımızı deneme kararı aldık.Çünkü kendisine ve ekibine karşı içimizde bir güven oluşmuştu. Bu sefer anladıkki kendimizi tamamen gerçekten çok profesyonel bir ekibe emanet etmişiz. Her adım çok güvenli ve profesyonel bir şekilde atılıyordu. İğneler sonucunda 15 tane yumurtam oluşmuştu. Ama hergün 8 toz iğne oluyordum. Kan tahlilim her 2 günde bir yapılıyordu. Yumurta toplama aşamasında hiçbir irritasyon oluşmamamıştı. 7 tane yumurtam döllenmişti.Sıra yumurtaların rahime konmasına gelince psikolog Yasemin Hanım o gün bu operasyonu yaptıracak grubu toplayıp, bize ve eşlerimize okadar güzel şeyler söylediki büyük bir moralle içeri girdik. Ben binbir tane dua ediyordum ve masaya yattığımda Sn.Bahçeci’ye lütfen embriyoları içeri veririken bisminlahirrahmanirahim dermisiniz dedim. O da sen merak etme senin için 3 tane ayetel Kürsi okundu. İçin rahat etsin dedi.

 

Okadar mutlu olmuştumki. Sn. Bahçeci enjekte ederken tekrar tekrar baştan pozisyonumu bulmaya çalıştı.Kendimi bırakmam gerektiğini eğer sıkarsam şansımın azalacağını söylüyordu.Hiç acelesi yoktu. Sanki ogün bütün günü bana ayırabilirmiş gibi bir hali vardı. Pek çok denemeden sonra pozisyonumu buldu ve operasyonu tamamladı.Kendi çok iyi ve çok güvende hissediyordum. Bizi beklemeye başladık günler geçmiyordu. Ben sürekli sırt üstü yatıyor hemen hemen hiç kalkmıyordum. eşimle beraber sonucu almaya gittiğimizde artık arabada heyecandan ağliyordum. Her tarafım titriyordu. Kanı verdik 1 saat içinde sonucu alabileceğimizi söylediler. Bizde Alman Hastane’sinin cafesine giderek beklemeye başladık. Artık yerimde duramıyordum.Çok ümitliydim.Her an mutlu haberi alacak gibiydim. Masada oturmuş çaylarımızı içerken ekipten Dr.Süleyman Bey yanımıza geldi ve sizin sonucunuz çıkmış yukarı- dan gidip öğrenebilirsiniz dedi. Ben bayılacak gibi oldum. Ne çıkmış dedim. Sonuç hayırlı gidin kendiniz öğrenin dedi. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum.

 

O anda dünya durdu sanki.Eşimle beraber ağlamaya başladık. Yukarı çıkmadık sanki uçtuk.Eşim sakin olmamı bebeğe bir şey olmasından korktuğunu heyecanlanmam gerek- tiğini söyledi.Ama ben hiçbir şeyi duyamıyordum. Doktorum hamile olduğumu söylediği an artık ben bu dünyadan kopmuştum. Daha sonra dokturum işin %50 sini başardığımızı daha önümüzde zor günlerin bizi beklediğini söy- lediğinde biraz kendime geldim. Herkesi aradım ve haber verdim.Telefondan mutluluk çığlıkları yükseliyordu. Orardaki hastaları düşünerek kendimi tuttum ve tanrıya onlara benim yaşadığım mutluluğu yaşamaları için dua ettim.Sonunda yaşadığım karabasandan kurtulmuştum artık ve ben bir anne adayıydım. Savaşı kazanmıştım.

 

Sizlere birşeyi yazmadan hikayemi bitiremiyeceğim. Hamile kaldıkdıktan sonra gerçekten zorlu günler bekliyor 3 ayda 400 tane iğne oldum. 3. Aydan sonra başka bir doktora başladım. Fakat doktorum benim hamile olduğumu göz ardı ederek bebeğim hakkında ultrasonda gördüğü her türlü şüpheli bulguyu hemen iletti. Hamileliğim hep bebeğim down sendromu riski olabileceği endişesi ile geçti. Doğuma 3 hafta kala bile göbek kordonundan kan alınmasını teklif etti.Sonrada ekledi ; eğer bebek down sendromu taşıyorsa sizi sezaryan yapıp boşu boşuna ameliyat yapmayalım.Bebeği normal doğuma alalım nasılsa sizin hayatınız daha önemli. Bu sözlerden sonra az kalsın çıldırıyordum. Ben burda hamile bayanlarada seslenmek istiyorum. Lütfen hamileliğiniz süresince doktorunuzu uyarın ve emin olmadığı konularda birden bire fikrini söyleyip hamileleğinizi size zehir etmesine izin vermeyin. Şu anda çok sağlıklı bir oğlum var. Adı Yunus Emre .Allah herkese Sağlıklı hayırlı bir bebek nasip etsin inşallah. Bütün dualarım sizlerle. Benimle konuşmak isteyenlere e-mail adresimi aşağıda yazıyorum lütfen bana yazın ve Allah’a her zaman dua edin. Yüce Tanrım sizi duyuyor.O herzaman bizimle ondan istemeye devam edin. Dilerimki savaşı kazananlar yazısı okadar çok gelmeye başlarki Sibel hanım hangisini yayınlayacağına karar veremez. Hep sizi düşünüyorum bundan emin olun. Sevgilerimle

f.yildiz@superonline.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ