Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

21 Şubat’ta ayrıldığım evimize 18 Mart’ta ancak döndük ama Allahtan kollarım boş değildi

21 Şubat’ta ayrıldığım evimize 18 Mart’ta ancak döndük ama Allahtan kollarım boş değildi

Eşim ve ben birbirimizi 5 yıl bekledikten sonra nihayet 1998 yılında evlendik, bir yıl geçtiginde ise artık bir bebegimiz olsun istedik, ama bunun seyrettigimiz Türk filmlerindeki gibi olmadıgını yavaş yavaş öğrenecegimiz bir yolculugun içinde bulduk kendimizi, önceleri bunu çok takmadık ama yine de bir doktora görünmeyi istedik, öncelikle eşim kontrol oldu,ardından da ben yapılan bir dizi tetkikten sonra sevgili doktorumuz Doc.Dr.Cem Demirel bize hiç bir sorunumuz olmadıgını söyledi ve 6 ay sonra kontrole çagırdı, 20040727ama biz maden bir sorun yok dedik ve bir yıl bir daha doktora gitmedik, ama geçen zamana ragmen hala bir bebegimiz olmamıştı, derken tekrar Cem Beyin yolunu tuttuk, biz nedeni belirsiz infertelite grubunda idik ve doktorumuz aşılama yapmayı önerdi, bizde ok dedik madem bir sorun yoktu herhalde bu yolla tutar dedim kendi kendime, ama hala olmuyordu 4 kez aşılama denedikten sonra doktorumuz bize artık aşılama yapmayıp istersek mikro enjeksiyon deneyebilecegimizi söyledi, eşim ve ben artık 33 yaşımıza geldiğimiz için zaman kaybetmeden olsun istedik ve doktorumuz ile zamanını planladık, 2003 temmuz ayında mikro enjeksiyon denendi 4 embriyo yerleştirildi, günler geçiyor ve ben hergün adet görmemek için dua ediyordum, neyse Beta HCG yapılacak gün geldi çattı degere bakan kişi olumlu oldugunu söyledi hemen doktorumuzu aradık, tabiki o da çok sevindi, bu arada günler geçiyor ben garip bir şekilde şişiyordum sürekli karın agrıları miğde bulantıları kendimi çok kötü hissediyordum, doktorumu aradım bana derhal ankaraya gelmemi söyledi (doktorum o dönem Ankara Üniversitesinde idi), ultrason sonucu OHSS denilen bir sendroma yakalandıgım anlasıldı vücudum su toplamıştı, hemen hasteneye yatırdı beni bir haftalık serum ve takip ile hastaneden çıktım, acaba bebege bir sey olurmu diyede çok korktum tabi bu süre içerisinde, neyse bir süre sonra bebeklerimiz için ultrason bakıldı ve üçüz olduklarını öğrendik, doktorumuz bize çogul gebeliğin sakıncalarını anlattıktan sonra bu sayıyı ikiye indirip bebeklerimizin daha iyi gelişmesini istedik, ancak bu arada doktorum Acıbadem tüp bebege geçmişti ve eşim ile ben ne yapacagımızı bilmez durumda idik Cem Bey 5 yılllık doktorumuz idi şimdi bebeklerden birini yok etme işleminde de ondan yardım istemeye karar verdik, kendisi de sagolsun bizi acıbadem hastanesine çagırdı, orada ekibinden sayın Arda Bey bu işte daha uzman oldugundan işlemi onun yapacagını kendisinin de yanımızda bulunacagını söyledi, çok korkuyordum ama güvendiğim doktorların yanında oldugum içinkorkum geçti ve küçük bir işlem ile bebeklerden biri yok edildi ve biz evimize döndük, kontroller sürüyordu, ayrıntılı ultrasonlar yapıldı, herşey yolunda görünüyordu, ama ben hala korkuyordum ya birşey olursa, derken 5.5 aylık oldugumda sabah bir sancı ile uyandım ölüyorum sandım, eşim ile hemen hastaneye koştuk, ben bir yandan bebeklerim gidiyor diye ağlıyordum, eşim de çaresiz bekliyor bana moral veriyordu, doktorlar yaşadıgım sehir olan Zonguldak ta muayene ettiler erken dogum ile ilgisi yoktu biraz rahatladım ama aşırı agrılar devam ediyordu bu bir bütün gün agrı kesicilere ragmen devam etti, sonunda idrar yolları enfeksiyonu teşhisi kondu 3 gün hastanede yatıp çıktım ve öğretmen olarak çalıştıgım okuluma heyet raporu ile bir süre ara verdim, bebeklerim daha önemli idi onları bu kadar bekledikten sonra meslek idealizmi yapacak durumda değildim, ultrasonda bir türlü cinsiyeti belli olmayan ikizlerimin de bir kız bir erkek oldugunu bu arada ögrendim, günler aylar geçti 7. aya geldigimde için rahattı artık dogsalar da yaşama sansları vardı, biraz daha rahattım, dogum mart sonu gibi olacak idi, bu kış o kadar kar yagdıki ben sürekli eşime ya çok kar yagdıgı bir gün sancılanırsam diye diye aynen öyle çoook karlı bir cumartesi sabahı kanamam oldu henüz 35 haftalık idi bebekler planımız 37. haftada almak idi, neyse zincir takan eşimin çabaları ile arabamızı çıkarı hastaneye vardık iki gün hastanede yattım, 23 Şubat 2004 pazartesi sabahı yapılan ultrason sonrası buradaki doktorum bebekleri bugun alacagız dedi, heyecan ile beklediğim bebeklerim sonunda geliyordu, güle oynaya girdim ameliyathaneye, epidural dogum istedim bebeklerimi hemen görmeli ve emzirmeliydim, bayılmaktan oldum olası korkarım:)) ögleden sonra 3 sıralarında ilk olarak oglum Murat Hazar ve daha sonra kızım Sudem Ada dünyaya geldiler oglum 2350 kızım 1640 gr dogmuştu miniciktiler, hemen küveyze alındılar daha sonra oglumun kalbinde delik oldugu anlasıldı ve apar topar ambulans ile ankara üniversitesine sevk edildik, bu üniversiteye tam veda ettim sanırken şimdide bebeğimin ameliyatı için burada idik oglum burada tıp dilinde PDA dedikleri bir ameliyat oldu, günlerce agladım kızımda ise masum üfürüm duyulmuş idi ben o kadar bekledikten ve onları gördükten sonra bu sefer de kaybetme korkusu girmişti içime,15 gün hastanede kaldıktan sonra kızımın kalbinde bir sorun olmadıgını oğlumun ise kalp deliğinin büyük oldugunda ilerde bir daha ameliyat gerektirecegi açıklaması ile hastaneden ayrılıp evimize geldik 21 subatta ayrıldıgım evimize 18 martta ancak döndük ama Allahtan kollarım boş değildi, göz yaşlarım sıkıntılar hep geride kalmıştı, bir sonraki kontrolde de deliğin çok küçüldügünü ameliyat gerektirmeden kendi kendine kapanabilecegini ögrenip daha da mutlu olduk şimdi herşey yolunda bugün 5 ayları bitti, o nasıl büyürler dediğim bebeklerim 7 şer kilo oldular bile, bu sıkıntılı günler boyunca bana destek olan herkese ve bu dünya tatlısı bebeklerimi elime almamı saglayan sevgili doktorum Cem beye tesekkür ediyorum, darısı tüm isteyenlere dualarım hep sizinle…

Sevgiler
CEYDA

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ