Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Yalova ‘da Atatürkün Yürüyen Köşkünüz ziyaret ettik..

yonetim

Merhaba
06 Kasım sabahı güzel  güneşli bir günde Yalova’ya hareket ettik.  Feribotta dümdüz dalgasız bir deniz manzarası seyretmek harikaydı . Yalova’ya geldiğimizde hemen Raif Dinçkök Kültür Merkezine geçtik. Bavullarımızı ve evraklarımızı bırakıp Yalova Valiliğine hareket ettik. Toplantı öncesi çalışmalarımızda Yalova Valimizin Hanım olduğunu ve Türkiye deki ilk ve Tek Kadın Vali olduğunu ögrendiğimizde toplantı için kendisine toplantıya davet yollamıştık. Kendisi büyük bir tevazu ile bize geri dönüş yapıp memnuniyetle  toplantıya katılacağını ve hatta toplantı öncesi direk makamına gelmemizi birlikte bir öğlen yemeği yemeyi teklif etmişti. Çok mutlu olduk

Makamına girdiğimizde Valimiz beni Ankara’dan tanıdığını Eski Bakanımız Nimet Başın Başkanlığındaki Aile ve Sosyal Araştırmalar üst kurulunda ÇİDER olarak görev yaparken o dönemde toplantılarda Nimet Hanımın Müsteşarı olarak katıldığını hatırlattı. O zaman ortak tanıdıklar ve bahsedecekte birçok konu çıkıyor tabi. Eski toplantılar ve o toplantıların öneminden konustuk .Esengül Hanımda Vali olduktan sonra yapılanlardan,Yalova’nın projelerinden kadın girişimcilerinden ve çalışmalarından bahsetti. Vaktin nasıl geçtiğini anlayamadım ama çok etkilendim. Bende çalışmalarımızdan bahsettim başka yapmak istediğimiz projeler vardı sektörün sıkıntıları. Dertleşme gibi oldu iyi oldu.Sonra biz Valimiz,korumalar hep birlikte yürüyerek sahilde  gene kadın girişimciye ait
bir balık restoranına gittik.Sayın Valimiz bize orada bir masa ayırtmıştı.Etraftan onu görenler gelip elini sıkıyor ve uzaktan el sallıyorlardı.Bir ilin en üst makamında olan birinin misafiri olmak çok keyifli ve onur verici bir şey. Herkes onu seviyor ve siz onun misafirisiniz ..Birlikte oturduğunuz içinde herkese size gıptayla karışık saygıyla bakıyor..
Yalova nın tertemiz sahilinde sohbeti yemeğinden daha lezzetli bir öğlen yemeği yedik. Daha sonra toplantıda görüşmek üzere kendisinden ayrıldık.

Toplantıya yetişmeden önce yoldan bir 15 dakika saparak Atatürk’e ait yürüyen köşke mutlaka uğramamızı  sonrada Kültür merkezine gitmemizi tavsiye etti . Hikayesi çok ilginç gelmişti .Daha önce bu hikayeyi duymuştum ama neresi olduğu aklımdan çıkmıştı.Hayal meyal duyduğum Atatürk’le ilgili efsane gibi hikayelerden biri olabilir diye düşünmüş ve kulak arkası atmıştım. Ama gerçek olduğunu duyunca mutlaka görmek istedim . Valimizin davetini kabul ettik oda  bize korumalarından birini tahsis ederek yürüyen köşke yolladı.

1929 yılında Yalova sahilinde yüz yıllık çınarın manzarasını ve nefis sahili gören Atatürk’ün burada dinlenme için bir yer yapılsın demesinden 22  gün sonra yapılan köşke bir yıl sonra dinlenmek için geldiğinde o zamanın Rum bahçıvanı çınarın bir dalının köşkün çatısına zarar verdiğini ve kesilmesi
gerektiğini belirtmiş. Atatürk te yüzyıllık çınarın dallarına zarar vermektense köşkü çınara zarar vermeyecek şekilde daha sola kaydırmalarını emretmiş. Bu görev de İstanbul Belediyesine verilmiş.

İstanbul’dan gelen raylar evin temellerine sokulmuş ve ev 5 metre sola kaydırılmış. Çınarın dalları kurtulmuş. Gerçekte, burada önemli olan köşkün yürütülmesi değil, verilmek istenen mesajmış. Atatürk, Yalova’daki bir çınar dalını bahane ederek tüm kamuoyuna bir mesaj vermek istemiş. Yoksa, küçük bir binayı yıkıp, yerine yenisini yapmak çok daha kolaymış. Gerçekten nefis bir sahil  evle asimetrik duran bir iskele kutu gibi ahşaptan bir eve geldik. Dışarıda görevli bizi bekliyordu. Koruma Valinin davetlileri olduğumuzu söyledi zaten açıktı görevli bizi gezdirdi. Her şey 1929 lu yıllardan orijinal olarak muhafaza edilmişti. Bahçe masaları sandalyeler  Atatürk’ün kahve fincanı yazlık pike ve yastığı özel banyosu .. 1929 dan elektrikli kahve ocağı ve tost makinası ( zaman elektirikli bu
tür aletler olduğunu bilmiyordum çok ilginç geldi.)
-Bahçe masaları 1929 dan mı kalma ? dedim
-Evet dedi görevli buradaki resimden de aynısı olduklarını görebilirsiniz.
-Dokunabilir miyim?  Diye sordum. Başkasının malına zorla el sürmek gibi

gelmişti izin almazsam ayıp olur gibi hissetmiştim.
-Tabi ki dedi görevli ..terbiyeme hayran olarak ))
Atatürk’ün oturduğu ve masasında diğer milletvekilleriyle devlet meselelerini
konuştuğu masayı elledim. Atama dokunmuş gibi.  Elini elime değdirmiş gibi O
masada onunla sohbet etmiş gibi hissetmek istedim. …O günleri hissetmek
istedim . Sabah şakalaşmalarını ,gramofonda çalan bir türkü yada şarkıyı
,bir kahvenin kokusunu hissedebilir miyim acaba diye.. Bazen bunu becerebilen
bir psikomertis ( eşyaya dokunarak geçmişi hissedebilenler) olmadığım için
çok üzülürüm. Kim bilir neler hissedebilirdim. Üst kata çıktık.Ben bu düşüncelerle dolaşırken bir an önümdeki odada Atatürk elinde kahvesi ile oturduğunu gördüm. Allah Allah dememe kalmadan onun bir maket olduğunu  dinlenme odasında onunla ilgili bir canlandırma yapılmış olduğunu tabi ki anladım . Hep aynı yerde mi oturup kahvesini içerdi acaba? Balkona çıkıp denizi seyrederdi mutlaka ..Sonra mavi mine işlemeli porselen yemek takımlarıyla  yemek yiyip arkadaşları ile sohbet ederdi.

Sonra aşağı inip çınarın yanına gittik koskoca çınar kim bilir nelere şahit olmuştu.Ona devletin en büyüğü tarafından büyük bir saygı gösterilmiş olmanın haklı gururunu yaşıyordu. Muhteşem bir görüntüsü vardı. Hemen yanında ağaç kütüğü şeklinde yapılmış minik tabureler yapılmıştı. Yazın çok kalabalık gruplar geldiğinden herkes gezme sırasını beklemek için bu sevimli tabureleri kullanıyormuş. Ve her yer tertemizdi ve çok bakımlıydı. Gerçekten her şeyden çok gurur duydum.Mutlaka gezmenizi tavsiye diyorum. Üstelik İstanbul’da oturanlar  Yalova Pendik’ten  feribotla sadece  6 lira  ve 40 dakika sürüyor ve o kadar güzel bir yer olmuş ki. Valla bu yazımdan sonra gerçek bir Yalova patlaması bekliyorum.
Apar topar toplantımıza yetiştik ve çok güzel bir toplantı geçirdik.Onu diğer yazımda ayrı olarak anlattım.Toplantı sonrası Yalova AKP parti kadın kolları Başkanı Melek Hanım ve Kadın Kolları yönetim kurulu grubu ile birlikte güzel Yalova sokaklarında sahile doğru yürüdük. Sahile paralel Antep Tatlıcısında bizi Yörenin sütle yapılan özel bir tatlısını çayla birlikte ikram ettiler.
Çok keyifli bir saate yakın güzel geçirdiğimiz toplantının rehaveti ile gülüştük sohbet ettik. Çok güzel  dostlar edinmenin ve bir çok konuda tatlı tatlı sohbet edebilmenin tadı damağımızda onlardan istemeden ayrılıp İstanbul’a doğru yola çıktık.

Bir sonraki toplantımızın güzel anılarında görüşmek üzere..

Sevgilerimle
Sibel Tuzcu

 

 

 

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ