Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Sibel’in Köşesi – Sayı 144 – 30.11.2004

Sevgili dostlarım;

Bu bölüm Brüksel anıları olacak. Oldukça yararlı bir toplantı oldu. Büyük bir heyecan ile gittiğim Brüksel’den içim umutla geri dödüm. 5 delege İnfertilite bölümünden olmak üzere bütün dünyadan yaklaşık 75-80 bağımsız dernek ve vakıfın temsilcileri 26 Kasımda Avrupa Parlomentosu’nda ülkelerindeki insanlar adına daha iyi neler yapılabilir düşüncesi ile birlikte oldular. İlk defa bir araya geliyorduk ve hepimiz ayn heyecanı yaşadık. Herkes istisnasız birbirine aynı soruyu sordu “Hangi ülkeden geliyorsunuz? Grubunuzun adı nedir?” 60’a yakın ülke birbiri ile tanıştı dost oldu ve birbirleriyle birşeyler paylaştılar. 26 Kasım saat 11.10 da Parlomento binasındaki seminer salonunda bir araya geldik. Parlomentonun çalışması ile ilgili ayrıntılı bilgiler verildi. Saat 11.30 da Bayan Frederique Riesi geldi. Kendisi AB parlamentosu Çevre, Halk Sağlığı ve Gıda güvenliğinden sorumlu komite üyesi- Liberal ve Demokrat delege. Genç ve cok güzel sarısın bir hanım. Oldukça detaylı olarak iş ve AB nin rolü üzerinde açıklamalar yaptı. Daha sonra Palomento binasının gezdirdiler. Saat 12.30 civarında bütün üyelerle birlikte Parlomento binasının Restoranında bir yemek verildi. Bu da ilk tanışma ve kaynaşma açısından oldukça verimli oldu. Bir Türk olarak oldukça ilgi çektiğimi sevinerek söylemek zorundayım. Herkes Türkiye, İstanbul, Pamukkale ve Kapadokya ile ilgili sorular sordu. Eğer Türklerden tanıdıkları varsa onlardan ögrendikleri hatırladıkları cumleleri ve bildikleri Türk kişileride sanki hepisni tanıyabilirmisim gibi bana sordular. Sempatik, cana yakın ve herkes cok yardımseverdi. Saat 14.00’de Avrupa Fonları ile ilgili toplantımız başladı ve akşam 17.30 a kadar sürdü. Toplantıda anlatılanların dısında bir de elimize bilgi formları da verdiler. Ben ayrıca yanımda birde küçük el teybi götürdüm ve konuşmacılar eksiksiz olarak ona da temiz kayıt olabilecek sekilde mikrofonun önüne aldılar. Yani arkadaşlar hersey kayıtlarım dahilinde hiçbir sey kacmadı anlayacagız. Aynı akşam hepimizi iki otobüs Brüksel’in en ünlü meydanına yakın bir yerde yemege götürdüler. Bana sehri çok iyi bilen İsviçreli bir çift eşlik etti. İkisi de inanılmaz kibar ve çok şekerdiler. Herşeyi ayrıntıları ile anlatmaya çalıştılar. Onlar Hırıstiyan biz de Müslüman olduğumuz için yılbası ve noel adetlerini anlattılar. Gittiğimiz yerde caddeyi noel için suslemislerdi. Aynı bizim Beyoğlu. Benim boyle bir seyi hic gormemis oldugumu sanirim dusunmuslerdi. Ben de onları İstanbul’a davet ettim tabii. O aksam toplantının ana Başkanı Mr.Rodney ile tanıştım. Kendisi kartını verdi ve onunla irtibat kurabilecegimizi soyledi. Ertesi gün seminerimiz cok daha ilgincti. Medya ile ilesimi en iyi nasıl kurulur? Televizyonda en güzel duruş ve sunuş sekillderi. Mesajlarının ne sakilde olmalı vs. Bunları anlatan kişi uzun seneler tv de roportaj yapmış unlu bir kişiydi. Hic dil bilmeniz gerek yoktu herseyi vucut dili ile ve ses tonu ile anlatabiliyordu. İnanılmaz eglenceli ve bilgi dolu 3 saat gecirdik. Kendisini bu tur bir toplantı için Turkiye’ye davet edebilecegimizi gelip gelemeyecegini sordum. Memnuniyetle dedi. Böyle bir kişiyi mutlaka tanımanız gerekli eger ben bir sponsor bulabilirsem inanın bir dakika bie durmayacagım. Butun calısanlar için gerekli bir dersti bu çünkü. Ögleden sonra gene yaklasık 3 saat dernekler ve vakıflar için risk analizleri, nasıl surdurebilirlik saglanabilir uygulamalar ve örnekleri ile anlatıldı. Daha sonra son yemegimiz için gene aynı meydana bu sefer daha hos bir restorana toplu halde götürüldük. Bir gecede meydanın cehresi degişmis idi. Noel için magazalar da suslenmis özellikle çikolata satan dukkanlar halka acık çikolata ve tatlı sarap ikram ediyorlardı. Cumartesi oldugu için meydanın ve sokakların belli boşumlerinde 3 er kişilik orkestralar vardı ve cok neseli muzikler calıyorlardı. Yanlarından gecen halk dans ederek geciyordu. Bizdeki gibi ama cok temiz ve eski Londra filmlerinde gördüğümüz muhtesem atlı atlı faytonlar vardı. Siyah kapalı kutu gibi oturulacak yerler ve atları surenlerde uzun siyah sapkalı ve koyu renk uzun pardesuluydu. O atları görseydiniz inanılmaz temiz ve bakımlıydılar nasıl imrendim anlatamam. Usteklik conkda cinstiler pacaları uzun tuyluydu.

Parlamento Fotoğraflarını Görmek İçin Tıklayınız

Son aksam başka bir masada baska bir gruptaydım. Litvanya, İngiltere, Çekoslavakya, Almanya ve Malta dan uyeler vardı masamda. İnanılmaz samimi ve neseli bir gece geçti. Toplantılar sırasında resimlerde de göreceksiniz Belcika Hollanda ve Slovakya infertilite grubundandı Toplantının baskanıda Erika Ploot Belcika’dan aynı zamanda bizim uye oldugumuz toplulugunda uyesi oldugundan herseyimiz cok kolay geçti. Toplantı sırasında 4 umuzun de ayrı bir fotografi var onu da resimler bolumunde goreceksiniz iclerinde en ufak benim hemen göze carpacak tabii. Onlar gelismis memleketin gelismis cocukları olduklarını hemen belli ettiler. İlk göreceginiz resimler Parlomento’da seminer odamızda ve parlomento delegelerin calıstıkları hepimizin bildiği büyük salonda çekilen resimler, sonraki bizim infertilite grubumuz ve en nihayette iki aksam yemeginde cekilen butun AB ye uye ülkelerin dost oldugu ve kaynastıgı resimler. Önümüzdeki yıl aynı yerde tekrar bulusmak için birbirimize soz verdik. Ertesi sabahta saat 11 ucagı ile Türkiye’ye evime döndüm.

Bu hafta sonu Erzurum’da olacagız. Erzurum ve cevresinde olan butun uyelerimizi Erzurum Halk Egitim Merkezi’nin salonunda bekliyoruz.

Hepinize sonsuz sevgiler
Sibel Tuzcu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ