Rezervi az olan hastalarda tedavi nasıl planlanmalı?
Rezervi Az olan hastalarda tedavi nasıl planlanmalı? Prof.Dr.Nadiye Köroğlu
Canlı yayında, yumurtalık rezervi azalmış kadınlarda tedavi planlamasının nasıl yapılması gerektiği, genç ve ileri yaş hasta grupları özelinde değerlendirildi. Prof. Dr. Nadiye Köroğlu, yumurtalık rezervinin tek başına gebelik şansını belirleyen bir faktör olmadığını, ancak uygulanacak tedavinin planlanmasında önemli bir yol gösterici olduğunu vurguladı.
Yumurta Rezervi Nedir?
Yumurta rezervi, kadının yumurtalıklarında bulunan ve gebelik potansiyeline katkı sağlayabilecek yumurta sayısını ifade eder. Klinik uygulamada yumurta rezervi değerlendirilirken başlıca iki yöntem kullanılmaktadır:
- Anti-Müllerian Hormon (AMH) düzeyi
- Ultrason ile antral folikül sayımı
Genel olarak AMH değerinin 1 ng/mL üzerinde olması normal kabul edilmektedir. Ancak AMH düzeyinin 0,8; 0,5 veya 0,1 olması aynı klinik anlamı taşımamaktadır. Bu nedenle her hasta kendi içerisinde değerlendirilmelidir.
Tüp bebek tedavilerinde amaç, hastanın yaşına ve klinik özelliklerine göre değişmekle birlikte ortalama 10-12 yumurta elde edebilmektir. Özellikle üçten daha az yumurta elde edilen hastalarda düşük over rezervinden söz edilebilir.
Yaş Faktörünün Önemi
Yumurta rezervi değerlendirilirken yaş en önemli belirleyicilerden biridir. Örneğin AMH değeri 0,3 olan 32 yaşındaki bir kadın ile aynı AMH değerine sahip 42 yaşındaki bir kadının gebelik elde etme olasılıkları aynı değildir.
Bununla birlikte düşük AMH değeri tek başına gebelik elde edilemeyeceği anlamına gelmez. Genç yaş grubunda yumurta sayısı az olsa bile kaliteli yumurta elde edilebilmekte ve gebelik oluşabilmektedir.
Düşük AMH ve Gebelik Şansı
Düşük AMH değeri, doğal yolla gebelik oluşumuna doğrudan engel değildir. Doğal gebeliklerde her ay yalnızca bir yumurta gelişmektedir. Bu nedenle yalnızca AMH düşüklüğü nedeniyle spontan gebelik ihtimali ortadan kalkmaz.
Ancak tüp bebek tedavisinde durum farklıdır. Çünkü:
- Daha az yumurta elde edilir.
- Elde edilen yumurtaların bir kısmı olgun olmayabilir.
- Döllenme gerçekleşmeyebilir.
- Embriyolar 5. güne ulaşamayabilir.
- Transfer edilebilecek embriyo oluşmayabilir.
Bu nedenle düşük rezervli hastalarda tedavi süreci daha zor ve sabır gerektiren bir süreç haline gelebilir.
Tedavi Kararı Verirken Nelere Bakılmalıdır?
Prof. Dr. Köroğlu, yalnızca AMH sonucuna bakılarak tüp bebek kararı verilmesinin doğru olmadığını vurguladı.
Tedavi planlanırken mutlaka:
- Erkek faktörü değerlendirilmelidir.
- Sperm sayısı ve hareketliliği incelenmelidir.
- Tüplerin açık olup olmadığı araştırılmalıdır.
- Hastanın yaşı dikkate alınmalıdır.
- Daha önce gebelik denemesi yapıp yapmadığı sorgulanmalıdır.
Özellikle hiç gebelik denememiş çiftlerde, sperm analizi normal ve tüpler açık ise belirli bir süre spontan gebelik denemesi önerilebilmektedir.
Tedaviyi Geciktirmenin Riskleri
Düşük yumurta rezervi tanısı almış bazı hastalar uzun süre beklemeyi tercih edebilmektedir. Ancak zaman içerisinde:
- Adet düzensizlikleri başlayabilir.
- Adet aralıkları uzayabilir.
- Menopoza geçiş süreci hızlanabilir.
- Yumurtalıkta elde edilebilecek yumurta sayısı daha da azalabilir.
Bu nedenle özellikle rezerv azalması saptanan hastaların bir üreme tıbbı uzmanı tarafından değerlendirilmesi ve kişiye özel yol haritası oluşturulması önem taşımaktadır.
PRP ve Eksozom Tedavileri Hakkında
Son yıllarda düşük over rezervi hastalarında PRP ve eksozom uygulamaları sık gündeme gelmektedir.
Ancak bu uygulamalar günümüzde standart tedavi olarak kabul edilmemektedir.
Bu yöntemlerin amacı:
- Yeni yumurta oluşturmak değildir.
- Var olduğu düşünülen ancak aktif olmayan folikülleri uyarabilmektir.
Mevcut bilimsel veriler bu uygulamaların etkinliği konusunda kesin sonuçlar ortaya koymamıştır. Bu nedenle deneysel yöntemler olarak değerlendirilmelidir.
Yumurta Dondurma Seçeneği
Evlenmemiş ancak düşük yumurta rezervi olduğu bilinen kadınlarda, çocuk sahibi olma planı ileri tarihlere ertelenecekse yumurta dondurma seçeneği değerlendirilmelidir.
Özellikle yaş ilerlemeden ve rezerv daha fazla azalmadan yapılan yumurta dondurma işlemi gelecekteki üreme potansiyelini korumaya yardımcı olabilir.
Tedavi Zamanlaması ve Kişiselleştirilmiş Yaklaşım
Bazı hastalarda yumurta sayısı aylara göre değişkenlik gösterebilir. Bir ay 4-5 folikül izlenirken, sonraki ay 2-3 folikül görülebilir.
Bu nedenle tedavi başlangıç zamanı belirlenirken:
- O ayki yumurta sayısı,
- Önceki ultrason bulguları,
- Hastanın yaşı,
- Daha önceki tedavi sonuçları
birlikte değerlendirilmelidir.
Bazı durumlarda tedavi bir ay ertelenebilirken, bazı hastalarda zaman kaybetmeden tedaviye başlanması daha uygun olabilir.
İleri Yaşta ve Düşük Rezervde Tedavi Yaklaşımı
Prof. Dr. Nadiye Köroğlu, ileri yaş grubunda düşük yumurtalık rezervi saptanan hastalarda tedavi kararının yalnızca yaş veya AMH değerine göre verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Özellikle 40 yaş ve üzerindeki, yeni evlenmiş ve daha önce gebelik denemesi yapmamış hastalarda doğrudan tüp bebek tedavisine geçmek her zaman gerekli olmayabilir. Eğer hastada düzenli yumurtlama devam ediyorsa ve başka bir infertilite faktörü bulunmuyorsa, 2-3 aylık doğal gebelik deneme süresi değerlendirilebilir.
Bununla birlikte rezervin ileri derecede azaldığı hastalarda yumurta gelişiminin düzenli olarak takip edilmesi önemlidir. Bazı adet döngülerinde yumurta gelişimi gerçekleşmeyebilir. Bu nedenle tedavi planlamasında yalnızca laboratuvar sonuçları değil, yumurtalıkların aylık performansı da dikkate alınmalıdır.
Düşük Over Rezervi Geniş Bir Hasta Grubunu Kapsar
Düşük yumurtalık rezervi tek tip bir hasta grubunu ifade etmez. Bazı hastalarda rezerv ciddi düzeyde azalmışken, bazı hastalarda normale yakın sayıda yumurta elde edilebilmektedir.
Bu nedenle:
- Aynı AMH değerine sahip iki hastanın tedavi planı farklı olabilir.
- Aynı yaş grubundaki iki hastanın gebelik potansiyeli farklı olabilir.
- Her hasta kendi klinik özellikleri doğrultusunda değerlendirilmelidir.
Bu nedenle düşük rezervli hastalarda standart bir tedavi şeması yerine kişiselleştirilmiş yaklaşım gereklidir.
38 Yaş ve Üzeri Hastalarda Gebelik Potansiyeli
Yayında 38 yaşındaki bir hasta örneği üzerinden yaş faktörü değerlendirildi.
Prof. Dr. Köroğlu, 35 yaş sonrasının üreme tıbbında ileri anne yaşı olarak kabul edildiğini, ancak 38 yaşın gebelik açısından umutsuz bir dönem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Bu yaş grubunda:
- Kromozomal anomali riski artmaya başlar.
- Embriyo kalitesi genç yaşlara göre azalabilir.
- Ancak sağlıklı gebelik elde etme şansı devam etmektedir.
Dolayısıyla yalnızca yaşa bakılarak gebelik şansının olmadığı yönünde kesin ifadeler kullanılması doğru değildir.
“Hamile Kalamazsınız” İfadesi Doğru Mudur?
Prof. Dr. Köroğlu, hastalara “kesinlikle hamile kalamazsınız” şeklinde yaklaşımın çoğu zaman bilimsel olmadığını vurguladı.
Menopoz sonrası dönemde doğal gebelik ihtimali son derece düşük olmakla birlikte, düzenli veya düzensiz de olsa yumurta gelişimi devam eden kadınlarda gebelik ihtimali tamamen ortadan kalkmış kabul edilemez.
Klinik uygulamada;
- Aylarca yumurta gelişimi izlenmeyen,
- Çok düşük rezervli kabul edilen,
- Uzun süre takip edilen
bazı hastalarda sonradan gelişen tek bir yumurtadan kaliteli embriyo elde edilerek gebelik oluşabildiği görülmektedir.
Bu nedenle prognoz belirlenirken hastaya kesin hükümlerle yaklaşılmamalıdır.
Soru – Cevap Bölümü
Soru:
Genç yaşta yumurta rezervi çok düşük olan hastalarda embriyo havuzu yapılmalı mı, yoksa ilk elde edilen embriyo ile transfer mi planlanmalı?
Cevap:
Rutin uygulamada embriyo havuzu önerilmemektedir.
Embriyo biriktirmenin doğrudan gebelik oranını artırdığı gösterilememiştir. Ancak bazı özel durumlarda embriyo havuzu yapılabilir:
- Hastanın birden fazla çocuk planlaması varsa,
- Negatif sonuç sonrası yeniden tedaviye başlamanın psikolojik olarak zor olacağı düşünülüyorsa,
- Hastanın şehir dışından veya yurt dışından gelmesi nedeniyle tedavi sürecinin planlanması gerekiyorsa.
Bu durumlar dışında yalnızca embriyo sayısını artırmak amacıyla rutin havuz yapılmasının gebelik başarısını artırdığına dair net veri bulunmamaktadır.
Soru:
Daha önce iki tüp bebek tedavisinde düşük yaşamış bir hastada düşükleri önlemek için nasıl bir tedavi uygulanabilir?
Cevap:
Tekrarlayan gebelik kayıplarında ayrıntılı değerlendirme gereklidir.
Hastanın:
- Tüm laboratuvar sonuçları,
- Geçirilmiş tedavileri,
- Genetik incelemeleri,
- İmmünolojik değerlendirmeleri
birlikte incelenmelidir.
Düşüklerin altında yatan neden saptanabilirse buna yönelik özel tedavi planlanabilir. Bu nedenle hastanın tüm tetkikleri ile birlikte yüz yüze değerlendirilmesi önerilmektedir.
Soru:
İlk yumurta toplamada 16, ikinci toplamada 8 yumurta elde edildi. Her iki denemede de dörder embriyo 5. güne ulaştı. Bu sonuçlar sorunlu mudur?
Cevap:
Bu sonuçlar genel olarak oldukça olumludur.
Her iki siklusta da embriyoların 5. güne ulaşabilmiş olması laboratuvar ve embriyo gelişimi açısından başarılı bir süreç göstermektedir.
Özel bir ek problem belirtilmediği sürece bu sonuçlar klinik olarak iyi kabul edilir.
Soru:
EmbryoGlue kullanımı öneriliyor mu?
Cevap:
EmbryoGlue rutin olarak önerilen bir uygulama değildir.
Ancak kullanımının bilinen bir zararı bulunmamaktadır.
EmbryoGlue;
- Embriyo transferinde kullanılan özel bir transfer ortamıdır.
- Embriyo ile rahim arasındaki biyolojik etkileşimi desteklemeyi amaçlar.
- Özellikle ileri yaş, düşük embriyo kalitesi ve tekrarlayan başarısızlık öyküsü olan hastalarda faydalı olabileceğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır.
Bununla birlikte etkinliği kesin olarak kanıtlanmış bir yöntem değildir. Ayrıca ek maliyet oluşturduğu için her hastaya rutin uygulanması önerilmemektedir.
Soru:
33 yaşında, düşük rezerv nedeniyle PRP ve eksozom uygulaması yapıldı. İki adet 3. gün embriyosu elde edildi. Yeniden PRP ve eksozom uygulandı. Kaç embriyo biriktirdikten sonra transfer yapılmalıdır?
Cevap:
Belirlenmiş bir embriyo sayısı hedefi bulunmamaktadır.
İki embriyo elde edilmişse transfer planlanabilir.
Embriyo sayısını artırmak amacıyla sürekli biriktirme yapılmasının gebelik şansını artırdığı gösterilememiştir.
Karar;
- Hastanın yaşı,
- Psikolojik durumu,
- Maddi imkanları,
- Gelecekteki çocuk planları
dikkate alınarak hasta ve hekim tarafından birlikte verilmelidir.
Tek bir embriyo ile gebelik elde edilen çok sayıda hasta olduğu gibi, çok sayıda embriyo bulunmasına rağmen gebelik oluşmayan hastalar da bulunmaktadır.
Soru:
PRP veya eksozom uygulamasından sonra ne kadar süre beklemek gerekir?
Cevap:
PRP ve eksozom uygulamalarında beklenen biyolojik etkinin ortaya çıkması için genellikle 2-3 aylık süre öngörülmektedir.
Bu uygulamaların amacı yeni yumurta oluşturmak değil, mevcut ancak aktif olmayan foliküllerin gelişimini desteklemektir.
Ancak bu süreç her hastada farklılık gösterebilir ve uygulama sonrası tedavi zamanlaması mutlaka hastayı takip eden hekim tarafından planlanmalıdır.
Soru:
AMH değerim 2.2 olmasına rağmen döllenme sonrasında embriyo sayısı 1-2’ye düşüyor. Oluşan embriyo da yüksek kalite değil. Bunun nedeni ne olabilir?
Cevap:
AMH değerinin normal sınırlarda olması her zaman kaliteli embriyo elde edileceği anlamına gelmez.
Döllenme oranlarının düşük olması durumunda değerlendirilmesi gereken başlıca faktörler şunlardır:
- Yumurta kalitesi
- Sperm kalitesi
- Kullanılan laboratuvar teknikleri
- Tedavi protokolü
Her ne kadar sperm analizleri normal görünse de milyonlarca sperm içerisinden seçim yapılmaktadır ve sperm kalitesi yine de embriyo gelişimini etkileyebilir.
Bu tür durumlarda;
- Özel sperm seçme yöntemleri,
- Kalsiyum aktivasyonu,
- Piezo uygulamaları,
- Farklı laboratuvar teknikleri,
- Protokol değişiklikleri
değerlendirilebilir.
Ayrıca tek bir siklusa ait sonuçlar her zaman hastanın genel potansiyelini yansıtmayabilir. Bazı olumsuz sonuçlar yalnızca o tedavi dönemine özgü olabilir.
Soru:
AMH değerim 0.57 iken sonraki ay 0.71 ölçüldü. Acil tedaviye alındım. 11 yumurta toplandı, 3’ü döllendi ve 2 embriyo 5. güne ulaştı. İlk transferim başarısız oldu. Bundan sonra ne yapmalıyım?
Cevap:
İlk tüp bebek denemesinin başarısız olması tek başına olumsuz bir prognostik gösterge değildir.
Tüp bebek tedavilerinde gebelik elde etme olasılığı deneme sayısı arttıkça yükselmektedir.
Bu nedenle:
- İlk başarısız denemeden sonra umutsuzluğa kapılmamak gerekir.
- Kalan embriyolar varsa transfer sürecine devam edilmelidir.
- Rahim içerisinde polip, miyom veya hidrosalpinks gibi gebeliği engelleyebilecek faktörlerin bulunmadığından emin olunmalıdır.
Ayrıca tüpler açıksa doğal yolla gebelik şansı tamamen ortadan kalkmış değildir. Hastanın hem yeni transfer planını değerlendirmesi hem de doğal gebelik ihtimalini sürdürmesi mümkündür.
Soru:
Yumurtalarım toplandı ancak embriyolarım 5. güne ulaşamadı. Yeni tedaviye ne zaman başlamalıyım?
Cevap:
Embriyo gelişiminin 5. güne ulaşmaması sonrasında genellikle 1-2 aylık bir ara verilmesi uygun olabilir.
Bu süre içerisinde:
- Önceki tedavi sonuçları yeniden değerlendirilir.
- Kullanılan protokol gözden geçirilir.
- Laboratuvar süreçleri analiz edilir.
- Gerekirse yeni stratejiler belirlenir.
Bazı hastalarda belirgin bir neden saptanamayabilir. Özellikle açıklanamayan infertilite olgularında embriyo gelişim problemleri görülebilmektedir.
Soru:
29 yaşındayım. AMH değerim 0.429. FSH ve diğer hormonlarım normal. Düzenli adet görüyorum. Ailemde benzer bir durum yok. Tüp bebek dışında ne önerirsiniz?
Cevap:
Düşük AMH değeri tek başına gebelik oluşamayacağı anlamına gelmez.
Bu değerlendirmede:
- Yaş,
- Yumurtlama durumu,
- Sperm analizi,
- Rahim filmi,
- Gebelik deneme süresi
birlikte ele alınmalıdır.
Genç yaşta düzenli yumurtlama devam ediyorsa, yalnızca AMH düşüklüğü nedeniyle gebelik oluşmadığını söylemek doğru değildir.
Özellikle sperm analizi ve tüpler normalse, düşük rezerv gebelik elde edememenin tek nedeni olmayabilir.
Ancak infertilite süresi uzadıkça değerlendirme değişmektedir.
Uzun Süreli İnfertilitenin Önemi
Üç yılın üzerindeki gebelik elde edememe süresi “uzun infertilite süresi” olarak kabul edilmektedir.
Uzun süreli infertilitede:
- Moleküler düzeyde açıklanamayan problemler bulunabilir.
- Embriyo gelişiminde görünmeyen bozukluklar olabilir.
- Tüp bebek tedavisinde dahi açıklanamayan başarısızlıklar yaşanabilir.
Özellikle 10 yıldan uzun süredir gebelik elde edilemeyen çiftlerde yalnızca AMH düşüklüğüne odaklanmak doğru değildir. Altta yatan başka faktörlerin de bulunduğu düşünülmelidir.
Bu durumda hekim açısından önerilebilecek en etkin tedavi yöntemi tüp bebek tedavisidir.
Soru:
Yumurta toplama işleminden (OPU) sonra ve transfer öncesinde nelere dikkat edilmelidir?
Cevap:
Transfer öncesindeki en önemli konu ilaçların düzenli kullanılmasıdır.
Özellikle:
- Progesteron desteği,
- Transfer hazırlık ilaçları,
- Hekim tarafından verilen hormonal tedaviler
aksatılmadan kullanılmalıdır.
Bu tedaviler transfer başarısı açısından kritik öneme sahiptir.
Psikolojik Hazırlık
Transfer sonrası dönemde hastaların:
- Günlük yaşamlarına devam etmeleri,
- Sürekli belirti aramaktan kaçınmaları,
- Sonucu beklerken aşırı stres yaşamamaları
önerilmektedir.
Kasık ağrısı, lekelenme veya farklı belirtileri sürekli analiz etmeye çalışmak hastanın kaygısını artırabilmektedir.
Transfer Günü Dikkat Edilmesi Gerekenler
Transfer sırasında birçok merkez mesanenin belirli ölçüde dolu olmasını istemektedir.
Ancak aşırı sıkışıklık:
- Hastanın stresini artırabilir,
- Transfer sırasında kasılmalara neden olabilir,
- İşlemin konforunu azaltabilir.
Bu nedenle mesane doluluğunun dengeli olması önemlidir.
Kaçınılması Gerekenler
Transfer sonrasında:
- Hekimin önermediği ilaç değişikliklerinden kaçınılmalıdır.
- İlaçlar düzensiz kullanılmamalıdır.
- Cinsel ilişki önerilmemektedir.
- Gereksiz fiziksel ve psikolojik yüklerden uzak durulmalıdır.
Soru:
40 yaşındayım. AMH değerim 0.3. Genetik incelemeye gönderilen 5. ve 6. gün embriyolarım var. Sağlıklı embriyo gelme olasılığı nedir?
Cevap:
40 yaş sonrasında embriyolarda kromozomal bozukluk görülme sıklığı artmaktadır.
Bu nedenle genetik incelemeye gönderilen embriyolarda:
- Tüm embriyolar sağlıksız gelebilir,
- Bir veya birkaç embriyo sağlıklı gelebilir,
- Beklenenden daha iyi sonuçlar da elde edilebilir.
İstatistiksel olarak dört embriyodan birinin genetik olarak normal gelmesi beklenebilir. Ancak kesin sonuç ancak genetik analiz tamamlandıktan sonra öğrenilebilir.
Soru:
23 haftalık ikiz gebeliğimi kaybettim. Gebelik sırasında tansiyon yükseldi. Bu kaybın nedeni miyom olabilir mi?
Cevap:
Bu klinik tabloda gebelik kaybının en olası nedeni miyom değil, gebelik hipertansiyonu (preeklampsi) olarak görünmektedir.
Özellikle:
- Gebeliğin 20. haftasından sonra başlayan tansiyon yüksekliği,
- Bebeklerin gelişme geriliği göstermesi,
- İkiz gebelik varlığı
preeklampsi lehine bulgulardır.
Bir sonraki gebelik öncesinde:
- Kilo fazlası varsa verilmelidir.
- Hipertansiyon kontrol altına alınmalıdır.
- Gerekirse antihipertansif tedavi başlanmalıdır.
- Miyomun rahim boşluğunu etkileyip etkilemediği değerlendirilmelidir.
Ayrıca ikiz gebeliklerde hipertansiyon ve erken doğum riski arttığı için sonraki denemelerde tek embriyo transferi seçeneği değerlendirilebilir.
Soru:
AMH değerim 2.72. Ultrasonda polikistik over düşünüldü. Corpus luteum görülmesi yumurtalarımın kalitesiz olduğunu gösterir mi?
Cevap:
Hayır.
Corpus luteum görülmesi yumurtlamanın gerçekleştiğini gösteren normal bir bulgudur.
Ultrason ile:
- Yumurtlama olup olmadığı anlaşılabilir,
- Folikül sayısı değerlendirilebilir,
ancak yumurta kalitesi değerlendirilemez.
Yumurta kalitesi ancak:
- Tüp bebek tedavisi sırasında,
- Toplanan yumurtaların laboratuvar değerlendirmesinde,
- Embriyo gelişim sürecinde
hakkında fikir verebilir.
Düzenli adet gören ve yumurtlayan bir hastada yalnızca corpus luteum görülmesi olumsuz bir bulgu değildir.
Soru:
38 yaşındayım. AMH değerim 0.2. İki tüp bebek denemesinde iki yumurta toplandı ve bir embriyo 5. güne ulaştı ancak genetik olarak anormal bulundu. Artık yoruldum. Kendiliğinden gebelik oluşabilir mi?
Cevap:
Eğer gebeliği engelleyen başka bir faktör yoksa doğal gebelik mümkündür.
Düşük rezervli hastalarda da:
- Yumurtlama devam ediyorsa,
- Embriyo gelişimi gerçekleşebiliyorsa,
doğal gebelik ihtimali tamamen ortadan kalkmış değildir.
Daha önce genetik olarak anormal embriyo elde edilmiş olması, bundan sonra oluşacak tüm embriyoların da anormal olacağı anlamına gelmez.
Her yumurta ve her embriyo bağımsız olarak değerlendirilmelidir.
Soru:
Transfer öncesinde progesteron değeri kaç olmalıdır?
Cevap:
Progesteron değerlendirmesi transfer protokolüne göre değişmektedir.
Doğal Döngü Transferlerinde
Transfer günü progesteron düzeyinin genellikle 9-10 ng/mL ve üzerinde olması beklenmektedir.
Bununla birlikte klinik gözlemler ve bazı çalışmalar, doğal döngülerde progesteron düzeyinin farklı aralıklarda olmasının gebelik oranlarını belirgin şekilde değiştirmediğini göstermektedir.
Hormonlu Transfer Sikluslarında
Hormon replasman tedavisi ile yapılan transferlerde düşük progesteron seviyeleri gebelik başarısını olumsuz etkileyebilmektedir.
Bu nedenle progesteron değerlendirmesi her hasta için kullanılan protokole göre yapılmalıdır.
Soru:
- gün ve 6. gün embriyolarım var. Transfer için hangisi tercih edilmelidir?
Cevap:
Kalite eşitse öncelik genellikle 5. gün embriyolarına verilir.
Ancak:
- İyi kalite 6. gün embriyolarının transfer başarısı da oldukça yüksektir.
- gün embriyoları yalnızca biraz daha geç gelişmiş embriyolardır.
- Transfer sıralaması çoğunlukla embriyo kalitesine göre yapılır.
Dolayısıyla kaliteli bir 6. gün embriyosunun gebelik potansiyeli yüksektir.
Soru:
35 yaşındayım. Altı adet iyi kalite embriyom genetik incelemeye gönderildi. Sağlıklı embriyo gelme ihtimali nedir?
Cevap:
35 yaş grubunda embriyoların önemli bir kısmının genetik olarak normal olması beklenmektedir.
İstatistiksel olarak:
- Her iki veya üç embriyodan birinin sağlıklı olması mümkündür.
- Altı iyi kalite embriyodan en az bir sağlıklı embriyo elde edilmesi beklenen bir durumdur.
Ancak embriyo genetiği olasılıksal bir süreçtir ve kesin sonuç ancak analiz sonrasında ortaya çıkar.
Soru:
Transfer öncesi verilen E vitamini kullanımına devam edilmeli midir?
Cevap:
Tedavi planı içerisinde önerilmişse E vitamini kullanımına devam edilebilir.
Özellikle yeni tedavi planlanıyorsa 1-2 aylık destek tedavisi sonrasında yeni siklusa başlanması uygun olabilir.
Soru:
Adet gecikmesi yaşadım. Beta-hCG değerim 8.5 çıktı ancak sonrasında adet oldum. Bu değer gebelik anlamına gelir mi?
Cevap:
Hayır.
8.5 mIU/mL düzeyindeki beta-hCG değeri tek başına klinik gebelik tanısı koydurmaz.
Özellikle sonrasında adet kanaması başlamışsa bu durum genellikle devam eden bir gebelik olarak değerlendirilmez.
Soru:
48 yaşındayım ve yılda yalnızca iki kez adet görüyorum. Kendi yumurtalarımla tüp bebek şansım var mı?
Cevap:
Bu tablo menopozal geçiş dönemini düşündürmektedir.
Yılda birkaç kez adet gören ve yumurtalık rezervi ileri derecede tükenmiş hastalarda kendi yumurtalarıyla tüp bebek başarısı son derece düşüktür.
Bu nedenle bu hasta grubunda tedavi seçenekleri oldukça sınırlıdır.
Soru:
Gebelik kaybı yaşamama neden olan hipertansiyon önceden tedavi edilip daha sonra tüp bebek yapılabilir mi?
Cevap:
Evet.
Gebelik öncesinde hipertansiyonun kontrol altına alınması son derece önemlidir.
Yüksek tansiyon:
- Rahme giden kan akımını azaltabilir,
- Plasental dolaşımı bozabilir,
- Bebek gelişimini olumsuz etkileyebilir.
Bu nedenle öncelikle hipertansiyon tedavisi düzenlenmeli, ardından yeni gebelik planlanmalıdır.
Soru:
İyi kalite 5. gün embriyom transfer edildi ancak tutunmadı. Bunun nedeni ne olabilir?
Cevap:
Embriyo tutunmamasının birçok nedeni olabilir.
Bunlar arasında:
- Embriyonun kromozomal olarak sağlıksız olması,
- Rahim ile embriyo arasındaki zamanlama uyumsuzluğu,
- Rahim içi patolojiler,
- Henüz tanımlanamamış biyolojik faktörler
yer alabilir.
Ayrıca unutulmamalıdır ki en kaliteli embriyolarda bile gebelik oranı %100 değildir.
Genetik olarak incelenmiş embriyolarda bile başarı oranları yaklaşık %70-75 seviyelerine ulaşmakta, ancak hiçbir zaman %100 olmamaktadır.
Soru:
Embriyo genetik incelemesi nasıl yapılır? Embriyoya zarar verir mi?
Cevap:
Genetik inceleme sırasında embriyodan birkaç hücre alınmaktadır.
Bu işlem:
- Embriyonun dış tabakasından (trofoektoderm),
- Plasentayı oluşturacak hücrelerden
gerçekleştirilmektedir.
Embriyoyu oluşturacak iç hücre kitlesine müdahale edilmez.
Kaliteli blastokistlerde alınan 7-8 hücre ile kromozom analizi yapılır.
İyi kalite embriyolarda biyopsiye bağlı zarar riski oldukça düşüktür. Ancak düşük kaliteli embriyolarda biyopsi sonrasında gelişimin olumsuz etkilenme ihtimali daha yüksek olabilir.
Soru:
Genetik test sonuçlarının çıkması dört aydan uzun sürebilir mi?
Cevap:
Eğer yalnızca kromozom analizi yapılıyorsa sonuçlar genellikle birkaç hafta içerisinde çıkmaktadır.
Ancak tek gen hastalıkları için yapılan özel genetik analizlerde:
- Hazırlık (setup) süreci gerekebilir.
- Aileye özel analiz planlanabilir.
- Laboratuvar süreci uzayabilir.
Bu nedenle bazı durumlarda sonuçların çıkması 4-5 ayı bulabilmektedir.
Soru:
43 yaşındayım. Endometriozis nedeniyle transfer öncesi baskılama tedavisi önerildi. Bir aylık tedavi yeterli midir?
Cevap:
Bu sorunun yanıtı hastalığın yaygınlığına bağlıdır.
Özellikle:
- Endometriozis,
- Adenomyozis,
- Rahim kas tabakasındaki tutulum düzeyi
değerlendirilmelidir.
Bazı hastalarda bir aylık baskılama yeterli olurken, bazı hastalarda 2-3 aylık tedavi gerekebilir.
Bu karar ancak hastayı takip eden hekim tarafından görüntüleme bulguları ve klinik durum birlikte değerlendirilerek verilebilir.
Soru – Cevap Bölümü
Soru:
40 yaşındayım. AMH değerim 0.3. Genetik incelemeye gönderilen 5. ve 6. gün embriyolarım var. Sağlıklı embriyo gelme olasılığı nedir?
Cevap:
40 yaş sonrasında embriyolarda kromozomal bozukluk görülme sıklığı artmaktadır.
Bu nedenle genetik incelemeye gönderilen embriyolarda:
- Tüm embriyolar sağlıksız gelebilir,
- Bir veya birkaç embriyo sağlıklı gelebilir,
- Beklenenden daha iyi sonuçlar da elde edilebilir.
İstatistiksel olarak dört embriyodan birinin genetik olarak normal gelmesi beklenebilir. Ancak kesin sonuç ancak genetik analiz tamamlandıktan sonra öğrenilebilir.
Soru:
23 haftalık ikiz gebeliğimi kaybettim. Gebelik sırasında tansiyon yükseldi. Bu kaybın nedeni miyom olabilir mi?
Cevap:
Bu klinik tabloda gebelik kaybının en olası nedeni miyom değil, gebelik hipertansiyonu (preeklampsi) olarak görünmektedir.
Özellikle:
- Gebeliğin 20. haftasından sonra başlayan tansiyon yüksekliği,
- Bebeklerin gelişme geriliği göstermesi,
- İkiz gebelik varlığı
preeklampsi lehine bulgulardır.
Bir sonraki gebelik öncesinde:
- Kilo fazlası varsa verilmelidir.
- Hipertansiyon kontrol altına alınmalıdır.
- Gerekirse antihipertansif tedavi başlanmalıdır.
- Miyomun rahim boşluğunu etkileyip etkilemediği değerlendirilmelidir.
Ayrıca ikiz gebeliklerde hipertansiyon ve erken doğum riski arttığı için sonraki denemelerde tek embriyo transferi seçeneği değerlendirilebilir.
Soru:
AMH değerim 2.72. Ultrasonda polikistik over düşünüldü. Corpus luteum görülmesi yumurtalarımın kalitesiz olduğunu gösterir mi?
Cevap:
Hayır.
Corpus luteum görülmesi yumurtlamanın gerçekleştiğini gösteren normal bir bulgudur.
Ultrason ile:
- Yumurtlama olup olmadığı anlaşılabilir,
- Folikül sayısı değerlendirilebilir,
ancak yumurta kalitesi değerlendirilemez.
Yumurta kalitesi ancak:
- Tüp bebek tedavisi sırasında,
- Toplanan yumurtaların laboratuvar değerlendirmesinde,
- Embriyo gelişim sürecinde
hakkında fikir verebilir.
Düzenli adet gören ve yumurtlayan bir hastada yalnızca corpus luteum görülmesi olumsuz bir bulgu değildir.
Soru:
38 yaşındayım. AMH değerim 0.2. İki tüp bebek denemesinde iki yumurta toplandı ve bir embriyo 5. güne ulaştı ancak genetik olarak anormal bulundu. Artık yoruldum. Kendiliğinden gebelik oluşabilir mi?
Cevap:
Eğer gebeliği engelleyen başka bir faktör yoksa doğal gebelik mümkündür.
Düşük rezervli hastalarda da:
- Yumurtlama devam ediyorsa,
- Embriyo gelişimi gerçekleşebiliyorsa,
doğal gebelik ihtimali tamamen ortadan kalkmış değildir.
Daha önce genetik olarak anormal embriyo elde edilmiş olması, bundan sonra oluşacak tüm embriyoların da anormal olacağı anlamına gelmez.
Her yumurta ve her embriyo bağımsız olarak değerlendirilmelidir.
Soru:
Transfer öncesinde progesteron değeri kaç olmalıdır?
Cevap:
Progesteron değerlendirmesi transfer protokolüne göre değişmektedir.
Doğal Döngü Transferlerinde
Transfer günü progesteron düzeyinin genellikle 9-10 ng/mL ve üzerinde olması beklenmektedir.
Bununla birlikte klinik gözlemler ve bazı çalışmalar, doğal döngülerde progesteron düzeyinin farklı aralıklarda olmasının gebelik oranlarını belirgin şekilde değiştirmediğini göstermektedir.
Hormonlu Transfer Sikluslarında
Hormon replasman tedavisi ile yapılan transferlerde düşük progesteron seviyeleri gebelik başarısını olumsuz etkileyebilmektedir.
Bu nedenle progesteron değerlendirmesi her hasta için kullanılan protokole göre yapılmalıdır.
Soru:
- gün ve 6. gün embriyolarım var. Transfer için hangisi tercih edilmelidir?
Cevap:
Kalite eşitse öncelik genellikle 5. gün embriyolarına verilir.
Ancak:
- İyi kalite 6. gün embriyolarının transfer başarısı da oldukça yüksektir.
- gün embriyoları yalnızca biraz daha geç gelişmiş embriyolardır.
- Transfer sıralaması çoğunlukla embriyo kalitesine göre yapılır.
Dolayısıyla kaliteli bir 6. gün embriyosunun gebelik potansiyeli yüksektir.
Soru:
35 yaşındayım. Altı adet iyi kalite embriyom genetik incelemeye gönderildi. Sağlıklı embriyo gelme ihtimali nedir?
Cevap:
35 yaş grubunda embriyoların önemli bir kısmının genetik olarak normal olması beklenmektedir.
İstatistiksel olarak:
- Her iki veya üç embriyodan birinin sağlıklı olması mümkündür.
- Altı iyi kalite embriyodan en az bir sağlıklı embriyo elde edilmesi beklenen bir durumdur.
Ancak embriyo genetiği olasılıksal bir süreçtir ve kesin sonuç ancak analiz sonrasında ortaya çıkar.
Soru:
Transfer öncesi verilen E vitamini kullanımına devam edilmeli midir?
Cevap:
Tedavi planı içerisinde önerilmişse E vitamini kullanımına devam edilebilir.
Özellikle yeni tedavi planlanıyorsa 1-2 aylık destek tedavisi sonrasında yeni siklusa başlanması uygun olabilir.
Soru:
Adet gecikmesi yaşadım. Beta-hCG değerim 8.5 çıktı ancak sonrasında adet oldum. Bu değer gebelik anlamına gelir mi?
Cevap:
Hayır.
8.5 mIU/mL düzeyindeki beta-hCG değeri tek başına klinik gebelik tanısı koydurmaz.
Özellikle sonrasında adet kanaması başlamışsa bu durum genellikle devam eden bir gebelik olarak değerlendirilmez.
Soru:
48 yaşındayım ve yılda yalnızca iki kez adet görüyorum. Kendi yumurtalarımla tüp bebek şansım var mı?
Cevap:
Bu tablo menopozal geçiş dönemini düşündürmektedir.
Yılda birkaç kez adet gören ve yumurtalık rezervi ileri derecede tükenmiş hastalarda kendi yumurtalarıyla tüp bebek başarısı son derece düşüktür.
Bu nedenle bu hasta grubunda tedavi seçenekleri oldukça sınırlıdır.
Soru:
Gebelik kaybı yaşamama neden olan hipertansiyon önceden tedavi edilip daha sonra tüp bebek yapılabilir mi?
Cevap:
Evet.
Gebelik öncesinde hipertansiyonun kontrol altına alınması son derece önemlidir.
Yüksek tansiyon:
- Rahme giden kan akımını azaltabilir,
- Plasental dolaşımı bozabilir,
- Bebek gelişimini olumsuz etkileyebilir.
Bu nedenle öncelikle hipertansiyon tedavisi düzenlenmeli, ardından yeni gebelik planlanmalıdır.
Soru:
İyi kalite 5. gün embriyom transfer edildi ancak tutunmadı. Bunun nedeni ne olabilir?
Cevap:
Embriyo tutunmamasının birçok nedeni olabilir.
Bunlar arasında:
- Embriyonun kromozomal olarak sağlıksız olması,
- Rahim ile embriyo arasındaki zamanlama uyumsuzluğu,
- Rahim içi patolojiler,
- Henüz tanımlanamamış biyolojik faktörler
yer alabilir.
Ayrıca unutulmamalıdır ki en kaliteli embriyolarda bile gebelik oranı %100 değildir.
Genetik olarak incelenmiş embriyolarda bile başarı oranları yaklaşık %70-75 seviyelerine ulaşmakta, ancak hiçbir zaman %100 olmamaktadır.
Soru:
Embriyo genetik incelemesi nasıl yapılır? Embriyoya zarar verir mi?
Cevap:
Genetik inceleme sırasında embriyodan birkaç hücre alınmaktadır.
Bu işlem:
- Embriyonun dış tabakasından (trofoektoderm),
- Plasentayı oluşturacak hücrelerden
gerçekleştirilmektedir.
Embriyoyu oluşturacak iç hücre kitlesine müdahale edilmez.
Kaliteli blastokistlerde alınan 7-8 hücre ile kromozom analizi yapılır.
İyi kalite embriyolarda biyopsiye bağlı zarar riski oldukça düşüktür. Ancak düşük kaliteli embriyolarda biyopsi sonrasında gelişimin olumsuz etkilenme ihtimali daha yüksek olabilir.
Soru:
Genetik test sonuçlarının çıkması dört aydan uzun sürebilir mi?
Cevap:
Eğer yalnızca kromozom analizi yapılıyorsa sonuçlar genellikle birkaç hafta içerisinde çıkmaktadır.
Ancak tek gen hastalıkları için yapılan özel genetik analizlerde:
- Hazırlık (setup) süreci gerekebilir.
- Aileye özel analiz planlanabilir.
- Laboratuvar süreci uzayabilir.
Bu nedenle bazı durumlarda sonuçların çıkması 4-5 ayı bulabilmektedir.
Soru:
43 yaşındayım. Endometriozis nedeniyle transfer öncesi baskılama tedavisi önerildi. Bir aylık tedavi yeterli midir?
Cevap:
Bu sorunun yanıtı hastalığın yaygınlığına bağlıdır.
Özellikle:
- Endometriozis,
- Adenomyozis,
- Rahim kas tabakasındaki tutulum düzeyi
değerlendirilmelidir.
Bazı hastalarda bir aylık baskılama yeterli olurken, bazı hastalarda 2-3 aylık tedavi gerekebilir.
Bu karar ancak hastayı takip eden hekim tarafından görüntüleme bulguları ve klinik durum birlikte değerlendirilerek verilebilir.
Vermiş olduğu değerli bilgiler için Prof.Dr.Nadiye Köroğlu na teşekkür ederiz.
**********










