Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

ÇİDER Ümraniye Tüp Bebek Toplantısı

Gecen hafta önce dernek başkan yardımcısı Cansın Şenlik hastalandı. Doktora gidip, iyileşmesi için çaba harcarken, dernek başkanı Sibel Tuzcu’nun rahatsızlandığı haberi geldi.

Havaların dengesinin bozulması, yoğun çalışma temposuna eklenince olacağı buydu.

Nedense biz gece çalışmayı daha çok seviyoruz. Vardiya usulu gece çalışıp, sessizlikte fikir üreterek, projeler hazırlarken, forumları, sohbetleri izlerken, başkaları için çabalarken kendimize bakmayı sanırım atlıyoruz.


“Biraz da nazara geldik” diye takılıp durduk birbirimize.

Cumartesi günü Ümraniye Belediyesi ile yapılan ortak çalışma ile Umut Tüp Bebek Merkezini konuk edecektik. Toplantıya Sibel’in gideceğini bildiğimden başka işlere yoğunlaşmışken, cep telefonuma Cuma akşam gelen mesajın daha da yoğunlaşmama sebep olamayacağını tabiki tahmin edememiştim.

 

Kısa bir mesaj: “Yarın toplantıya katılıyorsun. Ben iyileşemedim”.

Evet. Umut Tüp Bebek ile toplantıya ben gidecektim. Daha önce Dr. Banu KUMBAK ile toplantı yapmıştım. Yasemin Abız Topçu ile de 2003 yılında bir televizyon programına katılmıştım.

Ancak hemen hazırlık yapmam gerekiyordu. sunumu hazırlamak, gelecek uye rezervasyonlarını bilmek ve onlara umut verebilmek gerekiyordu.

Hastanenin adı, hastane adına gelecek katılımcıların doğallığını bilmek, ilke edindiğim lafı doğruluyordu. “Nefes aldıkca umutluyum”

 

İstanbul da yaşıyorsanız ödeyeceğiniz büyük bedellerden biri de trafik. Herhangi bir kaza yoktur, yolda çalışma yoktur, sinyalizasyon işareti yoktur. Ama nedense trafik de bir sıkışma, daralma vardır.

Bu da sizin aklınıza “neden araç ile çıktım”, ya da “neden reklamlardaki gibi katlayıp cebimize koyacağımız bir araç hala yapılamadı” gibi daral getiren soruları getiriyor.


Cumartesi günü toparlanıp evden çıkmam ve o garip trafiği  aşmam, toplantının yapılacağı alanla evime olan 8 dakikalık yolu maalesef tam 45 dakikada geçtim.

Saat : 12.00 de oraya varıp yukarı çıktığımda, sevgili Nuray herşeyi organize etmiş, gelenlere bilgi formu dağıtıyordu. İçimin aydınlandığını hissettim.

Banu Hanım ile bir süre sohbet ettik. O sırada Yasemin hn geldi. 

Bir an tanışıklığımızın ne zaman olduğunu sorunca, Star Tv deki bir programa beraber çıktığımızı, hatta sahne platformundan, annesinin bir anlık dalgınlığından faydalanarak düşen çocuğa ikimizin de aynı anda koşmak için ayaklandığımızı anlatınca ikimizde gülmeye başladık..

 

Toplantının genel akışını planladıktan sonra, salona baktığımızda yalnızca 3 sandalye nin boş olduğunu fark ettik. Nuray bir yandan, ben bir yandan gözümüzle sayım yapıyorduk. Kolay mı biraz dan Cansın’a rapor vereceğiz. :))))

Şimdilik 98 kişi. Gelenlere yer bulmaya çalışırken, biz toplantıya başladık.

 

Banu Hanım her zamanki sakin, akıcı konuşmasıyla, hiç yüzünden eksiltmediği gülüşüyle konuşmasını sürdürdü.. Salonda bulunan bir çok katılımcı da kendisini tanıyordu. Ardından Yasemin Hanım katılımcılara tedavilerdeki psikolojik sorunlardan ve bunları aşma yollarından bahsetti.

 

Toplantının soru ve cevap kısmına geçildiğinde ben o toplantının hiç bitmeyeceğini sandım. Gelen hastalar, tedaviye başlayacak olanlar artık o kadar bilinçli ki, sorulan sorular zaman zaman hepimizi terletti diyebilirim. Hastalar artık kanuni hakları konusunda da bilgilenmiş ve aksayan bir yan olduğunda da dava açabilecek kadar kararlıydılar.


Toplantının sonunda indirimli tedavi hakkını Şaziye CAN isimli bir arkadaşımız aldı. Kendisi ağlamaktan konuşamadı. Toplantıya katılan herkes teşekkür ederek salondan ayrıldı. Toplantının çekimlerini yapan Gülçin Uslu arkadaşımızı da yolcu ettikten sonra, Nuray, ben, Dr. Banu hanım ve Yasemin hanım ayaküstü konuşmaya başladık.

Ama ne konuşma.. Güncel konular, üyeler, katılımcılar, yapılan bilimsel çalışmalar..

Aklınıza ne gelirse her şeyden konuşuyoruz ama.. zaman zaman hüzünlü, zaman zaman kahkahalarla..

4 kadının konuşmalarının bitmeyeceğini tahmin eden salon görevlisi önce çevremizde bir tur attı.

Ardından salondaki koltukların arasında gezdi. Baktı hala tepki yok. Işıkları kapattı. Ve yanımıza gelerek nazikçe “ne zaman gidebileceğimizi” sordu.

Her halde unutamayacağım bir toplantı anısı olarak aklımda kalacak..

 

Salondan çıkıp, vedalaşıp ayrıldık.

Ayrılırken evimin merkezlerine yakın olduğunu belirtip, ilk fırsatta geleceğimi de ilettim.

 

Ne de olsa, dostluklar da umut’la başlar..

Tıpkı yaşamında onunla başladığı gibi…

 

Umutlarınızın bitmemesi dileklerimle….

 

 

 

Sevgiler


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ