Yumurta Sorunları ve tedavileri. Prof.Dr.Nadiye Köroğlu
Yumurta Sorunları ve tedavileri. Prof.Dr.Nadiye Köroğlu Yumurta Rezervi ve Gebelik Olasılığı Adet görmeye devam etmek, kendi yumurtalarımla gebelik şansımın sürdüğünü gösterir mi? Üreme çağındaki kadınlarda düzenli adet görmek genellikle yumurtlamanın devam ettiğini düşündüren bir...

Yumurta Sorunları ve tedavileri. Prof.Dr.Nadiye Köroğlu
Yumurta Rezervi ve Gebelik Olasılığı
Adet görmeye devam etmek, kendi yumurtalarımla gebelik şansımın sürdüğünü gösterir mi?
Üreme çağındaki kadınlarda düzenli adet görmek genellikle yumurtlamanın devam ettiğini düşündüren bir bulgudur. Özellikle genç yaşlarda düzenli adet döngüsü, yumurtlama açısından olumlu bir gösterge olarak değerlendirilebilir.
Yumurtlama döneminde görülen şeffaf vajinal akıntı, cinsel istekte artış ve bazı kadınlarda kasıkların sağ veya sol tarafında hissedilen ağrı da yumurtlamayı düşündüren belirtiler arasındadır.
Ancak ileri yaşlarda, özellikle adet düzeninin değişmeye başladığı dönemlerde, adet kanamasının devam etmesi her zaman yumurtlama gerçekleştiği anlamına gelmez. Bu nedenle kadının yaşı ve adet düzeni birlikte değerlendirilmelidir.
30’lu yaşlardayım ve yalnızca bir folikülüm var. Yumurta toplama işlemi ile doğal gebelik denemesi arasında nasıl karar vermeliyim?
Genç yaşta yumurta rezervinin azalmış olması, tek başına doğal gebelik şansının ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Karar verirken öncelikle erkeğin sperm sayısı ve hareketliliğinin doğal gebelik için yeterli olup olmadığı, kadının tüplerinin açık bulunup bulunmadığı ve çiftin ne kadar süredir gebelik denediği değerlendirilmelidir.
Normal koşullarda çiftlere bir yıl boyunca doğal gebelik denemeleri önerilebilse de yumurta rezervi belirgin biçimde azalmış bir kadında bir yıl beklemek uzun bir süre olabilir. Bu süreçte adet aralıkları daha da açılabilir ve yumurta sayısı azalabilir.
Yaklaşık altı aydır gebelik denenmesine rağmen sonuç alınamamışsa tüp bebek tedavisi daha etkin bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
Bununla birlikte yumurta rezervi çok düşük olan kadınlarda tüp bebek tedavisinin de kendine özgü güçlükleri bulunmaktadır. Ultrasonografide görülen folikülden yumurta elde edilemeyebilir. Yumurta elde edilse bile olgun olmayabilir, döllenme gerçekleşmeyebilir veya embriyo gelişimi istenilen düzeyde ilerlemeyebilir.
Bu nedenle doğal gebelik ve tüp bebek tedavisi seçenekleri, çiftin diğer üreme sağlığı bulgularıyla birlikte değerlendirilmelidir.
36 yaşındayım, yumurta rezervim çok düşük. İki tüp bebek denememde yumurtalarım boş çıktı veya gebelik oluşmadı. Tedaviye devam etmeli miyim?
36 yaş, gebelik elde etme açısından genç kabul edilebilecek bir yaştır. Yumurta rezervi çok düşük olsa da tedaviye devam edilmesi değerlendirilebilir.
Ancak her ay aralıksız tedavi uygulanması gerekli değildir. Bir veya iki ay ara verilerek yeniden deneme yapılabilir. Sperm parametreleri uygunsa ve tüpler açıksa bu aralarda doğal gebelik de denenebilir.
Yumurta rezervi ileri derecede azalmış hastalarda aylık takip önemlidir. Bazı aylarda adet döneminde ultrasonografide folikül görülmeyebilir. Bazı aylarda ise folikül gelişimi daha geç başlayabilir.
Bu nedenle yumurta gelişiminin daha uygun olduğu bir ayda tüp bebek tedavisine başlanması düşünülebilir.
FSH hormonu da aydan aya değişkenlik gösterebilir. Bir ay yüksek bulunan FSH değeri, sonraki ay daha düşük veya normal düzeyde ölçülebilir. Tek bir hormon sonucuna bakılarak tedavi olasılıkları hakkında kesin bir değerlendirme yapılmamalıdır.
Yumurta sayısının çok az olduğu hastalarda tek bir uygun yumurta ve bu yumurtadan gelişen bir embriyo ile de gebelik elde edilebildiği belirtilmiştir. Bu nedenle özellikle genç yaşta, takip ve tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesine devam edilmesi önerilmiştir.
Eşimle ikimiz de 38 yaşındayız. 18 yıldır evliyiz ve hiç gebelik oluşmadı. Adetlerim düzenli. Yumurta rezervim iyi olabilir mi?
Düzenli adet görmek, yumurta rezervinin yeterli olduğunu tek başına göstermez. Ayrıca 18 yıl boyunca gebelik oluşmaması, hem kadın hem de erkek açısından ayrıntılı bir infertilite değerlendirmesi yapılmasını gerektirir.
Öncelikle erkeğin sperm sayısı ve diğer sperm parametreleri incelenmelidir. Sperm sayısının çok düşük olması veya sperm bulunmaması, gebelik oluşmamasının nedenlerinden biri olabilir.
Erkek faktörü saptanmaması durumunda kadının yumurtaları, döllenme süreci ve embriyo gelişimiyle ilgili sorunlar da değerlendirilmelidir.
Bazı çiftlerde standart incelemeler normal görünmesine rağmen gebelik oluşmayabilir. Açıklanamayan infertilite olarak değerlendirilen bu durumlarda, döllenme veya embriyo gelişimi aşamasında ortaya çıkan sorunlar söz konusu olabilir.
Bu kadar uzun süre gebelik elde edilememişse çiftin önceki tetkikleri ve varsa tedavi geçmişiyle birlikte deneyimli bir tüp bebek merkezinde ayrıntılı olarak değerlendirilmesi önerilir.
İleri Yaşta Yumurta Kalitesi ve Genetik Faktörler
45 yaşındayım. Doktorlar yumurta rezervimin yaşıma göre iyi olduğunu ancak yumurta kalitemin düşük olabileceğini söylüyor. Takviyelerle yumurta kalitesi artırılabilir mi?
45 yaşında yumurta rezervinin iyi olması olumlu bir durumdur. Ancak yumurta sayısının yeterli olması, yumurtaların genetik açıdan sağlıklı olduğu anlamına gelmez.
İleri yaşta yumurta kalitesi değerlendirilirken özellikle kromozom yapısı önem taşır.
İnsan embriyosunda normalde 46 kromozom bulunur. Bunların 23’ü anneden, 23’ü babadan gelir. Kadınların yumurtaları henüz anne karnındayken oluşmaya başlar ve kromozomların ayrılmasını sağlayan mayoz bölünme süreci belirli bir aşamada duraklar.
Bu süreç, yumurta olgunlaşıncaya kadar beklemeye devam eder. Kadın yaşı ilerledikçe kromozomların ayrılmasında hatalar meydana gelebilir. Bunun sonucunda yumurtadan gelişen embriyoda kromozom sayısı normalden fazla veya eksik olabilir.
Kromozomal açıdan sorunlu embriyolar rahme tutunamayabilir veya gebelik oluştuktan sonra düşükle sonuçlanabilir.
Vitamin ve diğer destek ürünleri, yaşa bağlı olarak ortaya çıkan bu kromozomal değişiklikleri ortadan kaldıramaz. Vücutta vitamin eksikliği bulunuyorsa uygun desteklerle eksiklik giderilebilir; ancak bu durum yumurtanın yaşa bağlı genetik özelliklerinin değişeceği anlamına gelmez.
Takviye kullanımında da kısa sürede sonuç beklenmemelidir. Genel sağlık ve destek uygulamalarının değerlendirilmesinde en az üç aylık bir dönemden söz edilebilir. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının daha uzun süreli olarak sürdürülmesi önemlidir.
Bununla birlikte ileri yaşta yumurta kalitesini belirleyen kromozomal sorunların vitamin kullanımıyla düzeltilemeyeceği vurgulanmıştır.
Tüp Bebek Tedavisinde Gebelik Kaybı ve Embriyo Gelişimi
Tüp bebek tedavisiyle hamile kaldım. Sekiz haftalık gebeliğimin boş gebelik olduğu söylendi. Kürtaj mı olmalıyım, yoksa ilaçları bırakarak kendiliğinden düşük olmasını mı beklemeliyim?
Boş gebelik tanısı konulmuş ve gebeliğin sağlıklı ilerlemediği belirlenmişse, gebeliğin nasıl sonlandırılacağı konusunda farklı seçenekler değerlendirilebilir.
Tedavide kullanılan ilaçların bırakılmasının ardından kendiliğinden düşük gerçekleşmesi beklenebilir. Ancak bazı hastalarda bu süreç uzayabilir.
Yaklaşık bir haftalık bekleme süresinde kendiliğinden düşük gerçekleşmezse kürtaj seçeneği tedaviyi takip eden hekimle birlikte değerlendirilebilir.
Kürtaj işleminin bazı durumlarda rahim içi yapışıklık gibi komplikasyonlara yol açabilmesi nedeniyle, hemen cerrahi müdahale yapılması yerine kendiliğinden düşük olasılığının değerlendirilmesi düşünülebilir.
Bu süreçte ilaçların kesilmesi, bekleme süresi ve cerrahi müdahale kararı hastanın takip eden hekimiyle birlikte planlanmalıdır.
45 yaşındayım. Dört embriyom başlangıçta iyi gelişiyor ancak beşinci gün blastokist aşamasına ulaşamıyor. Genetik incelemeye gönderilen bir embriyomun sonucu da olumsuz geldi. Başlangıçta 11 folikül gelişmesine rağmen yalnızca dört yumurta toplanabildi. Foliküllerin eş zamanlı büyümesi sağlanabilir mi?
Foliküllerin daha eş zamanlı gelişmesini sağlamak amacıyla yumurtalık uyarımında kullanılan tedavi protokolü değiştirilebilir. Protokol değişikliğiyle foliküllerin büyümesinde daha iyi bir senkronizasyon elde edilmesi mümkün olabilir.
Ancak bu örnekte önemli sorunlardan biri embriyoların üçüncü günden beşinci güne ilerlerken gelişimlerini durdurmasıdır.
Embriyoların üçüncü günden beşinci güne geçişinde gelişimin durması genç hastalarda da görülebilir. İleri kadın yaşında ise bu kayıp daha belirgin olabilir.
Özellikle ileri yaşın embriyo gelişimi üzerindeki etkisi, blastokist aşamasına ulaşabilen embriyo sayısının azalmasında önemli bir faktör olarak değerlendirilmiştir
Tiroid Hormonları, Aşılama ve Açıklanamayan İnfertilite
İki buçuk yıldır evliyim. TSH değerim önceden 7 civarındaydı, ilaç tedavisiyle 0,5’e kadar düştü. İki kez aşılama yaptırdım ancak gebelik oluşmadı. Tiroid sorunu gebeliğime engel olabilir mi?
TSH değerinin ilaç tedavisiyle 0,5 düzeyine düşmesi, tiroid fonksiyonlarının baskılanmış olabileceğini düşündürebilir. Ancak TSH değerinin tek başına gebelik oluşmamasının nedeni olduğunu söylemek doğru değildir.
Gebelik planlayan kadınlarda tiroid hormonlarının uygun düzeylerde olması istenir. Bununla birlikte gebelik elde edilememesinin yalnızca tiroid hastalığına bağlanması, diğer infertilite nedenlerinin gözden kaçmasına yol açabilir.
Standart incelemelerde belirgin bir neden bulunamayan çiftlerde açıklanamayan infertilite söz konusu olabilir. Bu hastalarda yapılan testlerin normal olması, gebelik oluşmasını engelleyen hiçbir sorun bulunmadığı anlamına gelmez.
İki aşılama uygulamasına rağmen gebelik elde edilememişse sonraki tedavi basamağı olarak tüp bebek değerlendirilebilir.
Üç yıl ve üzerindeki infertilite süresi uzun süreli infertilite olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle tedaviye devam etme ve bir sonraki aşamaya geçme kararı verilirken geçen süre de dikkate alınmalıdır.
Erkek Faktörü ve Tekrarlayan Tüp Bebek Başarısızlıkları
Dört kez tüp bebek tedavisi yaptırdık ancak başarılı olamadık. Eşimde sperm hareketsizliği ve düşük morfoloji var. Sorunun erkek kaynaklı olduğu söylendi. Bundan sonra nasıl ilerlemeliyiz?
Sperm hareketliliğinin yetersiz olması ve morfolojik bozuklukların bulunması, erkek infertilitesi açısından önemli bulgulardır.
Bu tür durumlarda infertilitenin erkek faktörüyle ilişkili olduğu değerlendirilebilir. Özellikle birden fazla tüp bebek denemesinin başarısızlıkla sonuçlandığı çiftlerde, erkek faktörüne bağlı sorunların değerlendirilmesi önem taşır.
Tekrarlayan başarısız tedaviler sonrasında daha fazla hasta deneyimine sahip merkezlerde yeniden değerlendirme yapılması düşünülebilir.
Farklı hasta gruplarıyla yoğun biçimde çalışan merkezlerin deneyimi, özellikle sperm parametrelerinde belirgin sorun bulunan çiftlerin tedavi planlamasında önem taşıyabilir.
İleri Yaşta Gebelik Olasılığı
49 yaşındayım ve adet görmeye devam ediyorum. Kendi yumurtalarımla tüp bebek tedavisinde gebelik şansım var mı?
49 yaş, kadın üreme sağlığı açısından oldukça ileri bir yaştır. Adet kanamalarının devam etmesi, gebelik elde edilebileceğinin kesin bir göstergesi değildir.
Ergenlik döneminde bazı adet döngüleri yumurtlama gerçekleşmeden oluşabildiği gibi, menopoz öncesindeki yıllarda da yumurtlamanın olmadığı adet döngüleri görülebilir.
İleri yaşlarda yumurtlama gerçekleşse bile elde edilen yumurtanın döllenmeye uygun olmaması mümkündür. Yaşla birlikte yumurtalarda meydana gelen değişiklikler, döllenme ve sağlıklı embriyo gelişimi olasılığını azaltır.
Bu nedenle 49 yaşında, daha genç yaşlarda dondurulmuş yumurtası bulunmayan bir kadının kendi yumurtalarıyla gebelik elde etmesi oldukça güçtür.
Daha genç yaşlarda dondurulmuş yumurtaların bulunması ise farklı bir durumdur. Bu yumurtalar, donduruldukları yaştaki özelliklerini korudukları için ileri yaşta gebelik planlamasında kullanılabilir.
Dolayısıyla ileri yaşta gebelik elde eden kadınların durumları değerlendirilirken yumurtaların hangi yaşta elde edildiği de dikkate alınmalıdır.
İnsülin Direnci, Obezite ve Tüp Bebek Tedavisi
İki buçuk yıldır gebelik elde edemiyorum. İki kez aşılama yaptırdım ancak sonuç alamadım. İnsülin direnci tüp bebek tedavisine engel midir?
İnsülin direncinin tek başına tüp bebek tedavisine engel olduğu söylenemez.
Ancak insülin direncine obezite eşlik ediyorsa tedavi sonuçları üzerinde olumsuz etkiler görülebilir. Fazla kilolu hastalarda tüp bebek tedavisiyle gebelik elde etme olasılığı bir miktar azalabilir ve düşük riski artabilir.
Bu nedenle mümkün olduğunca sağlıklı vücut ağırlığında olmak önerilir. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının oluşturulması ve haftada birkaç kez yürüyüş yapılması yararlı yaklaşımlar arasındadır.
Bununla birlikte yalnızca kilo verilmesini beklemek amacıyla tedavinin uzun süre ertelenmesi de uygun olmayabilir. Bazı hastalar kilo vermekte güçlük çekebilir ve bu sırada gebelik açısından önemli olan zaman kaybedilebilir.
Özellikle obezitesi bulunan ve tüp bebek tedavisine hemen başlamayacak hastalarda, endokrinoloji uzmanının değerlendirmesiyle kilo kaybına yönelik ilaç tedavileri gündeme gelebilir.
Tedavi planlamasında hastanın yaşı, mevcut kilosu ve gebelik için bekleyebileceği süre birlikte değerlendirilmelidir.
Yumurta Toplama Sonrası Kanama ve İlaç Kullanımı
Yumurta toplama işlemi ve HSG sonrasında kanamam başladı. OHSS gelişmemesi için kan sulandırıcı kullanıyordum. İlacı bırakmalı mıyım?
Kan sulandırıcı tedavisinin neden başlandığı bilinmeden ilacın bırakılması veya devam ettirilmesi konusunda karar verilmesi doğru değildir.
Bu tür ilaçlar, hastanın sahip olduğu farklı risk faktörleri nedeniyle reçete edilmiş olabilir. Pıhtılaşmayla ilgili bir sorun veya ilaç kullanımını gerektiren başka bir tıbbi durum bulunabilir.
Yumurta sayısının fazla olması veya polikistik over sendromunun bulunması, her hastada kan sulandırıcı kullanılmasını gerektirmez.
Bu nedenle kanama gelişen hastanın ilacı reçete eden hekimle görüşmesi ve tedaviye ilişkin kararın mevcut klinik bulgular doğrultusunda verilmesi gerekir.
İleri Yaşta Embriyo Genetiği ve Transfer Kararı
43 yaşındayım. İki düşük yaşadım ve iki tüp bebek tedavisi geçirdim. Önceki embriyolarımın genetik sonuçları olumsuz olduğu için transfer yapılamadı. Yeni tedavimde beşinci güne ulaşan BA ve BB kalitesinde iki embriyom biyopsi yapılmadan donduruldu. Genetik inceleme yapılmadan transfer olmam doğru mu?
İleri kadın yaşında karşılaşılan en önemli sorunlardan biri, elde edilen embriyolar arasında kromozomal açıdan normal olanların oranının azalmasıdır.
43 yaşında elde edilen embriyolarda kromozomal anormallik görülme olasılığı genç yaş grubuna göre daha yüksektir. Bu nedenle embriyolara genetik inceleme yapılması bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
Beşinci güne ulaşmış BA ve BB kalitesindeki embriyolar, genetik inceleme amacıyla biyopsi yapılabilecek embriyolardır. Bu kalite derecelerinin bulunması, biyopsi yapılamayacağı anlamına gelmez.
Ancak genetik inceleme yapılıp yapılmayacağına embriyolar dondurulmadan önce karar verilmesi daha uygun olurdu.
Hasta, genetik sonucu bilinmeyen bir embriyonun transfer edilmesini istemiyorsa bu tercihini tedavi başlangıcında hekimiyle paylaşmalıdır.
Genetik inceleme yapılmadan dondurulan embriyoların transfer edilmesi de mümkündür. Ancak bu durumda embriyoların kromozomal yapısı bilinmeyecektir.
Kromozomal açıdan anormal embriyoların önemli bir bölümü rahme tutunmayabilir. Bununla birlikte embriyonun rahme tutunması, kromozomal açıdan kesinlikle sağlıklı olduğu anlamına gelmez.
Bazı kromozomal sorunlar erken gebelik kaybına neden olabilirken bazıları gebeliğin devam etmesiyle sonuçlanabilir. Down sendromu, gebeliğin devam edebildiği kromozomal anomalilere örnek olarak verilmiştir.
Bu nedenle genetik inceleme yapılmadan transfer gerçekleştirildiğinde gebelik süresince gerekli tarama ve değerlendirmelerin yapılması önemlidir.
Embriyoya genetik test yapılması, doğacak bebeğin tamamen sağlıklı olacağını gösterir mi?
Embriyolarda yapılan genetik incelemeler, kromozom yapısına ilişkin bilgi sağlar. Ancak bu testlerle embriyonun veya doğacak bebeğin bütün sağlık sorunlarını önceden belirlemek mümkün değildir.
Kromozomları normal bulunan bir embriyoda da gebelik ilerledikçe kalp veya beyin gelişimiyle ilgili sorunlar ortaya çıkabilir.
Çünkü organların gelişimi gebeliğin ilerleyen dönemlerinde gerçekleşir. Embriyonun kromozomal açıdan normal bulunması, tüm organlarının sağlıklı gelişeceğinin garantisi değildir.
Bu nedenle genetik inceleme yapılmış bir embriyonun transferinden sonra da gebelik takibinin ve gerekli tarama testlerinin sürdürülmesi gerekir.
İleri yaşta her embriyoya genetik test yapılması gerekli midir?
Preimplantasyon genetik testler, embriyonun kromozomal yapısını değiştiren veya genetik sorunlarını düzelten uygulamalar değildir.
Bu testlerin temel amacı, elde edilen embriyolar arasından kromozomal açıdan normal olanların belirlenmesine yardımcı olmaktır.
Embriyoların üçüncü günden beşinci güne kadar takip edilmesi de bir seçim aşamasıdır. Üçüncü günde gelişimini sürdüren embriyoların bir bölümü beşinci güne ulaşamayabilir.
Beşinci güne ulaşan embriyolara genetik inceleme yapılması ise ikinci bir seçim aşaması olarak değerlendirilebilir.
Genetik test sonucunda kromozomal açıdan anormal bulunan embriyoların transfer edilmemesi, hastanın gereksiz bir transfer sürecine girmesini önleyebilir. Ancak test yapılması embriyonun kromozomlarını düzeltmez veya gebelik oluşturma potansiyelini artıracak biyolojik bir değişiklik meydana getirmez.
İleri yaşta kromozomal açıdan normal embriyo bulmak güçleşmektedir. Yumurta rezervi de azalmışsa normal embriyoya ulaşmak daha fazla tedavi gerektirebilir.
Kromozomal açıdan normal bir embriyo elde edildiğinde gebelik olasılığı önemli ölçüde artabilir. Ancak ileri yaşta asıl güçlük, böyle bir embriyoya ulaşabilmektir.
Genetik test yapılmadan transfer gerçekleştirilmesi de bir seçenektir. Doğal yolla gebelik denendiğinde embriyoya önceden genetik inceleme yapılmadığı gibi, tüp bebekte de genetik test uygulanmadan transfer tercih edilebilir.
Bu nedenle genetik inceleme kararı hastanın yaşı, önceki tedavi sonuçları ve tercihleri doğrultusunda hekimle birlikte verilmelidir.
Düşük AMH ve Döllenme Başarısızlığı
30 yaşındayım. İki yıl önce AMH değerim 0,6 idi. Tüp bebek tedavisinde dört yumurta toplandı ancak hiçbirinde döllenme gerçekleşmedi. Son kontrolde yalnızca bir folikülüm olduğu söylendi. Yeniden tedavi denemeli miyim?
AMH değeri, yumurtalık rezervinin değerlendirilmesinde kullanılan önemli bir göstergedir. Ancak tek başına yumurta sayısı veya gebelik olasılığı hakkında kesin sonuç vermez.
Bazı hastalarda AMH değeri ile tedavi sırasında elde edilen yumurta sayısı arasında farklılıklar bulunabilir.
Bu örnekte önceki tedavide dört yumurta elde edilmesine rağmen hiçbirinin döllenmemiş olması, ayrıca değerlendirilmesi gereken önemli bir sorundur.
Aradan geçen süre içinde yumurta rezervinde değişiklik meydana gelmiş olabilir. Ancak 30 yaşında olmak, gebelik elde etme olasılığı açısından önemli bir avantajdır.
Tek bir yumurta gelişse bile bu yumurtadan gebelik elde edilmesi mümkündür.
Bu nedenle gebelik isteyen hastanın tedavi seçeneklerini değerlendirmeye devam etmesi, yumurtalık gelişiminin yakından takip edilmesi ve önceki döllenme başarısızlığının yeniden incelenmesi önerilmiştir.
Genç Yaşta Düşük AMH ve Doğal Gebelik
27 yaşındayım, dört aylık evliyim. AMH değerim 0,56, FSH değerim 6,58. Doğal yolla çocuk sahibi olabilir miyim?
AMH değerinin düşük olması, doğal gebelik oluşmayacağı anlamına gelmez.
Özellikle genç yaş grubunda yumurta rezervinin azalmış olması, gebelik olasılığının yalnızca bu sonuca bakılarak değerlendirilmesini doğru kılmaz.
Öncelikle erkeğin sperm sayısı ve hareketliliği incelenmelidir. Ayrıca kadının tüplerinin açık olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Bazı çiftlerde bütün dikkat yumurta rezervinin düşüklüğüne yöneltilirken asıl infertilite nedeninin erkek faktörü olduğu sonradan anlaşılabilmektedir.
Bu nedenle yalnızca kadının AMH değerine odaklanılması, değerlendirmeyi eksik bırakabilir.
Kadın ve erkeğin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Sperm parametreleri uygunsa, tüpler açıksa ve başka bir sorun saptanmamışsa düşük AMH değerine rağmen doğal gebelik oluşabilir.
AMH değerinin 0,5 civarında olması, tek başına gebeliğin mümkün olmadığını göstermez.
İleri Yaşta Çok Sayıda Yumurta Toplanması ve Genetik Sonuçlar
43 yaşındayım. Tedavilerimde yaklaşık 16 yumurta toplanıyor ancak toplam 15 blastokistin genetik sonucu olumsuz geldi. Daha az yumurta toplanması, daha kaliteli embriyo elde etmemi sağlar mı?
43 yaşında bir tedavi döngüsünde 16 yumurta elde edilmesi, yumurta sayısı açısından olumlu bir sonuçtur.
Daha az yumurta toplanması, genellikle elde edilebilecek beşinci gün embriyosu sayısının da azalmasına neden olabilir.
İleri yaşta temel sorun yalnızca yumurta sayısı değil, oluşan embriyoların kromozomal yapısıdır.
Her tedavi döngüsü birbirinden farklı sonuçlar verebilir. Bir döngüde elde edilen embriyoların tamamı kromozomal açıdan anormal bulunurken başka bir döngüde normal bir embriyo elde edilebilir.
43 yaşında yaklaşık altı blastokistten birinin kromozomal açıdan normal olabileceği örneği verilmiştir. Ancak aynı tedavi döngüsünde elde edilen altı embriyonun tamamının anormal bulunması da mümkündür.
Bu nedenle yumurta sayısını azaltmanın embriyoların kromozomal açıdan daha sağlıklı olmasını sağlayacağı söylenemez.
İleri yaşta embriyoların genetik sonuçlarını etkileyen temel faktörlerden biri kadın yaşıdır. Çok sayıda yumurta elde edilmesine rağmen genetik açıdan normal embriyo bulunamaması, yaşa bağlı kromozomal değişikliklerle ilişkili olabilir.
Polikistik Over Sendromu ve Tüp Bebek Tedavisi
Beş yıllık evliyim. Bir dış gebelik ve iki kimyasal gebelik yaşadım. Polikistik over sendromum var. Eşimin sperm testleri ve rahim filmim normal. Tüp bebek tedavisine başlamadan önce ne yapmalıyım?
Polikistik over sendromu bulunan kadınlarda yumurtlama sorunları görülebilir. Bu durum, gebelik elde edilmesini güçleştiren faktörlerden biridir.
Ancak beş yıldır gebelik elde edilememesi, yalnızca yumurtlama düzensizliği açısından da uzun bir süredir. Daha önce dış gebelik ve kimyasal gebelikler yaşanmış olması, tedavi geçmişinin değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır.
Mevcut incelemelerin yapılmış olması ve infertilite süresinin uzunluğu nedeniyle tüp bebek tedavisine geçilmesi uygun bir seçenek olarak değerlendirilmiştir.
Hastada fazla kilo bulunuyorsa tedavi öncesinde kilo verilmesi yararlı olabilir. Bununla birlikte tedavinin daha fazla geciktirilmemesi gerektiği belirtilmiştir.
Düşük AMH ve Doğal Gebelik Kararı
39 yaşındayım. AMH değerim 0,35. Tüplerim açık ve eşimin sperm testi normal. Doğal gebelik için altı ay beklemeli miyim, yoksa hemen tüp bebek tedavisine mi başlamalıyım?
AMH değerinin düşük olması, doğal gebelik olasılığının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Tüplerin açık olması ve sperm parametrelerinin normal bulunması, doğal gebelik denemesi açısından olumlu bulgulardır.
Bu koşullarda altı ay boyunca doğal gebelik denenebilir. Bu süre içerisinde gebelik elde edilemezse tüp bebek tedavisine geçilmesi değerlendirilebilir.
Dolayısıyla yalnızca AMH değerinin 0,35 olması nedeniyle doğal gebelik denemesinden vazgeçilmesi gerekli değildir.
İleri Yaşta Döllenme Başarısızlığı ve AMH Değerlerinin Yorumlanması
44 yaşındayım. İki kez tüp bebek tedavisi gördüm ancak yumurtalarım döllenmedi. İleri yaş bu soruna neden olabilir mi?
İleri kadın yaşında yumurtaların döllenmesiyle ilgili sorunlar daha sık görülebilir.
Yaşın ilerlemesiyle birlikte yumurtalarda meydana gelen değişiklikler, döllenme kapasitesini etkileyebilir. Bu nedenle 44 yaşında tekrarlayan döllenme başarısızlıklarıyla karşılaşılması mümkündür.
İleri yaş, yumurta elde edilse bile döllenme gerçekleşmemesinin önemli nedenlerinden biri olarak değerlendirilmiştir.
AMH değerim 0,99 olmasına rağmen tüp bebek tedavilerinde sürekli iki veya üç yumurta elde ediliyor. Bu durum ilaç dozundan mı, yoksa AMH sonucundan mı kaynaklanıyor olabilir?
AMH değeri ile tedavi sırasında elde edilen yumurta sayısının birbiriyle uyumlu olması beklenir. Ancak bazı hastalarda ölçülen AMH değeri, yumurtalıkların gerçek yanıtını tam olarak yansıtmayabilir.
AMH değeri 0,99 olan bir hastada sürekli iki veya üç yumurta elde edilmesi, mevcut hormon sonucu ile yumurtalık yanıtı arasında bir uyumsuzluk olabileceğini düşündürmektedir.
Tedavi protokolünün değiştirilmesi bazı durumlarda yumurta sayısını etkileyebilir. Ancak farklı tedavilerde sürekli aynı derecede düşük yumurta sayısı elde ediliyorsa AMH sonucunun gerçek rezervi doğru yansıtıp yansıtmadığı da değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yalnızca ilaç dozunun değiştirilmesine odaklanmak yerine hormon sonucu ile tedavi yanıtı birlikte incelenmelidir.
Trizomi 21, Gebelik Kaybı ve Embriyo Genetiği
39 yaşındayım. AMH değerim 0,9. Doğal gebeliğimde dokuzuncu haftada bebeğimin kalbi durdu ve genetik incelemede Trizomi 21 saptandı. Sonrasında tüp bebek tedavisinde elde edilen iki blastokistin genetik sonuçları da olumsuz geldi. Yeni tedavide nasıl ilerlemeliyim?
Trizomi 21 saptanan bir gebelik kaybının ardından aynı kromozomal sorunun mutlaka tekrarlayacağı söylenemez.
Trizomi 21’in tekrarlama riski genel olarak çok yüksek değildir. Ancak anne veya babada translokasyon bulunması durumunda tekrarlayan kromozomal sorunlar görülebilir.
Bu nedenle anne ve babanın kromozomal yapısının değerlendirilmesi düşünülebilir.
Daha önce Trizomi 21 nedeniyle gebelik kaybı yaşanmış ve sonraki tüp bebek tedavisinde elde edilen embriyoların genetik sonuçları da olumsuz bulunmuşsa yeni tedavide embriyolara genetik inceleme yapılması uygun bir seçenek olarak değerlendirilmiştir.
Bununla birlikte genetik test yapılması gebelik elde edilmesini yüzde yüz garanti etmez.
Bu hastada üzerinde durulması gereken diğer konu, elde edilen embriyo sayısının artırılmasıdır. Yumurta rezervi ve tedaviye verilen yanıt doğrultusunda daha fazla embriyo elde edilmesini sağlayabilecek yaklaşımlar değerlendirilebilir.
Özellikle laboratuvar uygulamalarında yapılabilecek değişikliklerle blastokist sayısının artırılması mümkün olabilir.
Örneğin iki embriyo yerine dört embriyo elde edilmesi, bunların arasında kromozomal açıdan normal bir embriyo bulunması olasılığını artırabilir.
Bu nedenle tedavi planlamasında yalnızca genetik inceleme değil, elde edilen embriyo sayısını artırmaya yönelik uygulamalar da değerlendirilmelidir.
Gebelikte Ultrason Ölçümlerinin Değerlendirilmesi
36 hafta 6 günlük hamileyim. Bebeğimin karın çevresinin ve baş ölçüsünün yaklaşık bir hafta önde olduğu söylendi. Bu durum gelişimsel bir sorun olduğunu gösterir mi?
Gebelikte ultrasonografik ölçümlerin değerlendirilmesi, muayeneyi yapan hekimin sorumluluğundadır. Ölçümlerin tamamı ve bebeğin genel gelişimi bilinmeden kesin bir değerlendirme yapılamaz.
Ancak 36 haftalık bir gebelikte bebeğin karın çevresinin veya baş ölçüsünün 37 haftayla uyumlu olması, tek başına anormallik göstergesi değildir.
Bebeklerin büyüme hızları ve doğum ağırlıkları birbirinden farklı olabilir. Aynı gebelik haftasında doğan bebeklerin aynı kiloda olması beklenmez.
Bu nedenle ultrasonografide yalnızca bir haftalık ölçüm farklılığı bulunması, başka bir sorun saptanmamışsa tek başına endişe nedeni olarak değerlendirilmemelidir.
Tiroid Hastalıkları ve Tekrarlayan Tüp Bebek Denemeleri
AMH değerim 0,10. Çok sayıda tüp bebek tedavisi geçirdim ancak gebelik elde edemedim. Tiroid hastalığım da var. Yeniden tedavi denemeli miyim?
Tiroid hastalığının tüp bebek tedavisi üzerindeki etkisi, hastalığın türüne ve hormon değerlerine göre değerlendirilmelidir.
Tiroidle ilgili endişeleri bulunan hastaların endokrinoloji uzmanına başvurması ve gerekli tedavinin bu uzman tarafından düzenlenmesi uygun olur.
Tiroid ilaçlarının dozunda değişiklik yapıldığında hormon değerlerinin yeniden değerlendirilmesi için belirli bir süre gerekebilir. Bu değişikliklerin etkisi birkaç gün içerisinde ortaya çıkmayabilir. İlaç dozu değişikliklerinden sonra bazı durumlarda en az üç haftalık bir takip süresinden söz edilmiştir.
Ciddi hormonal bozukluk veya şiddetli tiroidit gibi bir durum bulunmuyorsa tiroid hastalığının tek başına tüp bebek tedavisine engel olması beklenmez.
Bu nedenle tiroid hastalığının varlığı, diğer üreme sağlığı bulgularından bağımsız olarak tedaviden vazgeçilmesini gerektiren bir durum şeklinde değerlendirilmemelidir.
İleri Yaşta Yumurta Dondurma
42 yaşındayım ve bekârım. Bu yaşta yumurta dondurma işlemi yaptırabilir miyim?
Yumurta dondurma işleminin daha genç yaşlarda yapılması, ileride gebelik elde etme olasılığı açısından daha avantajlıdır.
Özellikle 30’lu yaşlarda dondurulan yumurtalar, daha ileri yaşlarda dondurulan yumurtalara göre farklı bir üreme potansiyeline sahip olabilir.
Bununla birlikte 42 yaşında da yumurta dondurma işlemi değerlendirilebilir. Bu yaşta doğal yolla gebelik elde edebilen kadınlar da bulunmaktadır.
Daha ileri yaşlarda yumurta dondurma fırsatının kaçırılmış olmasındansa mevcut koşullarda işlemin değerlendirilmesi düşünülebilir.
Ancak yumurta dondurmanın daha erken yaşlarda yapılmış olması tercih edilirdi. Bu nedenle 42 yaşında yumurta dondurmayı düşünen kadınların gecikmeden bir merkeze başvurarak değerlendirme yaptırmaları önerilmiştir.
Düşük Yumurta Rezervi, Yumurtlama Takibi ve Beslenme
36 yaşındayım. AMH değerim 0,38, FSH değerim 5,02. Önceki tüp bebek tedavimde üç yumurta toplandı, bir embriyo oluştu ancak gebelik elde edilemedi. Beslenme desteği alıyorum fakat yumurtamın çatladığını göremiyorum. Ne yapmalıyım?
Ultrasonografik takip sırasında folikülün çatladığının görülmemesi, her zaman yumurtlama gerçekleşmediği anlamına gelmez.
Bazı durumlarda yumurtlamanın gerçekleştiği an ultrasonografide görüntülenemeyebilir. Bununla birlikte folikül gelişmesine rağmen çatlamanın gerçekleşmediği durumlar da bulunmaktadır.
Bu durum luteinize rüptüre olmamış folikül olarak adlandırılmaktadır.
Yumurtlamanın gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesinde progesteron düzeylerinden yararlanılabilir.
Ancak AMH değeri düşük olan ve daha önce tüp bebek tedavisi uygulanmış bir hastada yalnızca doğal yumurtlama takibine odaklanmak yerine yeniden tüp bebek tedavisi planlanması değerlendirilebilir.
Bu hastada daha önce yumurta elde edilmiş ve embriyo oluşmuş olması dikkate alınarak tekrar tedavi denenmesi önerilmiştir.
Ovulasyon testlerinde yumurtlama tespit edemiyorum. Yaklaşık 45–50 günde bir adet görüyorum. Yumurtlama sorunum olabilir mi?
Adet aralıklarının 45–50 gün gibi uzun olması, yumurtlama düzensizliğini düşündüren önemli bir bulgudur.
Bu durumda yumurtlama sorunu bulunması olasıdır. Bazı döngülerde folikül gelişimi yeterli olmayabilir veya yumurtlama gerçekleşmeyebilir.
Yumurta rezervi düşük olan hastalarda da bazı aylarda yumurta gelişimi izlenemeyebilir.
Bu nedenle yalnızca evde yapılan ovulasyon testleriyle takip edilmesi yerine, tedavi sürecinin hekim kontrolünde sürdürülmesi önerilmiştir.
Türkiye’de Yumurta Dondurma Koşulları
Türkiye’de yumurta dondurmak için AMH değerinin 1’in altında olması veya onkolojik hastalık tanısı bulunması mı gerekiyor? Başka hangi durumlarda yumurta dondurulabilir?
Yumurta dondurma işleminin uygulanabilmesi için belirli tıbbi koşulların bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Yayında yumurta dondurma açısından üç temel durum açıklanmıştır:
-
Yumurtalıklara yönelik cerrahi bir işlem geçirecek olmak.
-
Yumurta rezervinin düşük olması.
-
Ailede erken menopoz öyküsünün bulunması.
Bu koşullar dışında yalnızca ileride kullanmak amacıyla yumurta dondurmak isteyen her kadının işlemi yaptırması mümkün değildir.
Dolayısıyla yumurta dondurma kararı, mevcut tıbbi durumun ve ilgili koşulların değerlendirilmesiyle verilmektedir.
Ailede erken menopoz öyküsü bulunması yumurta dondurma için yeterli midir? Erken menopoz hangi yaşta kabul edilir?
45 yaşından önce menopoza girilmesi erken menopoz olarak değerlendirilmektedir.
Ancak yayında belirtildiği üzere yumurta dondurma koşullarını düzenleyen yönetmelikte ailede erken menopoz öyküsüne ilişkin kesin bir yaş sınırı belirtilmemektedir.
Düzenlemede ailede erken menopoz öyküsünün bulunması bir kriter olarak yer almaktadır.
Bu durumun değerlendirilmesinde hastanın aile öyküsüne ilişkin beyanı önem taşımaktadır.
Yumurta dondurma uygulamalarına ilişkin mevcut düzenlemelerin güncellenmesi ve değiştirilmesi konusunda çalışmaların sürdüğü de ifade edilmiştir.
Erkek İnfertilitesinde Hormonal Tedavi ve Sperm Dondurma
Eşimde hipogonadotropik hipogonadizm var. Altı ay boyunca Ovitrelle ve Menopur kullanımı sonrasında sperm elde edildi. Bir adet beşinci gün embriyomuz oluştu ancak transfer başarısız oldu. Bundan sonra ne yapmalıyız?
Hipogonadotropik hipogonadizm bulunan erkeklerde hormonal tedaviyle sperm üretimi sağlanabilmektedir.
Bu örnekte altı aylık hormonal tedavi sonrasında sperm elde edilmiş ve tüp bebek uygulamasında beşinci gün embriyosu oluşturulmuştur. Ancak embriyo transferi gebelikle sonuçlanmamıştır.
Gebelik elde edilememesi durumunda yeniden tedavi denenmesi değerlendirilebilir.
Bununla birlikte hormonal tedaviyle sperm elde edildiğinde spermlerin dondurularak saklanması önemli bir seçenektir.
Sperm dondurulması, sonraki tedavilerde yeniden uzun süreli hormonal ilaç kullanımına duyulan ihtiyacı azaltabilir.
Özellikle Ovitrelle gibi ilaçların temininde güçlük yaşanabildiği ve erkek hastalarda bu ilaçların uzun süreli kullanılması gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle hormonal tedaviyle sperm elde edilen erkeklerde, ileride yapılabilecek tüp bebek denemeleri düşünülerek sperm dondurma seçeneğinin değerlendirilmesi önemlidir.
İleri Yaş, Çok Düşük AMH ve Azospermi
42 yaşındayım. AMH değerim 0,04 ve eşimde azospermi var. Üç kez tüp bebek tedavisi denedik. İki denemede birer yumurta gelişti ancak döllenme olmadı. Bir denemede üç yumurta elde edildi ve döllenme gerçekleşti fakat gebelik oluşmadı. Tedaviye devam etmeli miyim?
42 yaşında ve AMH değeri 0,04 olan bir hastada yumurta rezervi ileri derecede azalmıştır. Buna eşlik eden azospermi, tedavi planlamasını daha da güçleştirmektedir.
Bu tür hastalarda değerlendirilebilecek seçeneklerden biri, farklı tedavi döngülerinde elde edilen yumurtaların biriktirilmesi ve daha sonra döllenme işleminin planlanmasıdır.
Yumurta sayısının artırılması, tedavi sırasında daha fazla yumurtayla işlem yapılmasına olanak sağlayabilir.
Ancak kadın yaşının ilerlemesi önemli bir sınırlayıcı faktördür. Tedavinin bir yıl ertelenmesi durumunda hasta 43 yaşına ulaşacak ve gebelik olasılığı yaşa bağlı olarak daha da azalabilecektir.
Ayrıca yumurta rezervinde zaman içerisinde daha fazla azalma meydana gelebilir.
Bu nedenle mevcut koşullarda tedaviye devam edilmesi değerlendirilebilir. Yumurta biriktirme yaklaşımı da seçeneklerden biri olarak ele alınabilir.
Azospermiye ilişkin önceki tetkiklerin, varsa cerrahi işlemlerin ve sperm elde etme yöntemlerinin ayrıntılı olarak incelenmesi gerekir.
Kadının yumurta rezerviyle ilgili bulguların yanı sıra erkeğin azospermi geçmişi de birlikte değerlendirilerek yeni tedavi planı oluşturulmalıdır.
Vermiş olduğu değerli bilgiler için Prof.Dr.Nadiye Köroğlu’na teşekkür ederiz.
*********************************



Okuyucu Yorumları (0)
Henüz yorum bulunmuyor. İlk yorumunuzu paylaşabilirsiniz.