lady q  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Bana şu anda uçağa gene binmen gerekir deselerdi ağlardım… 

yonetim

Nasıl geçtiğini anlayamadığımız bir hafta sonuydu demek isterdim ama iki gün İstanbul dışında olunca bayagı uzun geçen bir hafta sonuydu diye başlamak istiyorum..Dün gece 24.00 de en son Malatya uçağından İstanbul’a indiğimizde Nuray yan uçakta havalanmak üzere binenleri gösteren Nuray’ın söyledikleri Bunlardı;

-Sibel Hanım. Bana şu anda uçağa gene binmen gerekiyor deseler ağlardım.İnanın o kadar fenayım.

Çok haklıydı çünkü Cumartesi sabaha karşı evden çıktığımızdan beri yollardaydık.Gece alacakaranlıkta 04.30 da evden çıkıp Büroya gidip bavullarımızı almıştı.300 e yakın gazetenin bulunduğu oldukça agır bir paket, toplantı evraklarımızın olduğu büyük bavul, iki agır bayrağı arabaya yuklemiş sonrada 05.00 beni almıştı.06.30 da Kayseriye kalkan uçağa binecektik.Yolların açık olacagını inin cinin ortalarda olmayacağını caddelerde uçarak gideceğimizi umuyorduk ama gelin görünki İstanbul’da olduğumuzu nasılda göz ardı etmiştik?..Yollar her zamanki gibi okulların açılmasına bir gün kala kazılmış ve trafige kapatılmıştı.. Biz bunu nedense unutuvermiştik. Sabah 05.00 de Havaalanı yolunda trafik tıkanıktı..

Uçagın kalkmasına 20 dakika kala havaalanına yetiştik ,bize havaalanında sırada önceye aldılar çünkü uçak yolcuları uçaga alınmıştı ve koşa koşa uçağa bindik,ilk engeli kazasız belasız atlatmıştık.
Halk Egitim merkezinin önünde tesadüfen acılmış bir elektirikçiden rica edip bavullarımızı bıraktık sonra da gidip bir pastanede oturduk.Sabah yeni cıkmış kete ve çay bizi kendimize getirdi.Dinlenip biraz kendimize geldikten sonra saat 10.30 gibi Halk Eğitim merkezinin önüne geldik elektirikçiye ona pastaneden onun için aldığımız poğaçaları verdik, teşekkür ettik ve bavullarımızı aldık.Halk Eğitim Merkezi artık açılmıştı ve biz hemen salonumuzu düzenledik. Evet saat 11.00 ve biz herşeye hazırız.
Kayseri Halk Eğitim Merkezinin Müdürü Sami Dayangaç’ı buradan anmadan ve teşekkür etmeden geçemeyeceğim.Türkiye yi dolaşırken tanıdığım bu nadide insanlar gelecegimiz ile ilgili umutlarımı hep taze tutuyor.Bizi dikkatle takip etti en ufak ayrıntılara dikka
t etti ve toplantımızın aksaksız geçmesi için elinden gelen herşeyi yaptı.Kayseri toplantımız ile ilgili bütün Belediye Halk Egitim merkezi ve haber vermemiz gereken bütün makamları dolaşan,bütün zorlukları aşmamıza sebep olan Site üyemiz Ayşe Kurnaz’ın eşine buradan teşekkür etmeyi borç biliyorum.O olmasaydı biz bu toplantıyı yapmayı asla başaramazdık.

Toplantımız çok rahat geçti.kısırlık ve tüp bebek tedavileri konusunda doktorlar ayrıntılı bilgiler verdiler.Nerdeyse herkesi muayene etmiş gibi olduklarını umuyorum. Kayseri toplantısında yeniden tedaviye başlamak için zamanının dolmasını bekleyen daha önceki tedavisinde negatif olmuş üyemiz Hicran Yiğit ücretsiz tüp bebek tedavisi imkanına kavuştu.Haliyle çok sevindi.Fatma Kaftan ve Döne Güneş te yarı fiyatına tedavi imkanına kavuştular.Toplantıdan sonra Hicran Yiğit ve eşi Doktor ekibi ile birlikte Kayseri mantısı ile meşhur bir yere götürdüler.Paketli satılan ve heryere gitmeye hazır mini mini hazırlanmış mantıları ve kayseri sarmalarını ilgi ile izledik.Ama vaktimiz çok azdı hemen Sivas ‘a gitmemiz gerekiyordu ertesi gün orada başka toplantımız vardı.Sivas’a giden bir otobüs bulmamız ve gece yarısı olmadan şehre varmamız gerekiyordu. Hicran Yiğit ve eşi bizi Otobüs garına bıraktılar ve tekrar ama bu defa güzel haberlerde buluşmak üzere vedalaştık..

Uçakla otobüs sarsıntısının aynı olduğunu farkettim otobüste.Kayseri Sivas arası yollar bozuk tek şerit ve ben korkudan ölüyorum.Sivasa gece 11.30da indik ve kendimizi otele attık hemen dinlenmemiz gerekiyor çünkü yarın enerjik olmalıyız.Aman  Allahım Otel ne kadar sıcak odada nefes alamıyorsunuz ama ben zaten nefes alıp alamadığım bile farkında degilim yollardaki sarsıntılar bizi çok yormuştu nerede oldugumuzun bile farkında olmadığımızdan eminim.Ve ertesi gün ve gün ışığı …Nisbeten dinlenmiş ve kendimize gelmiştik…

Sivas Halk Egitim Merkezi ve Akşam Sanat okuluna doğru yola cıktık.

SİVAS HALK EĞİTİM MERKEZİNDE ADETA SANAT ESERİ HALI VE KİLİMLERİ

Halk Egitim Merkezinin Müdür yardımcısı Bekir Bey bizi bekliyor.Alın size bir çalışkan insan daha…Oda bizim ekibe katıldı birden ve sanki yıllardır tanışıyoruz.Sanirim iki kadın olarak bizim canla başla salonu hazırlamak için çabalarımızı ve samimiyetimizi görünce hemen koruma iç güdüsü devreye geçiyor.Çünkü Anadolu insanı hala çok saf ve temiz yüregi bozulmamış, insanlık ve misafirperverlik hala devam ediyor. Bekir Beyin hoşsohbeti ve görevli Sadeetin beyi karanfilli çayı buradan çok güzel birer anı olarak kalacak hafızamda. Bekir Bey ile konusurken tabi her şehirde oldugu gibi Sivas’ın nesi meşhura geldi sıra.Bekir Bey “Sivas’ın halısı ve kilimi çok meşhur halk eğitim merkezimizde yapılan halı ve kilimler eminim Türkiye’de yapılan en kaliteli halı ve kilimler ama tanıtımını bir türlü yapamadık “dedi.Kataloğo verin biz de sitemizde yer verelim belkide bir yararımız olur dedim.Yurt dışından giriyorlar .Bir çok insan bu çok degerli kilim ve halıları sizin verdiğiniz maliyetine fiyatlara mutlaka almak isteyeceklerdir. Dedim.hemen halı öğretmenini çağırdılar ve halı ögretmeni beni bodruma indirerek birbirinden güzel kilimleri gösterdi.İnanın nasıl sıkı ilmekler kopya edilmiş aynı orjinali ..çok begendim ve bunların hem sitede yayınlanması hemde Sivasta sergilenecek bir yer bulunması konusunda özel bir çaba gösterecegimi belirttim..

Bazılarına bakmak isteseniz özel sayfa hazırlayacagım Her gittiğim ilde o yörenin en güzel ürünlerini sergileyecegim.Sizde bana yardım edeceksiniz tabi..Sivas kilimlerinin en kalitelilerini almak isterseniz hali.kilim@hotmail.com mail adresinden Hasan Fehmi Dönmez den (Tel: 03462211045 den ) isteyebilirsiniz.

SİVASTA YAPTIĞIMIZ TOPLANTI

Toplantımız için salonumuz hemen saati gelmeden doldu.Sivas’ın sıcagında o kalabalık toplantı salonunda büyük sabır ve özveri ile herşeyi dinlemeye ve sorunlarına çare bulmaya çalıştılar.Salonun dışından içeride onları dinlerken seyrettiğimde ve fotograflarını çekerken yüzlerine teker teker baktığımda içimin ve gözlerimin dolu dolu oldugunu fark ettim.Bir an içimden elimdeki herşeyi bir tarafa fırlatıp,onları kucaklamak geldi bütün bu dostlarımın bu şehirde olsun yada olmasın özverilerinin karşılığı bir an önce alabilmeleri için toplantı boyunca dışarda dua ettim. Sivas ta çok fazla üyemiz var ve hepsine sms.lerle haber verdiğimiz için
birer birer geliyorlardı.Hemen hepsi de toplantıyı özel olarak bildiren sms icin teşekkür ettiler.Uzun uzun bir açılış ,merhaba ve hasret giderme konuşması oldu.Daha sonra Ankara dan Dr.Gürhan Keleş geldi ve mikrofonu ona devrettim.Yaklaşık 3,5 saat soluk almadan açıklama yaptı.Kendisinin Sağlık Bakanlığında IVF komisyonunda görevli olması arkasından bir çok soruyu da getirmişti.Daha sonra Ahu Şenen ve Şengül Şimşek adlı dernek üyelerimiz  1250 usd den tüp bebek tedavisi olma hakkını kazandılar.

SİVAS MALATYA ARASI HAVAALANI YOLU MACERASI

Toplantımız 18 e dogru biter bitmez Malatya’ ya geçmek ve 21.15 İstanbul uçağına yetişmek için yola çıkmamız gerekiyordu.Toplantının bitiş saatine uygun bir
otobüs yoktu.Malatya Sivas arası bazıları 2.5 -3 saat bazıları 4 saat diyordu çık çıkabilirsen işin içinden .Ulaşım aracı bulamadık mı?Neden sonra aklıma kaldığımız otele geri dönmek oradan araştırmamıza yardım istemek geldi .Nede olsa Sivası bizden iyi tanıyorlardı ve bize yardımcı olabilirlerdi.Hemen Otele geri döndük ve resepsiyondan yardım istedik .21.15 uşagına yetişmemiz gerekiyor diyince hepsi gözlerimizin içine “Vah zavallılar “diye bakıyordu.Geç kaldığımıız ve uçağı kaçıracagımıza o kadar emindilerdi ki..Sinirlerimiz zayıflamaya başlamıştı.Otobüs yoktu ve orada konuşmalarımızı ve çabalarımızı duyan bir çalışan “Madem uçağa yetişmek zorundasınız benim arabam var sizi götürebilirim İnsallah yetiştirebilirim” dedi ve Sivas ‘tan ikinci Bekir Beyle de böylece tanışmış olduk.Oh dünya varmış..

2.ci Bekir beyden Bekir diye bahsedecegim.Otelin garsonuydu ,henüz tatildeydi izni bitmemişti ama o gün otelde bir arkadaşının düğününe katılmak için erkenden gelmiş arkadaşları ile sohbet ediyordu.Bizim için arkadaşının düğününü “Geç te olsa katılırım sizin işiniz hallolsun” diye bıraktı ve bizi Malatya ya götürmek için yola çıktı.Çok temiz ,çok saygılı bir gençti.Kapkaranlık ve mıcırlı yollarda bizi sağ sağlim Havaalanına yetiştirmek için elinden geleni yaptı.Son kilometrelerde Polis çevirdi ve ehliyet ruhsatı istedi Genel kontrol yapıyordu..Uçagın kalmasına sadece 35 dakika kalmıştı ve ve biz daha havaalanının yolunu daha bulamamıştık .Nuray hemen camı açtı ve ve havalaanı na ne kadar kaldı nereden gidecegiz 21.15 de uçuşumuz varda? diye sordu.Polis hayretle kaşlarını kaldırarak “Havaalanı mı uuuhhh !!.. Oraya nasıl yetişeceksiniz yollar çok bozuk ben sizi hiç tutmayım buradan yokuş aşagı ineceksiniz sonra yokuş cıkacaksınız çok uzun bozuk bir yol var onu geçeceksiniz yetişebilir misiniz bilemiyorum.”

O zaman biz sıfırlandık.Akşam evde olmak istiyordum yarın kızım okula başlayacaktı.Elbiselerini giydirip saçlarını tarayamayacak mıydım. ? Onu okula ilk gün götüremeyecek miydim? Ağlamak üzereydim ama sonra da sağ sağlim olmam daha önemli Bekir’i strese sokmamalıyım hızlı gitmeye kalkmamalı diye sağduyulu düşünmeye çalıştım..Çünkü yol gerçekten çok korkunçtu .O kapkaranlık ve tozlu yolda her an hızla gelecek mıcırdan kaçmış kaymış bir araba hayatımızı degiştirebilirdi. Bekir’inde ilk defa geldiği bir yoldu .Uzun yol tecrübesi var mıydı yok muydu bilemiyordum.Sorup korktuğumu belli etmek de istememiştim.Aklım artık Malatya da o saatten sonra nasıl Otel bulabilecegimiz ve gece yarısı paramızın buna yetip yetmeyeceği ile ilgiliydi.

Bir 10 dakika Nuray’la neler yapabileceğimiz konusu tartıştık.Bu kadar taşlı ve tozlu yolu bir de geri dönmek ertesi sabah gene çekmek vardı. Önümüzden yada yanımızdan bir araba geçtiğinde durup tozun dağılmasını önümüzün görüşe açık olmasını beklemek zorunda kalıyorduk.Havaalanı yolu üzerindeydik ve arabalarda yetişmek için yanımızdan geçip gitmeye çalkşıyorlardı…Trafik te vardı.En nihayet saat 21.00 de biz havaalanının ışıklarını gördük.Uçagın kalkmasına 15 dakika kalmıştı koşa koşa THY deskine gittik ve uçaga bindik.

Nuray’ında benimde o anki duygularımızı anlatmama imkan yok.Çünkü ne diyecegimi ,nasıl tarif edebilecegimi bilemiyorum..Üzüntü,endişe,korku,heyecan ..tekrar üzüntü endişe,korku ve heyecan ve.. en son zafer gene zafer..Tanrı ne olursa olsun bize her konuda yardımcı oluyor ve bizi asla yarı yolda bırakmıyordu.Şükrettim…Gene de hiç adetim degilken tırnaklarımı ve tırnak etlerimi nerdeyse ısıra ısıra yemiştim.Parmaklarım simdi bunları yazarken bayagı acıyor.:-)))

Uçaktan yarı uykulu inerken yan tarafımızda yeni bir şehre uçmak için başka bir uçağa binenleri işaret ederken Nuray’ın sözleri ortak duygularımızı çok iyi anlatıyordu;”Sibel Hanım biri bana şu anda uçağa gene binmen gerekiyor deseler ağlardım.”

Hepinize iyi haftalar..

Sibel Tuzcu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ