Embriyoların Değerlendirilmesi. Emb Turan Aksoy
Embriyoların değerlendirilmesi. Emb Turan Aksoy
Bu çevrim içi hasta destek toplantısında embriyoloji uzmanı Turan Aksoy, infertilite ve tüp bebek tedavisi sürecinde bulunan farklı hasta profillerinin klinik durumlarını değerlendirmiş, embriyoloji laboratuvarı süreçleri, genetik incelemeler, embriyo gelişimi, sperm faktörü ve tedavi planlaması üzerine bilimsel açıklamalarda bulunmuştur. Toplantıda hasta isimleri yerine olgular üzerinden değerlendirme yapılmış, her hastanın mevcut tedavi süreci bireysel özellikleri dikkate alınarak ele alınmıştır. Tedavi planlamasında standart yaklaşım yerine kişiye özel değerlendirme yapılmasının önemi özellikle vurgulandı..
Toplantıda; başarısız taze embriyo transferi sonrası dondurulmuş embriyo transferine hazırlanan hastalar, ileri yaş nedeniyle embriyo gelişim süreci takip edilen hastalar, tekrarlayan başarısız tüp bebek denemeleri yaşayan çiftler, sperm kaynaklı infertilite olguları ve genetik test sonuçları değerlendirilen hastalar ayrıntılı olarak incelenmiştir. Embriyo gelişiminin yalnızca sayısal veriler üzerinden değil; embriyonun gelişim hızı, morfolojik özellikleri, laboratuvar koşulları ve çiftin tüm klinik özellikleri birlikte değerlendirilerek yorumlanması gerektiği ifade edildi.
Başarısız taze embriyo transferi sonrasında dondurulmuş embriyo transferine geçmeden önce rahmin yeniden hazırlanmasının ve uygun zamanlamanın önemine dikkat çekilmiştir. Daha önce belirgin bir genetik problem saptanmamış olgularda her tedavi döngüsünde rutin PGT uygulanmasının gerekli olmayabileceği, genetik test kararının hastanın yaşı, embriyo sayısı ve önceki tedavi sonuçlarına göre verilmesi gerektiği belirtildi.
Tekrarlayan başarısız tüp bebek uygulamalarında yalnızca embriyo kalitesinin değil; laboratuvar uygulamaları, yumurta kalitesi, sperm faktörü, transfer tekniği ve endometriumun birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Aynı laboratuvar yöntemlerinin her hasta için aynı sonucu vermeyeceği, bazı olgularda merkez veya laboratuvar yaklaşımının değiştirilmesinin tedavi başarısını olumlu etkileyebileceği ifade edildi.
Embriyo gelişiminde yüksek sayıda yumurta elde edilmesinin tek başına başarı anlamına gelmediği belirtilmiştir. Çok sayıda toplanan oositten blastosist aşamasına ulaşan embriyo sayısının doğal olarak azalabileceği, embriyo kayıplarının her zaman laboratuvar hatası olarak değerlendirilmemesi gerektiği açıklanmıştır. Bununla birlikte beklenenden fazla kayıp yaşanıyorsa laboratuvar süreçlerinin ayrıntılı biçimde sorgulanmasının uygun olacağı belirtildi.
Erkek infertilitesi bulunan olgularda sperm kalitesinin embriyo gelişimi üzerindeki belirleyici etkisi ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Varikosel ameliyatı geçiren hastalarda sperm parametrelerinin zaman içerisinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği, gerektiğinde ileri sperm seçme tekniklerinin uygulanabileceği ifade edilmiştir. Ancak her yeni teknolojinin her hasta için gerekli olmadığı, maliyet-etkin ve basamaklı tedavi yaklaşımının tercih edilmesi gerektiği vurgulandı.
İleri yaş grubundaki hastalarda embriyo gelişimi ve transfer planlaması ayrıca değerlendirilmiştir. Kırk yaş ve üzerindeki hastalarda yumurta sayısından çok embriyo kalitesinin belirleyici olduğu, bazı embriyoların üçüncü günde, bazılarının ise beşinci veya altıncı günde değerlendirilmesinin tamamen embriyonun gelişim hızına bağlı olduğu belirtilmiştir. Embriyoların hangi gün transfer edileceğine ilişkin kararın laboratuvarın günlük gözlemleri doğrultusunda verilmesi gerektiği ifade edildi.
Embriyo dondurma ve çözme süreçlerinde hastaların farklı embriyologlardan farklı öneriler almasının kaygı oluşturabileceği, ancak kararların embriyonun o anki gelişim durumuna göre değişebileceği açıklanmıştır. Bu nedenle tedavi sürecinde aynı ekip tarafından düzenli takip edilmenin hasta açısından önemli olduğu belirtildi.
Genetik incelemeler açısından, embriyolarda normal kromozom yapısına sahip embriyo elde edilmesinin transfer başarısını artıran önemli faktörlerden biri olduğu ifade edilmiştir. Ancak normal genetik sonucun tek başına gebelik garantisi vermediği; rahim faktörü, embriyo kalitesi ve transfer sürecinin de başarı üzerinde etkili olduğu vurgulandı.
Tekrarlayan başarısız tedavi öyküsü bulunan hastalarda psikolojik dayanıklılığın korunmasının tedavinin önemli bileşenlerinden biri olduğu belirtilmiştir. Uzun yıllar süren başarısız denemeler sonrasında bile sağlıklı embriyo elde edilebildiği örnekler üzerinden hastalara tedaviden vazgeçmemeleri yönünde moral verildi.
Toplantıda ayrıca tedavi öncesinde yaşam tarzı düzenlemelerine değinilmiştir. Özellikle obezite bulunan hastalarda kilo kontrolünün tedavi başarısını artırabileceği, gerekli durumlarda diyetisyen desteği alınmasının uygun olacağı ifade edilmiştir. Tedavi süresince yoğun stres, aşırı çalışma koşulları ve yaşam düzenini bozabilecek faktörlerin mümkün olduğunca azaltılması önerildi.
Toplantının genel değerlendirmesinde embriyoloji laboratuvarının teknik yeterliliği kadar deneyimli embriyolog değerlendirmesinin de tedavi başarısını etkileyen temel unsurlardan biri olduğu, her başarısız denemenin umutsuzluk nedeni olarak görülmemesi gerektiği ve her yeni tedavi döngüsünün önceki sonuçlar ayrıntılı analiz edilerek planlanmasının başarı olasılığını artırabileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca hasta-hekim-embriyolog iletişiminin güçlü tutulması, tedavi sürecinin tek merkezden ve düzenli takip edilmesi ile psikolojik desteğin ihmal edilmemesi, başarılı infertilite yönetiminin temel bileşenleri olarak değerlendirildi.
Bizi instagram ve Facebook tan da takip edebilirsiniz.
Yukardaki konuları okuyanlar aşağıdaki konuları da incelediler;
