Tüp bebek başarı hikayesi ; Mucizenin adı sabır, inanç, tevekkül… | Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği - Tüp Bebek
Tüp Bebek  

Tüp bebek başarı hikayesi ; Mucizenin adı sabır, inanç, tevekkül…

Tüp bebek başarı hikayesi ; Mucizenin adı sabır, inanç, tevekkül…

Merhaba;
Yazacak o kadar çok şey var ki nereden nasıl başlasam bilmiyorum ama olabildiğince yaşadıklarımı anlatıp umut olmak isterim.
31 yaşındayım,7 yıllık evliyim. Evliliğin ilk yıllarında çocuk istemedik, bulunduğumuz yer mahrumiyet bölgesiydi (görev icabı).Biz çocuk istediğimizde  de Rabbim nasip etmedi.
2013 yılında kendi çabalarımızla çocuk sahibi olamayınca ve çevrenin de baskı kurmasıyla herkesten gizleyerek tedaviye başladık.Esimle benim aramdaki sırdı bu….Biz mücadele ettikçe çevreden “Niye çocuğunuz olmadı, çocuk yapsana, kaç yıllık evlisiniz hala çocuğunuz olmadı, herkesin çocuğu oldu,çocuğunuz olmuyorsa ÇOCUK ESIRGEME KURUMUNDAN EVLATLIK ALIN, çocuğuma bir şey olursa senin gözünden bilirim (hamile olanlar),  Allah benim dualarımı kabul etti bak hamileyim” gibi akrabaların sözlü tacizlerine maruz kaldık. Artık hamile haberi duyduğumda dudaklarım titriyor, gözlerim anlamsızca doluyordu.
Çocuk lafı duymak istemiyordum, ne kadar soranlara çocuk düşünmüyordu artık kapattık o defteri desek de gizliden gizliden yine koşuyorduk hastaneye..

4 yıl boyunca bitmek tükenmek bilmeyen umut ve inançla tedaviye devam ettik ve sonuçlar hep hüsranla sonuçlandı. Artık doktorum isterseniz doktor değiştirin ya da başka hastaneye gidin demeye başladı. Yine de bırakmadım doktorumu,neticede kaç yıldır vücudumu takip ediyordu, başka doktora gitsek her şey sil bastan olacaktı ve bu da maddi ve manevi yeni bir yıpranma serüveni demek oluyordu.
Sorun bendeydi hem yavaş çalışan troid, hem de polikistikover vardı. Artık psikolojim bozulmuştu; olur olmaz her şeye sinirleniyor, durduk yere ağlıyor, hiçbişey yapmak istemiyor, bazen de halüsilasyonlar görüyordum. Yasadıklarım hiç kolay değild …
4 kere aşılama  (1 tanesinde boş gebelik yaşadım ve kürtaj oldum),4 kere tüp bebek denemesinin de sonucları negatifti. Evde yapılan testlerde ömrüm boyunca çift çizgiyi göremeyeceğimi ,BHGC de 0 rakamının üstüne çıkamayacağımı kabullenmiştim.
Doktorum her seferinde embriyo transfer ederken bu sefer olur İnşallah deyip sonuç negatif çıkınca bu sefer de olmadı demesiyle nutkum tutuluyordu ve her şey tekrar başlıyordu.
İnatla vazgeçmeden ara vermeden tekrar tekrar deli gibi deniyordum, olmuyorsa tüm haklarım bitsin bir daha denemeye,yıkılmaya fırsat kalsın istemiyordum.
Tamamen kapatmak istiyordum bu konuyu. Her hastaneye gidişi korku ve endişe içinde ağlayarak oluyordu.
Devletten yararlanabileceğiniz son hakkımız kalmıştı . Yine düştük yollara…Ama gitmemek için çok yalvardım eşime “Olmayacak yine yıkım yaşayacağım ..” dedim.

Doktorum kararı bana bıraktı “Neyse” dedim “Deneyelim ,belki basitse bu sefer olur diye.

Her şey tekrar başladı iğneler, ilaçlar ve yumurtalar fazla büyüdüler, doz düşürüldü bu sefer çok fazla yumurta oluştu ve hepsi aynı anda küçülünce tedaviye ara verme kararı aldı doktorum 2 ay rahat ol kafanı topla geri gel dedi. Ama ben değil 2 ay tam 1 yıl sonra gitme kararı aldım. O kadar yıpranmıştım ki hem ilaçlardan aldığım kilo, hem tiroidin vermiş olduğu kilo birde kendimi iyice salmıştım, hiçbir sey den zevk almıyordum , hayat enerjim tükenmişti, umutlarım yok olmuştu.
Bir gün sabah namazında “Allahım anne olmadan canımı alma” diye çok yalvardım.
Artık ben ben değildim, gözüm çok kararmıştı, kafayı yemek üzereydim, eşim ısrar ediyordu psikolojik destek alalım yine bizi  sırrımız olsun diyordu ama reddediyordum.
30 yaşıma girdiğim Mart ayında dileğim sadece” Eski halime dönebilmek,enerjimi,neşemi geri kazanabilmek” olmuştu. İçimden geçirdiğim tek şey “30 yaşında bugüne kadar ertelediğim her şeyi yapacağım, hiçbir şeyi kafama takmadan hayatımı yaş ayıp bu yaştan mutlu ineceğim, ağlamayacağım” diye kendime söz verdim.her moralim bozulduğunda aklıma bu sırrı getirdim:
“BU YAŞTAN MUTLU AYRILACAGIM”.öncelikle kendimle başladım, kilo vermem gerekti, diyet yapmalıydım başladım diyete,eskisi gibi kitaplara gömülüp unutacaktım her şeyi,kitap okuma isi de tamamdı.evden uzaklaşmak için kurslara yazıldım, kendimi unutmak yeni çevrelere açılmak iyi gelecekti ve her şeyi unutturacaktı.Nitekim öyle de oldu. Her bir adımı büyük titizlikle uyguladım. 7 ay boyunca hayatımda hızla değişiklikler oldu,kilo verdikçe mutlu oldum, kendime olan güvenim yerine geldi.

Her spor yapmaya üşendiğim de “kendin için” diyordum. 7 ay boyunca çikolata bile yemeden diyete devam edip 15 kilo verdim. Her gören şaşırıyordu ama ben mutlu oluyordum. İstediğim gibi gezdim, eğlendim. “Çocuk fikri “tamamen aklımdan çıkmıştı ta ki eşimin “tedaviye gidelim mi artik zamanı gelmedi mi “demesiyle başladı.
Yine düştük yollara ve gittik doktora.Doktorum,hemşireler  beni görünce çok şaşırdı.Değişim güzel şeydi ve mutluluk veriyordu insana. Yeniden son hakkımızı denemek üzere başladık ama bu sefer “Olmazsa dünyanın sonu değil ya “diyerek gittim.
Her hastaneye gidişlerde o kadar mutlu gidiyordum ki sanki partiye gider gibi embriyolar transfer edildi ve 15 günlük bekleme sürecine girdik. Diğer denemelerde hiçbir şey yapmıyor sadece odaklanıyordum embriyo tutunsun diye ama bu sefer kursuma da devam ettim, kitap da okudum,diyetimi ve yürüyüşümü de yaptım.
Beklenen günün 1 gün öncesi akşamında eşim acilden tahlil yaptıralım eğer sen sabah yaptırırsan ve negatif çıkarsa yanında olamam ama şimdi negatif çıkarsa oturur birlikte ağlarız yine dedi ve biz acile gittik kan verdik. Birbirimize söz verdik olmazsa nasip değilmiş üzülmek yok diye.

Eşim beni eve bırakıp sonucu almaya gideceği zaman ben gizlice internet üzerinden sonuca baktım sıfır yazıyordu ve duraklarım titredi.”o an sayfa yenilendi kendiliğinden ve ekranda birden “185 “yazdı. O an sevinçten ne yapacağımı bilemedim ve eşimle sarılıp hıçkırarak ağladık.Esim hemen  hastaneye sonucu almaya gitti oradaki doktorlara sarılıp ağlamış, herkes alkışlamış esimi. 1- 2 gün sonra tekrar kan tahlili yapıldı ve her şey yolundaydı değerler yükseliyordu, şükür dolu günler geçiyordu. Kalp atışını duyduğunda çok ağladım inanamadım kendi bedenimde yıllarca hasretini kurduğum hayalim gerçekleşmişti..

Düşük tehlikesi,kanama,gebelik şekeri derken 35 hafta boyunca her anım şükürler ve benim gibi hastanelerde  umut arayan tanıdığım tanımadığım  çocuğu olmayan herkese dua etmekle geçti. Ve çok şükür Rabbime 10 gün önce bebeğimi kucağıma aldım ve hala inanmıyoruz eşimle ..Mucizenin adı sabır, inanç, tevekkül… dilerim hepiniz bir gün meleklerinize kavuşursunuz pes etmeyin ve yolunda gitmeyen şeyleri değiştirmekle işe başlayın.

Duam sizlerle ..

Sevgilerle..

 

 

Z.A..

 

 

Diğer tüp bebek hikayelerini okumak için burayı tıklayın

 

 

 

Tüp bebek tedavileriniz için Çocuk İstiyorum Formu ile bize ulaşabilir daha uygun fiyatlarla tedavi olabilirsiniz.

 
  •   
 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ