Uzun bir savaştı benimki.. Hem Yaşamla Hem de Bebek Konusunda.. | Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği - Tüp Bebek
Tüp Bebek  

Uzun bir savaştı benimki.. Hem Yaşamla Hem de Bebek Konusunda..

Uzun bir savaştı benimki.. Hem Yaşamla Hem de Bebek Konusunda..

Merhaba arkadaşlar,

Ben bu sitenin bir yıllık üyesiyim ve 35 yaşındayım. Yıllar önce 20 yaşında kabuslarla dolu bir evlilik içinde ilk oğlumu kucağıma aldım. Evliliğimde içkiden kumara, esrardan dayak ve hakarete, açlıktan tokluğa v.s her türlü sorun vardı. Buna ancak dört yıl dayanabildim. Dayanmamın en büyük nedeni öncelikle oğlumdu. Onu babasız büyütmek istemiyor ve düzelecek diye kendi kendimi kandırıyordum. Zaman su gibi geçip gidiyordu ve benim eski eşim çalışmıyor bizi aç bırakıyordu. Günlerce çocuğumun başında sütümüz yok, doktora gidemiyoruz diye ağladığımı biliyorum.. Kendi sütümle bebeğimi doyurmaya çalışıyordum. Dört kere eşimi terk etmiş ve her seferinde ona yeni bir şans tanıyarak, belki düzelmiştir diyerek geri dönüyordum.. ve her seferinde yeniden ev kurmak çok zor oluyordu, çünkü eşyaları bile satıp kumara veriyordu…

Son ayrılıkta artık kendimi kandırmaktan vazgeçmeyi başardım. Onunla beraber olduğum sürece onun bebeğime de kötü bir örnek olacağını anlamış oldum. Öyle bir babası olmasındansa olmaması daha iyiydi çünkü oğlu için güzel bir gelecek düşünmüyordu, ona verebileceği güzel doğru bir yaşam yoktu ve bütün korkularımı yenerek onu terkettim. Annemle beraber yaşamaya başladık. Babam yoktu evimiz üç katlı altta ağabeyim üstte kardeşim ve ortada annemle ben vardık. Ayrılıp da ana baba evine dönmek de çok zordu. Annenin evladına her bir lafında alınma, gücenme, az verdin çok aldın, çeşitli tartışmalar v.s bir sürü sorunla karsılaşıyor insan. İlk olarak kendime bir iş buldum, mesleğim vardı ve geçerli güzel bir meslekti. Ama gel gelelim evladıma bakacak kimsem yoktu. Sağolsun patron oğlumu da kabul etti ve karda kışta evladımı sarıp sarmalayıp sabahın erken saatlerinde yollara düşüp işime gidiyordum ve akşam da en geç ancak dokuzda evime yetişebiliyordum. Bir yıl böyle geldi geçti. Eşim her şekilde beni yeniden iknaya çalışıp geri dönmemi sağlamaya çalışıyordu ama imkansızdı. Sonunda kendine göre bir yöntem bulup beni korkutmaya çalışarak evimi silahla tarayıp kapıma molotof kokteyller atıyor benzin döküp ateşe veriyordu.. O patlamalarla nasıl korkular içerisinde uyandığımı asla unutamam. Bir gece saat 11 civarları yine aynı olayı yapmıştı ki oğlum tam camın önündeki çekyatta uzanıyordu eğer oturuyor olsa kurşun direk kafasına girecekti.. Bu korkuyu da asla unutamam evde odadan mutfağa gitmeye korkar olmuştuk ama yılmayacaktım.. Sonunda yakalandı ve içeriye atıldı şükür.. Tabi bu böyle sınırlı kalmadı.. Daha fazla detaylara girmeyeceğim, çok fazla uzatmak istemiyorum.

Yıllar böyle geldi geçti, annem emekli oldu, işi bıraktı ve evde oturmaya başladı. Bu arada oğlum da büyüdü, 4.sınıfa gidiyordu. Ayrıldığımda oğlum 4 yaşında idi.. 8 yıl böyle yalnızlık içinde çalışıp oğluma bakarak onu en güzel şekilde yetiştirmeye çalışarak geldi geçti.. ve en güzel şekilde hiç bir şeyden mahrum kalmadan, oğlum yetişti büyüdü. Bir gün tatil dönüşü bana bilgisayar istediğini söyledi, ona bir bilgisayar aldım bir akşam bir arkadaşımın da ısrarı ile İnternet girdik ve şimdiki eşimle tanıştık. Eşim Almandı. Benim okuldan kalma İngilizcem vardı, o da İngilizce biliyordu. Bu şekilde anlaşarak 6 ay kadar kameradan internette sürekli konuşup anlaştık ve sonra İstanbul geldi, düşünmeme fazla gerek yoktu onu seviyordum ve kaybecek hiç birşeyim de yoktu… Evlendik. Eşim iki hafta sonra geri döndü ve ben üç ay daha Türkiye’de bekledim. Daha internette konuşurken bile esimle bebekler hakkında anlaşmıştık. İki çocuk istiyorduk, biri erkek biri kız inşallah tabi.. Öyle mutluyduk ki bebeğimiz mutluluğumuza mutluluk katacaktı.

3 ay sonra ben de oğlumu erkek kardeşime emanet ederek Almanya’ya onunla yaşamaya gelmiştim. Bir yıl kadar sonra oğlumu da yanıma alacaktım. Eşim de oğlum da bebek çok istiyorlardı. Oğlum her telefonda anne bebek var mı diye soruyordu.

Daha ilk bir ayımda eşim hemen sormuştu regl oldun mu diye, o da dört gözle bekliyordu. Zaman geçiyordu ve ben her ay regl oluyordum bunu eşime her dediğimde eşimin gözlerindeki acı ifadeyi görüyordum… üzülüyordu ama bana da belli etmiyordu. Bir doktora gittik önce bir süre hapla tedavi edildim bu haplar sonucunda kist oluştu. Eşimin de spermlerinde yavaşlık vardı. Doktorum bu sperm sonucuna göre bizi tüp bebek doktoruna yöneltti. Gittik. Yeniden testler vsler yapıldı bütün bu aşamalar iki ay sürdü. Hsg çekildi her şey yapıldı.. İlk hormon testim adetimin orta dönemine gelmişti buna rağmen doktorum fsh hormonunun çok yüksek olduğunu söyledi ve bu şartlarda çocuk sahibi olamayacağımı erken menapoza girecegimi söyledi ki Almanca anlatıyordu bunları ama ben anlamıştım. Yumurtalıkların artık iyi çalışmadığını anlattı. Yine de son bir şans için reglin üçüncü günü gitmemi yeniden kan vermemi söyledi. O dönmelerde ben de internette araştırmalarıma başlamıştım ne ISCI’yi ne de aşılamayı bilmiyordum. Bu siteyi buldum, her dr sohbetine girip drlara sorular sordum, arkadaşlardan çok bilgiler edindim. Bitkilerden konuşulduğunu duydum. bitkisel bir internet  adresinde çeşitli araştırmalardan sonra ben de bitkisel çaylara başladım. Doktorla konuştuktan sonra menopoza gireceğimi duyunca kendimi tutamayıp hemen orda ağlamaya başlamıştım. Eşim de sok olmuştu ama önce beni teselli ediyordu. Doktorun yazıhanesinden nasıl çıktığımı bile hatırlamıyorum. Asansör yanına geldiğimizde artık hıçkırıklarımı bile tutamaz olmuştum çocuğum olmayacaktı ve menopoza girecektim kabustu bu benim için. Tam mutluluğu buldum derken yine bir sorun çıkmıştı. Kendimi bomboş hissediyordum. Gereksiz yaşıyormuş gibi görüyordum bir anda neler düşündüğüme kendim bile şaşıyordum, biraz sakinleşmem gerekti eşim bana süper destek oluyordu. Beni bebek için değil ben olduğum için sevdiğini anlatıyordu. Ama bir yanmanda onunda bir bebek istediğini çok iyi biliyordum. Olmuyor bir türlü sakinleşemiyordum. Sokak ortasında bile hıçkırıklarımı tutamıyordum durup bana sarılıyordu… Eve geldik ve siteye girdim en büyük morali burada aynı sorunu yaşayan arkadaşlarla konuşarak buluyordum.. Günlerce bu şekilde uyku hapı alarak uyudum.. Sonra ilk şoku atlatınca kendime acımaktan vazgeçtim çünkü çok daha kötü durumda olanlar vardı. Sitede yeterince bilgilenmiştim.. Son reglim 15 ocaktı, 17 ocakta yeniden kan vermiştim. Bu dönemlerde bitkisel çaylara ağırlık vermiştim spora yönelmiştim ve diyete girmiştim. Çocuk sorununu da artık kafamdan silmiştim olmuyordu yapabilecek başka bir şeyim yoktu.. Bir oğlum vardı. En azından anneliği bir kere tatmıştım ve oğlum 14 yasında idi. Bu da yeterdi, ya hiç olmayanlar ne yapsındı.. Oğlumu aradığımda bana yine sordu anne kardeş geliyor mu diye, ben de maalesef benim bebeğim olmuyor artık senin bebeklerini büyütürüz diyordum. Ocakta verdiğim kan tahlillerini öğrenmek ve son konuşmamızı yapıp bir karara varmak için yeniden doktora gittik.(3 şubat)

Doktor tahlillere bakıp evet daha önce de konuştuğumuz gibi fsh çok yüksek ve spermlerde de yavaşlık var dedi. Bu şekilde ISCI ile bile bana yardım edemeyeceklerini, bunun para kaybı olacağını en iyi yolun donar olacağını söyledi. Yumurtalarım da kaliteli değildi tabi. Bu habere hazırlıklı idim zaten önceden söylemişti çünkü. Yine de son bir kontrol edecekti ultrasonda baktı ve kistin kaybolduğunu söyledi. Artık karar bize kalmıştı. Dosyam kapanmıştı. Ya donar ya da bebek yok.. Bu sefer hafif bir üzüntü yaşamıştım.. ve kafamda bu konuyu bitirdim. Bebeğim olmayacaktı………………….

Adet siklusum her 21 günde bir gelirdi. 15 ocakta son reglimi olmuştum. 8 ya da 9 şubat gibi reglimi bekliyordum ama gelmedi.

Bu arada spora ve jimnastiğe devam ediyordum.. Kasıklarımda ve göğüslerimde tuhaf bir ağrı vardı.. Acaba olabilir miydim? Acaba hamile miydim? Ama yok ya olmaz, doktor hamile olamazsın demişti ya ihtimal veremiyordum. 13 şubat geldi yine bende regl yok.. Hayret bir şeydi bu benim için.. 14 şubat sevgililer günü sabah yataktan kalktım. Kasıklarım yine korkunç ağrıyordu. Özellikle sağ taraftaki ağrı çok korkunçtu, çaydanlık bile taşıyamıyordum.. Kahvaltımı yaptıktan sonra eşime ben doktora gideceğim dedim ve gittim. Direkt hastaneye gittim. Bir jinekolog doktora ihtiyacım var çok ağrım var dedim. Bana son reglimi sordular 15 ocaktı ama ben 10 ocak dedim:)) çünkü 15 ocak dersem bekle daha derlerdi bunu biliyordum. Hemen idrar istediler verdim, hemşire bana hamile olabilir misiniz diye sordu. Ben de durumu anlattım.. 5 dakika sonra hemşire tekrar gelip gerçekten hamilesiniz deyince gözyaşlarım bu sefer sevinçten akmaya başlamıştı.. Ama ağrı normal değildi. Yine de ultrasona aldılar kese bile görünmüştü mm idi.. Bu durumda ben tüp bebek doktoruna son gittiğimde hamileydim.. Ama bilinmesine imkan yoktu tabi. Derken bir kan testi onda da hamileyim tabi. Sevinçle hamilelik raporunu bir kutuya koyup eve geldim ve eşime güzel bir sevgililer günü hediyesi verdim. Okuduktan sonra bana sarılmış ve belki bir saat öyle ağlayarak kalmıştık.. bütün aileme o akşam haber vermiştim oğluma da bildirmiştim……………. çoooooooooooooooooooooookkk mutluyduk.

Bazı ufak tefek problemlerim oldu tabi hamilelikte 7.haftada kanama geçirdim bebeğimi kaybedeceğim diye çok korkmuştum iki gün hastanede yattım şükür bu kan bebekten gelmiyordu. Bunu öyle atlattım. 3.ayda Türkiye’ye geldim. Oğlumun yasal işlemlerini yaptım artık o da hep benimle olacaktı.. Türkiye’deki doktorumu da ziyaret edip durumu anlattığımda o da sok olmuş “Allah inancı mı?” demişti… Sonra oğlumu alıp Almanya’ya geri döndüm.. Artık bütün ailem bir araya gelmişti. Bir bebek yolda, oğlum yanımda eşimle de çok mutlu ve sorunsuzduk.. Ailemizin yeni ferdini bekliyorduk.

9 ay boyu bulantı yaşadım desem yeridir. Dr bana doğum için 22 ekim demişti ve bebek için de büyük demişti. 22 ekim öğleden sonra sancılarım tuttu ama rahimde açılma olmadı, epiduralla devam edildi ama hem bebeğin hem benim durumumuz fenalaştı kalp sesi gitti beni de baygınlık aldı ne oldu anlayamadım ama o makinenin bağırtılarını duyunca çok korktuğumu ve tir titrediğimi biliyorum tabi eşim yine yanımda ve bana destek oluyordu. Drlar geldi bir anda ve çok acil bir şekilde sezeryana alındım. 10 dakika içinde dünyayla ilişkim kesilmişti ve uyandığımda ilk sorum bebeğim nasıl sağlıklı mı ve sonraki de cooooook ağrım var oldu.

Bebeğin yanına çıkarıldığımda hemen ona baktım ellerini indirip kaldırıyor boncuk gözleri ile bana bakıyordu, herhalde annesini tanımıştı. Önce babasına gitmişti tabi:)) 1.5 buçuk saat babayla baş başa kalmışlar. Havlularla sarılı bir şekilde yanıma verdiler. Allah’ım o anı herkese yaşatsın inşallah. Onu kollarıma alınca bütün acıları unutmuştum. Eşim de çok mutluydu. Bir oğlu vardı artık. Ama benim oğlumu da ayırmıyordu, çok iyi anlaşıyorlardı.. gerek sancı çekerken gerekse sezeryandan sonra bütün arkadaşlara bu duyguları yaşamaları için dua ettim. Oğlumu kucağıma aldığımda onunla konuştum. Minik meleklere onları bekleyen ailelerini anlattım. Bir hafta hastanede kaldık ve çıktık evimize geldik. Yeni yaşama başladık

Bütün ailem ve evlatlarım bir arada mutlu ve huzurlu idik. Çekilen bütün acılar bitmişti… Şimdi yepyeni bir yaşam vardı. İki oğlum ve ailemle güzel bir gelecek ve onlara iyi bir yaşam hazırlamak. Onları en güzel şekilde yetiştirmek için çalışacaktık.. ve bence dünyanın en güzel uğraşısı …..

İşte böyle arkadaşlar, bu da benim hikayem, uzun bir savaştı benimki hem yaşamla hem de bebek konusunda.. ama şükürler olsun oğlum şimdi 5 haftalık mışıl mışıl uyuyor teyzeleri ve amcaları…ellerinizden öper..

BEN DE HERKESE ALLAH’TAN MELEKLERİNE KAVUŞMALARINI DİLİYORUM.

www.cocukistiyorum.com‘a ve çalışanlarına sonsuz teşekkürler ediyorum sayenizde moral buldum sayenizde bilgi edindim ve dostluklar kurdum çok teşekkür ediyorum hepinize.

Rai

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ