Tüp Bebek  


Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği – Tüp Bebek

Kanser Tedavisi ve Kısırlık

Kanser Tedavisi ve Kısırlık

Kanser tedavi sonrasında kısırlık riskini belirleyen kimi etmenler vardır:

Hastanın yaşı:Yaş ilerledikçe tabii olarak yumurtalık rezervi de azalma göstermektedir. Mesela yenidoğan bir kız çocuğunun yumurtalıklarında 1 milyon yumurta hücresi varken, buluğ çağına girdiğinde bu sayı 300 bine düşer. 35 yaşında takriben 35 bine iner. Nihayet menopoza girdiğinde yaklaşık bin adet yumurta hücresi kalır ve hiçbir şekilde büyüme göstermezler.

Genç yaşta ve rezervi daha fazla olan bir hastanın yumurtalık dokusunda kemoterapi tedavisi sonrası yumurta kalma ihtimali ileri yaşta ve rezervi daha az olan bir hastayla mukayese ettiğimizde  daha fazla olacaktır. Başka bir deyişle hasta ne kadar genç ise tedavi sonrası erken menopoz ve kısırlık riskide de o oranda az olacaktır. Mesela 30 yaşının altındaki bir meme kanseri hastası 6 kür siklofosfamid içeren CMF kemoterapisi aldığında menopoz rizikosu %0 iken 30 – 40 yaş arası bu risk % 10′a çıkmaktadır. Aynı kemoterapiyi yaşı 40 – 50 arasında olan bir kadın alırsa tedavi sonrası menopoza girme riski %80′dir.

Unutulmamalıdır ki genel olarak hastanın yaşı olası yumurtalık rezervi ile ilgili fikir verse de kronolojik yaş ile over yaşı her vakit aynı olmayabilir. Mesela 25 yaşında olan genç bir hastanın rezervi 30 yaşında olan bir hastanın rezervinden daha az olabilir. Ailesel, kalıtsal ve etrafsal etkenler elbette bu vaziyetin oluşmasından kısmen sorumludur.

Bu nedenledir ki yumurtalık rezervini belirleyici testlere ihtiyaç vardır. Yumurtalık rezervinizi kanda bir takım hormonlara bakarak ve ultrasonografide yumurtalıklarınıza büyümekte olan yumurtaları (antralfolikül) sayarak belirliyoruz. Kanda adetinizin 2. veya 3. günü FSH (folikülstimulan hormon) isimli hormona veya adetinizin rastgele bir gününde antimülleryen hormon (AMH) düzeyine bakıyoruz. Normal rezervli bir hastada yumurtalıkta 4 – 5 antralfolikül bulunmalı; FSH hormonun düzeyi  10 IU/mL; AMH 2-6 ng/mL arasında olmalıdır.

Tedavinin şekli ve müddeti: Kanser tedavisi sonrası, kısırlık riskini belirleyici bir diğer etmendir. Çok toksik olmayan tedaviler uzun müddet verilirse de kısırlığa sebep olabilirler. Radyoterapi tek doz yerine bölünmüş (fraksiyone) dozlarda verildiğinde veya yumurtalıklara yakın bölgeler ışına maruz kaldığında kısırlık riski daha fazla olacaktır.

Kanser tedavisine bağlı kısırlıktan nasıl korunabilirsiniz?

İlk olarak tedaviniz için tasarlanan kemoterapi veya radyoterapinin dozları ve tedavinin ne kadar süreceği belirlenir. Hemen arkasından bu konuda uzman olan bir hekim, o tedavi sonrası kısırlık ve üreme yeteneğinizie alakalı olumsuzlukların neler olduğu konusunda size detaylı bilgi verecektir.

 

Yumurta dondurma ile ilgili ÇİDER Danışma Formunu doldurabilirsiniz.

 

[iphorm id=”25″ name=”Yumurta Dondurma ile ilgili ÇİDER Formu “]

 

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ