Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Infertilite erkek kaynaklı olduğunda çiftlere öneriler

Infertilite erkek kaynaklı olduğunda çiftlere öneriler

Bazen böyle durumlarda erkekler çok zorlanabiliyorlar. Spermle ilgili sorunlar sanki tam erkek olamama, hatta iktidarsızlıkla ilişkilendirilebiliyor. Bütün kimlik duygusu sarsılabiliyor. Bazen bu konuda adım atabilmek için hazır olmak yıllar alabiliyor. Tıptaki gelişmelerle tüp bebek tedavisi, özellikle spermin doğrudan mikroenjeksiyon yöntemiyle yumurta hücresinin içine zerk edilebilmesi (İCSİ) ve sperm bulunmayan bazı durumlarda doğrudan testislerden doku almak (Mikro TESE) ve canlı spermlere ulaşmak mümkün. Fakat bu tedavi yöntemlerinden haberdar olunsa bile tedavinin içerdiği belirsizlik ağır gelebiliyor. Hiç kimseyle paylaşılmayan, ifadesi kolay olmayan bir eziklik, çaresizlik, eşe karşı mahçubiyet ve içe kapanma yoğunlaşıyor. Çaresizlik tam da erkeğin çare bulan, meseleleri halleden rolünün etkisiz kaldığı bir alan olarak onun işlevselliğini etkiliyor. Eş de üzmemek, incitmemek için konuyu açmaktan çekinebiliyor hatta etrafa sorunun kendisinden kaynaklandığını söyleyerek korumaya çalışıyor. Cinsellik de olumsuz şekilde etkileniyor, hatta çift cinsellikten de uzak durmaya başlayabiliyor.

İnfertilite problemi karı koca arasında konuşulamayan bir hâl aldığında bazen duruma dışarıdan bir destek gelmesi gerekebiliyor. Aile ya da benzer sorunları yaşamış bir arkadaş tedaviye başvurmak için cesaretlendirebiliyor.
Bazen durumu kabul etmek çok zor ve ağır olabiliyor, yıllarca sanki böyle bir sorun yokmuşçasına davranılmaya çalışılıyor. Oysa bazı durumlarda erkek nihayet kabullenip tedaviye geldiğinde, kadının yaşıyla ilgili sorunlar ortaya çıkmış olabiliyor ve bu da çiftin ilişkisi içinde bu sefer başka bir duruma sebep olabiliyor. Pişmanlıklar, suçlamalar, üzüntüler ağırlaşabiliyor.

Çiftlere Öneriler

Kadınlara öneriler

  • Tedaviyi tek başına üstlenmeyin. Bu işte yalnız değilsiniz ve eşinizden destek almak ikinize de iyi gelecektir.
  • Eşinize süreci, yaşadıklarınızı, tedaviyi anlatmayı deneyin. Konuşmaz, anlatmaz deyip geri çekilerek bu sefer de siz konuşmayan, dinlemeyen, olmayın. Ona neler hissediyor olabileceğini anlamak istediğinizi gösterin. Bazen “sadece ben taşıyorum, ben üzülüyorum” derken onun yaşadıklarını gözden kaçırabilirsiniz.
  • Herkes tedaviyi kendi bünyesinden yaşayacaktır. Eşinizin sizinle aynı tepkileri göstermesini beklemeyin, onun kendi şekliyle gösterdiği tepkiyi anlamaya çalışın.

Erkeklere öneriler

  • Eşinizin duygularını göstermesine, ağlamasına ya da kendini ifade etmesine izin verin.
  • Bu arada siz de kendi duygularınızı yoklayın, ifade etmeyi deneyin. Duyguları göstermek zayıflık demek değildir. Bazen çiftten birisinin sağlam durması, diğerine yardımcı olması gerekebilir, fakat sonrasında üzüntünüzü ifade etmeniz eşinize iyi gelecektir.

Çiftlere ortak öneriler

  • Eşinizi üzmemek için konuşmamak, hassas konuları açmaktan çekinmek, zamanla aranızda bir mesafe yaratabilir ve asıl o zaman ilişkiniz kırılganlaşabilir. Suçlayıcı olmadan kendinizi ifade etmek, onun da kendisini ifade etmesi için kolaylık sağlayabilir.
  • Birbirinize nelerde zorlandığınızı, nelerin rahatlatabileceğini sorabilirsiniz.
  • İkinize de iyi gelecek, birlikte tad aldığınız şeyleri yapmayı ihmal etmeyin. Mesela cinsellik, bütün bu süreçlerden doğal olarak etkilenebilir, fakat bu aynı zamanda ilişkinizin temel taşlarından biridir. Bazen tedavi süreçleri dolayısıyla kesintiye uğradığında bile birbirinizi keyiflendirmenin ve yakınlığınızı korumanın çeşitli yollarını bulabilirsiniz.
  • Her zaman olumlu iletişim mümkün değildir, bazen kavga da edilir. Önemli olan olumsuzluklara takılıp kalmamaktır.

Eşinize ulaşamadığınızı ya da birbirinizle yapıcı iletişim kuramadığınızı düşünüyorsanız, bu konuda destek almaktan, bizlerle görüşmekten çekinmeyin.

 

Klinik Psikolog Işıl Ertüzün
Bahçeci Fulya Tüp Bebek Merkezi

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
BİR YORUM YAZ