Aktif KonularAktif Konular  Forumu AraArama  YardımYardım
  GirişGiriş
Google
 
 
AZOSPERMLE SAVAŞ (Kilitli Forum Kilitli Forum)
 Çocuk İstiyorum Forumu : AZOSPERMLE SAVAŞ
Konu Konu: BİLGİ PAYLAŞIMI ..BİZİM SAVAŞIMIZ Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Mesaj << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
bebekcan
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 09-Mart-2006
Gönderilenler: 752
Gönderen: 02-Kasım-2006 Saat 18:38 | Kayıtlı IP Alıntı bebekcan

ERKEKLERDE KISIRLIK SORUNU VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ        &n bsp;         &n bsp;         &n bsp;         

Çiftlerin yaklaşık %15'inde görülen çocuk sahibi olabilme sorununda, sadece erkeğe bağlı faktörler %20 olup, ayrıca yaklaşık %40 vakada da erkekteki sorun, çiftin çocuğunun olmamasına katkıda bulunmaktadır.. Böylelikle, çocuk sahibi olmakta zorluk yaşayan çiftlerin % 50-60'ında, erkekteki bir sorunun kısmen de olsa sebepler arasında yer aldığı söylenebilir. Erkekte kısırlıkla ilgili sorunlar, çok büyük bir çoğunlukla yapılan sperm tahlilinden anlaşılabilirse de, bazı durumlarda özel tetkikler gerekebilir.

Yukarıdaki oranlar göz önünde bulundurulduğunda çocuk sahibi olmakta zorlanan her çiftin erkeğinin, eşi ile eş zamanlı olarak bir Ürolog-Androlog tarafından değerlendirilmesi gerekliliği açıkça ortaya çıkar. Erkek kısırlığına, bazıları ilaç veya ameliyatla tedavi edilebilen, bazıları tedavi edilemeyen, bazıları ise tanımlanamayan çok değişik etkenler sebep olabilmektedir. Tedaviler sonucu birçok erkeğin sorunu giderilerek normal cinsel ilişki ile çocuk sahibi olmaları sağlanabilmektedir. Tedavisi olmayan durumların saptanması halinde ise, çift gereksiz tedavilerin ekonomik yükü ve stresinden kurtarılabilir.
Erkek kısırlığı, bazı hallerde altta yatan ve hayatı tehdit eden ağır bir hastalığın da ilk bulgusu olabilir.

Genetik sorunlardan kaynaklanan kısırlık vakalarında, tüp bebek uygulamaları sonucu elde edilecek çocuğun sağlığını etkileyecek genetik anomaliler de saptanabilir. Kısırlık açısından erkeğin değerlendirilmesi, ilk aşamada Ürolog-Androlog ile yapılan bir görüşme ve doğru şartlarda verilerek, W.H.O. ( Dünya Sağlık Örgütü ) kriterlerinde değerlendirilen iki adet spermiogram tetkiki ile başlatılır. Ülkemizde birçok alanda olduğu gibi, laboratuar tetkiklerinde ve özellikle Androloji alanındaki tetkiklerde de büyük bir çoğunlukla belirli standartların uygulanmaması, incelemenin kalite kontrol altında yapılmaması, uygun olmayan şartlarda verilen spermin doğru protokollerle değerlendirilmemesi yapılan kısırlık tetkiklerinin önemli oranda yanıltıcı sonuçlar vermesine sebep olmaktadır.

Bu ilk basamak değerlendirmede gerek görüşme, gerekse muayene veya sperm testinde sorun belirlenmesi halinde daha detaylı tetkiklere geçilecektir. Bu tetkikler spermle yapılan daha detaylı tetkikler, hormon analizleri, ultrasonografi ve bazı diğer radyolojik ve genetik testler olabilir. Yapılan tetkiklerin tamamlanması sonucu erkeğin sperm sayı, hareketlilik ve kalitesini arttırarak, dölleme kapasitesini yükseltecek tedavilere geçilir. Bu aşamada, eşin tetkiklerini yapan Jinekolog ile konsülte edilerek çiftin en kolay, ekonomik ve doğal yoldan çocuk sahibi olabilmesi için uygulanacak tedavi basamakları saptanır.

Kısırlık sorunu olan erkeklerin bir kısmı, eksikliği saptanan hormonların yerine konması veya ilaç tedavisi ile uygun hormonal yapısı olan hastalarda sperm üretiminin arttırılması ile tedavi edilebilir. Sperm tahlilinde hiç sperm hücresine rastlanmayan hastalar detaylı tetkikler ile değerlendirilerek testislerde sperm üretimi olup olmadığı veya spermin geçtiği kanallarda tıkanıklık varlığı araştırılır. Testislerinde sperm üretimi olduğu halde, spermiogram tetkiklerinde hiç sperm hücresine rastlanmayan hastaların birçoğunun özel mikrocerrahi veya endoskopik yöntemlerle tedavi edilerek normal cinsel ilişki yolu ile çocuk sahibi olmaları sağlanabilir. Ayrıca toplumdaki erkeklerin %15'inde ve kısırlık tanısı ile müracaat eden erkeklerin %40'ında saptanan varikosel ( testis damarlarında genişleme, varisleşme ), sperm üretimini bozan en önemli etkenlerden biridir. Varikosel, testislerde ısı artışı ve toplardamarlardaki kullanılmış kanın testise geri akımı sonrası testis içi mikro-dolaşımı etkileyerek sperm üretimini bozar.

Değişik ağırlık derecelerinde görülebilen varikoselin, tanısı muayene ile ve çeşitli radyolojik tetkiklerle konulabilir. Bu konuda uzman bir kişinin muayenesi ile saptanmayan sadece doppler ultrasonografi ile gösterilen varikoselin ameliyatının herhangi bir faydasının olmadığı gösterilmiştir. Bazen ağrı sebebi de olabilen varikosel, genelde bir sağlık sorunu olmayıp sadece çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerde saptandığı takdirde önem taşır. Ergenlik çağında başlayan varikosel testislerin gelişmesine de engel olabilir, bir an önce tedavisi gereklidir. Varikosel, sperm üretimine olan etkisini yıllar içerisinde gösterir. Ülkemizdeki gibi erkeklerin genç yaşta evlenmesi halinde varikoselden çok fazla etkilenmeden bir çocuk sahibi olabildikleri, daha sonraki yıllarda ise ikinci bir çocuk sahibi olmayı istediklerinde yıllar içinde artarak süregelen varikosel etkisi nedeni ile ikinci çocuğa sahip olamamaları da sık görülen bir durumdur. Varikosel mikrocerahi yöntemler kullanılarak, başarı ile tedavi edilebilen; en sık rastlanan erkek infertilitesi sebebidir. Tanısı doğru olarak konulan ve mikrocerrahi yöntemlerin başarılı uygulaması ile tedavi edilen varikosel vakalarında spermiogram değerlerinde %80'in üzerinde istatistiki anlamlılık gösteren düzelme sağlanır. Bu hastaların % 40-50'si başka bir tedavi gerektirmeden çocuk sahibi olabilirler. Geri kalanların önemli bir kısmı ise rahimiçi aşılama (IUI) gibi, tüp bebek uygulamasından daha kolay ve ekonomik bir yöntemden faydalanabilir düzeye ulaşacaklardır. Ayrıca, tüp bebek ve mikroenjeksiyon tekniklerinde de sperm hücrelerinin dölleme yeteneğini azaltan varikoselin ortadan kalkmasıyla başarı oranlarının artabileceği bilinmektedir. Kısırlık sorunu olan erkeklerde, varikosel teşhisinin gerek muayene ve doppler ultrasonografi yöntemlerinin hatalı uygulanmaları sonucu gerekse ticari kaygılar ile gereğinden fazla konulduğunu bilmekteyiz. Özel mikrocerrahi tekniklerin kullanılmasıyla gerçekleştirilen bu hassas operasyon yerine uygulanan diğer eski teknikler ve başarısız uygulamalar sonucu varikosel ameliyatı geçiren hastaların yaklaşık %40'ında varikosel ortadan kalkmamakta bir kısmında ise düzeltilmesi mümkün olmayabilecek daha ciddi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Fayda oranı %80 lerin üzerinde olan varikosel ameliyatının gereksiz ve başarısız uygulamaları sonucu bu oran %20 lere dek inmiştir. Bu nedenle ameliyat önerilen kişilerin konuyu etraflıca tetkik ederek uzmanlar ile konsülte etmeleri uygundur.

Çeşitli ilaç tedavileri, mikrocerrahi veya endoskopik müdahaleler sonucu normal cinsel ilişki ile çocuk sahibi olamayan fakat yeterli düzelme sağlanan vakalarda rahimiçi aşılama yöntemi, özellikle PAF-IUI ilk seçilecek yardımlı üreme tekniğidir. Tüp bebek-mikroenjeksiyon yöntemlerine göre daha basit, ekonomik, komplikasyonsuz ve benzer başarı oranlarına sahip olan bu yöntemde eşin adet döneminde daha fazla yumurta üretmesi ilaçlarla sağlanır ve uygun zamanda erkek laboratuarda sperm verir. Erkeğin verdiği spermlere uygun fizik ve kimyasal ortamlarda hareketlilik kazandırılır, dölleme yeteneğine sahip olabilecekler seçilerek uygun ortamda iletildikleri Jinekolog tarafından rahim içine özel bir kanül ile enjekte edilir. Bu yöntemde her denemede yaklaşık %20-25 hamilelik şansı vardır ( tamamen normal insanlarda adet dönemi başına hamilelik şansı %35'tir ). Bu kolay ve ekonomik yöntem, eşin takibi ve sperm hazırlama işlemlerinin doğru şekilde uygulanmasıyla 4 adet dönemi süresince denenmelidir. Bu yöntemden sonuç alamayan veya bu yönteme uygun spermiogram değerlerine sahip olmayan erkekler için son çare bir tüp bebek yöntemi olan ICSI ( Intra Cytoplasmic Sperm Injection ) uygulanmasıdır. Mikroenjeksiyon adı da verilen bu pahalı ve zor yöntem tüm sakıncalarına rağmen eskiden çocuk sahibi olamayacağı düşünülen fakat testislerinde çok az sayıda da olsa spermi olan erkekler için bir şans doğmasını sağlamıştır. Son zamanlarda hiç sperm hücresi olmayan erkekler için de kopyalama ve diğer hücrelerden döl hücresi elde etme gibi ümit vaad eden çalışmalar yapılmaktadır.



Bebeği olmayan çiftler öncelikle ne yapmalı;
Erkek mi kadın mı ilk olarak doktora başvurmalı?
Çocuğu olmayan çiftler aynı süreçte tetkik edilmelidir. Kadınlar bir Kadın-Doğum uzmanı erkekler ise bir Üroloji-Androloji uzmanı tarafından eş zamanlı olarak değerlendirilmelidir. Bu iki uzmanın iletişim içinde olmaları da çok faydalıdır. İlk başta direkt olarak özel bir tüp bebek merkezine gitmek doğru değildir. Tüp bebek-mikroenjeksiyon yöntemlerine başvurmadan daha kolay ve ekonomik olarak birçok çift tedavi edilerek çocuk sahibi olabilmektedirler.

Erkek kısırlığının nedenleri ve çeşitlerini maddeler halinde anlatır mısınız?
Erkek kısırlığı çok çeşitli nedenlerden ortaya çıkabilir:
hormonal nedenler, genetik-ailevi nedenler, geçirilmiş iltihabi hastalıklar, geçirilmiş ameliyatlar, doğumsal anormallikler, çevresel , kimyasal etkenler vb. En sık görülen ve mikrocerrahi ile olumlu sonuç alınabilen bir neden de yumurtalık damarlarında varisleşme-yani varikoseldir.

Bir erkek başvurduğunda ne gibi aşamalardan geçiyor ?
Aşamalar şunlardır:
Androloji uzmanı kendisiyle konuşur detaylı birtakım bilgiler alırız. Bu bilgiler çocukluğundan itibaren geçirdiği hastalıklar, ameliyatlar, gençliğinde geçirdiği önemli hastalıklar, kadınlardan kapmış olabileceği viral ve mikrobik hastalıklar olabilir. Ayrıca meslek yaşamıyla ilgili içinde bulunduğu çevre ile ilgili bilgileri alınır. Kullandığı ilaçlar ve eşi ile ilişkisinin sıklığı öğrenilir.. Bu sözlü muayene bittikten sonra muayene gerçekleştirilir ve birçok net olabilecek sorunlar bu muayene sonucunda ortaya çıkar.
İkinci aşamada ise kişinin menisi, spermleriyle ilgili testler, laboratuar tetkikleri istenir. Gerekirse bazı hormon, kan testleri ve bir takım genetik tetkikler istenebilir. Ultrason, MR gibi görüntüleme tekniği ile yapılan testlere de gerek duyulabilir.

Erkek kısırlığı ilaçlara bağlı olabilir mi?
Eroin, morfin gibi maddelerin kullanımı ve vücut geliştirme çalışan insanların doping için aldıkları maddeler, çocuk olmasını engelleyebilir ve zorlaştırıcı etkilerde bulunabilir. Bu tip ilaçlar kasları kuvvetlendirmek adına vücudun normal hormonal düzenini bozar, dışarıdan bol miktarda vücuda alınması sonucu bunların vücutta üreten hücreler ve sistemler zayıflayarak devre dışı kalabilir.

Erkeğin çalıştığı ortamın kısırlık üzerinde etkisi var mı?
Aşırı sıcak ortamda olanlar ve petro-kimya türü kimyasalların dumanı ile iç içe olanlar kısırlık tehlikesi ile karşı karşıya kalırlar. Çeşitli boya ve kimyasalların kanserojen etki gösterdiği de bilimsel açıdan kanıtlanmış bir gerçektir.

Hangi meslek grupları risk altında?
Çok sıcak ortamlarda ve sürekli oturarak çalışanlarlar; örneğin fırıncılar, cam ve döküm atölyelerinde çalışanlar, tellaklar ve uzun süre hiç kalkmadan otomobil kullananlar.

Şişmanlık kısırlık nedeni mi?
Eğer şişmanlık hormonal bir etkiden kaynaklanıyorsa ve obesite boyutlarında ise etkili olabilir. Vücuttaki hormonal dengesizlik spermlerde de etkisini gösterir.

Sigara kısırlık nedeni olabilir mi?
Sigara sperm yapısı üzerinde olumsuz etki yaratır. Yapılan geniş sayıda araştırmalarda sigara kullanan erkeklerde bu tip sorunların daha fazla olduğu gözlemlenmektedir.

Alkol kullanımı kısırlık nedeni mi?
Hayır sosyal anlamda alkol kullanımının spermler üzerinde bir etkisi yoktur. Alkol de uzun süreli ve sık kullanımında sorun yaratır. Ancak sigara alkolden daha zararlıdır.

Kısırlığın başka nedenleri var mı?
Çocuğu olmayan erkeklerin bir kısmının nedeni de ideopatiktir, yani kısırlıklarının nedeni belli değildir. Bunlar sadece bünyevi durumlar olup herhangi bir açıklaması yoktur. Gerçi yıllar içinde birçoğunun genetik kökenli olduğu ortaya çıksa da bazılarının yine de nedenleri tam olarak anlaşılamamıştır.

Erkeklerde kısırlık nedenlerinden biri olan kanal tıkanıklığı nasıl oluşur?
Tüplerde tıkanıklık 4 farklı sebebe bağlıdır.
1-Zaman içerisinde gelişen kistlere bağlı olarak tıkanıklıkortaya çıkabilir.
2- Doktor eliyle yani vazektomi denilen bir doğum kontrol yöntemi sonucu tüplerin bağlanmasıyla gelişebilir.
3- Doğumsal olabilir. Genetik nedenlerle nakil yolları olan tüplerin kısmen veya tamamen gelişmemesi sonucu ortaya çıkar.
4- Cinsel yolla bulaşan bazı hastalıklar sonucu da bu kanallarda tıkanmalar oluşabilir. Gonore (bel soğukluğu) gibi kadınlardan cinsel ilişki ile kapılan hastalıkların tedavi edilmemesi sonucu kısırlık ortaya çıkabilir.
Tıkanıklık nedeni olan kısırlıkları artık özel mikrocerrahi ve endoskopik yöntemler ile çoğu vakada başarı ile giderip normal yolla hamile kalınması sağlanabilmektedir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıkları kişi kaptığı günlerde anlayamaz mı? Sadece çocuk sahibi olamadığında mı anlaşılır?
Bu hastalıklar her zaman olmasa da çoğu kez belirti verir; mesela idrar yaparken yanma, tıpkı nezledeki gibi idrar yolundan akıntı olması gibi. Bu hastalıkların ilerlemesine yetersiz tedavi de sebep olmaktadır. Eczaneden veya kulaktan dolma tavsiye ile bilinçsizce alınan ilaçlar hastalığı tam olarak tedavi etmeyebileceğinden hastalık idrar yolundan prostat ve testislere ilerleyerek kısırlığa yol açabilmektedir. Tüberküloz yani verem hastalığı da kısırlık yapabilir.

Kabakulak kısırlık yapar mı?
Kabakulak hastalığını ergenlikten sonra geçiren erkeklerin yüzde 30'unda yumurtalıkta şişme ortaya çıkar; virüs yumurtayı da etkiler Eğer çift taraflı olursa ve döl hücreleri üreten yumurtalar tamamen zarar görürse kısırlık ortaya çıkar.. Bu hastalığı çocuklukta geçirmeyenlerin ergenlik dönemi ve sonrasında kabakulak aşısı olmaları, eğer hastalığa yakalanırlarsa da yumurta iltihabını önleyen ilaçlar kullanmaları gerekir.

Tüm bu kısırlık nedenleriden hangileri tedavi edilebilir?
Erkek kısırlığının en sık rastlanan ve tedavisi mümkün olan nedeni varikoseldir. Ergenlikte başlayan yumurta damarlarındaki varisleşme giderek ilerler ve spermlerin sayı, hareketlilik ve dölleme gücünü zamanla düşürür. Geç kalınmadan ve özel mikrocerrahi teknik ile ameliyat edilerek ortadan kaldırılabilir. Mikrocerrahi yöntemin başarısı %99 un üzerinde olup hastaların %80 i ameliyattan fayda görür. Eski yöntemler ile başarısız varikosel ameliyatı geçirenlere de mikrocerrahi teknik ile düzeltme ameliyatı yapılabilir. Son 10 yılda yaklaşık 2000 kişiye uyguladığımız bu yeni yöntem ile birçok hasta doğal yoldan çocuk sahibi olmuştur. Ayrıca bu teknik ile aşılama ve tüp bebek yapılması gereken hastalarda da döllenme oranları artmaktadır. Meni kanallarında tıkanıklık saptanırsa bunu ortadan kaldırıcı mikrocerrahi ya da endoskopik ameliyatlar da yapılabilmektedir. Sonuç alınamayan durumlarda basamaklı olarak yardımlı üreme teknikleri uygulanır. Öncelikle erkeğin sperm üretimini maksimum düzeye çıkarılır daha sonra bir aşılama yada tüp bebekle döllenme sağlanır. Hormon eksikliği olanlarda ise ilaçlarla tedavi mümkündür.

Aşılama ne demek?
Erkeğin laboratuarda meni vermesi sonucu en iyileri seçilip bazı kimyasal maddeler ile hareketlilik arttırılır. Aynı şekilde kadının da yumurta sayı ve kalitesi ilaçlarla artırdıktan sonra aşılama işlemi bir Kadın-Doğum uzmanı muayenehanesinde aşılama yapılabilir. Anesteziye ihtiyaç olmadan erkeğin spermi bir çeşit enjektörle kadının rahmine bırakılır ve spermlerin yumurtayı döllemesi beklenir. Bu yöntem hem erkek hem de kadın kısırlığında kullanılır. Varikoseli olanların bu işlem öncesi tedavisi başarı şansını arttırır. Aşılama ve bu konuda hamilelik oranlarını arttıran yeni bir teknik olan PAF-IUI hakkında detaylı bilgiyi www.cocukistiyoruz.com da bulabilirsiniz.

Sperme bağlı kısırlık sorunları nelerdir?
Miktar azlığı, kıvamı bozukluğu, hücre hareketliliğinde düşüklük, hücrelerin ölü olması ve iltihap gibi nedenler olabilir. Sperm hücrelerinde yapısal bozukluk da görülebilir. Bunlar göz ile saptanamaz uzman Androloji laboratuarlarında mikroskopik analiz ile bu konuda özel eğitimli teknisyenler tarafından değerlendirilir.

Yaş kısırlık nedeni mi?
Sadece kadınlar değil erkekler de 35-40'lı yaşlarda cinsel fonksiyon açısından düşüşe geçerler fakat yaş doğurganlık açısından erkekler için önemli bir sorun teşkil etmez. Ancak varikoseli olan kişilerde, yaşla birlikte bu hastalık ilerlediğinden ilerleyici kısırlık etkisi olabilir. Normal bir erkek ömrünün sonuna kadar, 80'li yaşlarda bile baba olabilir.

Kimin çocuğu olmaz?
Yumurtasında hiç sperm hücresi olmayan erkekler çocuk sahibi olamaz. Ancak ilerleyen teknoloji ve kök hücre çalışmalarının gelişmesi ile bu sorunun da ortadan kalkacağı öngörülmektedir. Vücuttan elde edilen kök hücre sperm hücresine farklılaştırılarak yumurtasında dahi hiç sperm hücresi olmayanların çocuk sahibi olabilmeleri için çalışmalar yapılmaktadır. Klonlama yani kopyalama tekniğinde ise sadece çiftlerden birinin genetik materyali kullanıldığından doğacak çocuk ortak bir ürün olmayıp çiftlerden birinin genetik kopyası olmaktadır.

Erkek kısırlığı yüzde kaç olarak görülüyor?
Dünya Sağlık örgütü'nün rakamlarına göre infertilite yani kısırlık sorunlarının %30’u erkeklerden olup ayrıca %20 vakada da kısmen erkeğin etkisi saptanır. Evli çiftlerin yaklaşık %15’inde çocuk olma sorunu vardır.


Türkiye'de yapılamayan kısırlık tedavileri var mı?
Hayır, her ameliyat ülkemizde başarı ile yapılabilmektedir. Hatta vaka çokluğu nedeni ile başarı oranları en ileri merkezlerin üzerinde gerçekleşebilmektedir. Hastalara düşen bu konuda gerçekten uzman olan kişilere ulaşmak, sadece maddi kaygı ile yapılan ticari uygulamalardan sakınmaktır.

Çocuğum olmuyor diyen bir erkeğin nereye başvurması gerekiyor?
Üroloğa hatta bir Androloğa başvurması gerekiyor. Androloji iki kollu bir bilim dalıdır. Bir kolu kısırlık yani infertilite diğer kolu da impotans. Yani erkeklik sorunlarıyla ilgilidir. Çiftler direk tüp bebek merkezlerine değil önce doktorlara başvurarak tedavi olmalıdır. Böylelikle birçok basit sorun tedavi edilir, doğal yoldan çocuk sahibi olunabilir. Tüp bebek gibi pahalı ve komplikasyonlu bir yöntem sadece gerek duyulan çiftlerde ve son çare olarak uygulanmalıdır. Mesela yumurtasında kanser başlangıcı olan bir erkeğin sperm sayıları azalır ve bu kişi bir Ürolog tarafından görülmeden tüp bebek uygulamasına girer ise hayatı tehlikeye girer. Aynı şekilde basit bir girişim ile düzelecek bir sorun da atlanabilir.

Önce erkek mi kadın mı doktora başvurmalıdır?
Aslında her ikisinin de aynı anda başvurması gereklidir fakat önce erkeğin tetkiklerinin yapılmasında fayda vardır. Kültürel yapımız gereği kısırlık söz konusu olduğunda hep kadınlar doktora gönderilmekte, erkekler ancak en son aşamada gitmekte yada hiç doktora gitmemeyi tercih etmektedirler. Öncelikle kadınların kısırlığı son aşamasına kadar araştırılmakta hatta gereksiz yere birçok tedaviler uygulanmaktadır. Çocuğu olmayan bir erkek önce Androloji konusunda uzman bir Üroloji uzmanına, bir Androlog’a başvurmalıdır. Önce muayene, özel sperm ve hormon tetkikleri gerçekleştirilir.
Erkek kısırlığında tedavi basamaklar halinde uygulanır; başlangıçta basit ve sebebe yönelik tedaviler tercih edilir. Sorun tam olarak ortadan kaldırılarak çiftin evlerinde hamilelik sağlaması için ilaç tedavisi, mikrocerrahi, endoskopi uygulanabilir. Kesin tedavi olamasa bile erkeğin bu tedaviler ile durumunun kısmen düzelmesi sağlanarak yardımlı üreme tekniklerinden daha yüksek başarı ile faydalanabilecek hale gelmesi sağlanır. Uygun çiftler kocanın laboratuarda hazırlanan spermlerinin jinekolog tarafından eşe verilmesi (aşılama-inseminasyon) yönteminden fayda görebilir iken durumu daha ağır olanlara mikroenjeksiyon-tüp bebek uygulaması son çare olarak gerekebilir. Mikrocerrahide uygun kişilerde fayda oranı %80 olup hamilelik %40’a varabilmektedir. Aşılamada deneme başına % 20, tüp bebekte %25 hamilelik sağlanabilmektedir.
Günümüzde tam kısırlik durumu çok daha nadirdir. Mikrocerrahi, endoskopi ve yardımlı üreme teknikleri ile eskiden netice alınamayan durumlarda bile çiftler çocuk sahibi olabiliyor. Erkekler suçu eşlerine atmak yerine kendileri de detaylı tetkik olmalıdır. Normal gibi görünen tek bir sperm tahlili yeterli değildir. Ayrıca çocuk sahibi olan bir erkeğin zaman içinde-örneğin varikosel etkisi ile- çocuk sahibi olamaz hale gelmesi de mümkündür. Kısırlık tedavisinde yurdumuzda tüm ileri tetkik ve tedaviler uygulanabilmektedir. Fakat kalite kontrolü ve tedavinin basamaklı yapılması ilkelerine uyulmayabilmektedir. Birçok tetkik ve tedavi çoğu zaman gerekli kalitede gerçekleştirilmemektedir. Ayrıca ticari amaçlar nedeni ile çiftler gereken tetkik ve basit tedaviler denenmeden pahalı ve ciddi anne ve çocuk sağlığı komplikasyonlarına yol açabilecek tüp bebek denemelerine ilk adım olarak başlatılabilmektedirler. Çok kolay ve ekonomik çözümler denenmeden ve bilhassa erkek tedaviler ile en uygun hale gelmeden tüp bebek yöntemine geçilmemelidir. Mikrocerrahi, endoskopi ve ilaç tedavileri birçok çifti tüp bebeğe gerek kalmadan çocuk sahibi yapabilmekte, en azından tüp bebek uygulamasındaki başarı şansını arttırmaktadır.


   
    


__________________
33 yaşındayım.6yıllık evliyim .Çanakkalede oturuyorum.artık 3 kişi olamak istiyoruz.sperm azlığı problemi var.
Yukarı Dön Göster bebekcan's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: bebekcan
 

Üzgünüm, Cevap Yazamazsınız.
Bu Forum, Forum Yöneticisi Tarafından Kilitlenmiştir.

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Powered by Web Wiz Forums version 7.8
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide